Admin

Demokrasi nöbeti tutmaya koşarken!

Admin

Demokrasi nöbeti, halkın demokrasiye sahip çıkması, devletine, ülkesine ve seçilmiş hükümetine destek vemesi güzel şey!

15 Temmuz gecesinden itibaren, darbecilere ve darbe teşebbüsüne verilen tepki için sözler yetersiz kalıyor!

Darbe girişimini önleyen, durduran, darbe teşebbüsünün seyrini değiştiren Türk Milletinin, meydanlara inmesi ve darbe girişiminde bulunanlara dur demesi dünya tarihinde az rastlanan olaylardan birisidir.

Türk milleti darbecilere karşı öyle bir duruş sergiledi ki, darbeye teşebbüs edenler geri adım atmak zorunda kaldılar.

Bu duruş, aynı heyecanla devam ediyor.

Böyle olaylarda sergilenen duruş, sonradan kazanılan, o anda ortaya çıkıveren bir hal değildir.

Bağımsızlık, özgürlük, zora başvurana karşı, misliyle karşı koymak, Türk Milletinin fıtratından getirdiği bir özelliktir.

Demokrasi nöbeti tutmaya koşan!

Ayyıldızlı bayraklara bürünen!

Toplumun her kesiminden, her yaş grubundan on binlerce insan...

Ülkemizin her köşesinde meydanları doldururken, şehrimizde de, adres Mevlana Meydanı oldu.

Mevlana Meydanı tarihe tanıklık yaparken, on binlerce insanı tek ses, tek yürek haline getirdi.

Mevlana meydanı yatağımız, yıldızlı gökyüzü yorganımız diyen, onbinlerce insan sabahlamaya devam ediyor Mevlana Meydanında...

Sabah ezanlarıyla, sabah namazına koşuyor insanlar!

Akşam 20.30'da başlayan nöbet buluşması sabahı buldurmaya devam ediyor.

Bir çok insan yeni dostluklar, yeni arkadaşlıklar kurdu bu meydanda...

Bu güzel ve anlamlı buluşmada olmaması gereken, şık durmayan, yanlış olan bir şey var.

Klakson ve korna sesleri!

Demokrasi nöbeti tutmaya koşarken, araçlarımızda bu sesler sonuna kadar açık sevgili okurlar!

Halkın demokrasiye sahip çıkması adına!

Saygısı adına!

Devletine ve  milletine!

Cumhurbaşkanına!

Seçilmiş hükümetine sahip çıkması adına!

Bu klakson ve korna sesleri makul seviyelere düşürülmeli...

Araçları olan kardeşlerimize bu sütunlardan ricamızdır.

Bir milyondan fazla insanın yaşadığı şehrimizde;

Yaşlı insanlar var!

Hamile kadınlar var!

Hasta insanlarımız var!

Bebekler var!

Onları düşünme zamanı, onlara rahatsızlık vermeye başladık diye düşünme zamanı daha gelmedi mi?

Sanıyorum, konvoylara katılan kardeşlerimizinde hastaları, hamile eşleri, küçük bebekleri mutlaka var.

Yaşadığımız olağanüstü şartları...

İnsanımızın hassasiyetini...

Sorumlu tavrını elbette biliyoruz.

Hassas bir ruha sahip insanların yaşadığı, hoşgörü diyarı şehrimizde, sevdiğimiz birinin ayağına diken batsa, içimiz yanar.

Gelin kendi insanımızı, komşumuzu, hasta büyüklerimizi, huzura ve sükuna ihtiyacı olan küçük bebeklerimizi daha fazla üzmeyelim.

Konya anlayışlı, hoşgörülü, saygılı, sevdiğini gönülden seven insanların şehri olarak, bu soruna da mutlaka bir çare bulacaktır diye düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları