Admin

Darbelere lanet… ya darbe öncesi çarpık siyasetin günahı !!

Admin

Çok partili siyaset içinde demokrasi arayışına gireli tamı tamına yetmiş yıl geçti. Özlediğimiz demokrasiyi ne yazık ki göremedik. Yıllar yılları kovaladı, ne yazık ki Türk Ulusunun demokrasi arayışı bitip tükenmedi.

Günümüz Türkiye’sinde siyaset dalaşı başını alıp giderken, yüreğimize geçmiş darbelerin öncesindeki acılar geldi. Öylesi büyük acılardı ki, sadece ve sadece koltuk hırsı ve çıkar çatışmalarından her gün masum insanlar ölüyor, yetişmiş vatan evlatları kara toprağa giderken, bu koltuk hırsı ve çıkar çatışmalarından kazananlar yoktu. Hep kaybedenler güzel insanlarımız oluyor, anaların babaların yüreğine ateş düşürüyordu.

Gelin görün ki, şimdilerde de her gün şehit kanları akıyor, kandırılmışlardan, yoldan çıkan gençler, aile ocaklarına keza ateş düşürüyordu. Yıllar yılları kovaladı da bir istikrar bulamayan Türk Milleti içinde aklı selim sahipleri hep yarın iyi olacak temennisinden öteye geçememektedir.

Zaman zaman bu sütunlardan dile getirdiğim Merhum Menderesin vasiyetini analiz edip, geçmişe verdiği dersin bir türlü belleklere giremeyişi, bir ulusal sorun olmaktadır. Bu Ulusal konu siyasete soyunanların olsun hafızalarında yer etmiş olsaydı, demokrasi nimetine kavuşmak çoktan mümkün olacak, Türk Milletinin silkinip dirilişi tahakkuk etmiş olacaktı.

Şimdilerde ülke kaynaklarının Güneydoğu olayları ile ne denli heba edildiği aklıselimin yüreğinde bir acı olurken, bu acıdan bigane kalmak insafla, izanla, izahı mümkün görülmemektedir. Bir milletin mutluluğu, esenliği, medeni ihtiyaçlardan yararlanma imkanları, ancak ve ancak fırsat eşitliği ilkeleri ile mümkün olabilecekse bunun demokrasi nimeti ile elde edilecek maddi güçle mümkün olacaktır.

Sayın Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun görevi iade mecburiyeti, tıpkı Adnan Menderes’in 26 Mayısta İzmir Konak Meydanında gökten insan yağmış halinden korkan baş danışmanının uyarısında ‘Beyefendi, beyefendi istifa edin, bu görüntü hayra alamet değil’ sözünü tarih bizlere olduğu gibi geleceğe de gösterecektir.

Vatan cepheleri ile bölünmüş ülkemizin çimentosu olma bir TBMM’ye nasip olmamışta, bu görevi Türk Silahlı kuvvetlerinin üstlenmesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihine bir darbe olarak geçmiştir. Artık darbeler tarih sayfalarında kalırken, şimdilerde bir demokratik hamle Türk Milletinin beklentisidir.

Şimdi değerli okurlarıma merhum Adnan Menderes’in yedi maddelik vasiyetnamesini tam metin olarak vereceğim. İçinde adam kayırma vardır. Vatan ve millet sevgisi vardır. Gayri meşru para sirkülasyonuna dikkat vardır. Ve kelimelerin özünde sadece ülkemiz siyasetine değil, günümüz dünyası siyasetine de verilmiş bir ders vardır.

Keşke bu VASİYET BİR SER LEVHA OLARAK TBMM salonlarında afişe edilip belleklere kazınsaydı, o zaman bu ülke siyaseti özlenen hedefe belki daha kolay varırdı.

İŞTE SİYASİ İBRET LEVHASI

MENDERES’İN VASİYETİ !

Oğlum Yüksel’e

Allah’ımdan bu sözlerimin sana ulaşmasını niyaz ediyorum.

1-Sureti katiyetde etrafına inanmayacaksın

2-Bankadan para alınmasına asla tavassut etmeyeceksin.

3-Beşeri zaafların dışında benim suçlu olduğuma katiyen inanmayınız.

4-Cesaretinizi hiçbir surette kaybetmeyeceksiniz.

5-İnandığın şeyi tahakkuk ettiremiyorsan, bir an için mevkiinden ayrıl.

6-Bütün bu olanlardan sonra benim mefkurem olan millet ve vatanıma varlığınla hizmet etmekten fariğ olma.

7-Ruhumla daima sizin yanınızda olacağım, sizi şefkatle anıyorum, ben hakkımı helal ediyorum, siz de hakkınızı bir kere daha helal ediniz.

(Merhum Menderes’in Yassı Ada’da idama gitmezden önce muhafızına yazdırdığı vasiyettir O zaman ulusal basında yayınlanmıştır)

Yazarın Diğer Yazıları