Başka bir gözden hayat
Admin
Bu haftanın yazısında sizlere bana ulaştırılan bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Olumlu düşünmenin kişinin hayatına neler katabildiğine bir başka gözden baktığımızda neler göreceğiz bakalım:
Ne çok kavram var hayatımız da üzerine düşünmediğimiz. Ne çok istediğimiz var hayata dair olsun diye çabalamadığımız ama olması içinde dua ettiğimiz. Mutluluk da bu kavramlardan bir tanesi. Ne kadar çok hissizleştik farkında mısınız? Efendisi olduğumuz teknolojinin öyle bir kölesi olduk ki yaşanacak bir hayatımız olduğunu unuttuk. Kendimizi o kadar çok duvarlar arkasına hapsettik ki şükredilecek güzellikleri unuttuk. Binlerce dakika aldık cep telefonlarımıza da büyüklerimizin halini hatrını sormayı unuttuk. Daha çok kazanmak için önümüze hedefler koyduk robot gibi çalıştık yeri geldi; ev aldık, araba aldık ama gel gör ki gönül almayı unuttuk. Bir yetimin başını okşayıp yüzünü güldürmeyi unuttuk! Biz kimiz 21 yüzyılın mutsuz, hayatının geri kalanını muhtemelen ceviz kabuğunu doldurmayacak meseleler yüzünden depresyona girerek tüketecek güya geleceğin teminatı yeni nesiliz! İnsanlığa dokunacak faydaları geçtim bizlerin kendimize hayrı kalmadı. Kendimizi dış dünyaya kapattık, kapattıkça ne çok mutsuzlaştık. Hayallerimizin yok olmasına izin verdik. Oysa en en büyük cinayet insanın umutlarının ölmesiydi bilmiyorduk. Hayat amacımız kalmadı, gelecekten bir beklentimiz yok, standart hayatlarımızdan monotonlaşmış sabahlara uyanıyoruz. Her gün bir öncekinin aynısı.
Bir düşünsenize en son ne zaman gülümsediniz? Öyle baştan savma bir gülümsemeden bahsetmiyorum, ağzınız dolu dolu içinizden gele gele olan bir eylemden bahsediyorum. Zor mu geldi hatırlaması, gelir elbet; mutlu değiliz çünkü. Mutlu olamadığımız için hiç bir şey yüzümüzü güldürmeye yetmiyor. Sürekli erteliyoruz kendimize zaman ayırmayı, ruhumuza iyi gelecek şeylerle haşır neşir olmayı yarına çıkacağımızın garantisi yokken şimdiyi şu anı baştan savıyor her şeyi yarına erteliyoruz. Mutluluk yaşadığımız AN'ın farkına varmadığımız sürece ömrümüzce arasak bulamayız. Geçmişle yakınıp geleceği düşünerek Şimdi’yi elden kaybetmemek gerekir. Doyumsuzluk çukuruna ittiler bizi, onlar ittikçe biz kendimizi unuttuk kendimizi unutunca yaşadığımız anın bir türlü farkına varamadık. Hala yaşadığımız için sağlıklı olduğumuz için bile şükretmedik. Mutsuzluk, acı, dert, keder birer sınavdı farkında olmadığımız için veremedik. Bir gün toprak olup gideceğimizi bile bile dünyalık işlere öyle daldık ki masmavi gökyüzüne bakmaz nefes almaz olduk.
Düşün bir kaç saniye şu an yemyeşil bir ormanda olsan, etrafında bin bir renkli çiçekler, kuş sesleri arkandan gelen o suyun sesi... Huzuru hissedebildiniz mi? En son ne zaman teknoloji ile olan bütün ilişkinizi kesip böyle bir an yaşamıştınız? Mutlu olmak zor değil inan yeter ki kafanı kaldır etrafına bak. Bir kutu çikolata al mesele parkta oynayan çocuklarla paylaş o minicik yüreklerin kocaman gülümsemesi nasıl ısıtacak yüreğini bir gör istersen. Hayat aslında mutlu olduğumuz anların toplamadır. Bir gün geriye dönüp baktığında boşa geçirilmiş günlerin pişmanlığı yerine dolu dolu yaşanmış bir hayatın olsun istiyorsan hemen şu an değiştirmelisin bakış açını. Biraz yetinmeyi, biraz paylaşmayı biraz da şükretmeyi öğrenince mutluluk gelecek ömrümüze. Bir şeylerin bağımlısı olduğumuz sürece hayatı ıskalıyoruz farkına varalım artık. Hala nefes alıyorken biraz daha mutlu an biriktirelim. Hep daha fazlasını istiyoruz daha fazlasını kazanmak için çalışmaya başlıyoruz, daha az uyuyor daha fazla strese giriyoruz, Para kazanmak için sağlılığımızı harcıyor sonra sağlığımızı kazanmak için o parayı.
Evet demek ki bir bireyin hayatına bir şey kattığımızda tüm insanlık adına bir faydaya dönüşüyor. Teşekkürler İsmahan Cesur, sizler de hayata dair mutlu hikâyelerinizi [email protected] adresinden ulaştırabilirsiniz.
Mutlu günler.