Admin

Bakın Sayın Vali beni neden kovmuştu....

Admin

Konya’da kent içerisinde cadde ve sokaklarda o kadar yanlış planlamayla yapılmış ve bozuk alanlar, bölgeler var ve bu bölgeler trafiği o kadar aksatıyor ve tehlikeye düşürüyor ki, bana göre kazaların yarısından fazlası bu yüzden meydana geliyor..

Defalarca yazdım. Aklıma gelen basit bir örnek var bir daha yazalım. Gerçi bunun gibi yüzlerce örnek yazılabilir aslında..

Örneğin Meram Araştırma Hastanesi’nin hem ana girişi, hem aynı hastanenin acil girişlerindeki tehlikeli durumu gidin bir inceleyin..

Biliyoruz ki caddelerin sokakların plan projelerini mühendisler çiziyor. Çiziyor da, gel de bir gör bakalım nasıl çiziyor. Bunlar nasıl bir eğitimden geçiriliyor anlamıyorum. Ya öğreten iyi öğretemiyor, ya bizim mühendisin kafa almıyor ve mezun olup çıkıp gidiyor..

Konu açılmışken zamanın Konya Valisi Aydın Nezih Doğan’la yaşadığımız bununla ilgili bir anımızı anlatalım..

Bir sebepten dolayı Vali Doğan’ı ziyaret ettim. Yalnız gitmiştim, girdim tokalaştık oturdum çay söyledi oturuyoruz..

Hal hatır durumlarından sonra güncel konuları konuşmaya başladık. Asayişinden ve suç oranlarından tutunda, esnafın durumundan, kent içerisindeki trafik ve park sorununa kadar konuşuldu. Genel sohbet ediyoruz ve Sayın Valim, “Biz de sizin gibi vatandaşın refahı için elimizden geleni yapıyoruz” dedim. Mesela sizin olur ki göremediklerinizi ya da size ulaşmayanları bizler gerek şahsınıza, gerekse belediyelerimize duyurmaya çalışıyoruz, sizlerde elinizden geleni yapıyorsunuz dedim..

Örneğin kentte şu şu sıkıntılar var diye maddeler halinde anlattım. Her maddeyi tek tek söylerken vali hep, “Onu mühendisler belirledi bunu mühendisler belirledi sıkıntı yok anlattığınız bölgelerde diye beni hep çürütmeye çalışıyordu..

Ha öyle mi dedim. Demek mühendisler mi yapıyor bu işleri. Tamam o zaman devletin arabasıyla da değil buyrun benim arabaya binelim ve size mühendislerin yaptıkları aksayan bölgeleri tek tek göstereyim bakalım nasıl yapmışlar dedim..

Bu arada yol sokak tabii ki valinin işi değildi. Fakat bana mühendisleri övünce, doğaçlama bu konu gelişmişti..

Ben böyle söyleyince nedendir bilinmez, o kentin refahından sorumlu sayın valimiz, “Bana işimi sen mi öğreteceksin” dedi..

Bende, “Ben kimseye iş öğretme heveslisi değilim sayın vali, ben işim gereği göremediklerinizi size aktarıyorum, hata mı ediyorum. Bırakın gazeteciyi mazeteciyi, ben bir vatandaş olarak gelip size gördüğüm eksikleri söyleyemeyeceksem siz neden burada oturuyorsunuz” deyince ayağa kalkıp kapıya yürüdü ve bana eliyle kapıyı gösterdi. Yani beni odasından kibarca kovmuştu. Kapı açıldı ve korumalar kapıyı dinliyor olmalılardı ki, anında geri çekildiler ve bende çıkıp gitmiştim..

İşine aşık 6 aylık gazeteci kardeşlerimiz gibi hemen atlamamış, konuyla ilgili tek satır yazı yazmamıştım. Kendi haline bıraktım yani..

Sayın vali övdüğü mühendislerin açıklarını görmek bile istememişti kısaca. Hayırlısı olsun bakalım ne diyelim..

Ne diyebiliriz ki zaten..

Yazarın Diğer Yazıları