Ayyıldızın altında toplanmak!
Admin
Türk Milleti, engellediği darbe teşebbüsü sonrasında, ayyıldızın altında büyük bir coşku ve heyecanla toplanmaya devam ediyor.
Rahmetli Arif Nihat Asya'nın o meşhur
"Bayrak"
şiirinin her mısrası, her kelimesi, insanımızın ruhuna işliyor.
Ne diyordu Arif Nihat,
" Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, / Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, / Işık ışık, dalga dalga bayrağım! /Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım."
Ve sonra devam ediyordu
" Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı; / Barışın güvercini, savaşın kartalı / Yüksek yerlerde açan çiçeğim./ Senin altında doğdum. / Senin altında öleceğim."
Darbe teşebbüsünü takip eden her geçen gün, ne kadar büyük bir badire atlatıldığını gözler önüne seriyor.
Güvenlik zafiyetleri, tedbirde kusur edilip edilmediği sanırım uzunca bir süre konuşulacak.
Darbe teşebbüsüne karşı çıkan insanımız şehitler verdi.
Bayrak elinde ölümüne tanklara, yaylım ateşlerine, kurşunlara bedenini siper etti.
İsimsiz kahramanlar, ülke adına, devlet adına, ölümüne destan yazdılar.
Türk Milletinin fıtratından getirmiş olduğu bayrak sevgisi...
Devletine sahip çıkma duygusu...
"Ya devlet başa, ya kuzgun leşe"
sözünde anlamını bulan devletten yana tavır alma olgusu...
Herşeyin üzerinde.
Şehirlerimizin meydanları dolduran, demokrasi nöbetine aşkla , şevkle, coşkuyla, ve heyecanla devam eden insanlar, menfur darbe teşebbüsünden sonra, birlik ve beraberliklerini pekiştirdikten sonra;
Tek vatanın, Türkiye...
Çatısı altında toplanılacak tek milletin Türk Milleti...
Tek bayrağın Ayyıldızlı Türk Bayrağı...
Tek devletinde Türkiye Cumhuriyeti olduğunu bizzat yaşarak gördüler.
Bir olmanın...
Beraber olmanın...
Birlik olmanın...
Haksızlıklara karşı birlikte karşı koymanın...
Yolu sevgiden geçiyor.
Sevgi samimiyet ister...
Sevgi inanç ister
Sevgi de karşılık yoktur.
Türk Milleti bir ve beraber oldukça, birliğini bu şekilde sergilemeye devam ettikçe, onu yıkacak, devirecek bir gücün olmadığı görülecektir.
Bu çetin coğrafyada;
Dost kim bilmek lazım!
Hasım kim sezmek lazım!
Hısım kim görmek lazım!
Haldaş kim, haline bakmak!
Yoldaş kim, yoluna bakmak!
Sırdaş kim, sırrına ermek!
Yandaş kim, duruşuna bakmak!
Paydaş kim, tavrına bakmak!
Lazım!...
El ele vermek hiç bir zaman zor değil.
Ne diyordu Mehmet Akif,
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez."
15 Temmuz gecesi, toplu vurdu yürekler, o yürekleri ne top, ne de tank sindiremedi.
Darbeye teşebbüs edenler, bu ülkenin öz be öz sahibi olan Türk Milleti ayyıldızlı bayraklarıyla meydanlara indiğinde çoktan kaybetmişlerdi.
"Ölmek var, dönmek yok"
düsturunun kararlığında ilerleyen binlerce insan, yaylım ateşlere, kurşunlara , tanklara siper ettikleri göğüsleriyle Türkiye'yi bilinmezlerden, kaostan, kargaşadan kurtarmanın şerefini yaşadı.
Ayyıldızın altında toplanmak böyle güzel işte!..