Asıl Soykırımcı Almanlardır!
Admin
17 milyon insanı katletmiş Almanlar, 15 milyon kişiyi kesen Rusla ve Cezayirli 1 milyon insanı vahşice şehit eden Fransızlar kalkmış “Türkiye soykırım yaptı” diyor.
(Prof. Dr. İlber Ortaylı)
İnsan müsveddeleri, utanmazlar!
***
Almanya Federal Parlamentosu 1915 Ermeni Olayları’nı ‘soykırım’ olarak niteleyen yasa tasarısını kabul etmesinin yankısı genişleyerek
Sürüyor. Özellikle ülkemizde düş kırıklığına neden olan karar Türk- Alman dostluğunu da tartışmalı konuma getirdi. İçlerinde Türk kökenli 11 milletvekilinin yer aldığı Yeşiller Partisi’nin saçma kararın alınmasına öncülük etmesi tartışma boyutunu daha ileriye taşıdı.
---
■
Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır. (Hadis-i Şerif)
---
■ Kötü insanlar aynı zamanda nankördür
(Cervantes)
---
Tepkiler genelde soykırım yapanın Almanya olduğu noktasında odaklaşırken Yahudilere yapılan insan ve insaf dışı uygulamalar bir kez daha anımsatılarak yüksek sesle dile getirildi;
Soykırımları tarih tarafından tescil edilen Almanya’nın art niyet taşıyan kararının haksız olduğu dünya vicdanında da hiç bir karşılık bulmayacağı dile getiriliyor;
Ey Almanya! Aynada önce sen kendine bak!
Zira asıl soykırımcı Almanlardır.
Güneş balçıkla sıvanmaz...
---
■ Arayan hakkı en sonunda bulur.
(
Tevfik Fikret)
■ Hak yerde kalmaz.
(Anonim)
---
Bir süre önce konuya ilişkin kaleme aldığım bir yazıdan genel istek üzerine kimi alıntılar alacak ve yeni eklemeler yapacağım.
Ermeni konusu bizim baş ağrılarımızın başında gelir. Her yıl 24 Nisan’da aynı plak çalınır, sözde Ermeni Soykırımı gündeme getirilir. Olay, hemen “Türk Düşmanlığına” dönüştürülür, açıklamalar yapılır, kararlar alınır çoğu Uluslar ve kaynaklar soruna hep ters açıdan bakmayı yeğler can sıkarlar.
■ Rus kuvvetlerinin Mart 1915 ‘de Van ayında bu kez Van yönünde harekete geçmeleri üzerine 11 Nisan’da geniş çapta bir Ermeni isyanı başladı. İsyan sonucu Van, Rusların eline geçti. Rus Çarı I. Nikola Van’daki Ermeni komitesine 21 Nisan 1915‘te bir telgraf gönderdi; Rusya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. ABD’de yayınlanan Ermeni gazetesi Goçnak 24 Mayıs 1915 tarihli sayısında, Van’da 1.500 Türk’ün kaldığını yazdı. İngiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale Boğazı’na kadar geldi. Galiçya cephesinde savaş sürerken Irak’ta İngilizler taarruza geçmişti.. Osmanlı hükümeti, savaş halinde olmasına karşın, Ermeni patriğini ve cemaat ileri gelenlerini, milletvekillerini çağırarak, onları son kez uyardı;
“Ya.. Bunlardan vazgeçin ve Müslüman katliamını durdurun, yoksa gerekli önlemleri alacağız! ”
---
Uyarı olumlu sonuç vermeyince Osmanlı hükümeti 24 Nisan 1915’te bütün Ermeni komitelerini kapattı ve 235 yöneticiyi devlet aleyhinde faaliyetten tutuklattı. Tehcir Yasası gereği Ermeniler, Ruslarla savaşılan Doğu Anadolu’dan çıkarıldı, Suriye’ye göç ettirildi. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na girince Ruslar saldırıya geçti. Rus ordusunda bulunan Ermenilerle, Osmanlı’daki Ermeniler, Rus ordusuna kaçtı. Osmanlı ordusunun gerisindeki Ermeni komitecileri ayaklanınca, Hükümet, 27 Mayıs 1915 tarihinde “Tehcir Kanununu çıkarmak zorunda kaldı, gerçek bu.
---
Ermeniler yıllardan bu yana “tebayı sadıka” diye bilinen bir azınlıktı. Onlar da isyan edince Osmanlı Devleti Kendisini korumaya yönelik önlemleri alacaktı, tehciri gündeme getirdi.
İddialarının biri de 2 milyon Ermeni’nin soykırıma uğradığıdır. Batı kaynakları bile, o tarihteki Ermeni nüfusu hakkında 1 milyon 56 bin ile, 1 milyon 555 bin arasında rakamlar vermektedir. Osmanlı kayıtlarına göre de (Osmanlı nüfus idaresinin başında Mıgırdıç Efendi bulunuyordu) Ermeni sayısı 1 milyon 300 bindir. Lozan Konferansı’nda Ermeni heyeti başkanı Boğos Nubar Türkiye’de hala 280 bin Ermeni olduğunu, 700 binin başka ülkelere göç ettiğini ifade etti. Buna göre, 1,5 milyonluk soykırım da kocaman bir yalandır.
■ Zalimin zulmü karanlık kuyudur.
(Hz. Mevlana)
---
Araştırma çalışmaları yaptığım bir sırada Erol Ulubelen’in Cumhuriyet yayınları arasında çıkan “İngiliz Belgelerinde Türkiye “ adlı yapıtına bir şans eseri ulaştım. Yapıtta Ermeni tehcirine ilişkin somut belgeler de yer alıyor. Kamuoyunu bilgilendirmek için söz konusu yapıttan kimi kesitler aktarıyorum;
■ “Mustafa Kemal'in askerleri nasıl yaşıyor?
Bunları acaba İstanbul mu besliyor?
Mr. Berthelot'a göre Mustafa Kemal'in askerleri hiç para almıyor, onları harekete geçiren vatan aşkıdır?"
(28 Şubat 1920 İngiliz Dışişleri Bakanlığı toplantısı tutanağından)
■"En büyük zorluk, Ermenistan'da hiçbir yerde Ermenilerin çoğunlukta olmamasıdır. Gerçek bir seçim yapılırsa çoğunluk daima Ermenilere düşman grupların eline geçecektir. Gerçek ve mantık Trabzon'dan Adana'ya karşı uzanan Büyük Ermenistan rüyasına karşıdır. Dünyanın dört bir tarafına dağılmış birkaç yüz bin Ermeni, işlerini ve yerlerini bırakıp buralara gelirler mi? Bu yerlere yüz milyonlar sarf edip onarmak gerekir; hepsinden daha önemli olanı, burada yaşayan enerjik Türk toplumuna karşı savaşmaları gerekidir. Ermenilerin kendilerine güvenleri yoktur, böyle bir savaşı yapamazlar. Bu sorun ancak ve çok zor olarak Amerika ve Milletler Teşkilatı'nca çözülebilir..."
■."İstanbul'dan Mardin'e kadar bütün bölgeleri geçtik, milliyetçi harekâtın amacı Türklüğün şerefini kurtarmaktır. Türkiye hastalık ve savaşlardan nüfusunun yüzde 20'sini kaybetmiştir. Yerlerinden çıkarılan Ermeniler yavaş yavaş ve hiçbir korku duymadan geri dönüyorlar. Bütün seyahatimiz boyunca, Türklerin, Ermenileri öldürmek istediklerine dair bir işaret görmedik. Üç ay önce, Ermenilerin tek bir adam kalmayıncaya kadar kesildiğini duymuştuk, halbuki duyduklarımızın hiçbiri doğru değildi. Zaten ben bu katliamı her zaman şüpheyle karşılamıştım. Fransızlar, Türkleri mandaları altına almak istiyorlardı, onun için de dünyanın şüphesini Türklerin üzerine çekmek gerekirdi." (10 Ekim 1919 tarihli bir belge)
■. İstanbul Türklerden temizlenecektir, Türklerin, İstanbul'u alarak kazandıkları esrarengiz kuvvet silinecektir, Erzurum yeni kurulacak Ermeni devletinin başkenti olacaktır.. Anadolu'ya dağılmış 500 bin Ermeni'yle Amerika, İran, İstanbul'daki Ermeniler, Rusya Ermenistan'ındaki 1,5 milyon Ermeni'yle birleşip Büyük Ermeni Krallığı'nı oluşturacaktır.
(
11 Ocak 1920 tarihli, Lord Curzon'a sunulan bir barış planı taslağı)
---
■ Türkiye ile Rusya arasında 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması ve Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması; Türkiye ile Ermenistan arasındaki her türlü ihtilafı gidermiş ve bugünkü sınırları belirlemiştir. Bu antlaşma görüşmelerinde “Ermeni Soykırımı” ile ilgili hiçbir iddia ileri sürülmemiş, tazminat ve toprak gibi talepte de bulunulmamıştır.
M. Kemal1922 TBMM’de konuşuyor:
“Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade, dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre çözülmek istenen mesele, Kars Antlaşması’yla en doğru çözüm şeklini buldu.”
(Emekli Orgeneral İlker Başbuğ)
---
Bir damla;
■ Bir dostun üzüntüsüne herkes katılır, başarılarına ise ancak yüksek ruhlular sevinir
Herkes benim düşünceme katılırsa, yanılmış olmaktan korkarım. Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmak ister.
Şanssızlığa katlanabiliriz, çünkü dışarıdan gelir ve tümüyle rastlantısaldır. Oysa yasamda bizi asil yaralayan, yaptığımız hatalara hayıflanmaktır. Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen, fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen insandır. (
Phyllis Bottome)