ARANIYOR!
Admin
Yazımızın başlığına “ Wanted” filan yazsaydık, daha mı ilgi çekerdi bilmem! Yabancı isimlere, başlıklara, tabelalara olan ilgimiz anlatılacak gibi değil. Çünkü, şehirlerimizde ki ticari tabelalara, reklam çalışmalarına, yabancı isimlerden türetilen logolara, iş yerlerine koyduğumuz yabancı isimlere bakıldığında, bu yaklaşımın, ilgi çektiği ve prestij sağladığı düşüncesi tahminlerin ötesinde yaygın bir kanaat!
Oysa, bu tabelalar, bu isimler her geçen gün bizi bizden, kimliğimizden ve kültürümüzden uzaklaştırmaya devam ediyor.
Ne diyorduk?
Western filmlerinin vazgeçilmezi olan “Wanted” çerçevesinde yazılan senaryolar, Şeriflerin, kovboyların, haydutların, Kızılderililerin yaşantılarını anlatmaktan ne bıktı, ne yoruldu!
Bizim aranıyor faslından anladığımız ne acaba?
Anlayabileceğimiz, anlaşabileceğimiz, bizi anlatan, bize hitap eden, kendimizin dilinden tabelalar aranıyor neden diyemiyoruz!
Bu hiçbir anlam ifade etmeyen, kültürümüzü yansıtmayan, çoğu kez neden böyle bir isim tercih edildiği o ismi koyanlarca da tam olarak izah edilemeyen bir durum.
Trajikomik bir şey mi?
Ne yazık ki öyle…
Anlamı, manası garip ve tuhaf ticari tabelalar yerine Türkçe, anlaşılır, bize hitap eden, bizden tabelaları asacak esnaflar ve işletmeciler aranıyor talebinde bulunmamız sizce yanlış mı?
Bizden öncekiler…
Marko Paşa’yı aramışlar!
Göle maya çalacak Hoca Nasreddin’i aramışlar!
Bizlere de, bu aramaları miras bırakıp gitmişler.
Biz ne mi yapıyoruz?
Bazen arayanların hiç bulamadıkları, izine dahi rastlayamadıklarını aynen onlar gibi arıyoruz!
Aranıyor diye tellallar çıkarıp, aratıyoruz!
Anlayacağınız, hayatımız kendimizi bildik bileli aramakla geçiyor!
Bizim edebiyatımızda aranıyor kavramı uçsuz-bucaksız ummanlar gibidir!.
Mesela, “Acele kan aranıyor”
Bilmem hangi hastanede yatan bir hasta için acele …Rh eksi yada artı kan aranıyor!
Allah’tan sosyal medya var…
Hızır gibi yetişiyor insanımız.
Bazı hallerde sıraya giriyorlar, ben kan vereyim diye…
Kan aranıyor konusunda gösterdiğimiz hassasiyet her türlü övgünün üzerinde, sevgili okurlar!
Millet olarak bambaşka bir güzelliğimiz kan bağışı…
Sonunda, aranan kan bulunmuştur haberinden sonra yüzlere yayılan o rahatlık, çok şükür demeler gerçekten görülmeye değer.
Mesela, helvacı aranıyor!
Millet helva diye kırılıp gidiyor da, bizim mi haberimiz yok!
Diyeceksiniz ki, helva yapan mı kalmadı, helva getirip satan mı?
Yoksa canı çekip alanlar mı tükendi?
O meşhur laf salatasını biliyorsunuz artık, un var, yağ var, şeker var diye başlıyor ya…
Muhatabınız helva yapan yok diyor…
Sanki istekli olanlar kuyruğa girdi!
Helvacı olmaya niyeti olanlar elini kaldırsın deyin bakalım, kaç kişi kaldıracak?
Yok canım mecazdı, Rasttı hicazdı, türküydü, şarkıydı, cazdı!
Hatta ben zaten helva sevmem de, yemem de diyenleri hiç mi dinlemediniz?
Helvacı aranıyor söylemi sizce ne kadar inandırıcı?
Hiç mi?
İnanın bizce de öyle…
Mesela, Ağabey aranıyor!
Birleştirici, toparlayıcı, sözü sohbeti dinlenen.
Çözüm üreten, kalp kırmayan, ancak sözü tesirli olan, yanında huzurlu olunan, ferahlanılan.
Var mı böyle bir Ağabey?
Yok!
Çünkü, var olmasını isteyen, olmasına rıza gösteren yok!
Hem hiç istemeyeceksiniz, hem de ister gibi görünmekten vazgeçmeyeceksiniz!
Bunun adı ne mi? “Ağabey aranıyor” kelamını dilimizden düşürmemek!
Bizim Ağabey, siyasette, ticarette aranılan bir ağabey tipi olunca, üstüne üstlük ağabey olmaya heveslenen, kalplerinde bilinmedik nice aslanlar yatanlar için, ağabey aranıyor demeye devam edilmesi kadar güzel bir şey var mı?
Adam diyor ki; Ağabey olanın yaşı şöyle 50’ye yaklaşmalı, bir miktar aşsa da tecrübesine verilmeli.
Giyimi-kuşamı yerinde, boyu şöyle 1.90’lara varmalı, koltuğu doldurmalı. Ankara’da tanıdıkları, telefonu açar-açmaz karşısına çıkmalı. Sözü dinlenen, sözü sohbeti yerinde, güngörmüş, herkesin saygıda sevgide kusur etmediği, çözümsüzlüklerin çözeni olmalı tariflerine bakıyorsunuz!
O da ne?
Arkadaş, resmen kendini tarif ediyor!
Bu şehrin Ağabeye ihtiyacı yok diyenlere bakıyorsunuz, benden iyi ağabey bulamazsınız demeye getirdiği cümleleri birkaç bilinmeyenli denklem gibi sunmaya çalıştığını görüyorsunuz.
Neden “Ağabey aranıyor” dediğimizi sanırım anladınız.
Biz bir alemiz sevgili okurlar, bizim için mutluluk, sağlık, para-pul, saadet, huzur, iyi bir iş, bir ev-bir araba, gelecek endişesi olmayan bir hayat hatta bundan çok fazlası, “ aranıyor” kapsamında.
Ne mi diyelim? Gönlünüzden geçen ne kadar “aranıyor” varsa, tez zamanda bulun inşallah!