19 Mayıs 1919 Destanı!
Admin
Türk Milletinin vatan toprakları için istiklal mücadelesine başlangıcı, 2019 yılına gelindiğinde tam bir asır olacak. Bugün 97. yılındayız.
15 Mayıs 1919'da Yunanlılar İzmir'e ayak basmışlar,
Gazeteci Hasan Tahsin
Milli mücadelenin ilk karşı koyuşunu, ilk kurşununu Yunan Bayrağını taşıyan Efzun askerine sıkıp onu elindeki Yunan bayrağıyla birlikte indirince, bu toprakların öyle kolayca teslim edilemeyeceğini göstererek şehit olmuştu.
Ruhu şad olsun!
Mustafa Kemal Atatürk
ve arkadaşları, bu olaydan birgün sonra,
İsmail Hakkı Kaptan
yönetimindeki
Bandırma
vapuruyla, 16 Mayıs 1919'da Samsun'a doğru hareket etmişler, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basmışlardı.
O günler hazin günlerdi, yaslı günlerdi, hüzünlü ve çaresiz günlerdi. Yunanlılar, İzmir ve Egenin içlerine doğru işgale başlarken. Fransızlar, Maraş, Antep ve Urfa'yı, İtalyanlar Antalya'yı işgal ederken Akşehir ve Konya'da garnizonlar kurmuşlardı.
İstanbul'u ise kendi aralarında pay etmişler, semt semt bölüşmüşlerdi.
Bu kargaşada, bu puslu ve sisli manzarada, bir şeylerin yapılması, karanlıklarda umut şimşeklerinin çakması gerekiyordu.
Türk Milleti ve işgale karşı direnen istisnasız herkes, onun etrafında birleşti, kenetlendi.
Mustafa Kemal umut olmuştu. Ayyıldız fedaileri yani Mustafa Kemal'in süvarileri her yerdeydiler artık!
Milli heyecan ayaktaydı. Her biri kendi bölgesinde efsane olmuş, destan üzerine destan yazan kahramanlar boy gösterdi.
Ölümüne savaştılar.
Fransızlara, İngilizlere, Yunanlılara ve onlarla işbirliği yapanların hepsine dünyayı dar ettiler!
Bu toprakları işgal ettiklerine, edeceklerine bin pişman ettiler!
19 Mayıs 1919 destanı, hayalleri gerçeğe dönüştüren Türk Milletinin ruhundan kopup gelen oldukça sert bir rüzgardı
! O ruhu 1919 yılına taşıyanlar, binlerce yıl öncesinin rüzgarını da beraberlerinde getirmişlerdi.
Milli Mücadelenin tarihini yazanlar, bu mücadeleyi 19 Mayıs 1919'da
Mustafa Kemal Atatürk'
ün Samsun'a ayak basmasıyla başlatırlar.
Karayılan adıyla tanınan Molla Mehmet, Antepli Şahin Bey, Maraş'lı Sütçü İmam, Kara Fatma olarak bilinen Üsteğmen Fatma Seher Hanım, Atatürk'ün Muhafızı Topal Osman, Aydın'ın efsane ismi Yörük Ali Efe, Manisa'dan Demirci'li Mehmet Efe, Galip Hoca olarak bilinen Kuvay-ı Milliyenin kurucularından Celal Bayar, Yunanlılara ilk karşı koyanlardan Ayvalık Kaymakamı Yarbay Ali Çetinkaya, Konya'da Kuvay-ı Milliye Konya Reisi, İzmirin işgalini telin için İstanbul Sultanahmet Mitinginden sonra, Anadolu'nun en büyük mitingini Konya'da Alaaddin tepesinde başlatanlardan Müderris Sivaslı Ali Kemali Efendi, Mustafa Kemal'in ismi etrafında birleşen cesur yüreklerdendiler.
19 Mayıs
"Ya İstiklal ya Ölüm!"
parolasının birleştirdiği insanların işgal altındaki vatan topraklarını nasıl kurtardıklarının destansı bir anlatımıdır.
19 Mayıs 1919 'dan 9 Eylül 1922 tarihine kadar uzanan bir sürecin akıl almaz, hayallere sığmaz bir hikayesidir.
Bu süreç Erzurum ve Sivas kongrelerinin sonunda 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışı ile devam etmiş. Misak-ı Milli sınırları içerisinde vatan bir bütündür asla parçalanamaz hükmü, hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır denilerek, her karış toprak parçası şehit kanlarıyla, göğüs göğüse süngülerle çarpışılarak geri alınmıştır.
19 Mayıs 1919'la başlayan, işgal edilen vatan topraklarının geri alınma çılgınlığını ancak bir millet yapabilirdi.
Türk Milleti!
Türk Milleti tarih sahnesinde vatanına göz dikenlere karşı çılgınlıklar yaparak ilerleyen bir millet. Bu binlerce yıldır hiç değişmedi.
Bir bakmışsınız Çin sarayını kırk kişiyle basan Kürşad'ın etrafında toplanmış, bir bakmışsınız devletini ihya eden Bilge Kağan'a, bir bakmışsınız Anadolu kapılarını açan Sultan Alpaslan'a, bir bakmışsınız Haçlı seferlerine karşı duran Kılıçaslan'a, bir bakmışsınız İstanbul'u feth eden Hz. Peygamberin övdüğü Fatih Sultan Mehmet'e, bir bakmışsınız üç kıtada at oynatan Muhteşem Süleyman'a, bir bakmışsınız tarumar olmuş, ümitsiz, işgal edilmiş bir vatanı kurtaran Mustafa Kemal'e destek vermiş, arka çıkmış.
Her biri, ayrı dönemlerin kilometre taşları. 19 Mayıs'ta bu kilometre taşlarından bir tanesi.
Elle tutulamayan, gönüllerde sevgiyle ve saygıyla yaşatılan o kilometre taşlarının son nişanesi.
Sevgiyi insanlığa bahşeden, lütfeden Rabbimiz, bu taşların altına elini, gövdesini, yüreğini koyanları sevin dediği için sevdik. Onun için hiç birini unutmadık, unutmayacağız!
Türkiyemiz adına, ayyıldızlı bayrağımız adına başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere her birine ayrı ayrı minnettarız.
İlk kurşundan son kurşuna kadar, vatan topraklarını kurtarmak, korumak, savunmak için verilen mücadelenin dün İstiklal Mücadelesinde, bugün vatan savunmasında şehadete eren aziz şehitlerimiz, ruhlarınız şad olsun!