Admin

'YÜZÜNÜ GÖRMEK İSTEYEN CAM'A, ÖZÜNÜ GÖRMEK İSTEYEN CAN'A BAKAR!'

Admin

Ayna sır saklamaz bilinir. Ne iseniz onu gösterir. Saçlara düşen aklar, yüzünüzdeki kırışıklıklar, yılların yorgunluğu, hal ve ahvalinizin durgunluğu, kızgınlığınız, sevinciniz, kederiniz, hüznünüz yansır aynaya.

Ayna deyince böyle bilinir, böyle söylenirdi.

Gün gelip, bizi bizden daha farklı gösterecek, kendimizi kendimize hayran bırakacak aynaları keşfedeceğimizi nereden bilebilirdik diyenlere, dünyadan bir haber diyorlar haberiniz olsun!

Öyle aynaları bulalı, keşfedeli, üzerine rötuşlar dahi yapabileceklerinizi icat ettiğimizi artık bilmeyen mi var?

Bu işlerin yolu, aynaları da kendimize benzetmekten geçiyordu. Döner aynalar gibi, yalancı aynalar gibi, dev aynaları gibi kendimizi nasıl görmek istiyorsak, öyle aynalar yaptık ve aynaları evlerimize, işyerlerimize takıp kendimizi ve dünyayı seyre daldık!

Çok ama çok eskilerden su aynaları vardı. İnsanlar suya bakarak görürlerdi yüzlerini.

Tunç aynalar çıktı daha sonraları…

Ve masallara, hikayelere, şiirlere, şarkı ve türkülere konu olan, konu edilen gümüş aynalar çıktı meydana…

Hakikatin aynası, yalanı ortaya döken, çıkaran bir başka ayna daha vardı.

Ona gönül aynası diyorlardı.

Bu ayna cana bakan, özü gösteren, aynanın hası olarak tarif edilen bir aynaydı.

*****

Aynaların, gerçek olmayan yüzümüzü, kendi istek ve dileklerimize göre gösterenlerini tercih etme sebebimiz belli değil mi?

Bize yalan söyleyen, olduğumuzdan fazla gösteren, bizi uçuran, bambaşka hayal alemlerine götüren aynaları baş tacı etmemiz bu yüzden!

Aynaya değil de alelade bir cama baktığımızı, yalanları gerçekmiş gibi kabul etmeye ne denli meraklı ve istekli olduğumuzu kendimize dahi itiraf edemeyiz.

İnsanın özünü, içini, ruhunu, hakikati gösteren aynalarla selam-sabahı keseli çok oldu!

Bizler ne ucu bize dokunan gerçekleri severiz, nede gerçekleri söyleyenleri. Aynaların bu hallerimizi ortaya saçıp-döken görünümü birçoğumuza gelmez!

O aynalara bakmak ne içimizden gelir, nede herhangi bir talebimiz olur.

Aynalarla dolu bir galeriye girdiğinizde, bizi en çok cezbeden, başından ayrılmak istemediğiniz, bakmaktan kendinizi alamadığınız ayna bir manada sizi ele verir.

Aynalarla dolu her galerinin en son aynası sizi olduğu gibi gösteren aynadır ki, onca ayna gördükten sonra, en çok şaşırılan ayna gerçeklik aynasıdır.

Bir çok insana göre en sevimsiz olanı!

Aynalar ibret içindir.

İnsanın kendine gelmesi, kendini toparlaması, kendini bulması, yanlışlardan dönmesi, hatalarını kabul etmesi, rayına girmesi adına anlamlı bir kırılma çizgisidir.

Aynaya bakmak kader çizgisi gibidir.

Aynada çirkinliğini, ne olduğunu, ne durumda olduğunu görenin içini pişmanlık kaplamışsa, görüntüsünde değişiklikler, çirkinliğin yerini olumsuzluktan olumluya dönüşler alır.

İyi niyetlere, gerçeklere dönenlerin, aynada görüntüleri farklılaşır, güzelleşmeye başlarlar.

*****

Aynaların en havalısı olan dev aynaları, cakası, fiyakası, konumu, duruşu, al benisi olarak adeta bir mıknatıs gibi çeker insanları.

Dev aynalarının önünde çakılıp kalanlar,

Ben bakacağım aynayı buldum,

Bundan gayrı, bu aynanın önünden ayrılmam,

Bu bende var olan özellikleri olduğu gibi gözler önüne seriyor diyenleri gerçek yüzlerini görebilirler mi?

Hele birde, onları teşvik eden,

Tam sizin özelliklerinizi yansıtıyor,

Ben ayna diye buna derim,

Bu aynadan başka bir aynaya bakmayın,

Bu ayna gerçeğin ta kendisi diyorlarsa,

Dev aynasına baktıkça bakan o aynadan vazgeçebilir mi?

*****

Önemli alan gönül aynasına bakabilmektir derler. Gönül aynasına bakanın kem sözle, kem gözle, art niyetle işi olabilir mi?

Gönül aynalarına bakmak, gönül aynalarından bakmak nasip işidir, kısmet işidir, lütuftur, ihsandır.

Cana bakmaktır, özün ne olduğunun farkına varmaktır. Doğru ile yanlışı zifiri karanlıkta dahi ayırt edebilmektir.

Gönül aynaları kandil gibidir. Ruhları aydınlatır. Ruhlardaki kiri-pası siler. Kalpleri yumuşatır, yüzlere ve gözlere sevimlilik gelir, sesler tatlılaşır.

Kalp kıranlar, gönül yıkanlar tövbelerle arınır.

Kendine gelir, toparlanır yanlış yolda olanlar, yanlış işler peşinde koşanlar.

Gönül aynalarına bakmak lütuf ve ihsan olduğu kadar, insanın o aynalara bakmak istemesi, araması, sorması ve bu uğurda adım atması da gereklidir denmiştir.

Hangi aynaya neden, niçin ve ne niyetle bakacağımıza kendimiz karar vermiyor muyuz?

Aynalar arasında seçim yapmak, tercih etmek neticede bizlerin elinde.

“Aynaya bak gör halini” diyen şarkı sözü neler anlatmıyor ki…

Hz. Mevlana diyor ki, “ Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam'a bakar, özünü görmek isteyen can'a bakar.”

Yazarın Diğer Yazıları