'YURTTA BARIŞ, DÜNYA DA BARIŞ!'
Admin
■ En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir. (Cicero)
***
İşte kronoloji; dünya eksilir, tarih artar, insanlar susar, silahlar konuşur!
Bu tarihsel öngörünün “silahlar konuşur” bölümüne bir barış sever olarak karşıt görüşte olduğumu öncelikle ifade etmeliyim Dileriz ki, insanlar susmaz, silahlar hiç konuşmaz, sorun diplomatik yollarla çözülür.
....
15 Temmuz kalkışmasından hem dersler çıkardık hem de uzlaşı kültürüne doğru yol almaya başladık. Kuşkusuz her iki olgu da kazanımlarımız arasında yer aldı.
“ Mazarattan iyilik doğar” diye söylemimiz var bizim, gerçekten de öyle oldu. Üstelik bir değil iki iyilik doğdu; Bir; birlik ve bütünlük bilinci daha da güçlendi; iki; uzlaşı kültürü gündemin baş sırasına oturdu.
Mazarratın sözlük anlamı: ((Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat) .
...
Kalkışmanın önlenmesi ve demokrasimizin uçurumdan dönmesinde önemli etken halkın direnci, birlik ruhunun pekişmesi, yöneticilerin ve basınımızın sağduyulu doğru kararları oldu. İktidar, ana muhalefet, muhalefet sorunları masaya yatırmak için bir araya gelebiliyor; AKP, CHP, MHP.. Gönül isterdi ki masada Mecliste grubu bulunan HDP de olsaydı;
Terör örgütü PKK ile arasına mesafe koymak koşuluyla.Birlik- bütünlük fotoğrafını daha yaygın konuma getirebilseydik. Örneğin, Mecliste temsil edilemeyen yasal Partilerin temsilcileri de uzlaşı masasında olabilseydi...
...
Şimdilik “buna da şükür; dileriz ki arkası gelir “ demekle yetinmek zorundayız.
İçerde bahar havası eserken, dış politika bağlamında da ılık haberler geliyor.
Rusya ile ilişkilerimizde yumuşama sürecine girilmesini dış politikamızı dizayn etmek için atak olarak değerlendiriyor, normalleşmenin işareti sayıyoruz. Nitekim Başbakan Binali Yıldırım son açıklamalarında geçici de olsa Esad’lı bir Suriye yönetimine yakın durma algısının sert havayı yumuşatacağı konusunda bir umut ışığı olarak görüyor; dış politikada revizyonist adımların atılmaya başlandığını öngörüyoruz. Sayın Başbakanın “Dostlarımızı çoğaltacağız.” söyleminin söz değil özde de gerçekleşeceği konusunda umut car oluyoruz.
...
İçerde, yumuşama - barış rüzgarları eserken çeşitli kanal ve sitelerden dış basını izliyorum, Türk medyasının tersine bir tutum içinde adeta savaş çığırtkanlığı yapıyor.Sezai Karakoç’un konuya ilişkin görüşlerine aynen katılıyorum; “Türkiye ile Suriye arasında çatışma çıkarma gayretleri bir tuzaktır. Çözümün sadece silah ve kılıç olduğu doğru değildir. Daima ondan daha güçlü olan bir çözüm vardır ve o çözüm fikirdir. Kılıç dahi fikrin emrindedir. Aksi halde zarar verir.”
...
Her türlü sorunların çözüm için karşılıklı iletişim yeğlenmelidir, insanlar konuşarak,
hayvanlar koklaşarak anlaşır.
■ Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar.
...
“Fikir çatışmasından hakikat güneşi doğar.Yüz çiçek açsın bin fikir yarışsın.” (Zedung)
...
Kimi dış güçler kendilerini Türkiye- Suriye çatışmasına koşullandırmışlar ki, iki tarafın istatistiksel gücünü ortaya dökmeye başladılar;
TÜRKİYE:
* Asker sayısı: 612.900
* Uçak sayısı: 1940
* Tank sayısı: 4300
* Yerdeki silah sistemi: 69.774
* Deniz araçları: 265
* Topçu sistemleri: 1838
* Denizaltı: 16
* Fırkateyn: 19
* Mayın avlama gemisi: 20
* Amfimik gemi: 55
SURİYE
* Asker sayısı: 304.000
* Uçak sayısı: 830
* Tank sayısı: 5300
* Yerdeki silah sistemi: 25.406
* Deniz araçları: 19
* Topçu sistemleri: 2.160
* Denizaltı: 0
* Fırkateyn: 2
* Mayın avlama gemisi: 4
* Amfimik gemi: 3
Feto Kalkışmasında Silahlı güçlerimizde şimdilik sayısal bir azalma olsa da, geleneksel yapısı bağlamında dünyanın en önde gelen ordularına sahibiz. Demem o ki Suriye bizimle
hiçbir alanda aşık hatamız, savaşta alanında adları bile okunmaz, bu böyle biline...
....
Dış politikamızın ana temelini yıllarca önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk oluşturmuştur;
“Yurtta barış, Dünya da barış!”
Bu arada Kızılderili Atasözü de gözden ırak tutulamayacak kadar önem taşıyor;
“Üç barış vardır: Birinci barış, en önemli barıştır. İnsan ruhundadır O. İnsan, kainatla ve kainatın bütün güçleri ile olan ilişkisini, beraberliğini fark ettiğinde, kainatın merkezinde Büyük Ruh'un durduğunu ve bu merkezin her yerde, her birimizin içinde olduğunu fark ettiğinde birinci barış sağlanmıştır. Bu gerçek barıştır, diğerleri sadece bunun akisleridir. İkinci barış iki fert arasında olan barıştır. Üçüncü barış ise iki millet arasında yapılır. Fakat hepsinden önce, anlamalısınız ki 'gerçek barış' dediğim birinci barış, insanın ruhundaki barış yoksa ne fertler ne de milletler arasında barış olabilir.”
...
Kimi dış güçlerin çığırtkanlığına karşın , siyasal aktörlerimiz, sivil toplum örgütlerimiz ve basınımızın sağduyulu yaklaşımları takdire şayandır. kriz yönetimini serinkanlı ve akıllıca götürüyor. Dolduruşlara gelmeden Ulus sağduyuyu elden bırakmadan, uzlaşı içinde sorunu götürmek iç ve dış kamuoyu önünde bize artı puanlar kazandıracak.
...
Dünyanın en güçlü Ordusuna sahip bir Türkiye hala yerinde duruyor. Minicik bir Suriye’nin elbette lafı bile edilmez. Ancak her savaş’ın mutlaka toplumsal götürüleri vardır ve olacaktır. Kuşkusuz bıçak kemiğe dayanır,
diplomatik kanallar kapanır, durum “sözün bittiği yer” e kadar uzanırsa, o zaman yapacak fazla bir şey yoktur;
“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”
Nasihat ile uslanmayanı tekdir etmeli -azarlamalı- , tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir –dayaktır. (Ziya Paşa)
...
Tüm olumsuz koşullara karşın yine de barış.
Bir kez daha Atatürk’ün dediği gibi;
“Yurtta barış, Dünya da barış!”