'Yolun yolumuz olsun' masalı!
Admin
Cümle eski masallar gibi, “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, eski hamam içinde,”diye başlayalım masalımıza..
Bu anlattığımızda nihayetinde bir masal!
Masal masala, adam adama, kent kente, olay olaya benzer denilmiştir!
Meşhur ve büyük kentlerin birinde istidadı yüksek birine oldukça önemli bir görev tevdi edilmiş. Yüksek dağların dumanı fazla olur demişler. Bir müddet sonra o istidadı yüksek insan bulunduğu görevden ayrılmış.
Uğurlamak ve teselli etmek için gelenler dahi, teselli havasında değillermiş. Yerine kim geliyor soruları aramadığınız kadarmış...
Ha... o mu? Tamam canım! Demedim mi o olacak diye!. Bir öleceğim günü bilmem, biliyordum arkadaş, şu uğurlama faslı bitsinde, hemen arayayım! Abim benim, vay abim be! gibi laflar arasında, bir an için susmuşlar!
Ve o ayrılana, "Yolun açık olsun” demişler!
Oysa, ilk geldiğinde, yollarına kurban oluyorlarmış, sen bizim evladımızsın, içimizden birisin diyerek, karelere girmek için, yanında gözükebilmek için, birbirlerini eziyorlarmış!
Yakın olmak için kavgalar vermişler, birbirlerinin aleyhinde laf getirip-götürmüşler Payitahtı yol etmişler, akrabalarını dahi yere göğe koyamamışlar!
Ona yakın olanlara, yakın olabilmek için öyle sempatik, öyle sevecen, öyle halden bilir hallere girmişler ki, bu kadar da olmaz diye, görenler az kalsın, şaşkınlıktan küçükdillerini yutacaklarmış!
Şimdi, aynı yolun yolcusu olduklarını söyledikleri, yolu yolumuzdur dedikleri, sennereye biz oraya dedikleri, binlerce insanla karşıladıkları, öve öve bitiremedikleri o insanı sözüm ona, vefa adına sondefa uğurlamaya gelmişler!
Gerçekten candan sevenleri sessizce ağlıyor, diğerleri ise üzülmüşü, yanmışı, kahrolmuşu oynuyorlarmış!
Ağlar gibi olanların döktükleri timsah gözyaşları vefanın kolunu-kanadını kırmış, görünmeyecek bir yere fırlatıp atmış!
Biri yüksek bir yere çıkarak;
Yolu açık olsun diyorum demiş… Yolu açık olur inşallah!
Diğerleri hemen tasdik etmişler!
Yolu açık olsun, yolun açık olsun!
Kimse de dememiş ki...
Nereye açık olsun? Nereye kadar açık olsun?
İşte onu söylememişler, söyleyememişler!
Yolun açık olsun, bir uğurlama temennisiymiş.
Öyle denmeli, öyle söylenmeliymiş.
Aslında, "Yolun yolumuz olsun" diyeceklermiş.
Adamın ardında yürünecek yol mu kaldı, böyle bir günde, böyle bir laf söylenir mi, deli misiniz, divane misiniz, diye uyaranlar olmuş!
Niyetleri söylemekmiş lakin, söylenenleri düşünmüşler, bir-iki yutkunmuşlar..
Şöyle duyan var mı, gören var mı babından etraflarına bir bakınmışlar.
Biri, aman ha demiş..Yerin kulağı var demişler...
Madem ki, yoldayız, madem ki yürüyoruz, madem ki yola devam ediyoruz, ön saflarda yürüyeni takip etmek boynumuzun borcu... Biz bu lafı en sona saklamaya kavilleşmedik mi?Kime niyet, kime kısmet...Bize düşen, yerine gelene, “yolun yolumuz olsun” demek demişler!
Vermişler kararlarını, varıp girmişler onun yerine gelenin koluna...
Sonrasında da vicdanlarını rahatlatma adına şöyle bir muhasebe yapmışlar;
Yolun açık olsun dedikleri insana, senin vazifen buraya kadar denmiş mi, denmiş. O da noktayı koyup, geri çekilmiş mi, çekilmiş. İyi de etmiş. Yolun açık olsun demekle iyi bir temennide bulunmadık mı, bulunduk demişler. Allah için, herkese de güzel gelmedi mi, geldi. Valla "cuk" oturdu bile dediler mi, dediler.Yolda geriye düşmüşe, yolun yolumuz olsun denilse, koluna girmek, kaldırmak, dolayısıyla taraf tutuyormuş gibi yapmış görüntüsü verilebilirdi diye düşündüysek hata mı ettik arkadaş?Kimse onu çok sevmişler, güvenmişler, inanmışlar, vefa göstermişler demezdi.Takdir de etmezdi... Takdir edilecek tek konu, yeni gelene, yeni önde yürüyene “yolun yolumuz olsun” demekti. Onunla yeni ufuklara, yeni hedeflere birlikte yürümekti demişler, vicdanlarını hep beraber, hep birlikte razı etmişler!
En gür sesle yeni önde yürüyenin arkasında yürürken koro halinde başlamışlar bağırmaya;
Yolun yolumuz olsun!
Yolun açık olsun denilen, bu manzaraya bakıp, ne mi demiş bu hale?
Sizce ne demiş, ne söylemiş?
Söylese de kim dinlemiş?
Vah…vah…tüh…tüh diyen goygoycular mı? Onlar çoktan yeni önde yürüyenin peşine takılmışlar gitmişler.