Admin

'Türkçem, Benim Ses Bayrağım'

Admin

Türkçülüğün vicdanı bir

Dini bir vatanı bir

Fakat hepsi ayrılır

Olmazsa lisanı bir.

(Ziya Gökalp)

---

Karamanoğlu Mehmet Bey, II. İzzeddin Keykâvus’un oğlu Alâeddin Siyavuş’u Konya’da törenle Selçuklu sultanı ilân ettikten sonra vezârete gelir ve ilk yaptığı işlerden biri  dile ilişkin ünlü fermanını çıkarmak oldu;

■ Bundan geru divanda, dergâhda,

bârgâhda, meclisde, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya!

...

Tarih, 1277’nin 12 Mayısıdır;   bu gün Cumhuriyet’ten sonra ‘dil bayramı’ olarak kabul edildi. Dil konusunda Atatürk diyor ki;

■Türk Dili, Türk Milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk Milleti geçirdiği sayısız sarsıntıların içinde ahlakının, erdemlerinin, gelenek ve göreneklerinin, hatıralarının, kısaca kendi milliyetini oluşturan her şeyin diliyle korunduğunu görüyor. Türk Dili, Türk Milleti'nin yüreğidir, hafızasıdır.

---

Dilimiz iki önemli tehdit altındadır;

Bir

: “iki dilli devlet” tartışmaları ülkeyi bölmeye dönük bir algı operasyonu sayılıyor.

İki:

yabancı dillerin kuşatmasındaki dilimiz  giderek kâbusa dönüşmeye zorlanıyor.

Dil, Birey ve toplum yaşamında sadece iletişim aracı değil bireyleri toplumuna, toplumları milletine bağlayan ve onlara millet olma özelliği kazandıran önemli bir unsurdur. Milletler dil sayesinde kültür, edebiyat, tarih ve sanatlarını ortaya çıkarabilmekte kuşaktan kuşağa aktarabilmektedir.

■ Dilimizi de, dinimizi de korumalıyız.

Kentlerin mağaza, dükkân ve işyerleri vitrin ve tabelalarında, yabancı kökenli, özellikle de İngilizce sözcüklerin giderek yaygınlaşmakta olduğu, hepimizin malumudur. Özellikle sahil şeritlerinde turistik tesislerde, Türkçe yoktur,

b aşka dilin sözcükleri vardır. Bu bir dil felaketidir. Devlete, Hükümete ve yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir.

(Ziya Gökalp)

---

Kazakistan’da Kazak Türkçesi’ni, Kırgızistan’da Kırgız Türkçesi’ni iyi bilmeyenleri devlet başkanlığına aday yapmıyorlar. Dil bilginlerinden oluşan bir kurulun sınavını geçmeyen, seçimlere giremiyor. Alanlar almış önlemini de biz hala havanda su dövmenin gayreti içindeyiz.

Ülkemizdeki çeşitli etnik grupların olması,  bunların kardeşce geçinip gitmesi rengimiz ve zenginliğimizdir. Her grubun kendi dillerini telaffuz etmelerine itirazımız yoktur, ancak, çeşitli dilleri “resmi dil, eğitim dili” yapma gayretleri bölme, parçalama içeriklidir.

---

Osmanlı Anayasası, 1876 tarihli “Kanunu Esasi”dir. Üç maddesinde dört kez “Türkçe” ve “lisan-ı Türkî” hükmü vardır;

Madde 18: Devlet memuru olabilmek için Türkçe bilmek şarttır...

Madde 57: Parlamento dili Türkçedir...

Madde 68: Bu maddede milletvekili seçilme şartları sayılırken iki defa “Türkçe”yi bilmek şartı konulmuştur.

Türkçenin resmi ve tek resmi dil olmasının ana temeli Osmanlı’ya kadar dayanmaktadır.

---

Hz. Mevlana’nın düşünür ve şairliği, bilgeliği ve evrenselliği tartışılmaz. Dili konusunda aynı iyimser görüşte değiliz.    Kendisi de bunun burukluğu içindedir;

“Aslen Türkest egerçi Hindu guyem.”

(

Farsça söylüyorsam da aslım Türk’tür.)

Dilini kaybeden bir millet, her şeyini kaybetmiş demektir.

(Peyami Safa

)

---

Ünlü düşünür Konfüçyüs diyor ki;

'Bir devleti yıkmak istiyorsanız önce dilinden başlayın. Dil bozulunca iletişim de bozulur, halk birbirini anlamaz olur, yöneticilerle yönetilenler birbirinden kopar ve devlet yıkılır!'

Konfüçyüs sanki yıllarca önce bugünkü görüntünün fotoğrafını çekmiş gibi. İç ve dış düşmanlar yıllardır, ülkemizi birlik ve dirliğini  erozyona uğratmak için öncelikle dilimizden başlama çabası içinde oldular, ancak ne var ki, başarı sağlayamadılar;

■ Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

(Atatürk)

---

İki ya da “daha çok” dillilik sıkça gündeme getirilip tartışılırken, Türkçeye sahip çıkmada gerekli özeni gösteremiyor, yabancı sözcük aşkı eklendiğinde dil kirliliği toplumun tüm katmalarında açıkça kendini göstermektedir.

■ Eğer Türkler bilimin her dalında yabancı diller için çalıştıkları kadar, kendi öz dilleri için emek çekselerdi, Türk dili çok zamandan beri eksikliklerinden tümüyle kurtulmuş ve uygarlık dünyasının örnek bir dili olmuş olurdu.

(İsmet İnönü)

---

Türk şiirinin ölümsüz şairi Konyalı merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya kulak verelim;

■ Seslenir seni bana "sonsuz"

Der ki çoğal,

Der ki uzan mutluluğuna

Usun, iyiliğin, doğruluğun,

Bir bilinmeyenden bir bilinene dek

Türkçe, var olduğumuz..

Türkçe, nice desem seni,

Onca güzelim.

Görünmek, derinleşmek,

Dolmak;

Seni düşünürüm, düşünürüm, yarı    karanlıklarda, dal,

Anlarım onca.

Seslenir seni bana yakın uzak,

Yeryüzü mavisinden gökyüzü yeşiline,

Tutsak uluslar var ya, geceler boyu

Onlar için,

Yitik özgürlükler için,

Türkçe haykırmak..

Seslenir seni bana "ova"m, "dağ"ım,

Nere gitsem bulur beni arınmış.

Bir çağ ki akar ötelere,

Bir ak.. ki yüce atalar, bir al.. ki ulu oğullar,

Türkçem, benim ses bayrağım...

Yazarın Diğer Yazıları