'TEMİZ SÖZ HAKİKATTEN UZAK OLANLARA TESİR ETMEZ!'
Admin
Hakikatten uzak olanlar için, uzak duranlar için, uzak durmak adına elinden geleni yapanlar için, ne diyebilirsiniz?
“Herkesin doğrusu kendine!” diye bir cümleyi kendilerine baş tacı etmişler için doğrunun, doğruları ispat etmenin, gerçekleri gözler önüne sermenin bir önemi olabilir mi?
Geçmişte bu şekilde yaşayanların olduğu bölgelere “Köristan” demişler.
Yani körler ülkesi…
Nasıl görmez?
Nasıl ikna olmaz?
Nasıl inanmaz?
Daha ne olması lazım?
Gibi yaklaşımlar, hakikatten uzak olmayı yeğleyenleri kendilerine getirememiştir.
Temiz sözler, onların dilinin ucunda, kürsülerde, ellerine mikrofonu aldıklarında, etkili ve tesirli cümlelerin içinde kullanılmış, kullanıldığı yerde kalmış, bir daha da, dikkate alınmamıştır.
Temiz sözlerin bu türden insanlara, tesir etmesi neredeyse imkânsız denmiştir.
Hakikat; hayallerinin, isteklerinin ve hedeflerinin önünde devamlı engel çıkarıyorsa, hakikati ortaya koyan sözlerle bu insanların işi olmaz!
Hele bu sözlerden kalplere ve duygulara direkt olarak tesir edenini, semtlerine sokmazlar!
Kalplerimizi elinde tutan, nasip etmedikçe de, kendilerine gelmeleri, hakikatlerle yüzleşmeleri mümkün değildir.
Hakikatlerden uzak durmayı kendine huy edinenler için, inat ve inatlarında ısrar etmek hayatlarının anlamı olarak ifade edilir.
Kırılamayan inatlar,
Körü körüne ısrar etmeler.
Ben böyle düşünüyorum,
Hiçbir şey beni bu düşüncemden vazgeçiremez diyenler,
Adeta efsunlanmış gibidirler.
Böyle birisinin dediklerine uymadıkça,
Onun gibi düşünmedikçe anlaşma sağlayamazsınız,
Onlarla hiç bir şekilde alışveriş yapamazsınız,
Konuşacak ortak bir nokta bulamazsınız.
Asgari müştereklerde buluşamazsınız!
Sözün temizi, gerçeği, hakikati aksettireni, böyle insanları neden bu denli rahatsız eder hiç düşündünüz mü?
Doğrunun zıttı yani tam tersi, hakikatten uzak olanların, uzak duranların bayıldığı,
Mal bulmuş mağribi gibi sarıldığı,
Sonuna kadar yanlışların, hataların savunucusu olması,
anlaşılır gibi değil diyenler, hayrete düşenler elbette haklılar!
Haklı olmasına haklılar, lakin…
Doğrunun ve hakikatin karşısında olanlara karşı içten içe duyulan, bastırılamayan hayranlığı izah edebilecek, açıklayabilecek var mı?
Mesela, yalana karşı dehşet bir zaafımız var.
Yalan dünyada, kendimize yalanlardan bir hayat kurmuşuz, yalan temeller üzerine, kat üstüne katlar çıkıyoruz.
Yalanı doğru gibi konuşanlar, anlatanlar idolümüz!
Yalan dünyanın işlerine sözüm ona yalandan katılmış, ancak yalanlara mest olmuş ve vurulmuşuz!
Aşk yalan, mutluluk yalan, dostluk yalan, arkadaşlık yalan, ortaklık yalan, verdiğimiz selamlar, kucaklaşmalar, kardeşim diye sarılmalar yalan olsa da, yalanlar doğrumuz ve hakikatimiz olmuş!
Çünkü, yalandan kim ölmüş diye espriyle karışık başlamışız yalanları sıralamaya; küçük yalanlar, masum yalanlar, beyaz yalanlar, pembe yalanlar, kuyruklu yalanlar…
Bir yılanı, birde yalanı sevmem diyen yalancılar türemiş aramızdan…
Her doğru laf, her doğru ikaz, her doğru eleştiri gurur duvarlarımızı, kibir setlerimizi aşamadığından, kin ve nefret geri dönüşleri yapalı çok olmuş!
Yapılmaması gereken ne varsa, aksini yapan bizler için, en tehlikeli şey, hakikatin ta kendisi olan doğrular!
Samimi değiliz!
İçten değiliz!
Emanete saygı duyma diye bir düşüncemiz yok!
En basitinden, miras yüzünden, bir karış toprak yüzünden, kışkırtmalara, tahriklere kapılıp, insanlığımızı kaybediyoruz!
Yanlış yapıyorsun diyenlerde düşman kesiliyoruz.
Rüşvet alma bizde!
Adam kayırma bizde !
Taraf tutma, bizden-sizden ayrımcılığı yapma bizde!
Tüyü bitmedik yetimin hakkına el uzatma bizde!
Fakir-fukarayı, garip gurabayı araştırıp bulmamak bizde!
Masa başında eline tutuşturulan listelere bağlı kalma bizde!
Bu işin vebali var diyene, düşmen kesilme, tavır alma bizde…
Pişmiş aşa, hangi hakla su katarsın demeye gelen tepkiler verme ve gösterme bizde…
Temiz sözün,
Doğru sözün,
Sözün iyisinin,
Sözün hasının,
Sözün hoş olanının,
Sözün kalbe tesir edeninin,
Kıymet bileni, taliplisi, isteyeni, baş tacı edecek olanı, merak edeni o kadar az ki…
Yüzyıllar ötesinden Hz. Mevlana diyor ki; “Temiz söz hakikatten uzak olanlara tesir etmez.”