'Öfkesini yenen kimsenin kusurunu Allah örter!'
Admin
Öfkenin bugüne kadar kime ne hayrı oldu ki, dense de! Öfkelenmek ve sinirlenmek için aramadığımız kadar sebep de buluruz, vesile de.
Buluruz bulmasına da...
Öfke anı sona erdikten, öfke fırtınası dindikten sonra, nelerin kırılıp, döküldüğüne baktığınızda, derin pişmanlıkların yanısıra perişan, paramparça, darmadağın haneler ve kalpler kalır geriye!
Bir anlık öfke, Allah etmesin can almaktan bile çekinmez!
Öfke hali, çılgınlık halidir!
Öfke baldan tatlıdır denmiştir ya! O tatlılık,
"öfkeyle kalkan ziyanla oturur"
şekline dönüştüğünde, neleri ziyan ettiğinizi o zaman görürsünüz.
Gözlerin hiç bir şeyi görmediği, hiç bir ikazı dinlemediği, cinnet geçirme noktasına doğru uzanan, elinde ne varsa vuran, parçalayan, hırsını bir türlü yenemeyen o hal hem kendini, hem sevdiklerini, hem öfkelendiklerini ziyan olma noktasına götürür ki, canlar ziyan olur, kalpler ziyan olur, güven ziyan olur, itimat ziyan olur, sevgi ziyan olur, hayat ziyan olur!
Yersiz öfkeler, haksız öfkeler, kendini ispat öfkeleri, sahiplenme öfkeleri, sözünü dinletme öfkeleri, hakimiyetini gösterme ve sağlama öfkeleri, insanları, mal ve mülkü elinde tutma, sözde sahip çıkma öfkeleri hergün yaşanan öfkelerdir.
Espri bile olsa, bana mı dedin, niye dedin, sen kimsin diye sinirlenmekle başlayan öfkeler, kapıları çarpmalar, insanların üzerine yürümeler öfke kıvılcımlarını saça saça ilerlerken, karşı sözler ve karşı koymakla başlayan tahrikler öfke rüzgarının boraya, tayfuna, kasırgaya dönüşmesine zemin hazırlar.
Öfkesine hakim olma insanlara tavsiye edilen en güzel ve en yerinde tavsiyedir.
"Keskin sirke, küpüne zarar!"
denmesi de bundandır.
Öfke, insanın kendini kaybetmesi, adeta ipin ucunu kaçırması, kendini kontrol edebilmesinin imkansız hale dönüşmesidir.
Araştırmalar, öfkesini yenemeyen, kontrol edemeyen insanlarda var olan bulguların,
yetersizlik, acizlik, kıskançlık, korku, endişe, yalnızlık, itilmişlik ve anlaşılamamak
gibi duygular olduğunu ortaya koymuştur.
Öfke konusunda, dünyanın en öfkeli insanlarının yaşadığı bir coğrafyadayız.
Bu coğrafyada;
Öfkesini birilerinden çıkaranlar!
Öfkesini yenemeyenler!
Sürekli öfkesi kabaranlar!
Öfkeye kapılmayı huy haline getirenler!
O kadar fazla ki...
Öfke ateşinin, öfkelenen insanı mahvettiğini, yok ettiğini hep biliriz, biliriz de, öfkeye yol açan yolların başından ayrılmaya niyetimiz yoktur.
Öfke ile birlikte aklın uçup gittiğini, bizden hiç beklenmeyen davranışları gösterdiğimizi kabullensekte, o an aklım başımdan gitmişti diye mazeretler ileri sürmenin bizi kurtarmayacağını, kırdığımız, incittiğimiz insanları da bir daha geri döndüremeyeceğini görmek için çok geç kaldığımızı iş işten geçtikten sonra anlarız!.
Öfke anı, hakikatleri görmemize engeldir, gözler körelmiş, düşünce dumura uğramış, hiddet ve kin insanı insanlıktan çıkarmıştır!
Öfke, öyle bir saçmalamaktır ki, bir ömrü heder edebilir. Ne olursa olsun diyenlerin , öfkeleri dindiğinde ki pişmanlığının boyutları, öfkeli insanın o diyarı terk etmesine dahi sebep olabilir.
Öfke sonunda kırmadık kalp bırakmayanların, geri dönülmez yollara düşüp, bir daha öfkelenmemeye yemin ettikleri dahi görülmüştür.
Ancak kaybettiklerini bir daha bir araya getirememenin pişmanlığını ve çaresizliğini bir ömür boyu yaşamışlardır.
Öfke ateşinin yaktığı insanların, öncelikle öfkelenenler olduğu, öfkeleri dindiğinde, dünya başlarına yıkıldığında, yapayalnız kaldıklarında, bütün sevdiklerinin onlara sırtını döndüğünde anlamaları alınabilecek en acı derslerden birisidir.
Öfke öylesine kızgın bir taştır ki, o an elimizi ve kendimizi yaktığımızı neden hissedemediğimizi öfke ateşi söndükten sonra anlarız ki, o yanık izleri bütün bir ömür taşıyacağımız izler olarak bizi takip eder. Ve en olmadık yerlerde ve durumlarda karşımıza çıkar, yüzümüze vurulur!
Hz. Mevlana, "Öfke rüzgar gibidir, bir süre sonra diner; ama birçok dal kırılmıştır bile."
derken o ruh halini, öfke dindikten sonra bir daha düzelmesi mümkün olmayan bir hayatı işaret ediyor.
Hz. Peygamber,
"Öfkesini yenen kimsenin kusurunu Allah örter!"
buyuruyor.
Rabbim, cümlemize öfkemizi yenmeyi, sinirlerimize hakim olmayı nasip etsin inşallah!