Admin

'İyilik aradın mı, insanda kötülük kalmaz!'

Admin

Biz, iyilik aramayı kaybettik. Aradığımız iyilik değil çünkü. İyilik aramıyorsanız, aradığınız ne?. İnsanların açıkları mı, kusurları mı, zayıf tarafları mı, zaafları mı?

Bu saha oldukça geniş, konu istemediğiniz kadar çok!

Destek gani!

Herkes birbirini yerden yere vurma sevdasında.

Yaşasın kötülük diyenler, espri filan yapmıyorlar bu alanda.

Kulp takmak, teneke bağlamak, laf uçurmak, laf taşımak, fısıltı gazetelerini 7/24 çalıştırmak, yalanlardan, iftiralardan kuleler inşa etmek, bu işleri yaparken, üzerine çamur sıçramasın gayretleri içerisine girmek olmazsa olmazlardan.

İyilik arasa, insanda kötülük kalmayacak amma işin kolayı varken, zora talip yok!

İyilik aramayı, akıllanmayı, kendini toparlamayı geç yaşlara, ellisinden sonralara bırakan bir anlayış olabilir mi?

Bizde olur!

Biz iyilik meleği rolünü oynar, yılan gibi, akrep gibi sokacağımızı sokar, şüphe bulutlarını kendi üzerimizden uzaklaştırma yollarını deneriz.

İnanın bunu başarmış olan, dünya kadar örnek var!

İyi insanlar, samimi insanlar, doğru ve düzgün insanlar bizim hasımlarımızdır.

Dost görünmek zorunda kalmak gibi, rolümüzü iyi oynamak gibi kabiliyetler geliştirmişiz.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar dense de, yatsıların sayısını artırmak gibi argümanları ve yolları deneneme konusunda kimse elimize su dökemez.

İyilik arayan değil, iyilik arıyormuş gibi yapan baş tacımızdır.

Ruhu kötü olanlar, birilerinin aleyhinde suizanda bulunanlar iftirayı, yalanı, laf çarpmayı, laf atmayı, tahrik ve kışkırtmayı başaranları anlata anlata bitirememe gibi hasletlerimiz zirve yapmıştır.

Siz için şöyle doğru, şöyle samimi, şöyle iyi biri insan diye bir birinin uzun sürekli anlatıldığına şahit oldunuz mu?

Olamazsınız!

Çünkü biz böyle insanları başımız sıkışmadıkça ne anarız, ne de yanlarında dururuz.

Bize laf getiren, dedikoduları ballandıran, ortalığı karıştıran, yalanı doğru gibi anlatan, tevatür ve rivayet konularında hepimizi bam telinden vuran insanlar lazımdır.

Kimimiz onu dinledikçe moralimiz düzeliyor der…

Kimimiz yalan söylüyor amma pek bir tatlı anlatıyor arkadaş der

Kimimiz, sahtekar amma, sevimli, onu dinlediğimde stresim azalıyor diyerek, bu türden insanları arkalar, savunur, yanında durur.

İyilik aramak konusu, iyiliği nerede aramakla ilgilidir.

Çünkü, yalancılarda, laf taşıyanlarda, sahtekarlarda iyilik aradıkları iddiasındadırlar.

İyilik arayanın, kalbinde art niyet kalmaz sevgili okurlar. Kötü bir şey düşünemezsiniz artık. İyiliği bir başkası istedi diye değil, kendiniz için aramaya kalmak kadar güzel bir şey yoktur.

İyilik arama yolunda inşa samimi olmalıdır!

İçten olmalıdır!

Hoşgörü ile yola çıkmalıdır!

Kırıcı ve incitici olmamalıdır’

İnsanları gözlerine bakmak, gözlerin yalan söyleyemeyeceğini bilmek iyilik arayanın en iyi pusulasıdır.

Gözler kalbin aynasıdır, sevgili okurlar!

Bizler gözlere bakmasını unuttuk.

Biz göze değil, söze bakıyoruz.

Sözün bizi avlamasına,

Kandırmasına!

İkna etmesine!

Kendine ram etmesine kapılıp gidiyoruz!

Söz tatlıysa, gönül kapılarımızı açıyoruz. Bir başka şeye inanasımız gelmiyor.

İyilik nedir,

Nasıl olur?

Nasıl yapılır?

Kime ne iyilik yaparsak, o iyilik hayra çıkar?

Hayırlı olur bunları da unuttuk!

Ticarette, siyasette, alışverişte, dostluk ve arkadaşlıklarda aradığımız iyilik ölçüsünün şakülü çoktan kaymış durumda.

Hz. Mevlana, “İyilik aradın mı, insanda kötülük kalmaz!” dese de, bizde kötülük kalmasın gibi bir çabamız yok. İyilik aramanın, iyilik arıyormuş gibi yapmak olduğuna kendimizi o denli inandırmışız ki, iyilik arıyormuş gibi yaparak aldığımız yolların bizleri çıkmaz sokaklara götürdüğünü birtürlü anlamak istemiyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları