Admin

'Hilekârın gözü yaşlı olur!'

Admin

Hile; Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika olarak açıklanmıştır.

Hileye başvuranlara ise hilekâr demişiz.

Hilekârlar her tarafta, her alanda hatta yanı başımızda sevgili okurlar.

Yalan onlarda, göz boyama onlarda, yalan yere yemin etmek onlarda.

Amaçlarına ulaşmak için kumpas kurmak, entrikalar çevirmek, akla-hayale gelmeyen ayak oyunlarına baş vurmak onlarda...

İnsanın en ağırına giden şey, en kaldıramadığı, en affedemediği, en hoş göremediği şey  güvendiğiniz, inandığınız biri tarafından aldatılmak, alavere-dalavere ile  tuzağa düşürülmektir.

Hilekârların yaptığı budur.

Hilekâr, merhametsizdir.

Acımazsızdır.

Allah korkusu yoktur.

En samimi gözüktüğü hallerde dahi, içten pazarlıklıdır.

Hileleri ortaya çıktığında ise, nereden bulduğu belli olmayan bir sürü insanı ricacı, aracı olarak, araya koymaktan çekinmez!

Yazıktır, günahtır, bir daha yapmaz, çoluk-çocuğu perişan oldu benzeri laflarla hilekârların affı noktasında o kadar çok insan gelir ki, şaşırırsınız!

Oysa haksız yere suçlanan masum bir insan için kimsenin parmağını kıpırdatmadığı bir çok olay yaşanmıştır!

Bu vurdumduymazlık toplum olarak bizim ayıbımızdır!

Minareyi çalanın kılıfını hazırladığı gibi

hile ve desise peşinde koşanların, hedeflerine ulaşabilmesi için, onlara her şey mubahtır ve yapamayacakları bir şey yoktur.

Bir çok insan, uyarıları, ikazları, dikkate almamıştır.

"Sinek ufak mide bulandırır"

lafını dillerinden düşürmeyenler dahi, tehlikenin farkına varamamış, kendilerini uyaranları, kıskançlıkla, çekememezlikle suçlarken, hile peşinde koşanların ekmeğine yağ sürdüklerinin farkına varamamışlardır.

Dinimizde hilenin haram olması dahi, hilekârları yolundan çevirememiştir.

Türk Milletine ait bir atasözünde; "

Hilekârın gözü yaşlı olur"

denmektedir.

Hilekâr için, gözü yaşlı olma hali bir istismar vesilesidir.

Bu hali tepe-tepe kullanmaktan çekinmez.

Ağladıkça, kendini paraladıkça, prim yapar, prim yaptıkça da, nice insanın başına çorap örer!

Bu istismara kanıldığı sürece, inanıldığı sürece, kanan ve inananların doğruyu görmelerine, doğru yolu bulmalarına imkan yoktur.

Hilekârın ağlamasına kanan, acıyan, üzülen, merhamet gösteren, teselli eden, yardım elini uzatan destek olmaya kalkan, kapana yakalanmışlara döner de farkına varamaz!

Farkına vardığında ise çoğu kez iş işten geçmiş olur!

Osmanlı döneminin meşhur Divan Şairlerinden Nabi,

" Hileyle iş gören mihnetle can verir"

demiş.

Yani hile yapanların sıkıntı, üzüntü ve bela içerisinde can vereceklerine dikkat çekmiş.

Hile yapan, foyasının ortaya çıkacağını bilmez mi?

Biz ona bilmek istemez diyelim.

Alma mazlumun ahını çıkar aheste, aheste

denmiştir

Hile yapan...

Hile peşinde koşan...

İnsanları kandıran, aldatan...

Oyun oynayan...

Ve kendi çıkarı için yanıltan, çıkarlarına alet eden insanların abad olduğu, dünyanın hiç bir döneminde görülmemiştir.

Aldatanın aldandığını, aldatmakla eline hiç bir şey geçmeyeceğini, hile edenin hile bulacağı açıklansa da, bilinse de, amaçlarına ulaşmak için, sınır tanımayan hilekârlar eninde sonunda, yaptıkları hilelerin başlarına geçeceğini göreceklerdir.

Yaşadığımız dünya bunun örnekleriyle doludur.

Hz. Mevlana, bakın bu konuda ne diyor;

"Hile yıldırıma benzer, onun ışığıyla yolcuların yolu görmelerine imkân yoktur."

Yazarın Diğer Yazıları