Admin

'Dünyayı Erkekler, Erkekleri Kadınlar Yönetir'

Admin

■ Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum

. (Attila İlhan)

***

Kadın üzerinde, her şeyin döndüğü bir vidadır.”diyor, ünlü yazar Tolstoy. Bu öz söz yalın bir anlatımla, “kadın olmadan hiçbir şey olmaz “ anlamındadır. Bir ekleme de ben yapmak istiyorum;

Kadın bir şey değil, her şeydir!

Kadın, aynı zamanda her yaşta ve her yerde anadır, sevgilidir ve kadındır!

Gerçeği Oliver Goldsmith de dile getiriyor;

“Kadınla müziğin yaşı olmaz.”

---

Sıkça tartışılan bir konudur;

Kadının adı var mı dır,  yok mudur?

Kadın-erkek eşitliği belki yasalarda, kitaplar da vardır, ancak pratik de yok gibi görünüyor.

TBMM’deki Kadın Milletvekili, Kadın Belediye Başkan sayısı bu “yok”luğun en somut göstergesi değil midir?

Siyasette olduğu gibi, bürokraside ve yerel yönetimlerde de durum aynıyla vakidir;

Kadının adı yok!

Salı günü “Dünya Kadınlar Gününü “ kutladık, yine bildik, klasik açıklamalar. Yine vatan, millet ve Sakarya Edebiyatları.   Kısa adı TİSK olan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu tarafından bir süre önce yaptırılan araştırma, ülkemizin 2008 yılındaki hazin durumunu ortaya sermektedir;

Ülkemizde her 100 genç kızdan 70’i ne öğretim görüyor, ne de çalışıyor!

Olayın ilginç yönü,

eğitimden ve çalışmaktan yoksun bırakıl an 5.5 milyon genç kızımızın sayısı 16 Avrupa ülkesinin nüfusundan daha çoktur. Bu ülkeler;

Danimarka, Slovakya, Slovenya, Finlandiya, İrlanda, Letonya, Litvanya, Estonya, Lüksemburg, Malta, Norveç, İzlanda, Hırvatistan, Makedonya, Arnavutluk

ve

Kıbrıs Rum Kesimi’dir.

Hiç sorgulaması yapıldı mı acaba;

“5.5 milyon genç insan, çalışma yaşamına  ve ekonomiye katılmadığı, onlara çalışma imkánı yaratılmadığı takdirde ülkemiz nasıl top yekun kalkınmayı gerçekleştirebilecek?”

Biz özcesi kısır döngüler içinde havanda hep su dövmekle zaman tüketiyoruz.

Söz konusu araştırmadan başka ilginç sonuçlar da saptandı. Örneğin, Ülkemizde liseden sonra okuyamayan kız öğrencilerin nedenlerini ve oranlarını şöyle;

Sınavları kazanamayanlar

; Yüzde 29.

Evlenip okumayı bırakanlar;

Yüzde 14.6

Ailesi izin vermeyenler

, Yüzde 10.5.

Okumayı sevmeyenler

; Yüzde 9.8.

6.3.

Diğer nedenlerle;

Yüzde 1.

Diğer araştırmalardan sonuçlar;

Dünya İzleme Enstitüsü;

Türkiye’de kadınların yüzde 58’i şiddet görüyor. Bu oran Etopya’dan bile fazladır.

Violence Afaınıst Women Dergisi;

Türkiye, Ortadoğu Ülkeleri arasında kadına en fazla şiddet uygulayan ülkedir.

TİST Raporu;

Türkiye’de, 15-29 yaş arası kadınların yüzde 66’sı evde oturuyor.

Bu acı sonucun nedeni kimi atasözü ve deyimlerimizde saklıdır;

"Kadının yeri evidir.

Her eve bir baca, her kıza bir koca!"

Ancak bir gerçek var ki;

“Kızını dövmeyen dizini döver.”

Buradaki “dövme” fiilini kızlarına eğitim olanağı vermeyenler ve eve kapatanlar anlamında “dizini sövme” eylemini de pişmanlık anlamında kullanıyorum.

---

■ Elbet sefil olursa kadın, alçalır beşer.

(Tevfik Fikret)

■ Bir Devletin kadınları o milletin ilerleme ölçüsüdür.

(Abdülhak Hamit)

■ Kadının tahmin ettiği şey, erkeğin emin olduğu şeyden daha doğrudur.

(Rudyard Kipling)

...

Kadına ilişkin sorunları Atatürk’ün evrensel görüşleriyle umuda dönüştürmek olanaklıdır.

... Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.

...

Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.

Eleştirisel yaklaşımda bulunalım, anonim bir görüşü de dile getirelim;

“ Dünyayı erkekler, erkekleri kadınlar yönetir.”

...

Kadın konusu tüm sorunlarıyla birlikte  sürekli gündemdedir. Ancak gerçek olan şu ki çözümlerinde gerekli ivme yakalanmamıştır.   Bu bağlamda Tolstoy doğruyu dile getiriyor;

“Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele, her zaman yepyenidir.”

Yazarın Diğer Yazıları