Admin

'Bütün şehir ellerinden öperler!'

Admin

“ Köyün muhtarına, köy kahvesinde köylüler, Muhtar demişler, bak yolumuz yok, suyumuz yok, elektriğimiz yok, bunları Kaymakam beye bir, bir anlat, selam kelam faslını da, sen bizden daha iyi bilirsin.

Muhtar ertesi gün, öğleye yakın İlçeye varmış.

Kaymakamın kapısına vardığında, dur demişler, kim olduğunu önce bir anlayalım.

Muhtar kendini tanıtmış, on-on beş dakika sonra içeri almışlar.

Kaymakam, Muhtarı görünce ayağa kalkmış ve gürlemiş!

Yine ne şikayetiniz var? Neden geldin Muhtar? Ben size benden habersiz buraya gelmeyeceksiniz demedim mi?

Muhtar’ın adeta nutku tutulmuş, eğmiş boynunu.

Kaymakam tekrar sormuş;

Madem gelmişsin ne diyeceksen çabuk söyle!...

Ayakları titreyen Muhtar, bütün söyleyeceklerini bir anda unutmuş!

Şey...Kaymakam Bey demiş, Köyümüzün sana çok selamı var, ellerinden öperler...”

Bu hikaye neyi mi hatırlatıyor!

Bizi sevgili okurlar!

Biz derken şehrimizi, halimizi ve ahvalimizi…

Hikayede muhtar korkudan ne söyleyeceğini unuturken, biz bambaşka heyecanlardan söylememiz gereken ne varsa unutuyoruz.

Köy köye, şehir şehre, olay olaya benzer, yanlışlar olursa sürçü lisan ettik ise af ola denilmiştir.

Çünkü düne döndük!

Şehrimize Bakanlarımız gelecekler, toplanacağız beş yıldızlı otellerimizin birinde.

Yine soracaklar, ey Konya’nın ileri gelenleri, en önde yürüyenleri, ne istiyorsunuz Konya’ya…

Sevindirik olacağız, elimiz ayağımıza karışacak, dilimiz dolaşacak, kendimizi anlatmaktan, kendinizi öne çıkarmaktan, Konya’ya ne lazım, ne lüzumlu, hangi işler yarım, hangi işler askıda, hangi işler bitmek üzereyken bitmiyor, heyecandan, dizlerimizin bağı çözüldüğünden unutacağız.

Kendini tanıtma heveslileri, yine kimseye fırsat ve imkan tanımayacaklar.

Yeni dönemin yeni yüzleri, yeni ön sıralarda yer almak isteyenleri, Bakanların çevresini sarıp sarmalayacaklar!

Kürsülerde tarım şehri, sanayi şehri, turizm şehri diye söyleyip geçtikten sonra, şehir için hiçbir şey istemeden gelen misafirleri uğurlayacağız hep birlikte…

Sayın Bakanlar, Konya madem bizi bu kadar çok seviyor, gelmemizden demek bu kadar memnun ve mutlular, bizde bu kürsüden onlara sevgi ve selamlarımızı gönderiyoruz diyecekler.

Yine Bakanların masalarında oturacağız, karelerde görüneceğiz,

“selfie”

yapacağız, en yapmacık kahkahaları atacağız. Eller havada, yan yana, ayakta pozlar verecek ve Sayın Bakanımızla birlikte diye anında paylaşacağız.

Beğeni ve yorumlarla içmeden sarhoş olanlara döneceğiz.

Bakanlar soracaklar, şehrimizde durum nasıl?

Hoş geldiniz Sayın Bakanım! Siz geldiniz ya yeter! Sizi aramızda görmekten….Ne iyi yaptınız da geldiniz! Valla şu masada olmak, hemen yanı başınızda bulunmak bize yeter de artar!

Ha…şehir mi?

Şehir pek iyi Sayın Bakanım! Zatıalinize duacılar, ellerinizden öperler!

Buradan Sayın Başbakanımıza ve Sayın Cumhurbaşkanımıza saygı ve hürmetlerimizi sunarız!

Ne istiyorsunuz?

Aman Sayın Bakanım ne münasebet! Biz ne isteyelim ki…

Zatıaliniz gelmişler, teşrif etmişler, şehrimizi ve bizleri şereflendirmişler! Merak buyurmayın, her şey yolunda…

Yarım kalan yatırımlarınız filan vardı… Bak ben ilgili arkadaşları da getirdim yanımda…

Hoş gelmişler, sefa gelmişler Müdürlerimiz…Mühim olan gelmenizdi Sayın Bakanım.

İnanın bizi ihya ettiniz, Sayın Bakanımızın şehrimizde olması, yanımızda ve soframızda olması bizim için zaten ayrı bir devlet Sayın Bakanım.

Arkadaşlar not alacaklardı.

Biz halimizden ve durumumuzdan memnunuz Sayın Bakanım.

Ufak-tefek şeyler varsa da, onların ne yeri-ne zamanı. Ankara’ya geldiğimizde arz ederiz inşallah, denilecek!

Konya yine o bildik, tanıdık haline dönecek. Beni bir gören olur, halimi sormadan, ha…şu işler yarım kalmış tamamlayalım, bitirelim diyen olur mu, diye bekleyecek.

Birlikte Konya’yız diye iftarlarda Konya pilavı yenecek, pişirenin eline sağlık denecek, eller her zaman olduğu gibi poz verme adına kenetlenecek, havaya kaldırılacak, flaşlar patlayacak, gülücükler görülecek, karelere girilecek!

Sonrası,  Bayramdan sonra biz bize kalacağız!

Ne mi diyeceğiz; Ey Ankara! Konya’nın çok selamı var, bütün şehir ellerinden öperler!

Yazarın Diğer Yazıları