Admin

'Aşk, Yüreklerden Gökyüzüne Uzanan Ateşten Merdivendir'

Admin

■ Bir şeyi çok sevmek, insanı o şeye karşı kör ve sağır yapar. (Hz. Muhammed)

■ Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim. Olur ya.Kalp durur.Akıl unutur. Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur. (Hz. Mevlana)

***

Gündemde can sıkıcı, acıtıcı, hüzün ve mutsuzluk dolu olaylar geçidi yer alıyor.

Olumsuzluklara karşın umutsuz muyuz? Kuşkusuz hayır! Umudun bittiği yerde umutsuzluk başlar ki, bu da yaşam nokta koymak bağlamındadır. Madem yaşıyoruz, yaşamak bile değer yargısıdır günümüzde..

Hava karanlık, çevre sesiz,gökyüzünde kara

Bulutlar dolaşırken yalnızlık ıslık çalıyor. Bu ruh halinde her zaman Ömer Hayamın

yaşama sevinci dolu Rubaisini anımsarım;

“İç bade, sev güzel var ise aklı şuurun.

Dünya var imiş ya ki yok imiş ne umurun”

...

Yalnız şimdi değil her dem sevmek gerek.

Sevmek gamın, kederin yelken açıp kaçması, yeni bir yaşamın başlaması demek.

Sevginin yılı, ayı, günü, gündüzü ve gecesi olmaz. Sevginin mevsimi, mekânı da yoktur. Gerçek, sevgi, ilkbahar, yaz,, sonbahar hatta kıştır. İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur. Sevgi karada, denizde ve hava’dadır. Uçakta, denizde, otobüstedir.Sevginin nerede, nasıl ve ne zaman yüreğinizin ortasına bir mermi gibi gelip saplanacağı bilinmez. Ok bir kez yaydan çıktı mı, hedef bellidir. Sevgi kimi koşullarda, ayrılıktır, özlemdir, gurbettir, ıslanmış bir mendildir.

...

Âşık Veysel'e sormuşlar;

- Sizce aşk nedir?

Âşık Veysel gülümsemiş ve demiş ki:

- Seversin, kavuşamazsın, aşk olur!

Gerçek sevgi zamanın kısıtlayıcı sınırına sığmayacak kadar yüce ve büyüktür.

Fuzuli, her şeyin aşktan ibaret olduğuna vurgu yaparken, Tolstoy, “Hayat Üzerine” adlı yapıtında diyor ki; “Aşk, insanın mantıklı olan tek işidir; aşk, en mantıklı, en ışıklı ruh halidir. Biricik ihtiyacı akıl güneşini hiçbir şeyin kendisinden gizlememesidir, yalnız bu geliştirir onu. Aşk, gerçek zenginlik, en üstün zenginliktir; hayatın bütün zıtlıklarını çözer; ölüm dehşetini silmekle kalmaz, insanı kendini başkaları için feda etmeye yöneltir; çünkü hayatını sevdikleri için feda edenlerin aşkından başka aşk yoktur; aşk, ancak kendi kendimizin feda edilişi olduğu zaman bu ada layıktır. Bunun için de gerçek aşk, bireysel mutluluğa erişmesinin mümkün olmadığını anladığı zaman gerçekleşir.”

...

H. Cibra’nın aşk için neler diyor;

“Aşkı konuşmak için dudaklarımı suyla, ateşle temizledim. Ama hiçbir sözcük bulamadım. Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, Yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü. Ey bana sırların varlığına inandığım Aşk’ı soran sizler, aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın değerini sormaya geliyorum. Sorularımı kim yanıtlayabilir. İçinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu açıklayabilir? Aşk adına söyleyin; yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir? Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder nedir? Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? “

...

Ünlülerin sevmeye ilişkin özdeyiş niteliğindeki yorumlarını aktaralım;

■ İlk ve son aşkımız kendimize karşı olandır. (Bovee)

■ Aşk, masraflarla çevrilmiş bir duygu okyanusudur. (Lord Dewar)

■ Gençlerin istekleri; Aşk, Para, sağlık. Yaşlıların istekleri; sağlık, para, aştır.

Erkekler aşka aşık olarak başlarlar, kadınlara aşık olarak bitirirler; kadınlar da erkeklere aşık olarak başlar, aşka aşık olarak bitirirler. (Remy de Gourmont)

■ Aşk Fransa'da bir komedi, İngiltere'de bir trajedi, İtalya'da bir opera, Almanya'da bir melodramdır. (Blessington)

■ Aşk, deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, nereden nereye gittiğini kestiremeyiz. (Borne)

■ Aşkın gözü kördür. (Propertius)

■ Aşk, yüreklerden gökyüzüne kadar uzanan ateşten bir merdivendir. (E.Geibel)

■ “Aşk, yepyeni kalabilen eski bir masaldır.” (H.Heine)

■ “Aşkın gelişi, aklın gidişidir.”

(Antoine Bret)

■ “Beni az, ama uzun sev.” (Marlowe)

■ “Aşk, geceyi bile gün ışığına boğabilir.” A. Salle

■ “Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi de bilmez” (Anonim)

■ “Aşk, sürekli bir mutluluktur. “

(George Sand)

....

Her gece açıp penceremi bağırıyorum:

“Seni seviyorum, duyuyor musun?”

Arada evler oteller, dükkânlar

Çekip o evleri, otelleri bir kenara

Her gece sokak sokak seni arıyorum

Arada rıhtım var, deniz var, vapurlar…

Denizi, vapurları koşa koşa geçiyorum

Ay altında kalkan uçaklara yetişip

İtiş kakış bilekler, eller, ayaklar

Her gece sana doğru geliyorum tekrar tekrar.

(Necati Cumalı)

Milletvekilleri de insan olduklarına göre aşkı da konuşacaklar. Önceki dönemlerde Meclis kulisinde, haber niteliği taşıyan, aşk söyleşisi;

“Aşkın tarifi var mıdır? Ömrü kaç yıldır? Evlilik aşkı öldürür mü? Meclis kulisinde milletvekilleriyle sohbet ederken konu aşk ve evliliğe geldi. Sohbet koyulaşınca bir anda vekillerimizin çoğunun sevdalı olduğu anlaşıldı; aşkın kimi tanımları yapıldı. Sonuçta da vekillerimizin aşk konusunda ne kadar bilgili oldukları ortaya çıktı. Örneğin, 30 yıllık evli olan eski bir Milletvekili aşk yapmış yapmasına ama

- kendi deyimiyle- bir süre sonra aşk bitmiş. Evliliği 4 evreye ayıran söz konusu milletvekiline göre ilk yıllar aşk dolu geçer, sonraki yıllar sevgiye dönüşür; ardından aynı çatı altında arkadaşlık başlar, evliliğin sonlarında ise eşler birbirlerine komşu olur.

Dayanamayıp Milletvekiline soruldu;

-Siz hangi aşamadasınız?

Vekilimiz önce güldü, sonra 'Hanım kızar' diyerek ser verip sır vermedi. Bir başka milletvekili takılmadan edemedi;

- Şimdi eşi ile iyi komşularmış.

Milletvekiline göre aşkın üç evresi var;

Körlük, sağırlık ve uyanış.

...

Nar tanem, nur tanem, bir tanem

Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın ağulum

Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Yoluna bir can koyduğum

Gökte ararken yerde bulduğum

Karadutum, çatal karam, çingenem

Daha nem olacaktın bir tanem

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın.”

(Bedri Rahmi Eyüpoğlu)

...

■ Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için âlemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı. Aşk engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı. (Hz. Mevlana)

...

Sen hiç seven yürek görmedin mi?

Görmedinse, eğil bak yüreğime.

Bu saçlar senin, kıvır kıvır

Bu eller işte sütbeyaz.

Bu atar, bu toplardamar;

Sağ karıncıkta yosunsu gözlerin,

Bu yürek gerçi benim yürek amma;

İmza, senin. ( A.Rıdvan Bülbül)

...

Yazarın Diğer Yazıları