'ALLAH BİRDİR, PEYGAMBER HAK'
Admin
Allah birdir, Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası
Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i
Hep Adem'in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi?
Kuran'a bak İncil'e bak
Dört kitabın dördü de Hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası
Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi
Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ateş
Söndürmektir tek çaresi
Kimi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası.
Şu alemi yaratan bir
Odur külli şeye kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası.
Cümle canlı hep topraktan
Var olmuşuz emir Haktan
Rahmet dile sen Allah'tan
Tükenmez rahmet deryası
..
Veysel sapma sağa sola
Sen Allah'tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…
(Aşık Veysel)
...
Büyük halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu öleli 43 yıl oldu. Konya Kültür ve Turizm Derneğinin altın yıllarında Feyzi Halıcı’nın Başkan olduğu, 2. Başkanlığı yürüttüğüm süreçte tanıdım. Usta ile sanat- edebiyat içerikli söyleşilerde bulunduk. Yurt ve sosyal sorunlara dönük çok duyarlı bir halk ozanıydı rahmetli . Tün şiirleri anlamlı ve güzeldi, fakat
"Uzun İnce Bir Yoldayım", "Dostlar Beni Hatırlasın", "Kara Toprak" gibi eserleri ile ölümsüzleşmişti.
--
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece
(Aşık Veysel Şatıroğlu)
---
20. yüzyıl aşık halk edebiyatının son halkası Aşık Veysel, 1894'te Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan Köyü’nde dünyaya geldi. Asıl adı Veysel Şatıroğlu'dur. Veysel'in iki kız kardeşi yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı gözlerini kaybetti. Babasının kendisine oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başlayan Aşık Veysel, daha sonra Ahmet Kutsi Tecer'in özendirmesiyle kendi sözlerini yazıp söyledi. Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin adlı saz ustalarından ders alan büyük usta Veysel Şatıroğlu şiirlerinde; yurt sevgisi, kardeşlik, birlik, dünyanın geçiciliği, ölüm, sevgi gibi temaları sıkça işledi.
---
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın.
(Aşık Veysel Şatıroğlu)
...
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sâdık yârim kara topraktır
Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yârim kara topraktır.
(Aşık Veysel Şatıroğlu)
...
“
Aşık Veysel, 1933’e kadar usta ozanlarından şiirlerinden çaldı, söyledi. Cumhuriyet’in 10. yılında Kutsi Tecer’in eş güdümünde bütün halk ozanları Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk üzerine şiirler yazdılar. Arasında Veysel’in şiirleri de vardı. Veysel’in gün ışığına çıkan ilk şiiri böylece “Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası”... dizesiyle başlayan şiir oldu. Bu şiirin gün yüzüne çıkışı, Veysel’in de köyünden dışarıya çıkması anlamına geliyordu. O zaman Sivrialan’ın bağlı olduğu Ağacakışla Nahiyesi Müdürü Ali Rıza Bey, Veysel’in destanını çok beğeniyor, Ankara’ya göndermek istiyordu.Veysel ise “Ata’ya ben giderim” diye arkadaşı İbrahim ile yürüyerek yola düştüler. Veysel Ankara’da tanıdıkların evlerinde 45 gün konuk kaldı. Destanı Atatürk’e getirmek hevesiyle geldiğini söylüyorsa da okumak kısmet olmadı. Ancak, Ulus basımevinde destanı gazeteye verildi ve gazetede üç gün boyunca yayınlandı. Sonra da bütün yurdu dolaşmaya, dolaştığı yerlerde çalıp-söylemeye başladı. Köy Enstitüleri’nin kurulmasıyla yine Ahmet Kutsi Tecer’in katkılarıyla, sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu, Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitüleri’nde saz öğretmenliği yaptı. Bu okullarda Türkiye’nin kültür yaşamına damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buldu. 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, özel bir kanunla Âşık Veysel’e, “Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü” 500 lira aylık bağlandı.21 Mart 1973 günü, sabaha karşı saat 3.30’da doğduğu köy olan Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde yaşama veda etti.”
---
Bütün kusurumuzu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarımı düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sâdık yârim kara topraktır
Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sâdık yârim kara topraktır
(Aşık Veysel Şatıroğlu)
...
Büyük usta Âşık Veysel’i 43. ölüm yılında saygıyla anıyor, dizleriyle yaşatıyoruz..