Futbol taraftarla güzel. Ama Konyaspor tribünleri birkaç yıldır sessiz.
Geçen hafta Diyarbakır’da gördüğümüz taraftarı, kendi sahamızdaki manzarayla kıyaslayınca üzülmemek mümkün değil.
Pazar günü, saat 16.00, hava güzel, üstelik biletler de pahalı değil.
Daha ne olsun?
Elbette kimseyi zorla stada getiremezsiniz. Taraftarlık gönül işidir. Ama o gönlü kazanmak da başarıdan geçer.
Konyaspor’un taraftara en çok ihtiyaç duyduğu maçta tribünlerin boş kalmasını anlamakta zorlanıyorum.
Gelelim sahaya…
İlk yarı tatsız tuzsuz. Takımın hatları arasında kopukluk var.
Tam devreye golsüz gireceğiz derken Awaziem sahneye çıktı. 43. dakikada gelen gol, hepimize nefes aldırdı.
İkinci yarıda daha iyi bir Konyaspor izledik. 56. dakikada yine Awaziem! Bu kez kornerden gelen topu tamamladı: 2-0.
Gençlerbirliği farkı azaltmak için yüklendi. Ama Konyaspor son bölümde akıllı oynadı, skoru korudu ve üç puanı aldı.
İlhan Palut ve öğrencilerini kutluyorum.
Bir de hakem meselesi var…
Yazmayayım diyorum ama insan sormadan edemiyor:
İkili mücadelelerde takdir hakları neden hep rakipten yana?
Konyaspor, kaybettiği maçlarda da çoğu zaman kötü değildi.
Şanssızlıklar ve tartışmalı hakem kararları puan kayıplarını beraberinde getirdi.
Bu galibiyet, kötü gidişe son verdi.
Şimdi sıra tribünlerde.
Konyaspor sahada kazanıyor. Peki, taraftar gönlünü yeniden kazanabilecek mi?