Abdullah Leblebici

Kendimize soralım, Konya artık huzur şehri mi? Değil mi?

Abdullah Leblebici

EVET… Üç günde üç cinayet… Trafik kazaları, kavgalar ve giderek sertleşen şehir hayatı.

Konya… Yıllardır “Huzurun, hoşgörünün ve sakinliğin BAŞ şehri” olarak bilinir.

Ancak son günlerde Konya’dan gelen haberler, insanın ister istemez şu soruyu sormasına neden oluyor.

Konya artık eski Konya mı? 11, 12 ve 13 Ağustos… Sadece üç gün içinde üç ayrı bıçaklı saldırı ve üç can kaybı.

Meram’da, Selçuklu ’da, Yine Selçuklu ‘da… Üç gün… Üç insan… Üç aile… Üç cenaze…

Ve hepsinin ortak noktasında “tartışma” var. İnsanın aklına şu soru geliyor: Biz ne zaman bu kadar kolay öfkelenir olduk?

Bir söz… Trafikte bir bakış… Bir alacak meselesi… Bir işyeri tartışması… Bir anlık öfke… 

Ve sonuç: Bir insanın hayatı sona eriyor.

Bıçak neden bu kadar kolay çekiliyor?

Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu burada. Mesele sadece üç cinayet değil. Mesele, toplumdaki öfke eşiğinin giderek düşmesi. Eskiden insanlar tartışır, bağırır, belki küserdi.

Şimdi ise bazı tartışmaların sonu bıçakla, silahla, yumrukla bitiyor.

Üstelik olayların önemli bir bölümü planlı büyük suç örgütlerinden değil, gündelik hayatın içindeki basit anlaşmazlıklardan çıkıyor.

İşte tehlike tam da burada.
Çünkü sokakta yürüyen vatandaş, karşısındaki insanın öfkesinin hangi noktada kontrolden çıkacağını bilemez.

Trafikte de durum farklı değil Konya'nın yollarında da benzer bir gerilim var.

Korna sesleri, yol vermeme tartışmaları, trafikte birbirinin üzerine araç sürmeler, kavga görüntüleri… Trafik artık yalnızca ulaşım meselesi olmaktan çıkıyor.

Sabır meselesine dönüşüyor.

Bir sürücünün yaptığı hata, başka bir sürücünün öfkesiyle birleştiğinde birkaç saniye içinde büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor.

Üstelik trafik kazaları da şehir hayatının acı gerçeklerinden biri.

Konya'nın geniş coğrafyası, uzun karayolları ve yoğun araç trafiği düşünüldüğünde, trafik güvenliği konusu asayiş kadar önemli.

Huzur şehri olmak sadece suç oranlarının düşük olmasıyla ölçülmez.

İnsanların kendisini güvende hissetmesi gerekir. Anne çocuğunu sokağa gönderdiğinde endişe etmemeli.

Sadece polisiye tedbir yetmez Polisin görevi elbette çok önemli.

Suç işlenmeden önce caydırıcılık, suç işlendikten sonra hızlı müdahale ve adaletin etkin biçimde işlemesi şart.

Ama mesele bundan daha büyük.

Aile var. Eğitim var. Gençlik var. Bağımlılıklarla mücadele var. Sosyal medya dili var. Toplumdaki öfke ve tahammülsüzlük var.

VAR da VAR…

Öncelikle aileler daha sonra Konya'nın bütün kurumları bu soruya eğilmeli

AİLELER… Valilik… Emniyet… Belediyeler… Milli Eğitim… Sivil toplum kuruluşları… Üniversiteler… Ve… Muhtarlar…

Konya'nın huzur şehri kimliğini kaybetmemesi için daha kaç canın gitmesini bekleyeceğiz?

Yazarın Diğer Yazıları