Sıçrama!..

Sıçrama!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Sıçrama!..
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüsünde yakalanırsın demişler! Demişler de, bildiğimiz o çekirge, Oğuz Yılmaz’ın

“Hoplayıver çekirge/ zıplayıver çekirge / Pıtı pıtı pıtı çekirge!”

türküsünde kalıp-gitmişti galiba!

İşimiz ne çekirge, nede onun sıçraması. Bizim kastımız şehrin sıçramasının ne anlama geldiği!

Eskiler, sıçrama tahtası tabiri kullanırlardı.

Hayatta yükselme peşinde koşanlara şu, şu mevkileri sıçrama tahtası olarak kullan, ondan sonra hedefine doğru yürü git diye öğütler verirlerdi.

Sıçramayı başarmak, tek adımda belirli bir mesafeyi aşmaya benziyor.

Önünüzdeki engeli dengeli bir sıçramayla aşıp geçiveriyorsunuz!

Şehirlerin sıçraması daha bir başka!

Büyüklerimiz yeni bir sıçrama dönemine başlıyoruz demişler!

Doğrudur, hatta vardır bir bildikleri!

Daha önce nereye sıçramıştık? Nereye kadar sıçramıştık?

Bundan sonra nereye kadar daha sıçrayacağız?

Böyle sorular, az biraz karışık sorular!

Koskoca Konya!...Selçuklunun Başkenti! Diyar-ı Mevlana!

Tarımda, sanayide sıçradığı ve sıçramak üzere olduğu yerler konusunda umut dolu bir şehir!

Hem bir Başkent daima Başkenttir, sözünü dilinizden düşürmeyeceksiniz, hem de, yeni bir sıçrama dönemine geçeceksiniz!

Sıçrama ne demek?

Cilalamak mı ? Makyaj mı? Aksesuar takmak mı?

İşte bedestenin hali!

Bedesten tanıtım istiyor, yani sıçrama yapmayı bekliyor! Laf ile sıçramak en kolayı!

Sonra daha ciddi söylemler var.

Mesela, topyekün kalkınma! Topyekün kalkınmanın içinde ne var?

Yeni bir sıçrama yaşanmasının gerekleri bazı kapasitelere bağlanmış;

Turizm kapasitesi… Otel kapasitesi…

Sonra altyapılar arka arkaya sıralanmış!

Kültürel kalkınma altyapısı… Sosyal kalkınma altyapısı… Kadın lokalleri…Gençlik merkezleri… Mesleki eğitim merkezleri… Fiziki gelişim altyapısı… Eğitim altyapısı…

Bu sayılanlar, bugüne kadar yapılan ve edilenlerin toplamı değil mi?

Kaleden kaleye Şahin uçurdum, ah ile vah ile ömür geçirdim der gibi bir şey!

Sonracığıma, Şehrimiz kültür başşehriymiş!

Selçuklunun payitahtı olduğundan beri bu böyle sevgili ve saygıdeğer büyüklerimiz!

Şehrin, Kültür Başşehri olduğuna itiraz etmek kimin haddine! İtirazlar, kültüre önem verme konusunda nerelerde olunduğu!

Bir şehre Kültür Başşehri diyeceksiniz, şehrin yerel sanatçısına, sanatkârına, kültürel değerlerine sahip çıkmayacaksınız! Kaç programda kendi sanatçılarınıza yer verdiniz? Kaç yerel sanatçınıza ödül verdiniz? Kaç tanesine sergi açma imkanı tanıdınız, kaç tanesini desteklediğinizi gösterdiniz? İthal sanatçılarla doldurduğunuz sahneler ve meydanların ağzı -dili olsa da konuşsa.

Beyefendi ve Hanımefendi olanlarını tenzih ederek, kaprislerinden, havalarından, yanlarına varılmayan bir çok ithal sanatçıyı hala bu şehre dayatmaya devam ediyorsunuz.

Kendi kültürünün önemli bir bölümüne destek verme konusunda sıçrama yapmayı düşünmeyen, yerinde sayan anlayışlarla nereye varmak istediğinizi ara-ara düşündüğünüz oluyor mu?

Şu şehirde destek verdiğiniz, elinden tuttuğunuz, imkan sağladığınız yerel sanatkâr ve sanatçı sayısını ve isimlerini hayırlısı ile bir duysaydık, yada kamuoyu ile bir paylaşabilseydiniz!

Parklarla, bahçelerle sıçrama, parktan parka, bahçeden bahçeye olur ancak!

Topyekün kalkınma adına sıçrama ise ciddi bir şey.

Boya, sıva, cila gibi kamuflaj malzemesiyle de,  bir yere kadar gidiliyor! Boya akıyor, sıva dökülüyor, cila sırıtıyor!

Sıçrama konusu ise, bir başka bahara kalmaya devam ediyor!

Bakmadan Geçme