Sevimli bir canavardır enflasyon!..
Sevimli bir canavardır enflasyon!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Seçime şunun şurasında bir kaç gün kaldı. Çarşı-pazar ve market fiyatları kendiliğinden bir kaç basamak atlayıp, ufaktan-ufaktan kendi rekorlarını kırmaya doğru yükselişe geçmiş durumdalar.
Fakir-fukara, garip-guraba kimin umurunda.
Ortalığın toz-duman olduğu, koyunun can derdine, kasabın mal derdine düştüğü böyle zamanlarda kimse kimseyi görmez.
Enflasyonun en rahat at koşturduğu, palazlandığı, büyüdüğü, serpildiği, tekeden süt çıkardığı zamanlardır bu zamanlar.
Üstüne üstlük, seçim sonrasında mübarek Ramazan da geliyor!
Enflasyon dediğiniz ne ki...Kuzu gibi, oğlak gibi pek bir sevimli.
Hopluyor, zıplıyor, cadde ve sokaklarımızda.
Hiç mi hiç şikayetiniz yok, bu kuzudan! Yok ki, o mu kuzu, biz mi, diye sormak bile aklımıza gelmiyor!
Temsilde hata olmasın, bir liralık bir ürüne önce 25 kuruş eklemişler, ardından bir on kuruş daha...Sonra bir on beş kuruş daha!
On kuruş ne ki, sakız parası!
Bir bakmışsınız o ürün olmuş 1.5 lira!
Onunla kalsa iyi, iğneden ipliğe ne varsa küçük-küçük, minik-minik, insanları ürkütmeden, hissettirmeden, uyandırmadan kuruşlu zamlar eklenmiş, tepki beklenmiş!
Bakmışlar ki tepkinin
"T"
si yok. Millet Alışveriş merkezlerinden çıkmıyor, vur patlasın-çal oynasın havalarında.
Adam elini cebine attığında en az yarım düzine kart çıkarıyor. Kartı çek, doldur poşetleri, enflasyon canavar olsa kaç yazar!
Neticede bizden biri, içimizden biri, sevimli bir canavardır enflasyon!
Kişi başına düşen milli gelir on bin doların bilmem ne kadar üstünde diyorlar çocuk misali seviniyoruz, zengin olduk diye! Sevinenlere şu dolarlardan üzerinde 1 dolar yazanından bir tanesini cebinden çıkarda göster diyorsunuz, size sinirleniyor!
Enflasyon rakamlarını inandırıcı buluyor musunuz diye sorduğunuz soruya, ben buralı değilim, bir akrabamı ziyarete gelmiştim, diye alakasız cevaplar veriyor!
Ne yapsın enflasyon?
Bizi sevdiği kadar, hiç kimseyi sevmedi diyeceğiz, bir çoğunuz, vallahi de, billahi de doğru diyeceksiniz hep beraber!
Enflasyon Ramazanı pek seviyor. Esnafımızı zam yapmaya teşvik eden de o!...
Esnafımız hemen her Ramazan sanki zam yapma mecburiyeti varmış gibi, fiyatlara şöyle bir dokunmaktan kendisini alamıyor: Çünkü; Arkanda ben varım, korkma diyen kapı gibi bir enflasyon var. Sizde insansınız, sizin de çoluğunuz, çocuğunuz var, dükkan kirası, çalışanların aylığı, sigortası, elektrik, su, doğalgaz derken kolay mı işyerinin dönmesi diyerek çeliyor akıllarını, sonrası on kuruşlarla adım adım ilerleyen zamlar!
Mesela Et sektörü ağlamaklı!...Et alan yok diyorlar. Bu fiyata nasıl alsın insanlar diyemiyorlar!
Fahiş fiyattan satışa sundukları o eti kime satacaklar?
Kantarın topuzu çoktan kaçtı sevgili okurlar. İşler şirazesinden çıkalıda çok oldu.
Halk sağlığı, hijyen gibi konuların en sisli ve puslu günleri seçim ve benzeri öncesine denk gelen günler olduğundan enflasyonun bayram yaptığı, çiftetelli oynadığı günlerdeyiz.
Enflasyon denen sevimli canavar, başımızın tacı, her derdin ilacı!
Evlerde baş köşede misafir, çaylar, kahveler gırla. Çarşı- pazarda ona yapılan ikramı anlatsak roman olur.
Enflasyon rakamları kimseyi tatmin etmiyor deselerde inanmayın, ne aldıran var, ne de neden böyle oluyor diyen!
Erkin Koray'ın ne diyordu,
"Fesuphanallah"
şarkısında
"Alemin keyfi yerinde yine maşallah / Bize de bir gün kader güler güler inşallah /Böyle gelmiş böyle gidecek korkarım Vallah / Yok mu çaresi dostlar fesuphanallah"
Bakmadan Geçme