Şehitler Ölüm Acısı Duymaz!
Şehitler Ölüm Acısı Duymaz! - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetei
■
Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.
(Hz. Muhammed)
...
Terör hızı artırdı, her gün yeni terör olaylarıyla evlere ateş düşüyor. Analar, babalar, kardeşler ve akrabalar ağlıyor.
Her metrekaresi şehit kanlarıyla sulanmış cennet vatanımızın bekçisiniz, sonsuza değin bu böyle devam edecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın! Şehit kavramının çoğulu “şüheda”dır. Yani, şehitler. Şehit: Kutsal bir ülkü ve inanç, özellikle yurt için savaşırken ölen kimsedir. Şehit olmak: Yurdu, ülküsü ya da inancı uğruna savaşırken ölmektir. Şehit etmek: Yurdu, inancı ya da ülküsü için savaşan birini öldürmek. Şehitlik (şahadet): Yüksek bir ülkü yolunda ölme, şehit olma. Şahadet etmek: Tanık olduğu olayla ilgili olarak gördüklerini, bildiklerini söylemektir.
---
Hz. İbnu Ömer anlatıyor:
“Resulullah, Hz. Ömer’in üzerinde beyaz bir gömlek görünce sordu;
- Bu elbisen yıkandı mı, yeni mi?”
Hz. Ömer, yanıt verdi;
- Hayır! Yeni değil yıkanmıştır!”
Aleyhissalatu vesselam buyurdu ki;
-Yeniyi giyesin, hamdedici yaşayasın ve şehit olarak ölesin!
---
Hz. Peygamberden şehitlik yaklaşımları
■
Allahü teâlâdan, ihlâsla şehitlik isteyen, yatağında ölse de şehit olur. (Müslim)
■
Şehid, ölüm acısı duymaz. (Beyhekim)
■
Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz fark edemiyorsunuz. (Bakara, 2/154)
■
Dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Kim Allah yolunda çarpışır sonra öldürülür ya da üstün gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz. (Nisa, 4/74)
■
Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Onlar diri olup en yüce kattadırlar. Allahın kendilerine vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler ve arkalarından henüz onlara kavuşmamış olanları, kendilerine bir korku olmayacağı ve üzülmeyecekleri üzere müjdelerler.
(Ali İmran, 3/169-170)
■
Eğer Allah yolunda öldürülürseniz ya da ölürseniz, Allah’ın size lütfedeceği mağfiret onların biriktirdiklerinden hayırlıdır. Ölseniz de öldürülseniz de Allah’ın huzurunda
toplanacaksınız. ( 3/157-158)
■
Kim hasta halde ölürse şehit olarak ölmüştür ve kabir azabından korunmuştur, sabah-akşam cennetten rızıklandırılır.
■
Kimin malının yanına gasbetmek ya da çalmak için gidilir, bu amaçla mal sahibiyle tartışılır ve mal sahibi öldürülürse, o kimse şehit olu. Kimin malı zulüm yoluyla elinden alınmak istenir ve bu yolda öldürülürse, o kimse şehittir.
■
Yeryüzü şehitlerin kanından kurumadan önce, onu, hurilerden iki karısı, emzikli yavrularını çöl bir arazide kaybedip aniden bulan anne heyecanıyla, her birinin elinde -dünya ve içindekilerden daha değerli- birer takım elbise olduğu halde karşılarlar.
----
Hz. Mevlana’ya ders sırasında sordular;
“Şehitler ölüm acısı duyar mı?”
“ Suçsuz Müslümanları, kadınları ve çocukları öldürürlerse öldürülen insanlar şehit olur ve öldürülürken yapılan işkencelerin acısını duymazlar.”
Bunu duyanlar hayretler içinde sordular;
“Hiç mi duymazlar efendim?”
“ Hiç duymazlar, ölürken kabirde ihsan edilecek olan cennet nimetlerini görerek çok sevinir ve neşelenirler.
---
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın. Heyhât! Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât.
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.
Çanakkale şehitleri- Mehmet Akif Ersoy)
Bakmadan Geçme