Seçime 5 Kala...

Seçime 5 Kala... - Yeni Meram Gazetesi - Rıdvan Bülbül

Seçime 5 Kala...
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yaşam kalitemizi, sosyal dokumuzu en önemlisi de “ Demokrasinin neresindeyiz?” sorusunun yanıt bulacağı seçime beş kala

siyaset dünyasından ilginç kareler yansıyor. Bu bağlamda Liderler ve çalışma arkadaşları partilerine oy devşirmek için kılıktan kılığa, giriyor, kimi mesleklere özeniyor, mizahsal bir yaklaşımla sürece renk katmaya çalışıyorlar. AK Genel Başkanı ve Başbakan hemşerimiz  Ahmet Davutoğlu, Karadeniz’de balıkçılığa soyunuyor, tekneye atlayarak balıkçı diliyle  “.Vira bismillah” diyor. YSK, “bismillah” sözcüğünü istediği kadar “dini siyasete alet etme” olarak yasaklasın, bu yasağım hiçbir

” kıymeti harbiyesi” yok, tersine her fırsatta ve alanda eskisinden daha çok telaffuz ediliyor. Yerleşik gelenek- görenek- sözcük- deyim- ayasak duvarlarını aşmasını çok iyi biliyor.

Sayın Davutoğlu İstanbul’da bu kez de önlüğü giyip pazarcılık yapıyor. Müşterilere, domates, biber, kabak, patlıcan vb. satıyor.

Parti yöneticileri kimi zaman şoför olup Halk otobüs ve dolmuşların direksiyonları başına geçiyor. Öyle ki, traktör, kepçe sürenler baklava ve börek açanlar bile bile var.

---

■ Bir seçim öncesi duvarlara asılı afişleri okuyan seçmen ile aday arasında şu konuşmalar geçer;

“ Topraksıza, toprak, toprağa tapu, ürüne fiyat”

“Ne zaman olacak bunlar?

“Her seçimde, her seçimde “

---

■ Madem ki seçime beş kala şenlikli şamatalı başladık, gülmeceyle devam edelim.

Milletvekilinin biri bir köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş. Yanındaki köylüye sormuş;

- Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor?

- Efendim, O zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.

- Eşek olduğu yerde durup başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?

- Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda.

---

■ 1950 seçimlerinde oyunu kullandıktan sonra köylü seçmen geri döner:

“Bey, pusulamı geri istiyorum”

“Geri verilmez, niçin istiyorsun ?”

“Adres yazacağım”

“Adres yazılır mı, be Adam”

“Geçen seçimde adresi yazmadık, oyumuz başka partiye gitti de.”

---

■ Bir psikiyatr da, bir politikacıdan yakınıyormuş:

- Adam yolda, vapurda, metroda, otobüste kimi görse hemen yanına sokuluyor:

“-Seni kurtarmamı ister misin, diye soruyor. Gerçekte kurtarmak istediği kendisi ama iyileşmesi mümkün değil.

■ Kürsüye çıkmış olan aday atıp-tutuyordu.

“Falanca parti komnisttir, oy vermeyin”

“Yaşaaaa”

Filanca Genel başkan Masondur, ona oy vermeyin!

“Nurolllll “

“Şu parti dinsizdir. Ona oy vermeyin “

“Varollll”

Kalabalığın içinden birisi sorar.

“Peki kime oy verelim ?”

“Bana, bana, bana oy verim”

---

Her seçimde mutlaka ilginç olay/olaylar gözlenir; tartışmaları da sür-git devam edip gider. Örneğin Takvim yapraklarını 1965 seçimlerine çevirelim, bakalım ne olmuş;

İstanbul’dan Milletvekili seçilebilmek için 20 bin 114 oy gerekiyordu; oysa 27 bin 937 oy geçersiz sayılmıştı. Milli Bakiye sistemine göre bu oylar sayılsa idi, bir de geçersiz sandıktan “geçersiz milletvekili” çıkacaktı.

Siyasal Literatürümüz böylece en azından yeni bir deyim daha kazanacaktı:

Geçersiz Milletvekili!

---

Geçerli Milletvekilleri kazanmak dileğiyle doğru- dürüst, adil iyi seçimler dileğiyle...

■Yenildiğinize inanır ve bu inancı devam ettirirseniz gerçekten yenilirsiniz.

(P.V. Peale)

Bakmadan Geçme