Perşembenin gelişi!
Perşembenin gelişi! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
17 Aralık 2015 Perşembe. 742. Vuslat törenlerinin son gününde Şeb-i Arus'a doğru uzanan bir ündeyiz. Hava yine isli, yine sisli, yine puslu ve tabi ki oldukça soğuk!
Bugün şehrimizde Selçuk Üniversitesi Rektör seçimi de var!
Şehrimizde 17 Aralık gününe bazı olayları rast getirmeye, denk düşürmeye olan merakımız gözlerden kaçmamış olacak ki, Rektör seçimi de bu güne tesadüf ettirildi!
Şeb-i Arus'un mana zenginliği, ulviyeti ve yüceliği her seferinde değişik vesilelerle perdelenmeye çalışılıyor adeta. Dikkatleri başka yönlere çekmek, algıyı dağıtmak yönünde yapılan gayretkeşlikler, alternatif Şeb-i Arus’ların, Konya'ya meydan okumasına neden oldu! Bu sorunun muhatapları yıllardır susma haklarını kullana kullana, susma hakkını bile isyan ettirmiş durumdalar haberleri yok!
O susma hakkı en olmadık yerlerden öylesine patlıyor ki, artık kapanacak gibi değil!
Mevlana için şehrimize gelen engelli ziyaretçiler, mesela görme engelliler için Mevlana Meydanını gösteren, Mevlana Kültür Merkezini gösteren izli yol yok!
Neden yok? Bilen, ilgilenen, düşünen yok!
Mevlana Kültür Merkezinde engelli kardeşlerimiz için kapısında cafcaflı bir şekilde engelli tuvaleti yazan tuvaletleri gören oldu mu? İnsanların o tuvaletlerde çektiği sıkıntıyı birilerine ileten, söyleyen oldu mu?
Gören olsa, bilen olsa şaşardık zaten!
17 Eylül 2015' de
" Duba"
diye
"Vizyon Konya"'
da yayınlanan yazımda, engelli kardeşlerimiz için yapıldığı söylenen bir düzenleme de görülen aksaklıkları dile getirirken;
"Şehrimizin en gözde meydanlarının başında gelen Mevlana Meydanında, engelli kardeşlerimiz için 6 engelli girişi yapmışlar. Buraya kadar bravo, çok güzel, çok yerinde bir davranış olmuş, helal olsun düşünenlere diyebilirsiniz! Kazın ayağı pekte öyle değil. Engelli girişlerinin tam ortasına, birer beton duba dikmiş arkadaşlar. Bu ne demek diye siz sormadan, biz cevaplayalım. 6 girişe 6 duba, o girişleri isteseniz de kullanamazsanız anlamına geliyor! Engelli kardeşlerimiz haliyle neden böyle yaptınız dediklerinde cevap veren bayağı esprili bir kişi olacak ki...Böyle daha estetik duruyor deyivermiş!"
diye yazmışım.
Mevlana Meydanındaki altı girişteki altı duba, estetik meraklılarının yüzünden üç aydır yerli yerinde duruyor!
Gören, bilen, ne oluyor diyen oldu mu? Görecekler inşallah!
Mevlana Kültür Merkezi yakınındaki Hacı Veyis Camii civarındaki hummalı çalışmaları biliyorsunuz. Oradaki 30 santim yüksekliğindeki kaldırımı engelliler için sözüm ona 20 santime indirmişler.
İndirmişlerde inişleri unutmuşlar! Nasıl inecek engelli kardeşlerimiz?
Acele işe şeytan mı karışır dersiniz, kim bakıyor, kim denetliyor bu işleri mi dersiniz bilmem!
Ancak bildiğimiz şu Büyükşehrimizin Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan Engelliler Şube Müdürlüğünün başında engelli bir kardeşimizin bulunmayışı bu aksaklıkların nedenlerinden birisi.
Ey Büyükşehrimiz, sevgili Belediyemiz! Engelliler Şube Müdürlüğün var, başında engelli olmayan, ne kadar iyi niyetli olursa olsun engellilerin derdini anlayamayacak bir arkadaş var. Karşıdan karşıya elmalı dağlar gibi bir vaziyet!
Dubaları görmüyor. Mevlana Kültür Merkezinde sema gösterilerini izlemeye gelen engelli ziyaretçiler için engelli arabası var mı yok mu, hizmete hazır mı değil mi bilmiyor!
Yapılan kaldırım çalışmalarında engelli giriş ve inişleri konusundan haberi yok! Engelli tuvaletlerinin durumu ne, ne gibi değişiklik yapılırsa, engelli kardeşlerimizin işi kolaylaşır, bilmiyor! Görme engelli kardeşlerimiz için yapılması zor olmayan izli yol uygulamasından haberi yok!
İnanın o arkadaşın bir suçu taksiri filan yok.
O makama engellilerin derdinden anlayacak engelli bir kardeşimizin getirilmesini düşünmeyenlere, düşünemeyenlere bütün sitemimiz!
Bir vuslat töreni daha gelip-geçti! Şehrimizin büyükleri ve ileri gelenleri ne ziyaretçilere ne de bu şehirde yaşayan bizlere vuslat coşkusunu ve heyecanını yine yaşatamadılar! Yine bizlerden esirgeyerek, "
estek, köstek, kelestek"
babından rutin altı sıfır bir manzarayla kapattılar mevzuyu. Sonunda
"Üfürükten teyyare selam söylen o yare!"
der gibi geçti gitti günler!
Perşembenin gelişi, Çarşambadan belli değil de, nedir sevgili okurlar!
Bakmadan Geçme