Bu Gece Düğün Gecesi Gecelerin En Yücesi

Bu Gece Düğün Gecesi Gecelerin En Yücesi - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Bu Gece Düğün Gecesi Gecelerin En Yücesi
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Ölüm, Yaradılmışın, Yaradan’a kavuşmasıdır;  Şeb’i Arus’dur

. ( Mevlana)

■ Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.

(Mevlana)

***

Bugün düğün gecesi, Şeb’i Arus’tur.

Hz. Mevlana,  ölümü bir düğün gecesine benzetir. O gece sevgiliye kavuşulacaktır. Bu nedenle damatlık, gelinlik (kefen)

giyilmeli,  hazırlanmalı, güzelce yıkanmalı ve hoş kokularla sevgili beklenilmelidir.

Azrail; nikâh memuru, kabir; gelin arabası, münker ve nekir nikah tanığıdır.

Hz. Mevlana Mesnevi’sinde der ki;

Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye başladı mı, bende bu cihanın gamı var,  dünyadan ayrıldığıma tasalanıyorum sanma; bu tür kuşkuya düşme! Bana ağlama, yazık deme! Şeytanın tuzağına düşersem işte o zaman hayıflanmamın sırasıdır. Cenazemi görünce ayrılık deme. O dem benim buluşma ve görüşme zamanımdır. Beni kabre indirip bırakınca sakın elveda deme; zira mezar cennetler topluluğunun perdesidir. Batmayı gördün ya, dogmayı da seyret. Güneşe ve aya batmadan ne ziyan geliyor? Belki Sana batmak görünür ama o, doğmaktır. Mezar hapis gibi görünür o, canın kurtuluşudur.”

Hz. Mevlana adım adım hakka yürümeye yaklaşmaktadır. Sevenlerini ayrılık ateşidir,  sarmış giderek yayılmakta, şiddetlenmekte;

buna koşut, ev içinde bir telâştır başlar.  Onu sevenler yanına daha yaklaşıp sorarlar;

- Siz vefat ederseniz kime tâbi olalım?

Hz. Mevlana yanıt verir;

- Hüsameddin Çelebiye tâbi olun.

Yeniden sorarlar;

- Cenaze namazını kim kıldırsın?

Sadreddin-i Konevi’ yi işaret eder. O anda “zelzele” olur ve ev halkı korkuya kapılır.

Hz. Mevlana, konuşur;

- Yerin karnı acıktı, yağlı lokma ister.

Ölümü iyice yaklaşır; Hz. Mevlana’nın yanında sadece Hüsameddin Çelebi vardır.

İçeriye bir delikanlı girer. Hz. Mevlana Onu görünce yatağından fırlar ve ayakta saygıyla karşılar. Hüsameddin Çelebiye der ki;

- Döşeğimi kaldır!

Hüsameddin Çelebi; “peki efendim! der ve  emri yerine getirir.  Bu gelen yiğit kimdir?  Saygıyla yanına yaklaşıp sorar;

- Siz kimsiniz efendim?

- Ben Azrailim. Geldim ki, Mevlana’yı Hak teâlâya davet edeyim.

Hz. Mevlana bunu işitir; ölüm meleğine dönerek ricada bulunur;

- Ey Azrail! Çabuk ol, beni Rabbime çabuk kavuştur!

Cemaziyel-ahir (5) günlerden pazardır;

İkindi ezanları okunurken, Odada, “Kelime-i şehadet” yankılanır. Hz. Mevlana dünyadan ayrılır ve Rabbine varır. Gaslini yaparken, gaibten seslenir;

- Âşık maşukuna kavuşmuştur! Bugün, Onun bayramıdır. Ona korku, hüzün yoktur!

Cenazemi gördüğünde “ayrılık” diye feryat etme!

Neden güneşin ve ayın batışından şikâyetçisin?

Mademki mezara indirilişimi seyrettin, çıkışımı da gör.

Hangi tohum yere döküldü de çıkmadı

gitti?  (Hz. Mevlana)

---

Mevlana, bin yıllık kültür tarihimizin en büyük simalarından biridir. Yalnız büyük bir şair, bir tarikat kurucusu, derin bir sûfi, etraflı bir âlim değil, aynı zamanda Anadolu’daki kültürümüzün unsurları arasında büyük bir kaynaşma ve birleşme temin eden derin bir ruh ve hamle adamıdır.”

( Hilmi Ziya Ülken)

---

Yüce Mevlana diyor ki; “ Ölümden sonra,  hayata giden bir yol bulunur

.

Bu gizemli yolu bulanlardan biri de Hz. Mevlana’dır.

Hakka yürüyüşünden bu yana onlarca

yıl geçmesine karşın, O, hala, şiirleriyle, öyküleri, özdeyişleri, mesajları, yaşam biçimi ve dünya görüşüyle yaşamaktadır.

Mevlana’yı anlatmaya ne kalem, ne kağıt  ne de diller yeter. Ney inler, tambur çalar, duygular ayaklanır ve şaha kalkar. Yeşil Kubbenin gizeminden Ferit Kam seslenir;

“Yegâna Şemsi Hüdadır Cenabı Mevlana

Hulusu kalp ile kıl intisabı Mevlana

Tariki ışkı hakikiye rehberin olsun

Kitabı pencüm-ü Haktır Kitabı Mevlana.”

Şiirler şiir, ırmaklar nehir ve denizler umman olur. Mevlana düşüncesinde geceler gündüzdür, gündüzler daha gündüz.

Ahmet Kutsi Tecer seslenir, inceden ince;

Baktım tarihe, zamana.

Baktım Alâeddin Han'a

Baktım o büyük insana.

Baktım Kılıç Aslana uyanık.

Tecer'im bu nasıl hülya;

Uyanırken gördüm rüya.

Eski Konya, yeni Konya.

Göründü bana uyanık!

Arif Nihat Asya son sözü söylüyor;

Her etek tennûredir,

Her satır bir sûredir

Her edâ mânâ demek...

Konya mevlâna demek!

Kar döner, rüzgar döner

Yol döner, yollar döner...

Yok bir istisnâ, demek..

Konya Mevlâna demek!

---

Bu gece Şeb’i Arus, vuslat, düğün gecesi.

Hz. Mevlana, ölümü

en büyük sevgili Tanrya kavuşma” olarak niteliyor;

Öldünce yas tutmayın, düğün dernek yapın; sevgilime kavuşmuş oluyorum.

Bu söylem, bu öz deyiş aynı zaman da

Hz. Mevlana’nın dünya görüşünün özetidir.

Onu sevenler, inanlar, Mevlana dostları  17 Aralık’larda yas tutmayı değil onun yerine” Şeb-i Arus” içtenliğini yaşıyor;

7 Asırdır batmayan güneş: Mevlana.

Mevlana bugün batmadı, yarın da batmayacak. Dünya durdukça insanlığa ışık, umut, barış, kardeşlik, hoşgörü dağıtacak.

---

Konya’nın değerli evlatlarından merhum Dr. Hulki Amil Keymen de dile getiriyor;

Yalnız Şark ve İslam aleminin değil, bütün bir kültür dünyasının,  insanlığın iftihar kaynağı Cenabı Mevlana  684 yıldan beri olduğu gibi, bundan binlerce  yıl sonra yine irfan nurunu saçan  güneş olarak  parlamaya devam edecektir.

Yine Konya’nın değerlerinden merhum Dr. Sırrı Alıçlı,” Anlayabildiğime göre Mevlana’da Üniversellik başlıklı yazısının ilk paragrafında konuya parmak basıyor; aç

“Üniverselleşmeyi, yaşadığımız toprak üzerindeki insanı ve onun ömrünü değil, var olmadan evvel ve sonra,  ebediyet meşrikine ve alemine kavuşma  (Ezel-Ebed) konusu  olarak da ele alıyorum.”

---

Mahmut Nedim Güntel, Konya Askeri Orta okulunda Edebiyat Öğretmenliği yaptı, bu tarihi kentin edebiyat dünyasında bir tür elçiliği yaptı. Çoğu şiirleri bestelendi Türk Musikisinin ölmez eserleri arasında yerlerini aldı. Mevlana” şiirinden bir kıt’a;

“Erişilmez bir aczin hudutlarına kadar,

Yükselen bir hudutsuz kudret kanat vuruyor.

Üzerinde ne dünden, ne bugünden gölge var,

Sesinde yedi asır bir gün gibi duruyor.”

---

Hz. Mevlana’yı anlatmaya ne kalem, ne kâğıt ne de diller yeter. Ney derinden inler, tambur çalar, duygular tümden şaha kalkar.

Şeb’i  Arus, düğün gecesi kutlu olsun...

---

Ülkemizin önemli eğitim kurumlarından Selçuk Üniversitesinde Rektörlük seçiminin ilk raundu bugün yapılacak, öğretim üyeleri üç adaydan biri için oy kullanacaklar;

Prof. Dr. Tahir Yüksek

Prof. Dr. Mustafa Şahin

Prof. Dr. Ahmet Alkan

Üç değerli bilim adamından biri YÖK ve Cumhurbaşkanı aşamasından sonra Rektör seçilecek. Yeni Rektör öncelikle restarasyon   çalışması yapacak,  her kademede yeni bir kadro oluşturarak, Üniversitenin birikmiş temel sorunlarını çözmek için öncelikle bir çevre temizliği yapacak. Sonra?

Sonrasını, sonra yazacağız.

Bakmadan Geçme