Bir yerde seçim muhabetleri, bir yerde kar yağışı var. Kar yağışı böyle devam ederse, yollar kapanırsa, geçtiğimiz aylarda olanlar olursa, yine ne yapacağız diye düşünüyor insanlar.
Yeni belediyeler yasası sonrasında eyalet gibi olduğu övünülerek konuşulan şehrimizde eyalet kavramı hemen herkese oldukça itici gelmeye başladı.
Eyalet dertlere çare olamayınca, kardan kapanan yollar hayalet sokaklar, caddeler ve mahalleleler ortaya çıkarmıştı.
Eyalet eşittir hayalet gibi bir benzetmeyle karşı karşıya kalındı!
Kadim beldeler, ulaşılamayan ücra mahallelerimiz oluverdi kış mevsimiyle beraber!
Mahallelerin ara sokakları gözardı edilince,
'Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur'
sözü resmen gerçekleşti, sokaklar felç oldu.
Karşıdan karşıya geçebilmek için insanlar cambaz misali düşmeden-şaşmadan bir yerlere gidebildiklerinde, birde işin geri dönüşünü düşündüler kara kara!...
Tuzu kuru olanlar oh be dediler, ne güzel kar yağıyor!
Odunu-kömürü olmayanların içini bir buurkluk kapladı. keşke fazla yağmasa, yağıp geçse de tutmasa diye dua ettiler.
Çocuklar, kar yağıyor diye fırladılar sevinçle dışarı!
Keşke hep çocuk kalsaydık diye söylenenler oldu!
Evet yine kar yağıyor. Kar 2014 Kasım ayından beri şehrimizi imtihan etmeye doyamadı.
Sadece karla imtihan olduğumuz yok!
Meteoroloji ne derse desin, ne kadar ikazlarda bulunursa bulunsun, kış mevsimine hazırlıksız yakalanma konusunda kimse elimize su dökemez!
Suların kesilmesi, elektriğin şaka yapar gibi gidip gelmesi hep böyle zamanlara mı denk getirilir, bilmem!
Hizmetin güzelliğine bakın hele!
Şehrin merkezinde elektrik ve su el ele vermişler, bizleri ne kadar çok sevdiklerini söylüyorlar!
Ve ardından ekliyorlar,
"bizim kıymetimizi bilin diye bütün bunlar"
diyerekten!..
Bu sevgiye ve temenniye mutlaka katılıyor olmalısınız sevgili okurlar?
Geçtiğimiz aylarda ki kar yağışlarında şehrin merkezinde çaresiz kalan belediyemiz, kardan, soğuktan ve şaşkınlıktan donup kalmış İlçelerin yardımına nasıl koşacaktı ki?
Pek tabidir ki, koşamadı!
Şehir içi ulaşımın durmasından sonra, karla mücadele konusunda sınıfta kaldığını artık saklayamayan belediyelerimiz, susma haklarını kullanıyorlar.
Bu susma hakkı harika bir şey sevgili okurlar!
Susuyorsunuz, ne kadar yanlış varsa kar misali örtüyorsunuz!
Karlar-buzlar eridiğinde, yollar açıldığında da, vatandaşımız unutuyor!
Zaten büyüklerimizin, ileri gelenlerimizin tek güvendiği yer, vatandaşın bu unutkanlığı!
Sorumluların hiç biri, sorumluluğu üzerine alma gibi bir düşünce içerisinde değiller.
Sorumlu kim? Sen-ben, öteki-beriki!
Ayağınız mı kaydı?
Kolunuz-bacağınız mı kırıldı?
Kim dedi size dışarı çıkın diye...
Oturun evinizde, açın perdenizi, seyredin karın yağışını...
Bakın ne güzel yağıyor kar!...
Evinizin altında market var mı market?
Sarkıtın bir sepet, yazın bir kağıda isteklerinizi. Marketçinin çırağı, ne lazımsa koysun sepete, çekin yukarı. Hanımınız da şöyle güzel bir çay demlesin tavşan kanı. İçin karşılıklı, üç-beş bardak!...
Yada kar yağışını seyrederken şöyle bol köpüklü bir Türk kahvesi fena gitmez hani!...
Hele yaşı 60'ı aşmış ağabeyler ve ablalar hiç çıkmasınlar dışarı.
Alt tarafı üç-beş gün karlar kalkıncaya, buzlar size rahatsızlık vermeyinceye kadar!
Ne diyorduk, kar yağışı mı?
Rahmetli Kemal Sunal, bir filminde ne diyordu ; " Demokrasi öyle güzel bir şeydir ki, tadından yenmez" bizde ona nazire yapalım, "Kar öyle güzel bi şeydir ki, tadından yenmez!"
Bakmadan Geçme