Kadın olmak!
Bugün 'kadın' demenin ne demek olduğunu unutan, şiddete maruz kalan, aldatılan, cinayete kurban giden, yaşam hakları için mücadele veren, hayatları boyunca bütün zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan kadınların günü. Bugün ülkemizde kadın olmanın ne demek olduğunu hikâyeleriyle anlatanların günü
Bugün; ‘kadın’ demenin ne demek olduğunu unutan, şiddete maruz kalan, aldatılan, cinayete kurban giden, yaşam hakları için mücadele veren, hayatları boyunca bütün zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan kadınların günü. Bugün ülkemizde kadın olmanın ne demek olduğunu hikâyeleriyle anlatanların günü
BUGÜN 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bugün kadın cinayetleri ve kadına şiddete karşı mücadele başta olmak üzere kadınların eşit haklar mücadelesi günü. Bugün; ‘kadın’ demenin ne demek olduğunu unutan, şiddete maruz kalan, hayatları boyunca bütün zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan kadınlar konuştu. Her birinin yürekleri burkan ayrı ayrı bir hikâyesi var. Onlar yardım çığlıkları atmalarına rağmen seslerini duyuramayan kadınlar. G.G., Tuba T., G.Ö., Ş.B., eşinden şiddet gören, aldatılan, ölümle tehdit edilen, ailesi yok olan ve hayatları çalınan kadınlardan sadece birileri. Maalesef kadına şiddet her yerde görülüyor ve görülmeye de devam ediyor. Kadınlar hala en temel hakkı olan yaşam hakları için mücadele veriyor. Kadına şiddetin arttığı günümüzde hala yaşam hakları için mücadele veren kadınlarımız, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yaşadıkları acı olayları anlattı.
EN GÜZEL YILLARI ELİNDEN ALINDI
Hayatı tam bir trajedi olan ve eşinden sürekli şiddet gören 25 yaşındaki G.G., evlendiği zaman henüz 19 yaşındaydı. G.G’nin kâbus dolu günleri evlendikten sonra başlamıştı. G.G., istemediği bir evlilik yapmak zorunda kalmış ve içinden çıkması zor olan bir hayatın içinde sürüklenmeye başlamıştı. Altı yıl boyunca şiddet gören G.G., gencecik yaşında defalarca ölümle burun buruna geldi. Kâbus dolu günlerini anlatan G.G. ‘O adam hayatımı, çocukluğumu çaldı. Ben istemediğim bir evlilik yapmak zorunda kaldım. Bu evliliği yaptıktan sonra hayatım mahvoldu. Sürekli şiddet gördüm. Eşimden ayrılmak istediğim zamanda beni ölümle tehdit etti. Ben üç defa eşimin silahlı saldırısına uğradım. Gördüğüm onca şiddete rağmen, aldığım onca ölüm tehdidine rağmen ve defalarca ölümle burun buruna gelmeme rağmen ne yazık ki hala boşanamadım. Eşim şuanda cezaevinde ama ben hala çok korkuyorum. Korkuyorum çünkü serbest kaldıktan sonra yine aynı şeyleri yapacak ve yine beni öldürmeye çalışacak” dedi.
AİLESİNİ KADIN CİNAYETİNE KURBAN VERDİ
Boşandığı eşi tarafından geçen yıl öldürülen Yasemin Yıldız’ın ablası Tuba T., yaşadıkları acı olayı dün gibi hatırlıyor. Tuba T., sadece ablası Yasemin Yıldız’ı değil babasını ve annesini de kadın cinayetine kurban verdi. ‘Değer verilmeyen bir ortamda kadın olmak çok zor’ şeklinde konuşan Tuba T., kadın cinayetine kurban giden ablası Yasemin Yıldız’ın yaşadığı zorlukları anlatarak, “Ablam eşinden çok şiddet gördü. Sadece şiddet görmekle kalmadı aynı zamanda aldatıldı da. Ablamın öldürülmesiyle beraber ailemde yok oldu. Ablamdan sonra daha kaç kişinin canı yanacak. Artık kadın cinayetlerini görmek ve duymak istemiyoruz. Ben özellikle şunu söylemek istiyorum. Ailelere sesleniyorum. Çocuklarını özellikle de erkek çocuklarını iyi yetiştirsinler.
ÖĞRENDİĞİ GERÇEKLE DÜNYASI BAŞINA YIKILDI
18 yaşında evlenen 24 yaşındaki Ş.B., eşiyle severek evlendi. Evliliği güzel bir şekilde devam eden Ş.B’nin eşinin madde bağımlısı olduğunu öğrenmesiyle dünyası başına yıkıldı. Eşini bu durumdan kurtarmaya çalışan Ş.B’nin hayatı artık yolunda gitmemeye başlamıştı. Yaşadığı bütün sıkıntıların üstesinden tek başına gelmeye çalışan Ş.B., “ Eşimin madde bağımlısı olduğunu öğrendikten sonra bir çıkmazın içine girdim. Boşanma kararı aldığım zaman da hamile olduğumu öğrendim. Her zaman eşimin arkasında olmaya ve ona destek olmaya çalıştım ama ben kaybettim. Madde artık eşimi kazanmıştı. Artık korkmaya başlamıştım. Tek taraflı mücadele etmekten gücüm de tükenmişti. Daha sonra boşanma davası açtım. Boşanma sürecinde eşim boşanmamak için bir takım sorunlar çıkardı. Sürekli tehdit, sürekli hakaretlerle karşı karşıya kaldım. Ben çocuğumla tehdit edildim. Şuanda yaşadığım onca zorluğa rağmen çocuğum için ayakta duruyorum” dedi.
“BİZ KADIN DEĞİLİZ, BİZ SADECE ANNEYİZ”
41 yaşında ve iki çocuk sahibi olan G.Ö., eşinden ayrılalı tam 11 yıl oldu. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen G.Ö’nün yaşadığı zorluklar da günden güne arttı. Hayat hikayesini anlatan G.Ö., “Eski eşimden ayrıldıktan sonra iki çocukla ortada kaldım. Hayat mücadelemde ondan sonra başladı. Eşim beni aldattığı kadınla gitti. Tabi o zorlu süreçte darp edildim, şiddet gördüm, tehdit edildim. Çocuklarımla beraber ortada kaldım ve tek derdim çocuklarımı korumaktı. Çocuklarımla beraber kötü yola düşseydik bunun vebalini kim verecekti. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ama hangi kadından söz ediyoruz. Biz kadın değiliz, biz sadece anneyiz. Kadın olduğumuzu unutalı yıllar oldu. Yıllardır çalışmakla ömür geçiriyorum. Çalışmama gibi bir lüksüm hiç olmadı çünkü çalışmak ve çocuklarıma ekmek getirmek zorundayım. Bir çocuğa anne, baba, dayı, teyze, hala olmak gerçekten çok zor. Bu kadın olmak demek değil, bu sadece anne olmak demektir. Benim gibi mağdur olan kadınlarımıza ‘Dünya kadınlar gününüz kutlu olsun’ demesinler. Bizler kadın değiliz, sadece evlatları için mücadele veren anneleriz” şeklinde konuştu.
Kader EŞİYOK
Bakmadan Geçme