Eylül Kahraman ve Gazi Ay!

Eylül Kahraman ve Gazi Ay! - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Eylül Kahraman ve Gazi Ay!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Eylül Kahraman aydır.

Eylül, heyecan ayıdır, Milli duyguların şaha kalktığı aydır. Eylül, kahramanlık destanıdır.

Eylül, Kurtuluşun önsözüdür.

■ “Türk Kurtuluş Savaşı'nın 30 Ağustos 1922'de başlayan "kesin ve son zaferleri" eylül ayı içinde birbirini kovalayarak İzmir'e doğru ilerler. Bu bakımdan eylül ayı için "Ulusal Kurtuluşlar Ayı" tanımını getirebiliriz.

30 Ağustos ile İzmir'in Türk bayrağına kavuştuğu 9 Eylül arası sadece ve sadece 10 gündür. Pençe pençe bir boğuşma sonucu Dumlupınar'dan zaferle ayrılan Türk ordusu düşmanın peşine düşerek kovalamaca sonucu 9 Eylül sabahı Belkahve sırtlarına ulaşmıştı.”

İzmir'in kurtuluşu, Ege'nin kurtuluşudur.

Türk halkının Kuvva-i Milliye'si ile, düzenli orduları ile, milisi, efesi, çetecisi, köylüsü, esnafı, kadını, kızı ve kızanı ile yürüttüğü ulusal kurtuluş eylemi, adım-adım, köy-köy, kasaba-kasaba, kent-kent, Ege'yi özgürlüğüne kavuştururken, tüm ulusun özgürlüğünü de getirmekte ve Cumhuriyet Türkiye'sinin kuruluşunu müjdelemektedir;

1 Eylül 1922'de, önce Uşak ilimiz kurtulmuştu.

2 Eylül'de Türk ordusu Eskişehir'deydi.

3 Eylül günü Dursunbey, Ödemiş, Emet, Eşme, Sındırgı ve Tavşanlı geri alınmıştı.

4 Eylül'de Tire, Bayındır, Buldan ve Simav.

5 Eylül'de Nazilli, Alaşehir, Bilecik, Gördes ve Salihli kurtarılmıştı.

6 Eylül'de Akhisar, Balıkesir, Söke, Gönen ve İnegöl, Türk askeri ile buluştu.

7 Eylül günü Aydın, Turgutlu, Kuşadası Türk bayrağına kavuştu.

8 Eylül'de Kemalpaşa, Burhaniye, Manisa, Selçuk...

9 Eylül'de İzmir, Menemen, Edremit.

10 Eylül'de Bursa, Foça, Gemlik ve Orhaneli kurtarılmıştı.

12 Eylül'de Mudanya, Kırkagaç ve Urla,

13 Eylül'de Soma,

14 Eylül'de Bergama, Dikili ve Karacabey,

15 Eylül'de Alaçatı ve Ayvalık,

16 Eylül'de Çeşme,

17 Eylül'de Bandırma

18 Eylül'de Erdek düşman işgalinden kurtarılmıştı.

Bu kurtuluş heyecanı her eylül ayında Ege'nin tüm il ve ilçelerini sarar. Her yöre kendi olanakları içinde bir tören yürüyüşünün etrafında halklaşan ve günün anlamını belirten konuşmalar içeren etkinlikleri yaşar. Her törende halkımızın gözleri, "Kurtuluş Savaşı"nın yaşlı gazileri Kuvva-i Milliyecilerimizin üzerinde gezinir ve gözler bu savaş kahramanlarımızı öpücüklere boğar. Tarihimizin en parlak sayfalarını süsleyen bu kurtuluşlar zinciri Anadolu'da emparyalizme karşı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kükreyen bir mazlum ulusun ordusunun Zafer Yürüyüşü ile sağlanmıştır. Atatürk ve arkadaşları, ülkeyi ivedilikle kalkındırmak Ulusal kalkınmayı başlatmak istiyorlardı. Bunun için de öncelikle ulusal tasarrufa gereksinim vardı. Atatürk, '”Yurdun Türk eliyle kalkınabileceğine' dikkat çekiyordu;

- Türk malı alınız. Türk malı kullanınız, Türk parası Türk toprağında kalsın.

Gazi bu söylemle yetinmedi. Paramızın Türk toprağında kalması için eyleme de geçti. Alınan önlemlerle birlikte 9 Aralık 1925'te 'yerli kumaştan elbise giyilmesine' dair bir yasa çıkarıldı. Bedeli belediye bütçelerinden ödenen elbise, ayakkabı, kumaş, serpuş, yatak levazımı ile memur ve müstahdemlerine elbise ve kundura giydirilmesi emrediliyordu.  İzmir’de Yeni Çamlık semtinde bir benzin istasyonu var. Bu istasyonda dolar geçmez! Bu istasyonda sterlin geçmez! Bu istasyonda Euro geçmez! Ülkeye yeni girmiş bir turist olsanız bile Türk lirası ödemeden yakıt alamazsınız Tunceli'nin Ovacık nüfusuna kayıtlı mühendis Hasan Zerek, “değerlerimize sahip çıkmazsak saygı bekleme hakkımız yoktur.”' diyor ve takvimlerinde şu iletiler yer alıyor;

” - Yaşasın Cumhuriyet, - Yaşasın Milli Devlet - Vatan namustur, satılamaz.- Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır.”

Hasan Zereklere bugün dünden daha çok ihtiyacımız var.

Bakmadan Geçme