Verin oyunuzu alın zammınızı!
Verin oyunuzu alın zammınızı! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Emekliye zam 1 Kasımdan sonraymış!..Emekli pabucu yarım, 1 Kasımdan sonra oynayalım diyorlar.
Bu ülkede en fazla gururu ile oynanan kesimdir emekliler!
Türkiye, Patagonya mı, Papua Yeni Gine mi?
Emeklilerin hakkını savunanlar da çıkıp, bunun adı, oyunu vermezsen, sana zam filan yok, demektir diyemiyorlar.
Aslında öyle demek istemediler, biz emeklilerimizi çok seviyoruz, sıkıntıları biliyoruz, bütün problemlerini çözeceğiz , şunun şurasında 1 Kasım'a ne kaldı, versinler oylarını, zam vermiyenin eli şey olsun diyorlar!...
On milyona yakın emekli, her siyasi partinin iştahını kabartan bir oy deposu.
Meşhur tabirle çantada keklik.
Kekliğin emeklisi ne yapar!
Sekemez...
Koşamaz...
Çok, çok, çantadan başını çıkarır dışarıya bakmaya çalışır.
Aman ha, üşütürsün, yel çarpar, ölür kalırsın da, bir oydan oluruz diye laf olsun torba dolsun babından gözetiyorlar! Çantadaki keklik, gezip dolaşan keklikten daha evladır, en azından çantada olduğunu bilirsin diye bir de düşünce geliştirmişler bu arada. Lafın bini bir para, vaat desen aramadığın kadar. Çantada kal, zammı al diyorlar açıkcası!
Seçimden sonra yapılacak seçim çalışmalarında hemen gündeme getireceklermiş! Anlayacağınız vaatler yine bol kepçeden!
Emeklileri yok saya saya gelinen nokta da yeni bir değişiklik yok.
Yüz liralık zam, zaten bir yük getiriyormuş! Ancak bu yükün altından kalkılabilirmiş!
Türkiye'de emeklilerin altından kalkamadıkları yükleri yüz lira ile halledeceklerini sanıyor arkadaşlar!
Basındaki müjde verme delisi kardeşlerimiz ele geçmeyen zammı, müjde diye veriyorlar!
Neyin müjdesi bu?
1 Kasım geldiğinde, oylarınızı 7 Haziran seçimlerinde 1. ci çıkan partiye verirseniz, onlarda tek başlarına iktidar olurlarsa, bu destekten mütevellit her emekliyi, yüz TL ile mükafatlandıracaklar!
Tek başına iktidar isteyenler, evlerinde tek başlarına yaşayan emeklilerin halini sormak için dört koca yıl niye beklediler o zaman?
Promosyon hikayesinde bankalarla kolkola girip dalgalarını geçen bu arkadaşlar değil miydi?
Şimdi de, yüz lirayı nasıl vereceklerini en ince ayrıntılarına varıncaya kadar anlatıyorlar!
Tek şartları oylar bize diyorlar!
Meclis açılınca gereğini yapacaklarmış!
Siz diyorlar yapın gereğini de, bir güzellik yapmakta bizden olsun!
Sanki mor sümbüllü bağ bağışlayacaklar emeklilere!
Emeklilerimiz de kalp var!
Kolesterol var
Hipertansiyon var
Şeker var.
Bastonla yürüyeni var.
Kulağı az duyanı var.
Kiminin gözleri yakını, kiminin uzağı göremiyor.
Desteksiz ayakta duramıyorlar. Ancak desteksiz atanları, laf cambazlarını, işi görülünceye kadar yüze gülenlerin sahte yaklaşımlarını biliyorlar.
Ne kadar sevildiklerini de...
Siz şuna emeklileri sevmiyoruz, sevmediğimiz için iplere unlar seriyoruz, kulağımızı öbür taraftan gösteriyoruz. Zaten oy versenizde, sizi bir dört yıl daha oyalacağız.
O zaman kadar kim öle kim kala deyiverinde siz de kurtulun emeklilerde! diye düşünen emekliler haksız mı?
Kıssadan hisse durum bu sevgili okurlar, şimdi sizler söyleyin ne yapsın bu emekliler?
Bakmadan Geçme