Bu toprakların hamurunda muhabbet ve sevgi var
Hz. Mevlâna'nın bu sene İrfan Vakti temasıyla düzenlenen 748. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri Şeb-i Arus programıyla sona erdi
Hz. Mevlâna'nın bu sene İrfan Vakti temasıyla düzenlenen 748. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri Şeb-i Arus programıyla son buldu. Törene, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, eski Başbakan AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile yurt dışından ve Türkiye’nin birçok yerinden gelen binlerce Mevlana seveni katıldı. Törende konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, bu yılki törenlerin irfan fakti temasıyla düzenlendiğini hatırlatarak, “Mevlana Hazretleri’nin dünya sürgününde hasretini çektiği yegâne Aşk’ına vuslatının, onun tabiriyle “Düğün Gecesi”nin 748. yılında, gönüllerimizi sevgiyle doldurmanın huzurunu yaşıyoruz Onun manevi iklimini ve bütün insanlığa miras bıraktığı “gönüllere şifa” Mesnevi’sinin faziletini, yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz. Mevlana’nın bütün yeryüzünü kuşatan hikmet kumaşı, koşulsuz sevgisi ve sonsuz hoşgörüsü, hepimizin yüreğine ilmek ilmek işlendi. Asırlardır sönmeyen bir ışık gibi Konya’mızdan yayılıp medeniyetimize yol gösterdi. Ruh her daim vuslattadır. Fakat vuslatın güzelliğini yalnızca yüreğiyle hisseden ve gönül gözüyle görenler hissedebilir. İrfan; arif olana bütün gönül kapılarını açar. Kalp, yolculuğuna irfanla çıkar. Arif olan görür, arif olan bilir. İlim, irfan ehlinin elinde anlam bulur. Aşk, irfan ehlinin gönlünde yanıp tutuşur. Mevlana Hazretleri; “Bütün ilimlerin aslı, kişinin kendisini bilmesidir” der. Önce aslın ne olduğunu ve asıl uzak kalmanın nasıl olduğunu bilmek gerekir. Mevlana Hazretleri bundan 748 yıl evvel güneşin batışıyla birlikte Hakk’a yürürken, bugün hala dini, dili, milleti ne olursa olsun milyonlarca insan tarafından saygıyla yâd ediliyor. İslam’ın değerleriyle kendini kendinden var eden bir arifin, dünya üzerinde bu denli büyük bir etkisinin olması; yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ve Fahri Kâinat Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)’in yolunun, ne kutlu bir yol olduğunun en güzel örneklerinden biridir. Bu mukaddes topraklar, tarihte olduğu gibi inşallah gelecekte de tüm insanlığa ışık tutacak nice âlimlerin ve hikmet ehlinin yetişmesine vesile olacaktır. Vuslatının 748. yılında Mevlana Hazretleri’ni sevgiyle ve rahmetle anıyor; bu manevi buluşmanın ülkemizde ve tüm dünyada hayırlara vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta’da kısa bir konuşma yaparak törenlerde emeği geçenlere teşekkür etti.
“ANADOLU’DAN RUMELİ’YE UZANAN MANEVİ BİR SİLSİLE İLE İRFAN YOLUNU OLUŞTURMUŞTUR”
Konya Valisi Vahdettin Özkan ise Mevlana’yı 748. Vuslat yıldönümünde rahmet, minnet ve şükranla andıklarını belirterek, “Mevlâna Celalettin Rumi Hazretleri; akıl ve kalbin beraberliğinde, gönüllerde sevgi, hoşgörü ve tevazuyu mayalamıştır. Hz. Pir’in yorumları, tevhidi ve Kainattaki nizamı zihinlere nakşetmektedir. Hz. Mevlana; sanat, zarafet ve edebiyatta derin tesirler bırakmıştır. Aynı zamanda medeniyetimizin ahlak anlayışını en veciz bir şekilde ifade etmiştir. Hazreti Mevlâna; şahsiyeti ve mefkuresiyle Türk irfan hayatını besleyen çok önemli bir kaynaktır, bir hazinedir. Bu kaynak Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan manevi bir silsile ile irfan yolunu oluşturmuştur. Sadece doğduğu zamana değil bütün zamanlar için, insanlığa ışık tutan büyük âlim Mevlâna “Yaratılışın gayesi ve fıtratı” esas alarak tüm insanlığa kemâlât yolunu göstermiştir. Bu yıl Mevlâna Celalettin Rumi’yi anma törenlerinde “irfan vakti” diyerek medeniyet mimarlarımızın geleneğini istinat noktası yapacağız. İrfan geleneği; Hak’ı bilmek, zikretmek, O’na kavuşma çabasında olmak, Dünya hayatının aldatıcı cazibesinden sıyrılmaktır. İrfan geleneği, Hak’a kavuşmayı; en güzel ve sonsuz bir başlangıç olarak sevinç içinde karşılamaktır. Hazreti Mevlâna, sonsuz teslimiyet içinde irfan yolculuğunun yüce mertebesi olan Marifetullah’a erişmiştir. O, İlme’l-yakîn olarak varlığın sahibini bilmiş, Hakke’l-yakîn olarak varlığın derin hakikatine yaklaşmıştır. İbadet ve edebin irfanla tekamül edebileceğini esas alan Hz. Mevlâna, nefsin eğitilmesi ve ruhun arındırılması yolunda tüm insanlığa rehberlik etmiştir. Gözün gördüğü hakikati idrak etmenin ancak katılaşmamış bir kalp, bağlanmamış basiret ve güzel amel ile mümkün olduğunu anlatan Hazreti Mevlâna “Kime kötü gözle bakarsan bil ki kendi varlık dairenden bakmaktasın. Sen fena olduğundan onu fena görmektesin, bu tıpkı eğri merdivenin basamağının da eğri olması gibidir “diyerek irfanın bilme ötesinde kalp gözüyle de özümsemek olduğunu ifade etmiştir. İrfan mektebinin yetiştirdiği gönül erleri, kalbi; İlahi sıfatların tecelligâhı olarak görmektedir. Akılla buluşan kalbin; hakikati esas alarak barış, birlik, sevgi ve hoşgörü ile tüm zorlukların aşılacağı Kamil İnsan ve Kamil Toplum temennisiyle hepinizi muhabbetle selamlıyorum” şeklinde konuştu.
“KOVİD SÜRECİNDE AĞIR BİR İMTİHAN İLE KARŞILAŞTIK”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, insanlığın zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Dünya genelini sarsan Kovid sürecinde ağır bir imtihan ile karşılaştık. Bu zor süreçte insanın, toplumların, devletlerin zerre miktarda bir virüs karşısında nasıl zorda kaldığını gördük. Maalesef bazı ülkelerde yaşlıların huzurevlerinde terk edildiğini; Hastaların ilaç bulamadığını; devletlerin birbirlerine gelen yardımları kapmak için nasıl taktiklere başvurduğunu, insanların zor şartlarda ne denli acımasız olabildiğini üzülerek görmek durumunda kaldık. Bu zorlu süreç bize zorda kalan insanın sınandıkları karşısında nasıl fıtratından uzaklaşıp bencilce davranmaya, dayanışmadan, paylaşmadan uzaklaşacağını gösterdi. İnsanlığın hakikatten sapması olarak görülecek bu menfi davranışlar karşısında Anadolu coğrafyasını kendisine vatan bellemiş milletin evlatları olarak bizler, bu zor süreçte elimizden geldiğince insan olmanın bilinciyle hareket etmeye çalıştık. Anadolu insanının mayasında var olan bu dayanışma, hoşgörü, kardeşlik, paylaşma kültürü yüzyıllardır var olmaya ve bizi bir arada tutmaya devam ediyor. Bizi bir duvarın tuğlaları gibi bir arada tutan bu maya Mevlanaların, Yunus Emrelerin, Hacı Bektaş Velilerin eliyle hayat buldu. Onlar bize hayata sevgiyle, merhametle, adaletle, diğerkâmlıkla bakmayı öğrettiler. Her şeyin başının muhabbet olduğunu biz bu büyük velilerden öğrendik” dedi.
“TÜM ZORLUKLARI HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ”
Muhabbet ile yaşanılan tüm zorlukların hep birlikte aşılacağını söyleyen Bakan Ersoy, “Çünkü bu toprağın hamurunda sevgi, muhabbet ziyadesiyle mevcuttur. Tüm dünya bireyselliğin, bencilliğin kıskacında zorluk çekerken, bu toprağın kadim milleti toplumsal dayanışma ruhuyla her zaman güçlü bir şekilde var olmayı, ayakta kalmayı becermiştir. Yüzyıllardır bu topraklarda büyük destanlar yazan, cesaretiyle cihana hükmeden ecdadımız, sevgisi, merhameti ve adalet anlayışıyla da gönülleri fethetmiştir. İşte bu büyük tarihsel yürüyüşün manevi liderleri de Mevlana’dır, Yunus’tur ve daha nice gönül erenleridir. Bize aşkı, kardeşliği, merhameti anlattığı için, bu toprakların hamurunu muhabbetle yoğurduğu için Mevlana’ya sonsuz şükranlarımı sunuyorum. İnsanı insanın kurdu değil kardeşi olarak, ümidi olarak kabul eden anlayışı bizlere miras bıraktığı için ona en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. Onu her geçen gün daha çok sevmeli, daha iyi anlamalıyız. Onun çağları aşan kardeşlik çağrısına her daim kulak kesilmeliyiz. Onun öğretilerini hayatımızın vazgeçilmez düsturu haline getirmeliyiz. Mevlana Celaleddin Rumi’yi anmak 700 yıl önce yaşamış bir tarihsel şahsiyeti anmanın ötesinde onu her yönüyle anlamak ve bu çağa taşımakla ancak mümkündür. Unutmamalıyız ki bugün dünyanın içinde bulunduğu durum, insanlığın onun merhamet ve muhabbet çağrısına daha fazla ihtiyaç duyduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Bu çağrıyı, bu mesajı zaman, mekan, sınır tanımadan farklı coğrafyalara, farklı toplumlara ulaştırmak ise bizin en temel görevlerimiz arasında yer almaktadır. İnsanlık gerçekten bu çağrıya muhtaç. Hemen hemen her gün dünyanın dört bir yanından acı haberler işitiyoruz. Çocuklar babasız kalıyor. Kadınlar eşlerini kaybediyor. İnsanlar evlerini terk edip zorunlu göç etmek zorunda kalıyor. Köyler yakılıyor, şehirler bombalanıyor, milyonlarca insan suya, gıdaya, ilaca ulaşmakta büyük zorluklar yaşıyor. İnsanlar farklılıklarından ötürü birbirlerini düşman görüyor. Böyle bir ortamda insanları sevgiye, iyiliğe ve adalete davet eden Mevlana’nın mesajını kıtaları aşarak dünyanın dört bir yanına ulaştırmak için elimizden gelen gayreti göstereceğimizden kimsenin şüphesiz olmasın. Böyle bir değere sahip olduğumuz için Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Özellikle genç kardeşlerimizi medeniyetimizin bu köklü şahsiyetleriyle buluşturmak ve onları Mevlana Hazretlerinin düşünce yapısı ve ahlak anlayışıyla yetiştirmek adına ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“ARAMIZA FİTNE FESAT TOHUMLARININ EKİLMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEYELİM”
Eski Başbakan AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım törende yaptığı konuşmasında dünyanın dört bir yanından Mevlana dostlarıyla beraber olduklarını ifade ederek açıklamalarında şu ifadelere yer verdi; “Bu gece dünyanın her yerinden gelen Mevlana dostları da bizlerle beraber. Mevlana Hazretlerinin gel çağrısına uyarak sevginin gönüllerin feth eden görüşüne inanarak gelmişlerdir. Gecemiz kutlu ve mübarek olsun. Mevlana ve Yunus gibi mana erenleri sevginin ve hikmetin engin kaynakları barış ve kardeşliğin engin pınarlarıdır. Bizlere aşkla var olmanın var olmanın yollarını onlar öğretmişlerdir. Anadolu’yu sevgi ve barışla kandiller gibi ışıtmışlardır. Anadolu yüce gönüllü büyüklerimiz sayesinde 13. Yüz yılda hikmet kapısı ilim irfan merkezi sevgi vatanı olmuştur. Aziz Mevlana Peygamber Efendimiz gibi erdemli faziletli insan olmayı öğretmeyi çalışmıştır. Anadolu’nun Moğol istilasıyla yorulduğu bunaldığı yılda Konya Mevlana Dergahının etrafında kümelenmiştir. Anadolu’yu vatan haline getirmek için Türkistan’dan Horasan’dan akın akın gelen Türkmenler Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bayram Bektaş Veli gibi yüce gönüllü büyüklerimizin izinden giderek bu büyük medeniyeti inşa etmişlerdir. Gönül dünyamızın büyükleri medeniyetimize şekil vermişlerdir. Anadolu Allah var gam yok diyen muhabbet erenleri sayesinde barış ve huzur merkezi haline gelmiştir. Takva sahibi tasavvuf ehli sayesinde Anadolu’da büyük bir manevi aydınlanma ve arınma yaşanmıştır. Bizler çok büyük bir medeniyetin mensuplarıyız. Bugünde sevgi ve saygıyı yaymaya birlik ve kardeşlik içinde yaşamaya zorlukları paylaşıp azaltmaya, sevinçleri paylaşıp artırmaya gayret etmeliyiz. Aramıza fitne fesat tohumlarının ekilmesine asla müsaade etmeyelim. Karşılıklı hoşgörü ve anlayış içinde yaşamaya devam edelim. Terör şiddet savaş gibi yer yüzünü kan gölüne çeviren hiçbir kanlı eylemin, ülkemizin insanlığın barışını huzurunu bozmasına izin vermemeliyiz.
Bakmadan Geçme