Bisiklet üzerine
Bisiklet üzerine - Cihat Yazıcı - Yeni Meram Gazetesi
“ŞİKAYETÇİ
olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.
”
(Hz. Ebubekir)
***
NEREDE O GÜNLER?..
Çok değil biraz eskilerde
“Bisikletin Beşiği”
olarak bilinen Konya’mızda artık bu branşta da üstünlüğümüzü kaybettik.
Nerede o 5 kişiden oluşan Milli takımın 5 sporcusunun da Konyalı olması?
Veya en azından 3-4’ünün?..
Unutmuş olabileceğim değerli birçok bisikletçimiz elbette vardır ve kendilerinden özür diliyorum. İşte aklıma bir çırpıda ilk olarak geliverenlerimiz:
Nusret Ergül’ler, Süleyman Okur’lar, Sadık Keleş’ler, Nezir Sonakın’lar, Hasan Can’lar, Seyit Kırmızı’lar, Mevlüt Bora’lar, Erol Öztorun’lar, Erol Küçükbakırcı’lar, Ayhan Aytekin’ler, Mustafa Mest’ler, Nurettin Kirpiksiz’ler, Adnan Tam’lar, Tevfik Erdoğdu’lar, Ömerali Erikçi’ler, Mehmet Küçükçerezci’ler, Kerim Demirbağ’lar, Harun Şencan’lar, Davut Berber’ler, Halil Köstek’ler, Nurettin Ün’ler, Hasan Kılıç’lar, Hasan Selçuk’lar…
Nerede bu isimlerin yerini alanlar?
Son yıllarda bakıyoruz da,
“acaba milli takıma hangi sporcularımız çağrılıyor?”
diye merak ediyoruz. Bu dalda öncelikle Kocaeli (Lassa) sonra Denizli ve Antalya gibi illerimiz atılımlar yaptılar. Biz ise ne yazık ki, her zaman olduğu gibi içeride kendi kendimizi yemekle meşgulüz!
Evet… Kabulümüzdür.
Bisiklet sporu çok ağır bir spordur.
Ve bir bisikletçiden tam verim alacağınız zaman ya iş bulamazsınız ya da vatani görev için askere giderler, sonra da sporu bırakırlar.
Yetiştirdiğinizle kalırsınız.
Hala o dönemki adıyla Bölge Müdürümüz rahmetli bir
Sami Yavrucuk
’u, bir
Cemil Ergen
’i, bir
Vezir Balcıoğlu
’nu aramıyor muyuz?
“Pekii, sonrakiler nerede?!”
Diyelim ve bisikletle ilgili birkaç not verelim:
BİSİKLET VE DOĞA SEVGİSİ
Özellikle 10-16 yaş grubundaki gençlerin bisiklete ilgisini artırmak için okulların her yıl yaz aylarında
belli bir haftayı
“Bisiklet Günleri”
olarak lanse etmeleri yerinde olacaktır.
Bu süre içinde sponsor firmaların da katkısıyla yakındaki doğal yerlere, ormanlara, kırlara, vadilere,
nasyonal parklara, nehir ve göl kenarlarına günübirlik veya daha uzun turlar düzenlenir. Bu bölgelere
öğrenciler kılavuzlar veya öğretmenleri önderliğinde otobüs veya diğer araçlarla ulaştırılır. Her öğrenci
kumanyasını yanında götürür veya yiyecekleri sponsorlarca tedarik edilir. Bu doğal ortamda gün boyu
pedal çevrilir.
Eğer birkaç günlük bir program yapılırsa her gün gezilen bölge değiştirilerek ilgi ve heyecan canlı tutulur.
Bisiklet sevgisini doğa sevgisiyle birlikte geliştirmenin çok büyük yararları vardır. Öyle ki, doğal bir
güzellik gördüğünde genç insanın aklına hemen bisiklet gelsin veya bisiklet gördüğünde hemen
doğaya çıkmayı hayal etsin.
Büyük şehirlerdeki trafik yoğunluğu bisiklete binmeyi riskli hale getirmiştir. Özellikle genç
insanları bu riskli alanın dışında bisiklete binmeye özendirmek daha gerçekçidir. Eğer varsa şehir
içindeki büyük parklar veya trafiği az olan tenha yerler önerilebilir. Ama yoğun hava kirliğinin olduğu
ana arterler, otoyollar bu spor için hem riskli hem de sağlıksızdır.
Bisikletin, hep doğa ile doğallıkla özdeşleştirilmesi, birlikte hayal edilmesi, birlikte düşünülüp
hatırlanması en gerçekçi yaklaşımdır. Büyük ve kalabalık şehirlerde bisikletin alternatif bir araç olarak
düşünülmesi yanlış değil, fakat günümüz için fazla iyimserliktir.
Belki gelecekte şehirleri hava, gürültü, görüntü kirliliğinden kurtarmak için yaygın bir toplum hareketi
başlarsa o zaman bisiklet bulunmaz bir araçtır. Ama şimdi değil.
Yukarda önerilen şey, doğayı incitmeden, ona zarar vermeden onun sade güzelliğinin tadını bisikletle
çıkarmaktır.
Bakmadan Geçme