Bir Başkadır Benim Memleketimde Ramazanlar
Bir Başkadır Benim Memleketimde Ramazanlar - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
■ Eğer insanlar Ramazan’daki ikram ve ihsanın tam olarak farkına varabilselerdi bir yılın tüm
aylarının Ramazan olmasını isterlerdi.
(Hadis)
***
Bir başkadır, aylar içinde Ramazan ayı. Çünkü Ramazan ayında yapılan tüm iyilik ve ibadetler için sevaplar bire yedi yüz ve daha fazlası yazılır insanların soy kütüğüne. Bu nedenle zekâtlar da, fitreler de diğer bütün iyilik ve ibadetler de bu ayda daha çok yerini bulur.
Hesap gününde cehenneme doğru yol alanları gören cennetlikler soracaklar:
“Sizler hiçbir Ramazan’a erişmediniz mi?
Ramazan ayı yaşamınız da yok muydu?”
Kanımızca yanıtların özeti şöyle olacak;
“Vardı var olmasına da, bizler onun özelliğine itibar etmiyor, değer vermiyorduk. Bu yüzden de kendimize bir çekidüzen verme gereği duymuyor, önceki aylar gibi ibadetsizliğimizi Ramazan’da da sürdürüyor, Ramazan’a hürmet diye bir düşünce taşımıyorduk. Onun için sizlere cenneti kazandıran Ramazan’ın şefaatinden maalesef bizler yoksun kaldık.”
Sonra bir başkadır, benim memleketimde Ramazanlar. İftarı ayrı, sahuru ayrı güzeldir,
Yağmurlar durmasa da havalar ısındı, kimi günler sıcak mı sıcak, ne var ki, yakınmıyor, aydınlığına ve rahmete sarılıyoruz. Paylaşımı, dostluğu, içtenliği, saygı ve sevgiyi aradığımız ve bulduğumuz adreslerde gönüllerin serinliğini sonuna değin yudum yudum yaşıyoruz. Oruçlu olmak, güzel ve dinlendirici! Kişilere zindelik cesaret veriyor. Bu hava, bu ortam ne uhrevi; ezan sesleri, ilahiler, yürekleri temizliyor, bakış açınızı değiştiriyor, her şeyi güzel ve anlamlı buluyorsunuz. Vefa bulutları üzerinize nur olmuş yağıyor; rahatlıyorsunuz.
Kutsal Ramazan ayı, çok onurludur. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve tüm ibadetlere verilen sevap, başka aylardakinin yetmiş farzı gibidir. Bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz. Emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.
(Hz. İmam-ı Rabbani)
***
■ Ramazan günü Koca Ragıp Paşa'nın konağında yapılan sohbet esnasında Ragıp Paşa Şair Haşmet'e sormuş;
- Senin de borcun var mı Haşmet?'
Şair Haşmet, III. Mustafa'nın veziri Koca Ragıp Paşanın sorusuna yanıt verir;
- Evet efendim, mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş borcum var!
Ragıp Paşa anlaşılmadığını düşünerek açıklamayla birlikte soruyu yineler;
- Oruç borcun var mı, onu soruyorum!
Şair Haşmet’in yanıtı ince bir kıssadır;
- Paşam! Oruç borcunu Allah sorar; sizin soracağınız sadece kul borcudur.
■ Hz. Peygambere biri sorar:
“Ahirete ciddi ilgi duyamıyorum nedendir?”
Hz. Peygamber “Malın var mı?” sorusuna “Var” yanıtını alınca da bir öğütte bulunur;
“İnsan, malının bulunduğu yerde kalmak ister. Senin malın ise hep burada kalmış, oraya hiçbir şey göndermemişsin, biraz da oraya gönder de bak, kalbin, gönlün oraya da meyledecek. Çünkü insan malının gittiği yere de gitmeyi arzular!”
■ Süleyman bin Abdülmelik’e de sorarlar;
“Ahiretimize karşı ciddi meyil duymuyoruz, nedenini de bilmiyoruz, izah eder misiniz?
Büyük İslam düşünürü yanıt verir;
“Dünyamızı imar ediyoruz, ahiretimizi harap bırakıyoruz İnsan, imar ettiği yerde kalmayı arzular, harap ettiği yere gitmeyi istemez!”
Ramazan, barış, kardeşlik, mutluluk, bereket, esenlik ve eşitlik ayıdır. Ramazan aynı zamanda hesap, sevap, dua, tövbe ve paylaşım ayıdır.
■ Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
(Bakara-185)
Bakmadan Geçme