Aday Adayı Yağmuru

Aday Adayı Yağmuru
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hasan dağı arpalıktır, eğer saban yürürse

Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse

Her köylüden birer tavuk, eğer köylü verirse

Güzel gidiş bu gidiş, eğer sonu gelirse.

***

Aday adayı yağmuru hızlanarak başladı, son günde  çoğu kamu kurumlarının  içi boşaldı.. Çoğunluk tercihlerin iktidar partisinden yana kullandı. Gidişi şöyle okumakta olanaklıdır;

Kimileri kendilerini Milletvekilliğine layık görüyor, hizmetlerine Mecliste devam etmek istiyor; çevreleri var ve belki de yukarılardan olumlu işaret almışlar..Kimilerinin niyeti ve amacı daha değişik; ya bulundukları makamı güvence altına almak ya da bir üst makama sıçramak dürtüsü. Seçim sonrasının konuşma senaryolarını şimdiden yazmışlardır;

“Biz bu partideniz. Şu makam hakkımız,  büyüklerimizden bekliyoruz ve her zaman onların emrindeyiz!”

Bunların içinden geleceğe yatırım yapanlar var; muhalefet partilerimden aday adaylığını ilan ediyorlar. O Partinin olası iktidarında  koltuk kapma telaşına düşenler:

“Hııım... Bizim patimiz belli, aday adayı bile olduk. Şimdi üst makamlara atanma sırası bize geldi.”

Bütün kaygılardan uzak, ancak Milletvekili sendromuna girenler de var...

Her seçim seçiminde böylesi karmaşa yaşanır, daha doğrusu giderek gelenek haline gelmiştir. Bardağın dolu tarafına bakarsak

Hangi amaca yönelik bulunursa bulunsun  çok aday adayının başvurusu demokrasinin güzellikleri  olarak değerlendirmeliyiz.

Siyaset biliminin dibacesinde her siyasal partinin amacının iktidara gelmek olduğu ve bu amaca dönük kuruldukları kaydedilir.

Bu bağlamda her seçim umuttur. Kimileri demokrasi umudu içindedir. Kimileri iş bulma umudu içindedir. Kimileri, daha yüksek bir makama çıkma umudu içindedir. Kimileri, ekmek- geçim, kimileri köşe kapmaca umudu içindedir. Kimileri gelecek seçimde aday olma umudu içindedir. Kimileri umut içinde, umut içindedir. Umut zinciri, saadet zinciri gibi.

Her seçim umuttur, dedik ya!

Umut, benim ruhumun vazgeçilmez. ihtiyacıdır  (

Z.Gökalp)

Sinop kalesinde ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış hükümlü hücresinin duvarına şu lafı kazımış:

“Bu da gelir bu da geçer.”

Kale komutanı hücreleri gezerken bu ibareyi görmüş.”Salıverin bu adamı” demiş. Bu kadar umutla yaşıyor, salın gitsin.

Seçimlere çok az bir süre kaldı. Sert-tatsız tartışmalara ve suçlamalara tanık oluyoruz. Kamu oyununun bu denli gerilim ve sertliği hoş görüyle karşılamadığı kanısı yaygın.

Üslubu beyan, ayniyle insan.

Bunun kısaca çevirisi şöyledir;

Herkesin üslubu kendisine aittir.

Doğrudur; üslup çoğu kez söyleyen ya da yazanın kişiliğinin fotoğrafıdır.

Kişiliğinde yumuşak başlılık, alçak gönüllülük, efendilik, hoşgörülük varsa;

Kişiliğinde ukalalık Konya deyimiyle gubuzluk kendini beğenmişlik varsa;

Kişiliğinde, teslimiyetçilik, boyun eğme gerdan kırma varsa; kişiliğinde yalakalık yağcılık, varsa; hakaret varsa;   üslubuna da aynen yansıyacaktır. Ticarette, sanatta, zanaatta, eğitimde, öğretimde kısaca her meslek dalında ve günlük yaşamlarda olduğu gibi siyasette rol alanlar kişiliklerinin gereğini yapacak üslubu beyanda bulunacaklardır. Siyaset giderek argolaşıyor, bu bir jargon mu?  (

jargon;

Özel dil. anlaşılması güç, bozuk dil).

Konuşacak, çok sesli olacağız. Demokrasi çok seslilik demektir; ancak düzeyli, edepli, konuşacağız; Atalarımız ne demişti;  “Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.”

***

Parti başkanı Güneydoğu'da kürsüye çıkıp nutuk çekiyormuş;

- Bugüne kadar sizin için şunları yapmadım mı?

Halk başını sallamış:

- Eylediiir.

(Öyledir)

- Bunu yapmadım mı?

- Eylediiir.

- Gece gündüz çalışmadım mı?

- Eylediiir.

- Ama siz belki de bana oy vermezsiniz?

Halk

"

aynı nakarata" devam etmiş:

- Eylediiir.

Bakmadan Geçme