• Haberler
  • Genel
  • 'Şeytanın İki Adı Vardır: Biri Şeytan, Öbürü Yalan'

'Şeytanın İki Adı Vardır: Biri Şeytan, Öbürü Yalan'

 ' ŞEYTANIN İKİ ADI VARDIR: BİRİ ŞEYTAN, ÖBÜRÜ YALAN.' - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

'Şeytanın İki Adı Vardır: Biri Şeytan, Öbürü Yalan'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Şeytan, insanın damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşır, dikkat edin, onu açlıkla ve susuzlukla sıkıştırın.

(HZ. Muhammed)

***

■ Gerçek şu, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde şeytanın zorlayıcı-gücü yoktur

.

(Nahl Suresi)

---

İki şeytan öyküsü...

■ Adam, yaz günü sıcaktan bunalmış, dinlenmek için bir ağacın altına uzanmış.

Bakmış ki, uzakta bir kadın, inek sağıyor, ineğin yavrusu buzağı da ileride kazığa bağlanmış duruyor. Şeytan, bu hiç rahat

durur mu? Sessizce yanaşmış, buzağının ipini gevşetmiş, olacakları seyre hazır beklemiş.

Biraz sonra ipten kurtulan buzağı koşup annesinin memesine saldırınca süt dolu kovaya çarpmış, bütün sütler yere dökülmüş.

Zavallı kadın, emeğinin boşa gittiğini, sütün ziyan oluşunu görünce, kazığı kaptığı gibi buzağının kafasına indirmiş. Çocuğunun dayak yediğini gören inek, kadını bir tekmeyle yere yıkıp, öldürmüş. Uzaktan geçen bir adam, kadının kayınpederi imiş, ineğin gelinini yere serdiğini görünce, av tüfeğiyle ineği öldürmüş. Silah sesine koşup gelen koca, karısının ve ineğin yerde, babasını da elinde av tüfeğiyle görünce, belinden tabancasını çekmiş, babasını öldürmüş. Bir süre sonra gerçeği öğrenen adam “Ben ne yaptım?” diyerek tabancayı kafasına dayamış intihar etmiş. Bunları izleyen şeytan, başını iki yana sallayarak hayıflanmış;

“Şimdi bütün olup bitenleri yine benim üzerime yıkarlar Ben ne yaptım ki, buzağının ipini biraz gevşettim, o kadar!”

---

■ Şeytanlar kongresinde açılış konuşmasını yapan “baş şeytan”  bir öneride bulunmuşlar;

“ Çok önemli dert ve konularımızı görüşmek için toplanmış bulunuyoruz. Tümünü çözecek öyle dağılacağız.  Bendeniz Âdem’le Havva’yı cennetten kovduran atalarımızın deneyimine dayanarak size bir öneride bulunacağım.”

Şeytanlar dikkat ve heyecanla dinlemeye başlamışlar. Baş şeytan,  önerisini açıklamış;

“İnsanlar hep bizden şikâyet eder başlarına ne gelirse hiç lafı uzatmadan kör olası şeytan diye başlarlar. Başlarına ne gelirse şeytana yüklerler.  Oysa arada sırada işlerine şöyle bir dokunur geçer gideriz. Oturup insanların işine burnumuzu sokmayalım, ne yapacaklar? Bunu oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler.”

Baş şeytanın önerisi oy birliğiyle kabul görür. Şeytanlar kongre sonrası bir ağacın altına oturmuşlar. Burası bir köylü bahçesiymiş. Kadın inek sağmakta, kocası tarlayı sürmekte, buzağı ağaca bağlı durmaktaymış. Şeytanlar sessizce çevreyi izlerken, baş şeytanın yine şeytanlığı tutmuş! Sağa, sola bakmış, yerinden doğrulup buzağının ipini hafifçe gevşetmiş.

İpten kurtulmuş ve anasına koşup memesine saldırmış. Şeytanın şeytanlıkları çıkmış; inek birden telaşlanıp süt dolu kovayı devirmiş.

Köylü kadın da sinirlenmiş, sopayı kapmış, ineği dövmeye başlamış. Varı yoğu tek ineğinin dövüldüğünü gören adamın kan beynine sıçramış ve tarladan gelip karısını öldürmüş. Bunu duyan kardeşleri gelip adamı delik deşik etmişler. Ağabeylerinin ölümünü duyan delikanlılar da kadının kardeşlerini vurmuşlar. Kan davası sürerken iki ailede tek canlı kalmamış. Baş şeytan içini dökmüş;

“Gördünüz mü? Buzağının ipini biraz gevşetiverdik. Hepsi o kadar, şimdi bunların başımızın altından çıktığını söyleyecekler! Oysa biz sadece buzağının ipini gevşettik,  ne kadar masumuz değil mi arkadaşlar!”

Tüm şeytanlar onay verip şeytanlıklarının başına dönmüşler.

---

Gündem de yine seçim var.  AK ile CHP arasındaki koalisyon görüşmelerinde son söz bugün ya da en geç yarın söyleyecek; iki ayrı kanal ve damardaki partilerin toplam 30 saati geçen görüşmeleri centilmenlik havası içinde geçti. Sonuç alınmasa da bu üslup kazanım olarak niteleniyor. Ancak siyasal bulmaca henüz çözülmüş değil; Koalisyon mu, yoksa erkten seçim mi?   Gerçek olan şu ki,  seçim yeni harcamalar,  gerilimler, yeni söz dalaşları demek! Demokrasilerde çare tükenmez ama siyasal Parti ve aktörler uzlaşından uzak erken seçimi yeğlerse faturayı yine halk ödeyecek.

İnsanlık bugünlerde gürültülü bir çaresizlik içinde yaşıyor. (James Thurber)

Bakmadan Geçme