'Demir attım yalnızlığa!'
'Demir attım yalnızlığa!' - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
1 Kasım 2015 seçimleri sonrasında Muhalefet partileri yalnızlığa demir attılar. Ak Parti, 7 Haziran'la, 1 Kasım arasındaki süreyi , nerede ne yanlış yaptığının seri bir değerlendirmesini yaparak, zaten seçime hazır olan ekiplerini çabuk motive edip, 7/24 çalışmaya başladı.
Beş aylık dönemi bir çok yorumcunun dediği gibi iyi değerlendirdi.
Anketlerin ve kamuoyunun yazıp-çizdiklerine fazla kafayı takmadı.
Muhalefet 7 Haziran sonuçlarını, bugün böyle olurlarsa, yarın yüzde 35'i görür Ak Parti diye okudu ve yattı kulağının üzerine.
Bu hal, bu tavır, bu oy vereni çantada keklik görme haleti ruhiyesi ters tepti.
Elbet bir çok olay oldu.
Şehit cenazeleri, patlamalar, 400'den fazla insanın kaybı, büyük şehirlerde yaşanması muhtemel olduğu iddia edilen bomba panikleri, ekonomide altın ve döviz'in alıp başını gitmesi, tutulamaması, frenlenememesi beş aya sığdı.
Bu sayılan konuları, durumları oy veren insanlara anlatamadı muhalefet.
Anlattıysa da, ikna edici ve inandırıcı olamadı.
Yüzde otuzları bulması beklenen CHP bir anlamda yerinde sayar bir duruma düştü.
Yüzde yirmilerin telaffuz edildiği MHP, yüzde 12' ninde altına düştü.
Ebru Gündeş'in o güzel şarkısının sözleri gibiydi, muhalefetin ve muhalefete oy veren seçmenin hali.
"Demir attım yalnızlığa / Bir hasret denizinde / Ve şimdi hayallerim o günlerin izinde / Yüreğimde duygular, ümitlerim nerede?"
diyordu Ebru Gündeş!
CHP'liler ve MHP'liler iktidara hasrettiler. Hasretleri dinmedi! Hüzünlü yürekleriyle, ümitlerim nerede diye 13 yıldır soruyorlar. Ve bir dört yıl daha sormaya devam edecekler!
Muhalefet partileri 2002 Kasım'ından sonra 2015 Kasım'ında da oy veren insanların duygularını, duygusallığını okuyamadılar.
Bu 13 yıl içerisinde pekala toparlanıp, kırgınlarını ve küskünlerini bir araya getirip toparlayarak bu süreçten çok daha güçlü çıkabilirlerdi.
Muhalefet partileri yöneticilerinin kenara aldıkları, üstünü çizdikleri, selamı sabahı kestikleri insanlarla bir kaç tane daha parti yönetimi kurulabilirdi diyenleri Türkiye'nin her tarafında dinleyebilirsiniz!
Yetişmiş, donanımlı, fikir ve görüşlerinin çilesini çekmiş, arayıp sorulmasada, kendilerine bir görev verilmesede herhangi bir partiye gitmemiş, gidememiş, heyecanlı ve coşku dolu bir çok insanla yapılması gereken gönül seferberlikleri ne yazık ki yapılamadı. Dil ucuyla yapılmaya çalışılanlar ise kimseye inandırıcı gelmedi.
Bu süreçte didişmeler, kavgalar, ayrışmalar, kopmalar, parti içi hesaplaşmalar, neredeyse her yıl İl Başkanı değiştirmeler, teşkilatlara yön ve istikamet verebilecek insanların kenara alınması, kenarda tutulması, görgü ve bilgilerinden istifade edilebilecek insanların partilerden uzak tutulması bu tabloyu hazırladı.
Aslında seçim mağlubiyetleri adım adım geliyorum dedi!
Seçim sonrasında muhalefet partileri içerisinde yaşanan kargaşa ve karmaşa, direnme, insanları daha da fazla kızdıran iç çekişmeler, istifa senaryoları, çekilme git-gelleri, boş atıp, dolu tutma hamleleri ve belirsizlikler, nelere gebe bilemiyoruz!
Bir siyasi partinin, iktidar olma yolunda sürekli geriye düşmesi alışkanlık haline gelmişse, bu işte bir yanlışlık yok mu diye başlayan ve cevapsız kalan sorular muhalefet partilerinin yönetimlerine bugün oldukça yüksek perdeden sorulan sorular haline gelmişse, başarısızlıklar yatağına kırgın ırmaklar oluşturmuşsa, su akacak mecrasını bulacak demektir!
Muhalefet partilerinin önünde seçim sonrasında kendilerini tekrar toparlama adına azami yeni bir 4 yıllık süreç var.
Bu süre hem iktidarın, hem de muhalefetin imtihanı olacak!
Türkiye 2023' e doğru kendine hedefler koyarken, 2023'te ülkenin başında hangi partinin bulunacağı soruları için oldukça kritik bir zaman dilimindeyiz.
Muhtemelen 2019 yılında yapılacak seçimlere kadar, bakalım neler olacak, neler bitecek, bekleyip göreceğiz!
Bakmadan Geçme