Yarın Daha Güzel Olacak

Yarın Daha Güzel Olacak - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Yarın Daha Güzel Olacak
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Allah bir kapıyı kaparsa bin kapıyı açar.

(HZ. Muhammed)

***

Umutsuz olmamak gerek; yarın/ yarınlar  daha güzel olacak. Ne diyor Erasmus;

Rüzgârlar seni yüzüstü bıraktı mı küreklere asıl!

Umutlu olacağız, “umut yoksulun ekmeği, ye memet, yeeee!” diyeceğiz. Gerektiğinde umudu ekmek, gerektiğinde de katık yapıp yiyeceğiz hep;

Çaresizliği de Yaradan O. Çareyi de Mutluluğu da mutsuzluğu da yaradan O. Kalk. Silkelen kendine gel! Umutsuzluğa sarılma, umutsuzluk şeytandandır! Ümit etmek Allah'tandır! Ümit var ol - hayrı iste – Korkma, yürü! (

Şems-i Tebrizi)

En büyük felaketler içinde dahi ümidini kaybetme. Unutma ki ilik en sert kemiğin içinden çıkar.

(Hafız)

---

Koşar adım 1 Kasım seçimlerine doğru yol alıyoruz. Hani O umut var ya. İşte O umut sandıkta saklı... Sandıktan umut, belki de yeni umutlar çıkacak. Bir- beraber oldukça,yürekler aynı vurdukça telaşa ve kuşkuya  asla yer yok;

“ Hz. Eyüp dermansız kaldı imdat demedi!

Hz. Yusuf karanlığa düştü eyvah demedi!

Hz. İbrahim ateşe düştü yandım demedi!

Hz. Hamza kanının yudumlanmasına feryat etmedi!

Hz. Bilal kayalar altında kaldı ezildim demedi!

Unutma sıkıntı, dert, tasa Allah’a sevgili olandan başkasına inmedi.

Günahlara kefarettir gönüldeki keder .

Niyetler halis olunca ameller olmaz heder.

.  Biraz daha sabreyle neler göreceksin neler?

Mevlâm ihmal değil,  sadece imtihan eder.”

---

Birbirini çok seven iki kardeş varmış;

büyüğü Halil; küçüğü ise İbrahim. Halil, evli çocuklu; İbrahim ise bekârmış. Ortak tarlaları varmış iki kardeşin. Ne ürün çıkarsa, ikiye pay ederlermiş. Bununla geçinip giderlermiş. Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar. İş kalmış taşımaya. Halil, bir öneride bulunmuş;

“İbrahim kardeşim; ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.”

İbrahim, “pekiyi” demiş, Halil çuvalları getirmeye gitmiş.  İbrahim düşünmüş ki;

“Abim evli, çocuklu. Onun evine daha çok buğday gerek!”

Kendi payından bir miktar atmış onunkine.

Az sonra Halil çıkagelmiş. “Haydi İbrahim, demiş, önce sen doldur taşı ambara.” İbrahim

“Peki abi” deyip, kendi yığınından bir çuval doldurup düşmüş yola. O gidince, bu kez Halil Halil düşünmüş; “Çok şükür,  evliyim, kurulu  düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.”

Böyle düşünüp kendi payından onunkine birkaç kürek atar. Özetle elde edilen ürü biri gittiğinde, öbürü,  çuvallara kendi payından fazlasını atar. Bu, böyle sürüp gider. Ancak ne var ki,  birbirlerinden habersizdirler. Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Görürler ki, kürek kürek çuvala doldurmalarına karşın buğday bir türlü bitmiyor, hatta azalmıyor bile. Yüce yaradan kardeşlerin bu tutumunu çok beğenir,

buğdaylarına bir bereket verir ki.  iki kardeş günlerce taşırlar bitiremezler. Üstüne üstlük

buğdaylar azalmaz, giderek daha da çoğalır..

Ambarlar dolar, taşar. Evet, bu bereketin adı;

Halil İbrahim bereketidir.

Bir ve beraber oldukça, tek Millet, tek vatan ve tek bayrak dedikçe umut ederiz ki;

1 Kasım’da sandıktan Halil İbrahim bereketi çıkacak; fitne, hased, kin alıp başlarını gidecek

Türkiye hep Türkiye olacak, Türkiye kalacak..

Nice işler vardır ki önce güç görünür sonra kolaylaşır, güçlük geçer gider. Umutsuzluktan

sonra nice ümitler ve karanlığın ardında nice güneşler var!

■ Umursama dünya gelse de üstüne, Tek umudun Allahın olsun! Elbet bir gün devran döner tersine, Sabır en büyük silahın olsun.

(Hz. Mevlana)

Dünyada ümit bir direktir. (

Fuzuli)

---

Atatürk “Büyük işler, önemli atılımlar; birlikte çalışma ile elde edebiliriz.” diyor.

Bir olacak, diri olacak, her yeni güne yepyeni, daha özgür, daha güçlü gireceğiz!

Bakmadan Geçme