Dillendirilmese bile beklenen tablo şuydu;
Tek parti hükümeti olsun…
HDP barajı aşsın…
Dört partili meclis olsun.
Böylece hem istikrar devam etsin, hem de ülkenin en önemli sorunlarından biri olan çözüm süreci meclis çatısı altında hızlı bir şekilde halledilmeye çalışılsın…
Seçmenin sözünün üstüne söz söylemek olmaz…
Ama seçmenin yaptığı ayarda küçük bir sapma oldu ve tek parti hükümeti gerçekleşemedi…
Seçmen bize göre şunları söyledi;
Ak Parti’ye;” Sana hala güveniyorum. Gönlümde hala sen varsın. Ama kendini biraz toparla. Ustalık dönemini falan boş ver. Sen çıraklık ruhuna geri dön. Seni yine birinci parti yapıyorum ama sende hatalarından arın, daha şeffaf ol, emaneti daha güçlü bir şekilde sana verelim.”
CHP’ye; “Yıllardır muhalefettesin, bu seçimlerde daha başarılı bir kampanya yürüttün. Ama sen hala işin özünü kavrayamadın. Sadece sokakta konuşan insanları dinlesen sorunu çözeceksin. Ama böyle devam edersen bir gün bu sonucu bile mumla arayabilirsin.”
MHP’ye; “Oyunu artırıyorum, milletvekili sayını da artırıyorum. Ama unutma ki, siyasi partiler iktidar olmak için siyaset yaparlar. Bu şekilde devam etmek istiyorsan yapacak bir şey yok, bu şekilde devam edersin. Bunu değiştirecek olan kendinsin.”
HDP’ye; “Sana senin bile öngöremediğin bir oy ve milletvekili veriyorum. Çözüm sürecini kasarsan bu emaneti alırım. Çözüm sürecini çözecek olan en büyük aktörlerden biri sensin. Sana siyasi platformda bu meseleyi halletmen için gerekli gücü veriyorum. Ülkeyi rahatlatır, Türkiye partisi olmak için çaba gösterdiğini görürsem Sol’un alternatifi bile olabilirsin.”
Bize göre ortaya çıkan tablo bu…
Seçim sisteminin saçma sapan olması bu sonucu doğurdu…
2002’de Ak Parti’yi yüzde 34’le tek başına iktidar yapan yüzde onluk baraj sistemi, 2015’te yüzde 40 la Ak Parti’yi tek başına iktidar olmaktan alıkoydu…
Ve bir gerçek daha ortaya çıktı ki;
Muhalefet seçmen tarafından hala tek başına iktidar alternatifi olarak görülmüyor…
Gelinen noktada ülkenin önünde iki ihtimal var…
Ya koalisyon,
Ya da sonbaharda bir erken seçim…
Ama sonbaharda seçime gidilme olasılığı çok zayıf…
Zira yeni meclisi oluşturan milletvekillerinin yaklaşık yüzde yetmişi ilk kez milletvekili oluyor…
Olası bir erken seçime muhalefet olacaklarını söylemek herhalde yanlış olmaz…
Çünkü alınacak bir erken seçim kararında listeye yeniden gireceklerinin garantisi yok…
Öte yandan bu tablodan erken seçim kararı çıkarsa seçmen bunun bedelini sebep olanlara ilk seçimde ödetir…
Velev ki erken seçime gidildi…
Seçim barajını indirmezler ve dar bölge seçim sistemini getirmezlerse erken seçimde sonucun değişmemesi sadece kaos çıkartır ve her siyasi parti bunun bedelini öder.
Seçmenin mesajı net; Uzlaşın.
Koalisyon görüşmeleri yapılırken seçim meydanlarında partilerin birbirleri hakkında söyledikleri her şeyi unutmaları ve bir uzlaşma aramaları lazım…
Koalisyon şeklinin belirgin hale gelmesi için meclis başkanlığı seçiminin sonucunu görmek gerekiyor…
Eğer bir koalisyon çıkacaksa, Meclis Başkanlığı seçimlerinde siyasi partilerin izledikleri tavır koalisyonun hangi partiler arasında olacağının sinyallerini verecek…
Sonra sıra görevlendirmeye gelecek…
Doğal olarak Cumhurbaşkanı tarafından bu görüşmeleri yapmak için önce Ak Parti görevlendirilecek…
Ak Parti görüşme turlarında bir sonuç alamazsa Cumhurbaşkanı’nın diğer partilere bu görevi vermesi hiçbir şeyi değiştirmez…
Değiştirse bile kurulacak olan hükümet uzun süreli olmayacaktır…
Ak Parti’nin içinde olacağı bir koalisyonun yürümesi diğer olasılıklara göre çok daha güçlü görünüyor…
Ak Parti’nin içinde olmayacağı bir koalisyon ise hiç yürümez…
Mümkün görünen en yakın koalisyon Ak Parti-CHP veya Ak Parti- MHP gibi görünüyor…
İki ihtimal dışındaki her koalisyon türüne piyasalar sert tepki vereceklerdir…
Ak Parti’nin dışardan destekli bir hükümet kurma ihtimalide var ama bize pek mantıklı gelmiyor…
Erken seçim olasılığından önce illaki bir koalisyonun denenmesi gerekiyor…
Çünkü en büyük amir olan seçmenin talimatı bu yönde…
Siyasi tarihin en zor günlerini yaşayacağız gibi görünüyor…
Hangi olasılık gerçekleşirse gerçekleşsin; hiçbir hükümet türünün dört sene dayanması biraz zor gibi…
En azından iki sene ülkeyi seçim atmosferinden kurtaracak bir formül bulunması gerekiyor sanki…
Ezcümle…
Piyasalar bekliyor…
Vatandaş dört gözle takip ediyor…
Hangi siyasi parti görüşmelerde hata yaparsa ilk seçimde bunun bedelini çok ağır ödeyecek…
Bunu siyasilerde biliyor…
Öyle zor bir atmosfer var ki…
Allah siyasilere sabır, güç, akıllı hareket etme kabiliyeti versin…
Amin…
Cümleten hayırlı haftalar…
Bakmadan Geçme