Ulusal Boyutlu Fırsatı Tepenlerin Büyük Günahları!!
Ulusal Boyutlu Fırsatı Tepenlerin Büyük Günahları!! - Hanefi Aytekin - Yeni Meram Gazetesi
Bireysel boyutlu müstesna fırsatı tepenler, yaptıkları hatanın günahını o hatayı düzeltene değin, ya da ömür boyu çekerler. Fırsatı tepme ufku dar ileriyi görememe hastalığından kaynaklanırken, yapılan yanlış başkalarını da zarara sokacaksa bir değil bin kere düşünüp, sorumluluklarının idraki içinde olmalıdırlar
Şimdilerde erken seçimi ülkemiz gündemine getirenler kendilerine çizilen koalisyon yolundan gitmemenin vebal ve günahı altındadırlar. Zira bu fırsatın alternatifi tek başına iktidar olduğuna göre, bu imkanın tezahür etmeyeceğini yapılan deney araştırmalar açık, açık göstermektedir. O halde bile bile lades olmanın anlamını idrak etmemek de büyük günahın altında kalmak olmazda ne olur?
Ben siyasetin derinliklerine daha fazla girmeden, canlı yaşadığım iki olayı bu köşemde dizelemek istiyorum. Yıl 1960’ların başlangıcı 1. Beş yıllık kalkınma planı yapılıyor. Yıllık %.5’lik kalkınma ekonomik açıdan dev bir adım oluyor. Benim köyüm acımasız kırsalın tipik örneği. Köyümüzün acımasız kırsal özelliğinden kurtulması ancak yeterli para kaynağına bağlı. Bu kaynağın yaratılması köyümün de bir kalkınma planının olması ile mümkün.
İşte böyle bir ortamda köyüme gidip, imkan yaratacak potansiyelimizin olduğunu OKULU, CAMİSİ-ELEKTİRİĞİ SULAMA SEBEKESİ VE PEKÇOK SOSYAL tesislerden yoksun köyümüzün kalkınma planını yapabileceğimizi derin derin anlattım. Anlar göründüler. Köyümüzün altından ÇAY, üstünden IRMAK akar, toprağına kan eksen can biter özelliği vardı.
Bu özelliğe dayanarak çay boyundaki köy orta malı arazi imkanları üzerine YÜZ BİN KAVAK DİKİMİ yaparsak, beş yıl sonra muazzam bir gelir elde edilecek bu gelirle köyümüzün Camisinden, elektriğine, sulama şebekesinden, tohum ıslah evine, revirine, köyün cadde ve sokaklarının revize ve ıslahına… Hülasa çağın gerektirdiği tüm yeniliklerin getirilerek BİR AVRUPAİ ÖRNEK KÖY yaratılacağının planlarının yapılacağını dizayn ediyorduk. Haber ulusal basına yansıdı. BİR KÖY DEVLETİN KALKINMA PLANINA TAŞ ÇIKARTIYOR. Kalkınma oranı % 5 değil ,%.500 oluyor tanımlamaları o günleri tek haberleşme vasıtası RADYOLARDAN TÜM ÜLKEYE duyuruldu
.
Keyfiyeti öğrenen kamu kurum ve kuruluşları bu projeye katkıda bulunma sırasına girdi. Kara taassup ve cehalet kendini gösterdi. Köy halkı, bu servet bizim köyümüze bırakılmaz, o çay boyu bize kalsın böylesi bize lazım değil, çatlak sesleri projeyi baltaladı.
Bir genç atılımcı idim. Kavaklık ormanı yıllar yılı rüyalarımdan çıkmadı. Yine de Köyüm dedim OKULUNDAN, CAMİSİNE, ELEKTİRİĞİNDEN, SULAMA SEBEKESİNE değin yapımına katkılarda bulundum. Köyümün halkı çağdaş eğitim alamamanın sancıları içinde idi. ONLAR KABAHATLİ DEĞİLDİ, ESAS BİZLER KABAHATLIYDIK.
Köyüme olan tutku ve sevgim sonsuzdu. İKİ BİNLİ YILLAR Atılım yapanların dizi dizi kazandıklarına tanık olunuyordu. Köyümde Milli Emlak’in 86 bin M2. yani 86 dönümlük arazisine Köy Tüzel kişiliği adına 10 Bin Fidanlık bir ceviz ormanı yapımını planladık. Proje uyarı söz konusu arazi Milli Emlak’ça köye tahsis edildi Orman İdaresi ve Tarım İl gerekli ihtimamı gösterdi. Arazi teraslandı ve Çevre ve Orman bakanlığından 10 Bin lira hibe bağış nakit para gönderildi.
Şimdi de projeyi baltalama faaliyetleri başlatıldı. Önce Bu projeye yürekten destek veren modern görüşlü Köy İmamı başka bir yere tayin olundu. Sonra ilgi ve alakasızlık zaman tünelinde palazlandı. Köye gelen hibe bağış iade edildi. Proje akim bırakıldı.
Şimdi o köyün kanalizasyonu yok, eski köy evleri bir bir terk edildi çevreye plansız programsız ahırlarla iç içe evler yapıldı. Feryatlarımız planlarımız bize kaldı. Bizim CEVİZ ORMANI YAPILSAYDI, BU GÜN 10 BİN AĞAÇLIK ceviz ormanından yılık her ağaçtan 10 kilo hesabıyla olsa yılda yüz ton ceviz ürününün geliri o köy halkının, yada çocuklarının olacaktı Bu potansiyelin bedeli,50 hanelik bu köyü defalarca yıkıp yeniden yapmaya bile yetecekti.Bizim modern İmam gittiği her yeri mamur etti .Yayladan Köye, Köyden Kasabaya,İlçeye derken Konya merkezdeki BİR BÜYÜK Camiinin İmamı olarak hizmet vermektedir.
İşte bizim köyün kaderini kara yazanlar, Kültürel eğitimim mana ve önemini idrak edememenin acısını bizler, çocuklarımız ve torunlarımız çekmekte ve de çekecekler.
BİZİM KEMAL YILMAZ HOCA VE EŞİ
EMİNE HANIM TORUN MÜRÜVETİNİ
GÖRDÜLER
Emekli Milli Eğitim Müdürlerimizden Can dost M.Kemal YILMAZ ve muhterem eşleri EMİNE HANIM’ın kızları MEFKURE Hanımın oğulları ALİ FUAT ve Silahlı kuvvetlerimizden Emekli Albay Mustafa İNAL’ın değerli evlatları NESRİN’ın düğünleri geçtiğimiz cumartesi günü Ankara da yapıldı.
Yılmaz, İnal ve Bilhan ailelerini yürek dolusu sevgi ile kutlar Gençlere Ömür boyu mutluluklar dileriz.