• Haberler
  • Konya
  • TYB Konya'da Divan-ı Kebir'deki 'Aşk' konuşuldu

TYB Konya'da Divan-ı Kebir'deki 'Aşk' konuşuldu

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi bünyesinde gerçekleştirilen Kültürel Etkinlikler kapsamında, Karatay Belediyesi desteğiyle D. Mehmet Doğan Kütüphanesi'nde Mevlâna'nın şiirlerinin yer aldığı Divan-ı Kebir'de 'Aşk' konusu işlendi.

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, şubenin 33 yıllık kültür hizmetini kesintisiz sürdürdüğünü belirterek, programların her yıl yeni isim ve konularla zenginleştirildiğini söyledi. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesinin uzun yıllardır yürüttüğü kültürel faaliyetlerin şehrin kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. TYB Konya Şubesi ile birlikte düzenledikleri Mevlâna Şiir Şöleni’nin bu yıl da devam edeceğini ifade eden Kılca, Divân-ı Kebîr'in yeni neslin anlayabileceği bir dille hazırlanan yeni tercümesinin de yakında tanıtılacağını kaydetti.

TYB Konya'da Divan-ı Kebir'deki 'Aşk' konuşuldu

TYB Konya Şubesi adına programı düzenleyen SÜ Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nuri Şimşekler, Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin temel eserleri olan Mesnevî ve Divan-ı Kebir'in sadece dini ve edebi birer metin olmadığını, aynı zamanda dönemin yaşam tarzını, sosyal ilişkilerini ve hatta dönem psikolojisini günümüze taşıyan bir tarih belgesi, bir saf aynası niteliği taşıdığını vurgulayarak, “Divan-ı Kebir'de aşk baremlerini, aşamalarını aşkın maddeden geçip manaya bürünen halini, mecazi aşktan manevi, ilahi aşka ulaşmayı ki en önemli unsur budur, bir kenara bıraktığınızda, gerçekten Anadolu insanının duygusal yaşamını, fikirlerini, düşüncelerinin nasıl boyutta olduğunu, neler hissettiklerini görmek mümkün. Tabi bu görüş de yine Mevlâna’ca bir bakış açısı ile olacaktır. Hâsılı Mevlâna’yı bazıları kendisine dahi ait olmayan sloganik sözlere, Sema’ya, ticarete, reklama, şöhrete, siyasete kurban etmezsek onun eserleri ve fikirlerinde sadece ilahiyatçı ve filologların değil sosyologların, psikologların, kültür ve folklor araştırmacılarının, hatta sivil tarih yazıcılarının üretebileceği eserlerinde kullanılacak oldukça fazla malzemeler, materyaller vardır."şeklinde konuştu.

Programın ilk bölümünde Hz. Mevlâna’nın eserlerindeki aşk kavramını ele alan Prof. Dr. Derya Örs, bu kavramın beşerî unsurların ötesinde manevi ve tasavvufi boyutları bulunduğunu ifade etti. Eserin edebi üslubu ve beyit yapısı hakkında da açıklamalarda bulunan Prof.Dr. Örs, Divan-ı Kebir’in Mesnevî’den farklı olarak kendine has bir ritim, ahenk ve anlatım diliyle kaleme alındığını, tabi aslında söylendiğini belirtti. Prof. Dr. Derya Örs, konuşmasının son bölümünde Hazret-i Mevlâna'nın günümüzde anılma biçimlerine dair dikkat çekici öz eleştirilerde de bulundu. Mevlâna isminin ticari ve turistik kaygılarla metalaştırılmasını eleştiren Prof.Dr. Örs, toplumun bu derin hazineyi yeterince anlama çabası göstermediğini savundu. 

Bakmadan Geçme