Dolar
8,4762
Euro
10,2865
GRAM ALTIN
507,93
BIST
1,469
Konya
parçalı az bulutlu
21°C
Yeni Meram
Torku Reklam Haber Detay

TERÖRÜN MEMBA İSRAİL!

TERÖRÜN MEMBA İSRAİL!- Muhammet GÜMÜŞ- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
10.05.2021 09:27
10.05.2021 10:36
0
948
ABONE OL

Şu mübarek ayın içinde mübarek ve seçkin zamanları yaşadığımız günlerde her yıl yaşanan senaryo, benzer olaylar dünyanın farklı bölgelerinde yaşanmaya devam ediyor.

Nedir yaşanan olaylar?

Elbette ki Müslüman topluma uygulanan şiddet ve hassas dönemlerde gerçekleşen saldırılar.

Her yıl böylesi zamanlarda mübarek Ramazan ayının içinde mutlaka Müslüman topluma, İsrail başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinden şiddet artırılıyor.

Bu yıl da Kudüs'te yine Ramazanın son 10 günü içinde saldırılar başlarken, Afganistan'da Kabil'in Daşt-i Barçi bölgesinde Seyid-ü Şüheda Okulu önünde dün iftar saatinde düzenlenen bombalı saldırıda 50 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca 100’ün üzerinde ölünün bulunduğu ifade ediliyor. Bunun yanı sıra İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'daki cemaate saldırıları büyük infial uyandırdı. Çünkü İsrail polisinin Mescid-i Aksa’da namaz kılan cemaate yaptığı saldırı sonrası 205 Filistinlinin yaralanması nefreti ve laneti abarttı. Tabi bu olaydan bir gün sonra yine İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Şam Kapısı'nda toplanan Filistinlileri dağıtmak için ses bombası kullanması bölgede tansiyonu fazlasıyla artırdı.

Olaylara ilk tepki elbette yine Türkiye'den verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özellikle İsrail'in Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistinlilerin evlerine yönelik saldırılarına karşı, İslam ülkeleri ve tüm dünyayı etkili şekilde harekete geçmeye davet etti. Başkan Erdoğan, “Mukaddes şehir Kudüs'ün onurunu, şerefini, izzetini, haysiyetini korumak her bir Müslüman'ın boynunun borcudur. Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs'teki ibadethanelere ve Müslümanlara yönelik her saldırı aynı zamanda bizlere yapılmış demektir. Üç dinin kutsallarını barındıran Kudüs'ü vicdansız, ahlaksız, hukuksuz, saygısız saldırılarıyla kirleten zalimlere karşı çıkmak 'insanım' diyen her bireyin vazifesidir. İsrail devletinin saldırılarına sessiz kalarak veya kayda değer tavır ortaya koymayarak, dolaylı şekilde destek veren herkes orada yaşanan zulme ortaktır." ifadelerini kullanarak da coğrafyanın elzem durumuna dikkat çekti. Tabi ülkemizin dışında, Katar, Ürdün ve Filistin’in yanı sıra Dünya Müslüman Alimler Birliği de, İsrail'in Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarını durdurmak için Filistin içinden ve dışından tüm İslam ümmetine halk ve resmi düzeyde ayaklanma çağrısında bulundu. Çağrıda Arap ve İslam ülkelerinden, İsrail'in saldırılarını kınamayla yetinmeyip fiili adımlar atmaları da istendi. Ama bu isteğin ne kadar bölümü gerçek olur, ne kadar bölümü sözde kalır bunu kısa zaman içinde zaten göreceğiz. İskoçya Bölgesel Başbakanı Sturgeon’ın tepkisini de gözardı etmemek gerekiyor. Sturgeon açıklamasında, "Bir ibadethaneye herhangi bir zamanda saldırmak kınanır, ancak Ramazan'da bir camiye saldırmak tamamıyla affedilemez." ifadesini kullanırken İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde ise, Kudüs'teki şiddet olaylarından endişe duyduklarını belirtti. Bunların yanı sıra ilginç bir tepki de Filistin asıllı Amerikalı model Bella Hadid’den geldi. Hadid tepkisinde, "Eğer Amerikalıysanız bilin ki ödediğiniz vergilerin bu yaşananlarda payı var! İsrail'e her yıl 3.8 milyar dolar ödüyoruz. Bunu biliyor muydunuz?" diyerek İsrailin gücünün kaynağından birini de ifade etti.

Şimdi tüm bunlara baktığımız zaman her fırsatta ve ortamda yaptıkları ile uluslararası hukuku ihlal ederek dünyaya kafa tutan İsrail'in devlet terörü uygulamaktan başka bir şey yapmadığı aşikar olarak devam ediyor. Ancak bunca zaman bu terörü açık ve aleni şekilde yapan İsrail'in, ulusal prosedür gereği olarak bile kınanmaması, bunun ötesinde kendini hukuk devleti olarak gösteren ve eften püften olaylar karşısında bile tepkisini dile getiren ülkelerden güç alması Müslüman toplum olarak içinde bulunduğumuz acizliği de göstermiş oluyor. Bugün kuru kuru tepkiden ve kınamadan öte geçmeyen davranışların yerini artık ciddi yaptırımların alması gerekiyor. Terörün en büyüğünü dünyanın gözüne sokarcasına yapan ve buna rağmen sınırsız bir prim ile zulmüne devam eden İsrail'in bu tutumu sürmeye devam edecek. Terörün memba özelliğini üzerinde barındıran İsrail'in devlet törürü, diğer terör unsurlarına da cesaret veriyor muhakkak. O nedenle bu zulmün sonlanması sadece Türkiye ve birkaç ülkenin adımları ile değil İslam coğrafyasının topluca hareketi ile gerçekleşecektir. Şu mübarek günlerde umuyorum ki uyanması gerekenler uyanır ve bu zulüm artık son bulur. Aksi durumda her yıl ve her mübarek zamanlarda bu tür şiddet olayları artarak devam edecek. Kalın sağlıcakla…

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.