Terör ve Siyaset!
Terör ve Siyaset! - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
IŞİD, PKK dişlerini gösterdi, askerlerimiz, polislerimiz kalleşce öldürüldü. Yine şehit cenazeleri, yine gözyaşı; analar, babalar, kardeşler, eşler ve çocuklar ağlıyor.
Başta Suruç’taki kanlı eylem nedeniyle terör odaklarına ilişkin uygulamaları yerinde ve doğru buluyoruz. Gecikilmiş olunmasına karşın başta Başbakan hemşerimiz Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu olmak üzere Hükümeti bu enerjik kararından dolayı verilen görevi başarıyla yerine getiren ordumuz mensuplarını içtenlikle kutluyoruz. Türk Devleti büyüktür, Ulusumuzun hamuruda kahramanlık mayası vardır;
Konuya ilişkin Başbakanlıktan yapılan açıklama “rahat nefes alma” niteliğindedir;
■ “Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm imkânları ve kurumları ile milletimizin huzur ve güvenliğini temin etmek için her türlü adımı atmakta kararlıdır. Yurtiçi ve yurtdışından kaynaklanan terör tehditlerine yönelik mücadele ayrım yapılmaksızın sürecektir.”
Dün dün de kalmalı bugünü kurtarmalıyız.
■
Dünü bugünle kavga ettirirseniz, yarına hizmet edemezsiniz.(
Churchill)
---
■
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
(Mithat Cemal)
■
Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...
(Orhan Şaik Gökyay)
---
Terör odaklarına karşı alınan enerjik karara sevinirken siyaset arenasındaki gelişmelerde aynı iyim serlikte değiliz.
Ne zaman siyaset arenasında kavgalar başlar, bel altı vurgular sür-git devam edip gitse ünlü bilgin Albert Einstein’in sözlerini anımsarım; “Hâlâ anlayamadınız değil mi? Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil!
Kavganın kazananı yoktur. Ya kaybeder, ya da daha çok kaybedersiniz. Önemli olan, kalp kırmamak; yargılamadan, karşılıksız iyilik yapabilmek; haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktır. Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek. Böyle olduğu sürece de tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.”
Özcesi Sonuç değil, kavganın yansıması önceliğimizi almış, Pascal’ın dediği gibi;
■
Bize cazip gelen kavgadır zafer değil.
---
Koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmayacak gibi görünüyor. Kimi siyasal aktörler oyun planlarını bu eksen üzerine kurguladıklarından sert rüzgârlar da erken esmeye başladı; gerilim politikaları yine baş köşeye geldi, bağdaş kurup oturdu.
Şimdi, çoğu partiler ve yöneticileri olası erken seçimde alacakları oyların hesabını yapmaya bile başladılar. Anketler, kamuoyu yoklamaları, köşe yazıları. Seçim yeni bir seçime evrilecek. Erken seçimde de tek partili bir iktidar çıkmazsa ne olacak? Bir kara mizah gibi erken seçimin daha erken olanımı denenecek bu kez... Her seçim yeni bir masraf kapısı daha açacak. Yatırımlar yerine para seçim harcamalarına gidecek
İstikrar gemisi alıp başını başka limanlara yönelecek Borsa düşecek döviz yükselecek Korkumuz o ki, uzlaşı olamayacak gibi!
Koalisyona daha başlangıçta taş koyalar ya da anlaşmış gibi görünüp de işi yokuşa sürenler lütfen sağduyuya geliniz, ---
Siyasal partiler asgari müştereklerde anlaşarak güçlü bir Hükümet kurmalı, iç ve dış sorunların çözümüne dönük öncelikli önlemler alınmalıdır.
■
SıkıImış yumruklarla eI sıkışamazsınız. (Mahatma Gandi)
---
Kalıcı barış için dış politikamızda da köklü bir değişime gidilmesi kanındayız. Nitekim,
Suriye sınırındaki şehirlerden başlayarak kimi illerdeki kaos bölge milletvekillerini de tedirgin etti. İki farklı kent’in bir birine ters, partilerin milletvekilleri Ortadoğu ve Suriye politikalarının değiştirilmesi gerektiğini dile getirmeye başladılar. Bu da yerinde gelişme;
■
Barış tanımayan komşular arasında barış, tehlikeli bir hayaldir. (
Tacitus)
Bakmadan Geçme