Tarihe dokunmak!..
Tarihe dokunmak!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Tarihe dokunma konusunda şehrimizde büyük bir eksiklik göze çarpıyor! Şehrin tarihini bilmemekle, öğrenmemekle, merak etmemekle başlayan gelişmeler, kendi şehrini tanımayan, nerede ne var, bilmeyen nesiller yetişmesine neden oluyor!
Konya, Selçuklu Başkenti!
Tarihi bir şehir. Hem, gez dünya'yı, gör Konya'yı diyeceksiniz, hem de kendi şehrinizi tanımayacaksınız!
Yöneticilerimiz, ileri gelenlerimiz, şehir üstünde söz sahibi olanlarımız, kulağını ters taraftan göstermelere doyamadılar gitti!
Konya tarihe dokunmak için, gençlerini Çanakkale'ye gönderir!
Kapadokya'ya gönderir, Mersin'e gönderir.
Gönderir de, söz temsili Alaaddin tepesine kadar çıkartmaz!
Alaaddin tepesi, bildiğiniz gibi değil, öyle uzak ki... Uçakla, otobüsle, özel araçla filan kolay kolay gidilemiyor!
Yolları patika, yamaçları dik, yokuşları bildiğiniz gibi değil!
Viraj adım başı, her tarafı uçurum!
Tehlikeyi gösteren yol işaretleri de yok!
İstanbul'a, Çanakkale'ye, Nevşehir'e, Mersin ve Antalya'ya gitmek daha kolay!
Benim şehrimin kurumları, kuruluşları tarihe dokunmaya nerelere gidiyor bir bilseniz!
Türkiye'de dokunmadıkları tarih kalmadı, kendi şehirlerine henüz sıra gelmedi. Bu gidişle de sıra geleceği filan yok!
Selçuklu Tarihi ile ne alıp veremedikleri var bilmem!
Medeniyet Okuluna bile, koskoca Selçuklu Medeniyeti giremedi.
Bu Medeniyetin banileri, bu şehri fetheden Selçuklu Sultanları medeniyet dışı muamelesi görüp, listelerde yer alma lütfuna erişemediler bir türlü!
Hangi medeniyetin okulu, bu okul diye soranların soruları hala cevapsız!
Maarif Okulları, okul gezilerini ve incelemelerini şehrin tarihi ile ilgili sokaklarda ve caddelerde neden yapmıyor, neden yapmaz soruları modaya uygun olarak, serinlemeye Antalya'ya, Peribacası görmeye Nevşehir'e, denizle buluşmaya Alanya'ya, tarihi dokunuş için defalarca Çanakkale'ye gidiyor-geliyor!
Bu seremoniye belediyelerimizde iştirak etmek de gecikmediler, halen tarihi dokunuşlar için program üstüne program yapıyorlar!
Sultan mezarlarında kaç kişinin yattığını bilmeyenler, isimlerini bile tam olarak sayamayanların cümlesi tarihi dokunuş uzmanı!
Kendi tarihine dokunamayan, dokunmaya yeminli uzmanlar!
Elleri mi yanıyor, dokunma yanarsın diyen mi var, yakın tarih varken, bu tarih bizi ilgilendirmez diyen akıldaneler mi var?
Var galiba bir şeyler!
Sevgili okurlar; Sultan Mezarlarında 1166 ile 1284 yılları arasında hüküm sürmüş; Sultan Birinci Mesud, İkinci Kılıçarslan, İkinci Rükneddin Süleyman, Birinci Gıyaseddin Keyhüsrev, Birinci Aláeddin Keykubad, İkinci Gıyaseddin Keyhüsrev, Dördüncü Rükneddin Kılıçarslan ve Üçüncü Gıyaseddin Keyhüsrev yatıyor.
Moğollarla yapmış olduğu şerefli mücadele dolayısıyla ardından destanlar yazılan, sığındığı kale komutanı tarafından Moğollara teslim edildikten sonra paramparça edilen
Selçuklu Emiri Hatiroğlu Şerafettin
gibi kahramanlara da sahipti Selçuklu.
Kendi şehrinin tarihine dokunamayanlar, dokunmaktan imtina edenler. Böyle kahramanların, Alaaddin Keykubad gibi, Birinci ve İkinci Kılıçaslan gibi hükümdarların kıymetini bilemediklerinin farkında bile değiller!
Dünya Tarihi Şehirler Birliği Yönetimine girmek dahi, bu şehrin yöneticilerinin kendi tarihlerine dokunmalarına yetmedi!
Üstelik şehrin tarihi kendini her anlamda hatırlattığı halde!
Kazıyorlar, sur çıkıyor, kazıyorlar iç kale temelleri çıkıyor.
İsteselerde istemeselerde tarihe neredeyse hergün dokunuyorlar, ancak biz dokunmadık, o bize dokundu havalarındalar!
İşte onun içindir ki, şehrin tarihi, adını koymadığınız, adını yaşatmadığınız, izlerinizi silmeye çalıştığınız her yerde canlı ve taptaze.
Sizce de; Bu mücadele az biraz, Don Kişot'un Yeldeğirmenleriyle savaşına benzemeye başlamadı mı?
Bakmadan Geçme