Siyaset arada bir aynalara bakmalı!
Siyaset arada bir aynalara bakmalı! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Şehrimizde muhalefet ve iktidar kanadı oyları karşılaştırıldığında, muhalefet toplamı, Birinci gelen partinin oy toplamının yarısı kadar!
Muhalefet kanadı, özellikle şehrin merkezinde 2002 yılının 3 Kasım'ından bu yana, şartlar ne kadar olumsuz olursa olsun, İktidar kanadının ne gardını düşürebildi, ne de hedeflediğini ve söylediği hamleleri gerçekleştirebildi.
Hal böyle olsa da, 7 Haziran seçimleri sonucunda çıkan tablo'da iktidar kanadı, yaşadığı oy kaybının nedenleri konusunda bir türlü aynalara bakamadı. Aynalara bakamadığı içindir ki, yanlış yerlerde kusur ve kusurlu arıyor.
Bu yanlış yerde arama dün Menderes'in Demokrat Partisi için geçerliydi, daha sonra Süleyman Demirel'in Adalet Partisi ve Özal'ın Anavatan Partisi içinde!
Değişen çok fazla bir şey yok!
İktidar kanadı, yüzdesi az da olsa, muhalefete doğru kayıp giden, akıp giden oyların gidiş sebebini hala muhalefete ve onlara giden oylarda arıyor.
Ben nerde yanlış yaptım demedi! Bana bunu nasıl yaparlar çizgisinde ayağını diredi, durdu!
Konya'da işin kolayı ihaleyi muhaliflere yıkmak olunca, “bak başka yere gittiniz de ne oldu, şimdi bu durumdan memnun musunuz?” sorgulaması, iktidar kanadına bu gidişle yüzde olarak ne kadar olacağı kestirilemeyen bir oy yüzdesi kaybettireceğe benziyor!
Hangi siyasi partiden olursa olsun, Başbakan çıkaran bir şehrin ne anlama geldiğini henüz tam olarak anlayamayan şehrimizde, iktidar kanadı, toplanalım, destekleme görüntüsü verelim, karelere girelim, rekor sayıda oy alınmasına çalışacağız diyelim diye verdiler bir karar!
İktidar kanadına bugüne kadar oy verenler, çeşitli nedenlerden dolayı, listelere küskünler, teşkilatlara küskünler, anlayış ve yaklaşımlara küskünler!
Bütün bu manzaraya rağmen!
Muhalefet, iktidar kanadını bugüne kadar destekleyen kendi eski partililerine ve merkez sağda ve solda yer alan seçmenlere, ne işiniz var oralarda, gelin yanımıza diyemedi!
Bu konuda yumuşama söylemleri hoşgörüden çok uzaklardaydı!
Hırçın politikalar, giden gider, kalanlar bize yeter çarpık mantığı, niye gittin, niçin gittin gibi siyasetin ruhuna oldukça aykırı kaba-saba sorgular, sorular, gidiş ve ayrılış nedenlerinin hiç sorgulanmadan kestirip atılma yanlışlıkları muhalefeti, Konya'da bir ve iki vekil rakamına kilitledi. Ve muhalefet bu durumu çözemedi!
Büyükşehir olduğu iddiasında olan Konya, yarım asır öncesinin dediğim dedikçi, kasaba politikalarını uygulamaktan geri adım atamıyor.
Bu kadar inatçı, bu kadar uzlaşmaz, bu kadar hoşgörüsüz, bu kadar kendisiyle bile barışık olamayan, kendinden başka doğru ve dürüst tanımayan, hedefindekileri yerle bir etmeden karnının şişi inmeyen insanların siyaset yaptığı bir şehirden ne Bakan çıkar, ne de Devlet Adamı!
Kimse şu göreve, şu layıktır, filanın hakkıdır, falancanın önünü açalım artık, şu lüzumsuzluğa bir son verin, verelim demiyor, diyemiyor!
Muhalefetin, neredeyse her yıl İl Başkanı değiştirme, yeni yönetimlere şans verme hastalığı, şehrimiz siyasetinin muhalefet kanadının en büyük handikabı!
İktidar kanadının, ne olursan ol, gel mantığı ile kucakladığı, kollarını açtığı, kolkola girdiği, beraber yürüyelim bu yollarda dediği MHP'liyi, Anavatanlıyı, Doğruyolcuyu, CHP'liyi ocu, bucu diye ayırmaya, sizden, bizden, hikayeleriyle kenara almaya, aktif görev vermekten kaçınmaya başlaması, ayrılık rüzgarlarının esmesine sebep oldu.
Bundan sonra, kendimizden olmayanlara aktif görevler verilmeyecek gibi söylemlerin deşifre olması, üstüne üstlük görevlendirmelerde bu söylemleri haklı çıkaran kriterler arandığının duyulması ve duyurulması sonrasında da ipin ucu, kolay toparlanamayacak bir biçimde kaçtı!
Oy ve destek kaçışının neden başladığı, oy yüzdelerinin neden aşağıya doğru bir seyir izlediği, neden bundan sonrada devam etme sinyallerinin alındığı anlaşılmamaya devam ediyor!
Bir dostum, ayağıma taş değse, takılsam, sendelesem, geriye doğru döner, nerde, ne yanlış yaptım ilk evvela onu düşünürüm derdi.
13 yıl sonra iktidar kanadının geldiği nokta işte burası! Muhalifler neden muhalif, neden diğer muhalefet partileri güçlenmeye başladı, ne oluyor, ne oluyoruz, sorularını uzun yıllar öncede soranlar olmuş, aşırı güvenden, siyasi zafiyetten, destekçilerini küstürmekten ve konjonktürden dolayı seçmenler,
" Geçti Bor'un Pazarı!"
deyip ayırmışlardı yollarını.
Siyaset, hem iktidar, hem de muhalefet kanadıyla, arada bir aynalara bakmalı sevgili okurlar! Biz eskiden su içerdik destiden denirse, eski çamlar bardak oldu diyenlerin kimse kusuruna bakmasın!..
Bakmadan Geçme