Şeb-i Arus da aslolan biziz amma...
Şeb-i Arus da aslolan biziz amma... - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Vuslat konusu maneviyattan maddiyata doğru yol almaya başlayınca, alternatif Şeb-i Arus’ların doğduğu herkesin malumu.
Bu işte başı çeken İstanbul artık alışkanlık haline getirdiği ve geleneksel olma yolunda emin adımlar attığı ve destekler gördüğü alternatif Şeb-i Arus programlarının üçüncüsünü 19 Aralık gecesi icra edeceğini çoktan duyurdu.
Duyurudan bir pasajı sizlerle paylaşalım;
"Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin vuslat gecesi, üçüncü kez T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla aşkın başkenti İstanbul’da gerçekleşecek."
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin vuslat gecesi, Şeb-i Arus, 19 Aralık'ta İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nda icra ediliyor.
Alternatif Şeb-i Aruslar ilk başladığında, o günlerin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,
"O Şeb-i Arus’lar çakma, aslolan sizsiniz"
demişti Konya'da.
Bizde nasıl olsa aslolan biziz, doğru lafa ne denir diyerek, yattık kulağımızın üstüne!
Zaten ne diyeceğimiz sözümüz, nede görecek bir gözümüz vardı.
Büktük boynumuzu, gören görüyor, bilen biliyor, bizden olmasın, biz demiş, biz itiraz etmiş olmayalım diyerek, görmesi gerekenlere havale ettik Şeb-i Arus’u!
Alternatif Şeb-i Arus’lar devam edince de, ne diyelim biz halimizi arz ettik, görün bizi, duyun bizi dedik, duyarlar inşallah diye de bekliyoruz babında kendi aramızda konuştuk, halende konuşmaya devam ediyoruz!
Sevgili okurlar;
Şeb-i Arus’ların Konya'da yapılması Hz. Pir'in türbesinin burada olması nedeniyle ona hürmeten benzeri programların uygun olmayacağı bir çok kere dile getirildi.
Konya ne siyaseten, ne kurumlarıyla ve Sivil Toplum kuruluşlarıyla bu konuya çok fazla asılmadı!
Yükselen cılız sesler Konya'dan dışarıya ulaşmak şöyle dursun, söylendiği mekanın içinde bir kaç kez yankılandı ve öylece kaldı!
Şeb-i Arus Konya'ya aittir, Konya'da kalmalıdır, Elbette Mevlana’yı sevmek, anmak herkesin hakkıdır amma, Şeb-i Arus Konya'ya özeldir denemedi!
Konya'ya davet edilen sanatçılardan bazıları, geçtiğimiz yıllarda alternatif programlar düzenleyip, üstüne üstlük koşa koşa gelip Konya'da da, 17 Aralık'ta Şeb-i Arus programlarına icracı olarak katıldılar! Konya sineye çekti!
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in geçtiğimiz yıl yaptığı Hz. Pir'e ait "bizarem" kelimeleriyle biten konuşması bir manada sitem dolu satırlarla doluydu.
Vuslat törenleri, alternatif program düzenleyenlerin vuslattan ne beklediğini ortaya koyması açısından önemliyse de, törenler, benzer programlar olarak icra edilmeye devam ediliyor.
Konya'dan çok daha büyük kapalı salonlara sahip olanlar, Türkiye'nin en güzel sesli insanlarını o programlara toplayarak, program öyle yapılmaz, böyle yapılar diyorlar adeta.
Biz ise bu işin merkezinde olmamıza rağmen, elimizde türlü imkanlar bulunmasına rağmen, adım Hıdır, elimden gelen budur havalarında devam ediyoruz!
Şeb-i Arus’lara neden sahip çıkamadığımız, neden güçlü bir kamuoyu oluşturamadığımız konusundan kapak kaldıran yok!
17 Aralık kendimizi gösterme günü, görücüye çıkma günü haline dönüştürüldüğünden, Şeb-i Arus diye bir kaygımız, sıkıntımız, hangi şehirde alternatif programlar olarak icra edildiği ilgimizi çekmiyor!
Çekiyormuş gibi, karşı duruyormuş gibi, engellemeye çalışıyormuşuz gibi tavırlar içerisinde göstermelik olarak durmamız yeterli görülüyor!
Şeb-i Arus'a sahip çıkma gibi bir düşünce içerisinde bulunmayışımız o yüzden!
Açılacak, dükkanlarımızın, işletmelerimizin, kurumlarımızın ve fabrikalarımızın önceliği ve de geçiş üstünlüğü dolayısıyla, Şeb-i Arus'u da bildiğimiz, tanıdığımız, aşina olduğumuz, emin bulduğumuz isimlere teslim edip, başlıyoruz hazırlıklara!
Vuslat törenleri derken, herkes vuslata kavuşmak istediği ne ise ona kavuşmanın derdinde oluyor.
Bildiğiniz gibi Meracel Bahreyn Kandilini uyandırdık.
Mevlana ile Şems'i temsili olarak buluşturduk.
Şimdide bizler muradımıza ereceğiz, yani vuslata ereceğiz. Vuslat derken Hz. Pirin vuslat gecesi aklına gelenler, vuslatın gündüz faslına baksınlar, ne demek istediğimiz gündüz faslında saklı!
Bakmadan Geçme