<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Yeni Meram - Konya Haber - Son Dakika Konya Haberleri</title>
      <link>https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Konya'nın en köklü haber markası Yeni Meram ile konya haber ve son dakika gelişmelerini, Konya gündeminden köşe yazılarını ve Konya politika ve ekonomi haberlerini takip edin.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Mon, 18 May 2026 16:22:17 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.yenimeram.com.tr/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA["Bir şey olmaz" denilen rahatsızlıklar ölümle sonuçlanabilir]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bir-sey-olmaz-denilen-rahatsizliklar-olumle-sonuclanabilir/458284/</link>
            <description><![CDATA[Konya'da hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyrettiği şu günlerde, uzmanlar basit gibi görülen rahatsızlıklara karşı uyarıda bulunurken, hastanede 3-5 gün gibi yatış gerektirecek durumların daha da kötüleştiğinde ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabileceğini belirtti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bir-sey-olmaz-denilen-rahatsizliklar-olumle-sonuclanabilir/458284/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 19 Aug 2025 11:08:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Raşit Özer, özellikle aşırı sıcaklarla beraber halk arasında yaz nezlesi olarak bilinen hastalık ve sıcak çarpmalarının çok fazla arttığını belirterek, 'Bu genelde aslında viral kaynaklı. Özellikle yaz mevsimi için konuşuyorum viral kaynaklı ama bunda ne etken oluyor; sıcak havalarda insanlar da şaşırıyor &#39;grip mi oluruz, nezle mi oluruz&#39; diye ama şöyle bir durum var; aşırı sıcaklarda aşırı terleme oluyor, klima kullanımı artıyor. Kalabalık ortamlarda daha çok bulunuyoruz. Tatil beldelerinde kalabalık ortamlar, bağışıklığımızın düşmesine sebep oluyor. Özellikle yaşlı ve çocuklarımızın nelere dikkat etmesi gerekiyor; saat 11.00, ikindinin orta saatleri 18.00-19.00 gibi bu saatler aralığında mutlaka evde bulunmaları, dışarıda mümkün olduğunca aktif bulunmamaları gerekiyor' dedi.</p><p>'Bol sıvı tüketmek gerekiyor'</p><p>Bol sıvı tüketmenin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Özer, 'Sıcaklıkların artmasıyla beraber sıvı kaybı, sıvı kaybıyla beraber vücudumuzda bulunan elektrolitlerin dengesizliği oluşuyor. Elektrolit bozukluklarına bağlı da semptomlar sık karşımıza geliyor. Ne yapmaları gerekiyor; bol sıvı tüketmek gerekiyor. Yağlı yiyeceklerden uzak kalmaları, sıcak havalarda mümkün olduğunca dinlenmek, ağır egzersizler yapmamak çok önemli. Mevsim meyveleri ve sebzeleri, sebze ve meyve ağırlıklı tüketmek ön planda, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Yine klima kullanımına çok fazla dikkat etmek gerekiyor. Aşırı terleme, daha sonra ani soğuk ortamlar bu durumu tetikliyor. Özellikle yaşlılarımızın sıcak çarpmaları için dikkat etmelerini öneriyoruz. Çünkü bu sıcak çarpmalarının en büyük sebebi aşırı sıcaklarda oluşan dehidratasyon dediğimiz sıvı kaybı, yeteri kadar sıvı alamamalarına bağlı da elektrolit bozuklukları, maalesef ölüme kadar gidebilecek durumlar söz konusu olabilir' şeklinde konuştu.</p><p>'Hastanede 3-5 gün gibi yatışlar gerekecek durumlar; daha da kötü tablo olarak dersek ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabilir'</p><p>Basit olarak görülen rahatsızlığın büyük sonuçlara kapı araladığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Raşit Özer, 'En basitinden belki hastanede 3-5 gün gibi yatışlar gerekecek durumların daha da kötü tablo olarak dersek ölüme kadar varabilecek vahim durumlar ortaya çıkabilmekte. Mutlaka ve mutlaka aşırı sıcaklarda kendilerine dikkat etmeleri gerekiyor. Gençler için de ağır egzersiz yapmamaları gerekiyor. Sıvı tüketimi çok önemli, mutlaka su tüketimimizi dengelememiz gerekiyor. Bir de yağlı yiyeceklerden uzak kalmak, mevsim meyve sebzelerini tüketmek de önem arz etmekte' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-sey-olmaz-denilen-rahatsizliklar-olu-20Pq4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ "Bir şey olmaz" denilen rahatsızlıklar ölümle sonuçlanabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-sey-olmaz-denilen-rahatsizliklar-olu-20Pq4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı savaş açmıştı “Ciddi bir halk sağlığı sorunu”]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-savas-acmisti-ciddi-bir-halk-sagligi-sorunu/458003/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, obeziteyle mücadele kapsamında ülke genelinde kapsamlı bir tarama programı başlattı. “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” sloganıyla 10-23 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen kampanya çerçevesinde vatandaşların yoğun bulunduğu alanlara bilgilendirme stantları kuruldu. Tarama sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Obozite ile ilgili Yeni Meram’a konuşan Uzman Diyetisyen Gülce Demiralay,”Kampanya kapsamında elde edilen bulgular, Türkiye’de obezite oranlarının dikkat çekici seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Sağlık Bakanlığı, bireyleri bilinçlendirmek ve sağlıklı yaşam tarzını teşvik etmek amacıyla kampanyanın ilerleyen dönemlerde genişletileceğini duyurdu.” İfadelerini kullandı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-savas-acmisti-ciddi-bir-halk-sagligi-sorunu/458003/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:28:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sadece estetik değil bir halk sorunu</p><p>Uzman Diyetisyen Gülce Demiralay, obezitenin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek, yenimeram.com&#39;a özel açıklamalarında , 'Obezite, vücutta aşırı yağ birikimi sonucunda ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), obeziteyi sağlığı tehdit edecek düzeyde yağ dokusunun artması olarak tanımlıyor. Bu durum, sadece estetik bir sorun değil, kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve eklem rahatsızlıkları gibi birçok ciddi sağlık sorununa da zemin hazırlar,' ifadelerini kullandı. Obezitenin tanı ve takibinde kullanılan en yaygın yöntemlerden birinin Vücut Kitle İndeksi (VKİ) olduğunu belirten Demiralay, 'Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerlendirmesinde 18,5 – 24,9: Normal kilolu, 25 – 29,9: Fazla kilolu 30 – 34,9: 1. derece obezite 35 – 39,9: 2. derece obezite 40 ve üzeri: Morbid obezite olarak sınıflandırılmakta' ifadelerini kullandı. VKİ&#39;nin pratik bir yöntem olduğunu ancak kas kütlesi fazla bireylerde yanıltıcı olabileceğini söyleyen Demiralay, bel çevresi ve bel/kalça oranı gibi ek ölçütlerin de değerlendirmeye katılması gerektiğini belirtti.</p><p>Yaşam tarzı değiştirilmeli</p><p>Diyetisyen Demiralay, obezite tedavisinde temel yaklaşımın sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme ile yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurgulayarak, ' Kısa vadeli diyetlerin kalıcı çözüm sağlamamakta, Kişiye özel, dengeli bir beslenme programı ve düzenli fiziksel aktivite, kalıcı kilo kontrolü açısından büyük önem taşır. Rafine şeker, beyaz un ve işlenmiş gıdaların azaltılması; sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağların artırılması gerekir,' dedi.</p><p>Duygusal açlık ve genetik faktörlere dikkat</p><p>Günümüzde kilo artışının en önemli nedenlerinden birinin duygusal açlık olduğuna dikkat çeken Demiralay, 'Biyolojik bir ihtiyaç olmadan gelişen yeme isteği, özellikle şekerli ve karbonhidrat ağırlıklı besinlerin fazla tüketimiyle kendini gösterir. Bu durumun önüne geçmek için lif tüketiminin artırılması, stres yönetiminin sağlanması ve fiziksel aktivite şarttır,' dedi. Genetik faktörlerin de obezite riskinde etkili olduğunu belirten Demiralay, aile öyküsü olan bireylerin risk altında olduğunu ancak genetik yatkınlığın tek başına belirleyici olmadığını, çevresel faktörlerle birlikte riskin arttığını söyledi. Demiralay açıklamasını, 'Obezite sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de ciddi bir sağlık sorunudur. Uzun vadeli başarı için bireyin beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi, fiziksel aktiviteyi artırması ve gerektiğinde profesyonel destek alması şarttır,' sözleriyle tamamladı.</p><p>(Özel Haber)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-savas-acmisti-ciddi-bir-NJArR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı savaş açmıştı “Ciddi bir halk sağlığı sorunu” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-savas-acmisti-ciddi-bir-NJArR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlar uyarıyor: Aşırı sıcaklarda yaşlılar ve kalp hastaları risk altında]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanlar-uyariyor-asiri-sicaklarda-yaslilar-ve-kalp-hastalari-risk-altinda/443819/</link>
            <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklık ve nem, özellikle yaşlı kişiler ile kalp hastaları için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu gruptaki vatandaşların sıcak havalarda mümkün olduğunca dışarı çıkmaması, bol sıvı tüketmesi ve serin ortamlarda bulunması gerektiği konusunda uyarıyor.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanlar-uyariyor-asiri-sicaklarda-yaslilar-ve-kalp-hastalari-risk-altinda/443819/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 03 Jul 2025 10:04:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, hayati risk taşıyan sıcak çarpması vakalarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için sıcak havaların ciddi tehlikeler oluşturduğuna dikkat çekerek, erken önlem alınmazsa ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Sıcak çarpması, güneş çarpması ya da hiperterminin yaz mevsiminin acil durumları olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzm. Dr. Devrim Deniz, 'Acil bir durum, çünkü müdahale edilmediğinde hayati tehlike arz eden bir durum. Mevsim yaz artık ve yaz geldiğinde sıcak ve nem artmasına bağlı olarak bu tür vakalar acillerimizi doldurmaya başlayacaktır. Normalde insan fizyolojisi ısıyı kendisi ayarlar. Termal regülasyon diyoruz biz buna. Bu ayarlama özellikle beynin hipotalamus bölgesinde bir merkez aracılığıyla olur. Cildimiz, damarlarımız ve ter bezlerimiz buna katkıda bulunarak bu ayarlamayı sağlar. Ama artan sıcaklık ve nem nedeniyle bu ayarlama mekanizması bozulur ve vücudumuzdaki sistemlerimizde de bozukluklar başlar. Ateşimiz yükselmeye başlar, şuurumuzla ilgili dalgalanma, sersemlik, baş dönmesi gibi şikayetler oluşmaya başlar. Nabzımız hızlanır, solunum yüzeysel ve kesik kesik bir hal alabilir. Hızlı hızlı solunuma başlayabilir. Yine midemizle ilgili bulantı, kramplar gelişebilir, kusmalar oluşabilir. Kaslarda seğirme ve kas krampları gelişebilir. Bunlar sıcak çarpmasına maruz kalan bir hastamızın karşılaşacağı sorunlardır' dedi.</p><p>'Daha ılık ya da serin bölgeler tercih edilmeli'</p><p>Sıcak çarpmasının nedenlerinden bahseden Uzm. Dr. Devrim Deniz, 'Bazı yatkın durumlar var. Özellikle yaşlı nüfusumuz artmaya başladı. Yaşla beraber bu termoregülasyon merkezinin düzenli çalışması bozulmaya başlıyor. Yine yaşla ilgili olarak çocuklarda ve bebeklerde bu mekanizma tam düzgün çalışmadığı için kolayca sıcak çarpması gelişebiliyor. Kronik hastalıkları olan; işte böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi bazı antidepresan ya da psikiyatri ilaçları kullanılan hastalıklar gibi durumlarda yine bu regulasyon merkezinin çalışması bozuluyor ve kolay sıcak çarpması oluyor. Hastalarımızın da özellikle sıcak çarpması anında dikkat etmesi gereken bazı tedbirler var. Öncelikle hava durumunu takip etmeli ve buna göre planlamalarını yapmalı. Faaliyetlerini, işlerini, güçlerini buna göre planlamalı. Sıcak havalarda mümkün olduğunca sıcak ve nemli ortamlara çıkılmamaya çalışılmalı. Daha ılık ya da serin bölgeler tercih edilmeli. Bol sıvı tüketilmeli. Sıvı tüketimi azalırsa yine regülasyon merkezi kolay etkileniyor. Bu şekilde tedbir alınarak ilk etapta bu tür vakalardan kaçınılabilir' şeklinde konuştu.</p><p>'Şuur ile ilgili dalgalanma var ise en kısa zamanda acile başvurmalı, iş profesyonellere bırakılmalı'</p><p>Böyle bir vakaya rastlanılması durumunda vatandaşların nasıl davranması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Devrim Deniz, 'Öncelikle bireyi o sıcak ve nemli ortamdan uzaklaştırmaya çalışmalı. Serin bir ortama almalı. Gerekirse buz uygulamaları, soğuk uygulamaları yapabilir. Duş aldırabilir vatandaşımıza. Vatandaşımızın sıvı kaybı olacaktır, elektrolit kaybı olacaktır. Şuuru yerinde ise bunları takviye edecek, soda gibi ya da kendi hazırlayacağı dengeli elektrolit kullanarak hastayı destekleyebilir. Yine hastanın klinik durumuna göre baktık ki şikayetler artmış, şuuru ile ilgili dalgalanma var, en kısa zamanda acil kurumuna başvurmalı, iş profesyonellere bırakılmalı. Peki biz burada ne yapıyoruz, hastanın genel durumunu değerlendirdikten sonra iyi bir öyküsünü aldıktan sonra hastalıklarını değerlendirdikten sonra gerekli kan tetkiklerini inceledikten sonra şikayetlerine yönelik hastamıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Özellikle diyabet hastalarında sıcak havalarda çıkmamaları, yeteri kadar sıvı almalarına dikkat etmeleri ve beslenmelerini sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini öneriyoruz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlar-uyariyor-asiri-sicaklarda-yasli-uTyLe.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlar uyarıyor: Aşırı sıcaklarda yaşlılar ve kalp hastaları risk altında ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanlar-uyariyor-asiri-sicaklarda-yasli-uTyLe.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: "Zayıflama iğneleri herkes için uygun olmayabilir"]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uzmani-uyardi-zayiflama-igneleri-herkes-icin-uygun-olmayabilir/443678/</link>
            <description><![CDATA[Son dönemde sosyal medyada ‘zayıflama iğnesi' olarak bilinen ilaçlar hakkında paylaşımların artması nedeniyle uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehtap Navdar Başaran, "Bu ilaçlar bir zayıflama modası değil, medikal bir tedavi seçeneğidir. Vücut kitle indeksi 30'un üzerinde olan bireylerde veya 27 üstü olup beraberinde obezite ile ilişkili ek hastalığı olan bireylere önerilmektedir. Ancak hekim kontrolü olmadan kullanılması ciddi sağlık problemlerine yol açabilir" dedi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uzmani-uyardi-zayiflama-igneleri-herkes-icin-uygun-olmayabilir/443678/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 02 Jul 2025 13:12:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Medical Park Ordu Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehtap Navdar Başaran, halk arasında &#39;zayıflama iğnesi&#39; olarak bilinen ilaçların tıbbi gözetim olmadan kullanımının ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine dikkat çekti. Zayıflama iğnesi olarak bilinen GLP-1 reseptör agonistlerinin (örneğin; semaglutid, liraglutid) aslında diyabet ve obezite gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaç grupları olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Mehtap Navdar Başaran, bu ilaçların yalnızca belirli hasta gruplarında ve tıbbi endikasyon doğrultusunda reçetelenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>'Hormonları etkileyerek iştahı azaltır'</p><p>Sosyal medya platformlarında yanlış ve eksik bilgilerle teşvik edilen bu ilaçların, gelişigüzel kullanımı halinde mide bulantısı, kusma, mide boşalmasında yavaşlama, safra kesesi problemleri, pankreatit gibi ciddi yan etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Başaran, 'Bu ilaçlar hormonları etkileyerek iştahı azaltır. Ancak her bireyin hormon dengesi farklıdır. Altta yatan tiroit hastalığı, insülin direnci, kortizol yüksekliği gibi nedenler göz önünde bulundurulmadan bu ilaçlara başlanması sakıncalıdır. Tedavi, kişiye özel olarak düzenlenmelidir' ifadelerine yer verdi.</p><p>'Kilo vermek bir süreçtir, kalıcı başarı için takip şart'</p><p>İlaçların tek başına çözüm olmadığını, kilo verme sürecinin ancak düzenli takip, dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve psikolojik destekle sürdürülebilir hale geleceğini vurgulayan Uzm. Dr. Mehtap Navdar Başaran, 'Bu tür tedavilerde hedef sadece kilo kaybı değil, aynı zamanda metabolik sağlığın düzeltilmesidir. Kısa vadeli estetik hedeflerle kullanılan ilaçlar, uzun vadede hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından sorun oluşturabilir' şeklinde konuştu.</p><p>'Uzman görüşü alınmadan kullanılmamalı'</p><p>Toplumda artan bilinçsiz ilaç kullanımına karşı uyarıda bulunan Uzm. Dr. Başaran, kilo problemi yaşayan bireylerin öncelikle endokrinoloji uzmanına başvurarak altta yatan nedenlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zayıflama sürecinin hekim gözetiminde ve bilimsel veriler ışığında planlanmasının, bireylerin hem sağlıklı hem de kalıcı sonuçlar elde etmesini sağlayacağını ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-zayiflama-igneleri-herkes--9pNnh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı uyardı: "Zayıflama iğneleri herkes için uygun olmayabilir" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-zayiflama-igneleri-herkes--9pNnh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sıcak hava varislerin artmasına sebep olabilir]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/sicak-hava-varislerin-artmasina-sebep-olabilir/441730/</link>
            <description><![CDATA[Genellikle bacaklarda belirginleşen, genişlemiş ve kıvrımlı hale gelmiş toplardamarların neden olduğu bir dolaşım bozukluğu olan varisin, toplardamar kapakçıklarının işlevini yitirmesiyle kanın geriye doğru akması ve damar duvarlarının genişlemesi sonucu oluştuğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hayat Gökmengil, yazın varis şikayetleri olanlara önemli tavsiyelerde bulundu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/sicak-hava-varislerin-artmasina-sebep-olabilir/441730/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 26 Jun 2025 09:50:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Varis, estetik bir sorun olarak görünse de tedavi edilmezse ciddi sonuçlara neden olabiliyor. Genetik yatkınlık, uzun süre ayakta durmak, fazla kilo, hamilelik ve hareketsiz yaşam tarzının varise neden olabileceğini söyleyen Medicana Konya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü&#39;nden Op. Dr. Hayat Gökmengil, sıcak havaların varis problemi yaşayanlarda şikayetlerin çoğalmasına neden olduğunu söyledi.</p><p>'Varis sadece estetik bir sorun değildir'</p><p>Varisin kadınlar için estetik bir sorun gibi görülse de ilerlediğinde ciddi sağlık problemlerine de yol açabildiğini kaydeden Op. Dr. Hayat Gökmengil, 'Özellikle sıcak havalarda varis şikayetleri artar. Çünkü yaz aylarında sıcak havanın etkisiyle damarlar genişler. Bu genişleme, zaten zayıf olan toplardamar kapakçıklarının daha da yetersiz hale gelmesine yol açar. Sonuç olarak, varis şikayetleri yaz mevsiminde belirgin biçimde artar. Ağrı, sızlama, yanma hissi, bacaklarda ağırlık, şişlik ve gece krampları gibi belirtiler sıcak havalarda daha yoğun hissedilir' dedi.</p><p>'Güneş koruyucu kullanmak önemli'</p><p>Uzun süre güneşte kalmanın varisleri artırabileceğini kaydeden Op. Dr. Hayat Gökmengil, 'Sıcaklık damarların genişlemesine neden olduğu için güneşlenirken bacaklara soğuk su uygulaması yapmak damarları rahatlatabilir. Ayrıca güneş koruyucu kullanmak da önemlidir. Eğer varis çorabı kullanılıyorsa güneşlenirken çıkarılmalı, sonrasında tekrar giyilmelidir' ifadelerini kullandı.</p><p>'Yeterli sıvı almayı ihmal etmeyin'</p><p>Yetersiz sıvı alınımının da varis şikayetlerinin çoğalmasına neden olacağını kaydeden Op. Dr. Hayat Gökmengil, şöyle devam etti: 'Yaz aylarında artan su kaybı ve terleme de damarların elastikiyetini etkileyebilir. Yetersiz sıvı alımı kanın yoğunluğunu artırarak dolaşım sistemini zorlar ve bu durum varislerin ilerlemesini tetikleyebilir. Bu nedenle bol su tüketimi ile vücudun sıvı dengesi korunmalı. Bol bol serin duş alınmalı. Uzun süre ayakta durmaktan ya da oturmaktan kaçınılmalı, sık sık bacaklar hareket ettirilmelidir. Bacaklar yukarı kaldırılıp dinlenmeli, varis çorabı tercih edilmeli, düzenli egzersiz ve yürüyüş yapılmalıdır. Yolculuklarda diz altı varis çorabı kullanılması tatili daha konforlu bir hale getirir. Sonuç olarak, yaz mevsimi varis hastaları için şikayetlerinin arttığı bir dönem olabilir. Bu nedenle yaşam tarzında yapılacak bazı küçük değişiklikler, yaz aylarını daha konforlu geçirmeye yardımcı olabilir. Varis problemi olan bireylerin bir kalp ve damar cerrahına danışarak uygun tedavi ve bakım yöntemlerini öğrenmeleri önerilir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sicak-hava-varislerin-artmasina-sebep-ol-hyC4y.gif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sıcak hava varislerin artmasına sebep olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sicak-hava-varislerin-artmasina-sebep-ol-hyC4y.gif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Araştırma: Uykusuzluk beyni yaşlandırıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/arastirma-uykusuzluk-beyni-yaslandiriyor/440925/</link>
            <description><![CDATA[Bilim insanları, uykusuzluğun beyni yaşlandırdığını tespit etti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/arastirma-uykusuzluk-beyni-yaslandiriyor/440925/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 22 Jun 2025 14:27:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bilim insanları, bir gece uykusuz kalmanın beyin yapısında önemli değişiklikler meydana getirerek beynin bir ya da iki yıl sonraki hali gibi görünmesine yol açabileceğini açıkladı. Uzmanlar, uyku koşulları farklı 5 veri kümesinden 134 sağlıklı gönüllünün MR verilerini değerlendirdi. 19 ila 39 yaşlarında olan gönüllerin 42&#39;si kadın, 92&#39;siyse erkekti. Bu koşullar arasında 24 saatlik, uzun süreli uyanıklık olan tam uyku yoksunluğu; bir gecede yatakta üç saat kalınan kısmi yoksunluk; 5 gece boyunca her gece yatakta 5&#39;er saat kalınan kronik yoksunluk ve her gece yatakta 8 saat uyuyan bir kontrol grubu yer aldı.</p><p>Her gruptaki katılımcı en az bir gece yatakta 8 saat geçirdi ve bu &#39;referans alınan uyku&#39; olarak kullanıldı. Bütün katılımcının beynini her gece değerlendiren bilim insanları, 3 binden fazla kişiden alınan verilerle eğitilmiş bir makine öğrenimi algoritması kullanarak katılımcıların görünürdeki beyin yaşlarını belirledi.</p><p>Araştırmacılar, tam uyku yoksunluğu çekenlerin beyin yaşı 1-2 yıl artsa da bu değişikliklerin de telafi uykusuyla tersine çevrilebildiğini gözlemledi. Bilim insanları, bir gecelik telafi uykusundan sonra beyin yaşının referanstakinden farklı olmadığını bildirdi. Ayrıca kısmi ve kronik uyku yoksunluğu olanlarla ilgili yaş tahminlerinde önemli farklılıklar görülmediği kaydedildi.</p><p>Uzmanlar açıklamalarında, 'Üç bağımsız veri kümesinde, tam uyku yoksunluğundan sonra beyin yaşının tutarlı bir şekilde arttığını tespit ettik. Bu da uyku değişkenlerindeki farklılıklarla ilişkiliydi' ifadelerini kullandı.</p><p>Sonuçlar, uykusuz geçen tam bir gecenin kişiyi nasıl etkileyebileceğine ışık tutarken, araştırma kronik uyku kaybının uzun vadeli etkileri hakkında doğrudan bilgi vermiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/arastirma-uykusuzluk-beyni-yaslandiriyor-Pbvob.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Araştırma: Uykusuzluk beyni yaşlandırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/arastirma-uykusuzluk-beyni-yaslandiriyor-Pbvob.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Elazığ'da KKKA şüphesiyle tedavi gören hasta öldü]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/elazigda-kkka-suphesiyle-tedavi-goren-hasta-oldu/440873/</link>
            <description><![CDATA[Elâzığ'da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle tedavi gören 69 yaşındaki Haydar Kemaç, hayatını kaybetti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/elazigda-kkka-suphesiyle-tedavi-goren-hasta-oldu/440873/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 22 Jun 2025 12:17:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tunceli&#39;nin Pertek ilçesinde 2 gün önce rahatsızlanan Haydar Kemaç, İlçe Devlet Hastanesine kaldırıldı.</p><p>Kemaç, KKKA şüphesiyle buradan Tunceli Devlet Hastanesi&#39;ne ardından da Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi&#39;ne kaldırılarak tedaviye alındı. Kemaç, burada sabah satlerinde hayatını kaybetti.</p><p>Kemaç&#39;ın ölüm nedeninin çıkacak tahlil sonuçlarına göre kesinleşeceği belirtildi.</p><p>Kemaç&#39;ın cenazesi, yakınlarına teslim edilerek defnedilmek üzere Pertek ilçesine götürüldü.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/elazigda-kkka-suphesiyle-tedavi-goren-ha-SOs9Z.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Elazığ'da KKKA şüphesiyle tedavi gören hasta öldü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/elazigda-kkka-suphesiyle-tedavi-goren-ha-SOs9Z.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Nadir görülen sindirim sistemi hastalığı tedavi edildi: "Erik, kiraz ve zeytini çekirdeği ile tüketmeyin"]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/nadir-gorulen-sindirim-sistemi-hastaligi-tedavi-edildi-erik-kiraz-ve-zeytini-cekirdegi-ile-tuketmeyin/439017/</link>
            <description><![CDATA[Sinop'ta nadir görülen bir sindirim sistemi hastalığı, başarılı bir cerrahi müdahale ile tedavi edildi. Hastalığın, sindirilemeyen meyve çekirdeği nedeniyle oluştuğu tespit edilirken, uzmanlardan önemli bir uyarı geldi: "Erik, kiraz ve zeytini çekirdeğiyle tüketmeyin."
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/nadir-gorulen-sindirim-sistemi-hastaligi-tedavi-edildi-erik-kiraz-ve-zeytini-cekirdegi-ile-tuketmeyin/439017/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 14 Jun 2025 13:29:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Karın ağrısı şikyetiyle Sinop Atatürk Devlet Hastanesi&#39;ne başvuran hastada yapılan tetkikler sonucunda Meckel divertiküliti tespit edildi.</p><p>Konuya ilişkin açıklama yapan Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sercan Dolu, 'Yapılan değerlendirme sonucunda, divertikül ağız kısmının eriğin sindirilemeyen çekirdeği ile tıkanması neticesinde bu durumun geliştiği anlaşılmıştır. Hastamız, laparoskopik yöntemle yapılan wedge rezeksiyon (divertikülün çıkarılması) ameliyatı sonrası sağlığına kavuşarak şifa ile taburcu edilmiştir' dedi.</p><p>'Bağırsak sağlığınız için, çekirdekli meyveleri (erik, kiraz, zeytin vb.) çekirdeğiyle birlikte tüketmeyiniz'</p><p>Dr. Dolu, benzer sağlık sorunlarının önüne geçebilmek adına vatandaşlara 'Bağırsak sağlığınız için, çekirdekli meyveleri (erik, kiraz, zeytin vb.) çekirdeğiyle birlikte tüketmeyiniz. Sindirimi zor ve posa bırakan gıdaları aşırı miktarda tüketmekten kaçınınız. Uzun süren karın ağrısı, mide bulantısı veya sindirim sorunlarınız varsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurunuz' uyarılarında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/nadir-gorulen-sindirim-sistemi-hastaligi-tMi2N.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Nadir görülen sindirim sistemi hastalığı tedavi edildi: "Erik, kiraz ve zeytini çekirdeği ile tüketmeyin" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/nadir-gorulen-sindirim-sistemi-hastaligi-tMi2N.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA["Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil vefat etti]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/yuzyilin-en-iyi-beyin-cerrahi-secilen-prof-dr-gazi-yasargil-vefat-etti/438190/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in vefat ettiğini bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/yuzyilin-en-iyi-beyin-cerrahi-secilen-prof-dr-gazi-yasargil-vefat-etti/438190/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 11 Jun 2025 12:17:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>'Alanında yürüttüğü eşsiz çalışmalarla &#39;Yüzyılın en iyi beyin cerrahı&#39; seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil hocamızın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Bilime adadığı ve bir asra yaklaştığı ömründe hepimiz için örnek teşkil eden nice işe imza atmıştı. Onun hatırasını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Mekanı cennet, makamı ali olsun.'</p><p>6 Temmuz 1925&#39;te babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır&#39;ın Lice kasabasında doğan Prof. Dr. Gazi Yaşargil, 1943&#39;te Almanya&#39;da Friedrich Schiller Üniversitesi&#39;nde tıp tahsiline başladı.</p><p>Amerikan Beyin Cerrahları Birliğince 'Yüzyılın en iyi beyin cerrahı' seçilen, sayısız ödül ve onura layık görülen Yaşargil, 100 yaşında hayata veda etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yuzyilin-en-iyi-beyin-cerrahi-secilen-pr-FFd5V.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil vefat etti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yuzyilin-en-iyi-beyin-cerrahi-secilen-pr-FFd5V.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakanlıktan 'kene' açıklaması: Ülkemizde yoğunluğun arttığına dair bir tespit bulunmuyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bakanliktan-kene-aciklamasi-ulkemizde-yogunlugun-arttigina-dair-bir-tespit-bulunmuyor/438114/</link>
            <description><![CDATA[SAĞLIK Bakanlığı, kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına ilişkin, "Türkiye'de kene yoğunluğunun önceki senelerden daha fazla olduğuna dair bir tespitimiz bulunmamaktadır. Bilinmelidir ki; tüm kenelerde hastalık etkeni yoktur, yani her kene tutunan kişi hastalığa yakalanmaz" açıklamasını yaptı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bakanliktan-kene-aciklamasi-ulkemizde-yogunlugun-arttigina-dair-bir-tespit-bulunmuyor/438114/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 11 Jun 2025 10:32:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye&#39;nin coğrafi açıdan, kenelerin çoğalmalarına elverişli koşullara sahip olduğu belirtilerek, 'Kenelerin yoğun olarak bulunduğu yerler ise özellikle hayvancılığın yapıldığı, otlakların bulunduğu yerlerdir. Türkiye&#39;de kene yoğunluğunun önceki senelerden daha fazla olduğuna dair bir tespitimiz bulunmamaktadır. Bilinmelidir ki; tüm kenelerde hastalık etkeni yoktur, yani her kene tutunan kişi hastalığa yakalanmaz. Kenelerden bulaştığı bilinen KKKA hastalığı ile mücadelemiz ise kararlılıkla sürmektedir. Türkiye&#39;de 2002 yılında İç Anadolu Bölgesi&#39;nde görülerek dikkat çeken ve 2003 yılında kesin tanısı koyulan KKKA vakaları, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan &#39;KKKA Vaka Bildirim Çizelgesi&#39; ve 2011 yılında kullanıma sunulan web tabanlı &#39;KKKA Bilgi Sistemi&#39; ile aktif olarak takip edilmektedir. Bakanlığımızın belirlediği referans laboratuvarlarda tanı konulmakta; hasta sevki ve hastalığın tedavisi için 19 bölgede merkezler görev yapmaktadır' denildi.</p><p>&#39;KENELER ÇIPLAK EL İLE ÖLDÜRÜLMEMELİ VE PATLATILMAMALI&#39;</p><p>Öte yandan Tokat&#39;ta tespit edildiği ifade edilen &#39;Haemaphysalis longicornis&#39; türü kenelerin Doğu Asya&#39;ya özgü olduğu işaret edilerek, 'Bu kene türünün on ülkede, ağırlıklı olarak Doğu Asya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Yeni Zelanda&#39;da bulunduğu bildirilmiştir. KKKA virüsünü taşıdığı, KKKA hastalığına neden olduğu ya da bölgede bu hastalığın dışında başka bir hastalığa yol açtığına dair bilimsel bir veri yoktur. Bu kene türü ile ilgili yapılacak çalışmalara yönelik değerlendirmelerimiz devam etmektedir. Kene türüne göre alınacak bireysel önlemler ise farklılık göstermemektedir. Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde vücutta (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dahil) kene olup olmadığı kontrol edilmelidir. Vücuda kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden, uygun bir malzeme (cımbız, eldiven, bez ve naylon poşet gibi) ile kene çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Hastalığa yakalanan kişilerin kan ve vücut sıvıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişilerin gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske vb.) alması gereklidir' ifadelerine yer verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bakanliktan-kene-aciklamasi-ulkemizde-yo-RS4sy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakanlıktan 'kene' açıklaması: Ülkemizde yoğunluğun arttığına dair bir tespit bulunmuyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bakanliktan-kene-aciklamasi-ulkemizde-yo-RS4sy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Güzellik uzmanından kadınlara yaz önerileri]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/guzellik-uzmanindan-kadinlara-yaz-onerileri/442111/</link>
            <description><![CDATA[Bursa Estetik Sektörü Çalışanları Derneği (BESDER) Başkanı Nurdan Demirci, kışın kullanılan kremlerin yazın kesinlikle cilde sürülmemesini, gece yatarken makyajın temizlenmesi ve her görülen ürünün kullanılmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/guzellik-uzmanindan-kadinlara-yaz-onerileri/442111/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 07 Jun 2025 12:25:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Demirci, 2018&#39;de kurulan derneklerinin 500 üyeye sahip olduğunu belirterek, üyelerinin gelişimi için zaman zaman ücretsiz eğitim ve seminerler düzenlediklerini anlattı.</p><p>Üyelerinin bir kısmının güzellik salonu sahibi bir bölümünün de sektörde çalışan, mesleki olarak güzellik uzmanı sıfatı taşıyan kişilerden oluştuğunu dile getiren Demirci, 'İlçelerde de güzellik salonlar ve üyelerimiz mevcut. Bursa&#39;da 570 güzellik salonu ve bin uzman bulunuyor. 2025 yılının ilk eğitim seminerini yaptık. Diksiyon, hukuki haklar, satış, pazarlama teknikleri ve sektör yeniliklerinin eğitimleri veriliyor' dedi.</p><p>Kadınların zaten hep güzel olduğunu, güzellik uzmanlarının da bu güzelliği taçlandırdığını anlatan Demirci, şöyle konuştu:</p><p>'Sektör büyümeye çok açık. Sektör için nitelikli eleman da yetiştiriyoruz. Her kadın cildinin pırıl pırıl olmasını, ojesinin, rujunun iyi olmasını istiyor. Kadınlar, uzmanlar dışında kimseye itibar etmesin. Eczane kanalları ve nitelikli kurumlar dışında ürün almasınlar. Sahte ürünler de çok var piyasada. Bunlarla kendinize, cildinize zarar da verebilirsiniz. Her mevsim kullanılmayan ürünler de mevcut. Sosyal medyada meşhur oldu diye bir ürünü alıp sizin kışın döneminde kullanılan ürünü yazın kullanmanız cildinizde yanıklara lekelere yol açabilir. Sosyal medyada gördüğünüz her ürünü uzmana danışmadan kulanmayın.'</p><p>Kırsal kesimden de talep giderek artıyor</p><p>Alım gücü arttıkça talebin ve tüketimin arttığına dikkati çeken Demirci, 'Her kadın ulaşabilmek istiyor. Kırsaldan da talepler giderek artıyor. Kırsalı merkezi fark etmiyor her kadın güzel görünmek istiyor. Aylık 500 lira ayırarak da kişisel bakım yapabilirsiniz ya da yanına bol sıfırlar ekleyerek de yapabilirsiniz' dedi.</p><p>Cildi ve güzelliği korumanın diç fırçalamak gibi olduğunu vurgulayan Demirci, şunları söyledi:</p><p>'Yazın güneş kremi kullanın, yüzünüzü temizlemeden makyajı temizlemeden yatmayın. Kişinin cildini tanıması gerekiyor. Bir uzmanın fikri alınması gerekiyor. Buna göre ürün seçimi yapılmalı. Aksi halde büyük hasarlar verebilir. İyi yapacağım derken büyük hasarlarla zarar görebilirsiniz. Kış döneminde sosya medyada retinol ve C vitamini kullanımı yaygınlaştı, çok da talep gördü alındı ve tüketildi. İnanılmaz tanıtımlar yapıldı bu ürünlere. Retinol ve C vitamini yaz aylarında kulanılması doğru değil. Cildimize beklenmedik zararlar verebilir, lekeler, yanıklar oluşturabilir.'</p><p>'Cildimizde istemiyorsak, cildimizin yaşlanmasını istemiyorsak güneş kremi kullanmalı ve 2 saatte bir yenilemeliyiz' diyen Demirci, 'Cilt uyurken kendini yeniler. Gece bakımınıza uygun bir süreci yönetirseniz daha iyi olabilir aksi halde gün içindeki havadaki toz, ezgoz ve bakterilerin yapıştığı makyajla uyursanız çok iyi olmaz. Kötü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Denizde makaj yapmak tüketici için çok zorlu bir süreç. Bunun için kalıcı makyaj uygulamaları var. Sahilde makyaj yenilemek kadın için gereğinden fazla emek harcatıyor' ifadesini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Güzellik uzmanından kadınlara yaz önerileri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan ilk gün et tüketimi ve saklanması ile ilgili tavsiyeler]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanlardan-ilk-gun-et-tuketimi-ve-saklanmasi-ile-ilgili-tavsiyeler/437155/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramına saatler kala, ilk gün et tüketimi ve etlerin saklanması noktasında uzmanlardan uyarı geldi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanlardan-ilk-gun-et-tuketimi-ve-saklanmasi-ile-ilgili-tavsiyeler/437155/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:59:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kurban Bayramında et tüketimi ile ilgili uyarılarda bulunan Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü&#39;nden Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, 'Kurban Bayramı&#39;nda etin nasıl saklandığı ve tüketildiği sağlığımız açısından oldukça önemli. Taze et kesildikten sonra en az 24 saat dinlenmesini öneriyoruz' dedi.</p><p>'Ölüm katılığı, kasların sertleşme durumu 24 saat boyunca devam ediyor'</p><p>Taze etlerin hemen tüketilmesinin sindirim sistemini yorduğuna değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Vural Öten, 'Çünkü ölüm katılığı kasların sertleşme durumu 24 saat boyunca devam ediyor. Et kesildikten 2 ila 6 saat içerisinde başlıyor, 24 saat süre dolana kadar devam ediyor. Bu etin tüketilmesi, sert etin tüketilmesi sağlığımız açısından nasıl bir problem teşkil ediyor dersek, çiğnemesi güç, sindirimi zor, hazmı zor bir et olduğu için sindirim sistemimizi yorabiliyor. 24 saat dinlendikten sonra et daha yumuşamış olacağı için sindirme, hazmı da daha kolay olmuş olacak' şeklinde konuştu.</p><p>'Eti marine ederken biberiye kullanılmasını öneriyorum'</p><p>Geleneksel olarak ilk gün et tüketme alışkanlığının ise haşlama veya kavurma olarak tüketilmesine dikkat çeken Diyetisyen Beyza Vural Öten, 'Burada eğer yapılacaksa haşlama ya da kavurma olarak tüketilmesini öneriyorum. Çünkü ızgaraya çok elverişli bir et olmamış oluyor. Eti kavururken de asla iç yağ, kuyruk yağ kullanmadan kendi yağıyla kısık ateşte, içerisinde mevsim sebzeleri ekleyerek tüketilmesi en uygun şekli. Çünkü iç yağ, kuyruk yağı koyduğumuz zaman hem tansiyon, hem kalp damar hastalıkları, kolesterol problemleri yaşayabiliriz. Ayrıca etin sindirimine yardımcı olabilecek, sindirim enzimlerini aktive edecek bir baharat var biberiye. Ben mutlaka eti marine ederken biberiye kullanılmasını öneriyorum. Marinasyonunda olabilir, baharat olarak etin içine eklenebilir' ifadelerini kullandı.</p><p>'Eti direkt buzdolabına koymak, ette çürümeye sebep olabilir'</p><p>Etin saklanma aşamasını da anlatan Diyetisyen Beyza Vural Öten, 'Etin dinlenmesi için tepsi üzerinde hava akımı olacak, serin, karanlık bir yerde beklemesi gerekiyor. Çünkü etin içerisinde hala vücut sıcaklığı devam ettiği için direkt buzdolabına koymak, ette çürümeye sebep olabilir. Ya da bir poşetin içine hava almadan bekletiyor olmak yine ette renk bozulmasına, dokunun bozulmasına, kokusunun değişmesine sebep olabilir. Önce karanlık ve hava akımı olabilecek bir yerde eti dinlendirmek gerekiyor. Daha sonra artı 4 derecede buzdolabı 5-6 gün kadar bekleyebilir. Kesilen kurban etleri parçalara ayrıldıktan sonra derin dondurucuya girmeden önce yıkanmadan, kanı akıtılarak parçalara ayrıldıktan sonra gıdayla saklamaya uygun poşetlerde mümkünse vakumlayarak derin dondurucuda saklanmalı' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-ilk-gun-et-tuketimi-ve-sakla-VMhvO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan ilk gün et tüketimi ve saklanması ile ilgili tavsiyeler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-ilk-gun-et-tuketimi-ve-sakla-VMhvO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sivas’ta keneden ölenlerin sayısı 5 oldu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/sivasta-keneden-olenlerin-sayisi-5-oldu/437142/</link>
            <description><![CDATA[Sivas’ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle tedavi gören 80 yaşındaki Mahmut Ağcabal, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kentte kene ısırması sonucu ölenlerin sayısı 5’e yükseldi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/sivasta-keneden-olenlerin-sayisi-5-oldu/437142/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:40:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Edinilen bilgilere göre, olay, Sivas&#39;ın Koyulhisar ilçesine bağlı Karaçam köyünde meydana geldi.</p><p>Köyde yaşayan ve 3 çocuk babası olduğu öğrenilen 80 yaşındaki Mahmut Ağcabal, yaklaşık 10 gün önce koltuk altına yapışan keneyi çıkarttıktan sonrası rahatsızlandı.</p><p>Yakınları tarafından Koyulhisar Devlet Hastanesi&#39;ne götürülen Ağcabal, burada yapılan ilk müdahalenin ardından durumu ağırlaşınca Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi&#39;ne sevk edildi.</p><p>Hastanede tedavi gören Ağcabal, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p><p>Ağcabal&#39;ın cenazesi hastane morguna kaldırılırken, Kurban Bayramı&#39;nın ikinci günü memleketi Karaçam köyünde defnedileceği öğrenildi. Kent genelinde bu yıl kene ısırması sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 5&#39;e yükseldi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sivasta-keneden-olenlerin-sayisi-5-oldu-BTaH9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sivas’ta keneden ölenlerin sayısı 5 oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sivasta-keneden-olenlerin-sayisi-5-oldu-BTaH9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından bayramda kalp ritminizin bozulmaması için öneriler]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanindan-bayramda-kalp-ritminizin-bozulmamasi-icin-oneriler/437120/</link>
            <description><![CDATA[KARDİYOLOJİ Uzmanı Dr. Canan Elif Yıldız, bayramda değişen beslenme düzeni, fiziksel aktivitenin azalması ve ilaç kullanımındaki düzensizliklerin kardiyovasküler sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine belirterek uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Yıldız, “Bayramda kırmızı et tüketimi belirgin şekilde artış gösteriyor. Bu durum koroner arter hastalığı olan kişiler için ciddi riskler oluşturabilir” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanindan-bayramda-kalp-ritminizin-bozulmamasi-icin-oneriler/437120/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:15:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kurban Bayramı, bir yandan sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz manevi bir atmosfer sunarken diğer yandan özellikle kalp ve damar hastaları için sağlık açısından bazı riskler barındırıyor diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Canan Elif Yıldız, 'Bayramda özellikle kavurma, kuyruk yağı gibi doymuş yağ oranı yüksek gıdaların sık ve fazla miktarda tüketilmesi, koroner arter hastalığı olan kişiler için ciddi riskler oluşturabilir' diye konuştu.</p><p>Uzman Dr. Yıldız, 'Amerikan Kalp Derneği, günlük doymuş yağ tüketiminin toplam kalorinin yüzde 5-6&#39;sını aşmaması gerektiğini belirtiyor. Yani bu orana göre günde ortalama 2000 kalori alan bir birey için yaklaşık 11 ila 13 gram doymuş yağ tüketmesi gerekir. Peki bu miktar günlük beslenme düzenimizde ne anlama geliyor? Örneğin, 100 gramlık bir kavurma porsiyonu yaklaşık 8–10 gram doymuş yağ içerir. Bir tatlı kaşığı kuyruk yağı 4–5 gram, bir dilim işlenmiş sucuk ise yaklaşık 4 gram doymuş yağ barındırır. Yine tam yağlı kaşar peynirinin 30 gramlık bir diliminde ortalama 6 gram doymuş yağ bulunurken, tereyağlı bir poğaça 5–7 gram arasında doymuş yağ içerebilir. Bu da gösteriyor ki, özellikle bayram sofralarında bu tür gıdalar bir arada tüketildiğinde, günlük doymuş yağ sınırı kolayca aşılabilir' dedi.</p><p>&#39;ETLERİ DİNLENDİREREK TÜKETİN, PORSİYON KONTROLÜ YAPIN&#39;</p><p>Yeni kesilmiş etin sindiriminin zor olması vagal sistemi etkileyerek kalp ritmini bozabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, 'Etlerin dinlendirilerek tüketilmesi, porsiyon kontrolü ve yağsız pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi büyük önem taşıyor Ayrıca öğünleri taze sebzelerle desteklemek ve gün içinde birden fazla ağır öğün tüketmemeye özen göstermek, kalp sağlığı açısından son derece önemlidir' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;BAYRAM SOFRALARININ SESSİZ TEHLİKESİ TUZ&#39;</p><p>Bayram sofralarındaki bir başka sessiz tehlikenin de tuz tüketimi olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Yıldız, 'Bayram sofralarında yer alan salamuralar, et suyu bazlı yemekler ve geleneksel tatlılar yüksek sodyum içeriği nedeniyle kan basıncında ani yükselmelere yol açabilir. Bu durum özellikle, hipertansiyon hastaları, kalp yetmezliği olanlar, inme geçirmiş bireyler için hayati risk taşıyabilir' diye konuştu.</p><p>'Bu nedenle bayram sofralarında tuz tüketimini azaltmak büyük önem taşır' diyen Uzm. Dr. Yıldız, konuyla ilgili şu önerilerde bulundu:</p><p>'Etlerin pişirilme aşamasında ilave tuz yerine baharat, limon, sarımsak veya taze otlar kullanarak hem lezzetten ödün vermemiş hem de sodyum alımını azaltmış oluruz. Ayrıca, salamura veya turşu gibi tuzlu yiyeceklerden uzak durulmalı, et suyu ile yapılan ağır yemekler sınırlı porsiyonlarla tüketilmelidir. Ayrıca, günlük sıvı alımını artırmak ve mümkünse sodyum içeriği düşük doğal maden suyu ya da sade su tercih etmek, hipertansiyon kontrolüne katkı sağlayacaktır. Bir diğer önemli nokta da tansiyon ilacı kullanın hastalar için. Bu kişiler ölçümlerini bayram süresince de sürdürmeli ve herhangi bir anormal durumda vakit kaybetmeden hekime başvurmalı.</p><p>&#39;SIVI DENGESİNE DİKKAT&#39;</p><p>Yeterli sıvı tüketiminin vücudumuzun vazgeçilmezi olduğunu ancak bayram gibi dönemlerde aşırı tuzlu ve tatlı tüketimine bağlı sıvı alımının da arttığını ve bunun da dengesizlik yarattığını söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, 'Özellikle diüretik ilaç kullanan hastalarda sıvı alımının azalması hipovolemiye (düşük sıvı hacmi) neden olabilirken, aşırı tuzlu yemekler ve tatlılar ile birlikte fazla sıvı tüketimi de hipervolemi (aşırı sıvı yükü) riskini artırır. Bu dengesizlik, özellikle kalp kası zayıf olan hastalarda akut kalp yetmezliği ve akciğer ödemi gibi acil müdahale gerektiren durumlara yol açabilir' dedi.</p><p>&#39;İLAÇLAR KESİNLİKLE AKSATILMAMALI&#39;</p><p>Bayram tatili nedeniyle günlük rutinlerin bozulmasının ilaç alım saatlerinin unutulmasına neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, 'Antiplatelet (kan sulandırıcı), Beta bloker, ACE inhibitörü ve Antikoagülan gibi ilaçların düzensiz kullanımı inme ve kalp krizi riskini artırabileceği hatırlanmalı. Dolayısıyla ilaçların düzenli kullanımını sağlamak için alarm kurulabilir ya da not alınabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;KALBİNİZ İÇİN BAYRAM BOYUNCA HAREKET EDİN&#39;</p><p>Düzenli egzersiz kalp sağlığının vazgeçilmezi olduğunu hatırlatan ancak bayram süresince uzun saatler oturarak geçirilen zaman nedeniyle kalbin zorlanabildiğini anlatın Uzm. Dr. Yıldız, 'Hareketsizlik kan dolaşımını yavaşlatır ve tromboz (pıhtı) riskini artırır. Hafif tempolu yürüyüşler hem tansiyonu dengeler hem de kalp ritmini düzenler. Bu nedenle günde 20-30 dakikalık yürüyüşler, bayram boyunca kalbinize yapacağınız en değerli yatırım olabilir' diye konuştu.</p><p>&#39;UYKU DÜZENİNİZİ KORUYUN&#39;</p><p>Her ne kadar bayram tatili nedeniyle bir nebze de olsa günlük stres ve onun yarattığı riskler azalsa da özellikle aritmi öyküsü olan kişilerin uykusuz kalmamaya dikkat etmeleri gerektiğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Canan Elif Yıldız, son olarak şunları söyledi:</p><p>'Kalabalık ortamlarda geçirilen zaman, seyahat yorgunluğu ve uykusuzluk, sempatik sinir sistemini aktive ederek kalp hızını ve tansiyonu yükseltebilir. Özellikle aritmi öyküsü olan bireylerde bu durum ciddi ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Unutmayın Kurban Bayramı&#39;nı sağlıklı geçirmek için sadece ruhumuzu değil, bedenimizi de dinlendirmek büyük önem taşıyor. Kalp-damar hastaları başta olmak üzere herkesin, bayramda tedavi protokollerine uyması, dengeli beslenmesi ve gerektiğinde hekim görüşü alması hayati önem taşıyor. Unutmayın: Kalbin en büyük bayramı, düzenli ritminde atmaktır. '</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-bayramda-kalp-ritminizin-bozu-hvT9D.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından bayramda kalp ritminizin bozulmaması için öneriler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-bayramda-kalp-ritminizin-bozu-hvT9D.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Psikologdan uyarı: 12 yaş altı çocuklar hayvan kesim alanlarından uzak tutulmalı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/psikologdan-uyari-12-yas-alti-cocuklar-hayvan-kesim-alanlarindan-uzak-tutulmali/437114/</link>
            <description><![CDATA[KLİNİK Psikolog Sinem Baran Ekinci, Kurban Bayramı'nda 12 yaş altı çocukların hayvan kesim alanlarından uzak tutulması gerektiğini söyledi. Ekinci, küçük yaştaki çocuklarının soyut ve somut kavramları ayırt edemedikleri için kurban kesimlerinin izletilmesinden kaçınılması gerektiğini ifade etti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/psikologdan-uyari-12-yas-alti-cocuklar-hayvan-kesim-alanlarindan-uzak-tutulmali/437114/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:08:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Klinik Psikolog Sinem Baran Ekinci, Kurban Bayramı öncesi çocuklara yönelik uyarılarda bulundu. 12 yaş arasındaki çocuklarda somut öğrenme kavramı gelişmediği için onların hayvan kesim alanlarından uzak tutulması gerektiğini kaydeden Ekinci, 'Çünkü onlarda ileriki yaşlarda et yemekle ilgili sorunlar ya da dini ritüelleri kendi yetişkinlik hayatlarına taşımak ile ilgili büyük sorunlar oluşabilir' diye konuştu.</p><p>Ekinci, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Hisleri hakkında konuşmalarına izin vermeliyiz. Hayvanları sevmek senin güzel bir yönün. Böyle hissetmeni anlıyorum. Böyle hissetmende bir sakınca yok demeliyiz. Bayramların eğlenceli yönlerini, pozitif ritüelleri onlara aktarmalıyız. Bayramın sevgi, saygı, merhamet ve empati üzerinden yürütülen bir kavram olduğunu bildirmeliyiz. Özellikle erkek çocuklara &#39;Sen nasıl erkeksin? İşte gel kesilen kurbanın kanını alnına sürelim&#39; gibi ritüelleri çocuklarımız üzerinde uygulamamalıyız. 12 yaş ve altı çocuklarda kurban kesimini gördükleri zaman vegan olmak, et yememek, et yemekle ilgili büyük sorunlar yaşamak, ileride bu dini ritüelleri kendileri uygulayamamak gibi sorunlar yaşanır. Bunun yanı sıra daha büyük korkularımız çocuklarımızın dini takıntılar geliştirmeleri olabilir. Çünkü 12 yaşına kadar 6 ila 12 yaş arasında soyut öğrenme kavramı gelişmediği için çocuklarımızın bizim anlattığımız şeyleri anlamak ya da tam olarak gördükleri şeyleri doğru yorumlamakla ilgili sorun yaşayabilirler. Bu yüzden mümkünse 12 yaş ve üzeri çocuklarımız bu ritüellerimize bize şahitlik edeceklerse etmeliler. Çocukları bunun için lütfen zorlamayalım.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/psikologdan-uyari-12-yas-alti-cocuklar-h-ywGNV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Psikologdan uyarı: 12 yaş altı çocuklar hayvan kesim alanlarından uzak tutulmalı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/psikologdan-uyari-12-yas-alti-cocuklar-h-ywGNV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından anne adaylarına hayati öneriler]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanindan-anne-adaylarina-hayati-oneriler/436580/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı tatili için yola çıkacak ve kurban eti tüketecek anne adaylarına uzmanlardan uyarı geldi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, yola çıkan hamilelerin 2 saat üzerindeki yolculuklarında molayla birlikte yürüyüş yapmaları, et tüketirken ise pişmesi ve yağ oranına dikkat edilmesi noktasında önerilerde bulundu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uzmanindan-anne-adaylarina-hayati-oneriler/436580/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 11:54:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bayram tatili öncesi yola çıkacak anne adaylarının yolda geçirilen sürenin 2 saat üzerine çıkması halinde mola verilerek 5 dakikalık yürüyüş tavsiyesinde bulunan uzmanlar, anne adayında bacak ödem, varis artışı ve emboli gibi risklerin en aza indirilmesi noktasında önem taşıdığını vurguladı. Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, 'Özellikle araçla seyahat planlanıyorsa, 2 saat ve üzerinde bir yolculuk yapacaksak mutlaka anne adayının kısa kısa molalar verip 5&#39;er dakikalık yürüyüşler yapmasını istiyoruz. Bu sayede anne adayının bacaklarında ödem, varis artışı ve emboli gibi riskler minimalize olacaktır. Bunun dışında annenin seyahat etmeyi planladığı bölgede, sıcak mekanlar olan kaplıca, hamam, sauna gibi bölgelerden uzak durması gerekiyor. Çünkü vücut ısısının 39 derece ve üzerinde olduğu sıcaklıklarda fetus olumsuz etkileniyor ve bunu da unutmamamızda fayda var. Yine seyahat süresince tropikal bölgelere ve hijyen probleminin olduğu yerlere gebelik boyunca seyahat önermiyoruz enfeksiyon riski nedeniyle. Bunların yanı sıra anne adaylarına, gebelik boyunca önerdiğimiz yarım saatlik günlük yürüyüşlere seyahat süresince de devam edebilirler. Bunu yaparken özellikle yaz aylarında olmamız nedeniyle, saat 12.00 ile 15.00 aralığı dışındaki zaman dilimlerinde tercih edilmelidir. Yürüyüşler sırasında koruyucu şapka, gözlük ve koruyucu krem kullanımını özellikle gebelik maskesi gibi cilt lezyonlarını minimalize etmesi adına öneriyoruz' dedi.</p><p>'Enfeksiyon riskinin daha az olması nedeniyle denizi öneriyoruz'</p><p>Tatile giden hamilelere deniz konusunda öneride bulunan Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, 'Deniz mi, havuz mu bizlere çok sorulmakta ve biz deniz olarak öneride bulunuyoruz. Nedeni ise tabii ki çok daha güvenli alternatif, enfeksiyon riskinin daha az olması nedeniyle ve takip eden hekim görüşü, seyahat öncesi mutlaka alınmalıdır. Çünkü bizler bazen özellikle yüksek risk grubundaki gebelere, seyahat yasağı koyduğumuz dönemler olabiliyor. Ve son olarak da seyahat planlanan bölgede acil bir durumda başvurulacak olan sağlık noktası, sağlık kuruluşu neresi daha önceden not edilmeli ve bilinmeli. Biliyorum olmasın ama acil durumlarda büyük kolaylık sağlayacaktır' şeklinde konuştu.</p><p>'Az pişmiş olan et grubunda enfeksiyonların ihtimali devam etmekte'</p><p>Kurban Bayramı nedeniyle et tüketimi noktasında da uyarılarda bulunan Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, 'Tüketilecek olan etlerin mutlaka iyi pişmiş olarak tüketilmesi gerekiyor. Az pişmiş olan et grubunda brusella, toksoplazma ve tenya gibi enfeksiyonların ihtimali devam etmekte. Çok aşırı pişmiş et grubunda, protein içeriğinin azaldığını biliyoruz ve yine yanmış et grubu da akrilamid içeriği nedeniyle anne adaylarına önerilen besin gruplarında değildir. Bunların yanı sıra özellikle etlerin çok yağlı ve çok tuzlu tüketilmesi de hem tansiyon hem de kolesterol dengesiyle ilgili problemleri beraberinde taşıyabileceği için anne adaylarına önerilmez. Bize çokça sorulan sakatat grubu besinleri de gebelikte hamileliğin başından sonuna kadar önermiyoruz. Bunun sebebi de yüksek doz A vitamini fetus bebek üzerinde toksik etkileri olabilir. Bu nedenle gebelikte güvenli besin grubu değildir. Etleri tüketirken daha sağlıklı olması adına bol yeşillik ve salatayla alınmış olması durumunda etin içeriğindeki demirin çok daha iyi emileceğini biliyoruz. Beslenmeyle ilgili bir de tatlılarla ilgili şunu söyleyebiliriz. Özellikle glisemik indeksi yüksek şerbetli tatlılar yerine, süt tatlılarının tercih edilmesi anne adayı için çok daha sağlıklı bir alternatif olacaktır' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-anne-adaylarina-hayati-oneril-Lazee.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından anne adaylarına hayati öneriler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-anne-adaylarina-hayati-oneril-Lazee.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde kene riskine dikkat edilmesi uyarısı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kurban-bayrami-oncesinde-kene-riskine-dikkat-edilmesi-uyarisi/435318/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde, kenelerle taşınan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşların dikkatli olması uyarısında bulunuldu.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kurban-bayrami-oncesinde-kene-riskine-dikkat-edilmesi-uyarisi/435318/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 29 May 2025 12:14:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Erdoğan Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, KKKA&#39;nın, kenelerin taşıdığı bir virüsle hayvanlardan insana bulaşan enfeksiyona bağlı bir hastalık olduğunu belirtti.</p><p>KKKA&#39;nın Türkiye&#39;nin her tarafında görülebildiğini vurgulayan Öz, hastalığın özellikle İç Anadolu Bölgesi&#39;nin kuzeyi, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu Bölgesi&#39;ndeki yaklaşık 30 ili kapsayan alanda yoğun görüldüğünü söyledi.</p><p>Öz, her yıl bahar ve yaz döneminde kene vakalarının arttığına dikkati çekerek, 'Bu dönemde de beklediğimiz gibi ölüm haberleriyle karşılaşabiliyoruz. Vakalar ağır seyrettiği zaman ölümle sonuçlanabiliyor.' diye konuştu.</p><p>Hastalığın, başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıktığını anlatan Öz, 'Ateş, iştahsızlık, halsizlik, bulantı, kusma ve ishale, ense sertliği, baş dönmesi, ışığa hassasiyet, boğaz ve göz ağrısı gibi şikayetler ekleniyor. Sanki bir gribal enfeksiyon gibi oluşuyor.' dedi.</p><p>Kenenin taşıdığı virüsün vücuda temasıyla hastalığın bulaşabildiğini belirten Öz, şunları kaydetti:</p><p>'Onun haricinde, keneyle teması olan bir insanın veya hayvanın vücut sıvısıyla, teriyle, kanıyla veya dokularıyla temasla bulaşabiliyor. Bu temas eldivenle olmadığı durumlarda veya korunmasız şekilde temasla gerçekleşebiliyor. Hayvanlar, herhangi bir belirti göstermeden, KKKA&#39;ya sebep olan aynı virüsü taşıyan keneleri vücudunda barındırıyor. O sebeple tamamen sağlıklı olarak düşündüğünüz bir hayvan, bu virüsü üzerindeki kene sebebiyle taşıyor olabilir.'</p><p>'Açık renkli ve uzun giysiler tercih edilmeli'</p><p>Öz, kenenin insan vücuduna tutunması durumunda bir an önce çıkarılması gerektiğine işaret ederek, 'Kesinlikle çıplak elle dokunmamak veya keneyi öldürmemek gerekiyor. Bir cımbız eşliğinde çıkarabiliriz. Poşetle veya bezle çıkarmamız da mümkün olabilir. Bu hayvanın üzerinde olsa da yine bu işlemi yapabiliriz. Kendimizi ilk önce garanti altına almamız gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>KKKA&#39;ya karşı özellikle bahar ve yaz sonuna kadar dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Öz, hastalığın herhangi bir tedavisi ve aşısının bulunmaması nedeniyle koruyucu önlemlerin uygulanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Erdoğan Öz, 'Kollarımızı ve vücudumuzu örten uzun elbiseler giyinmemiz gerekiyor. Örneğin, pantolonumuzun paçasını çorabımızın içine koyabiliriz. Piknik, bağ, bahçe alanlarından geldikten sonra ise hem kendimizin hem de çocuklarımızın kulak arkasını, koltuk altlarını, kasıklarını ve diz altlarını kontrol ederek orada kene olup olmadığını görmek gerekiyor. Bir de park, bahçe gibi piknik alanlarına giderken kenenin daha rahat görünebilmesi için açık renkli elbiseler giymek gerekir.' dedi.</p><p>'Çıplak elle temas hastalık riskini artırıyor'</p><p>Öz, yaklaşan Kurban Bayramı döneminde hayvan kesimi ve et işlemlerinde dikkatli olunması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Keneler, sadece insanın üzerine yerleşmesiyle insana hastalık bulaştırmıyor. Hem kene hastalığıyla enfekte olmuş kişilerden hem hayvanlardan bulaşabiliyor. Bu sebeple, kurban kesiminde hayvanlarının derisinin yüzülmesinde, karkasın parçalanmasında, etin ayrıştırılmasında, hiçbir safhada çıplak elle dokunmamamız gerekiyor. Kesinlikle, eldivenle dokunmamız gerekiyor. Keneyle temas olduktan sonra bu hastalık kendini 1-3 gün arasında gösteriyor. Maksimum 9 güne kadar belirti ortaya çıkabiliyor. Eğer enfekte olmuş, hastalık kapmış bir insanla veya bilmeden de bir hayvanla temas edildiyse 5-6 günde ortalama belirtiler ortaya çıkıyor. Bu 13 güne kadar sürüyor. Vücuda bir kene dokunduğu zaman en az 10 gün, kişinin kendini belirtiler açısından kontrol etmesi gerekiyor.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kurban-bayrami-oncesinde-kene-riskine-di-XWR1L.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban Bayramı öncesinde kene riskine dikkat edilmesi uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kurban-bayrami-oncesinde-kene-riskine-di-XWR1L.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban eti tüketirken acele etmeyin]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kurban-eti-tuketirken-acele-etmeyin/434937/</link>
            <description><![CDATA[Uzman Diyetisyen Gülce Demiralay, ailelerin bir araya geldiği, sofraların özenle kurulduğu, ikramların bol olduğu Kurban Bayramına sayılı günler kaldığını hatırlatarak sağlıklı beslenme uyarısında bulundu. Yaklaşan Kurban Bayramında gündelik et ve tatlı tüketiminin artacağına dikkat çeken Diyetisyen Demiralay, “Günlük su tüketim miktarı 2-3 litre olmalıdır. Bayram ziyaretlerinde hamur işleri, çikolata ve ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar , meyve suyu veya gazlı içecekler yerine açık çay veya bitki çayları tercih edilmelidir. Yeterli ve dengeli bir beslenme şekli oluşturabilmek için özellikle et tüketirken diğer besin grupları olan ekmek, süt grubu, sebzeler, meyveler ’de menülerde yer verilmelidir” uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kurban-eti-tuketirken-acele-etmeyin/434937/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 28 May 2025 11:00:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Diyetisyen Demiralay, bayram öncesi yağ tüketiminin azaltılması önemine dikkat çekerek, 'Bayramda bol yağlı yiyecekler ve etlerin tüketim olasılığı fazla olacağından, önceden önlem alınmalıdır. Öğünler çeşit bakımından zengin olabilir. Lifli gıdalar tüketilmeye özen gösterilmelidir. Alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Öğün atlanılmamalıdır.' diyerek önerilerini sıraladı. Etlerin sindiriminin zor olduğunu özellikle de yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik, hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açacağının altını çizen Demiralay, 'Etlerin pişirilmesinde haşlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan kaçınılmalıdır. Çok yüksek ısıda, uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi çeşitli 'kanserojen maddelerin' oluşumuna neden olabileceği için tercih edilmemelidir. Etlerin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır.</p><p>Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak ve 'kömürleşme' sağlamayacak şekilde ayarlanmalı.' diyerek pişirme önerilerinde bulundu. Demiralay, kurban etlerinin pişirilmesinde yüksek ısı değerlerinin tercih edilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, 'Yüksek ateş yüzeydeki proteinleri birdenbire katılaştırır ve ısı etin iç kısmına ulaşamaz. Etlerin iç sıcaklığı en az 75 ºC olmalıdır. Çok yüksek ısı, etin dış yüzeyinin yanmasına ve su kaybının fazla olmasına yol açarak besin öğesi kaybını artırır. Etler kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemeli, bazı zoonoz hastalıkların çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesiyle bulaştığı akıldan çıkarılmamalıdır'dedi. Kesilen etlerin korunması ve saklanması insan sağlığı açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Demiralay, ' Kurban etleri, büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kğıda sarılmalı ve buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler, buzlukta -2 derecede birkaç hafta, -18 derece derin dondurucuda ise daha uzun süreyle saklanabilir.' Uyarısında bulundu. Etlerin kolaylıkla bozulabilen potansiyel riskli besinler olduğunun altını çizen Demiralay, ' Etlerin dondurulduktan sonra tekrar çözünmesi bazı 'mikroorganizmalar' için üreme ortamı oluşturur ve bu da sağlığımızı tehdit eder. Çözünen et hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Etler oda ısısında açıkta bırakılacak şekilde değil, yine buzdolabının alt bölmesinde çözünmesi sağlanmalıdır. Derin dondurucuda saklanan etin buzdolabının sebzelik kısmının üstüne konularak çözünmesi beklenebilir. Etin çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözünme, oda sıcaklığında bekletme gibi yöntemler, insan sağlığı açısından tehlikeli sonuçları da beraberinde getirmektedir. Et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında çiğ sebze ve meyveleri doğrama işlemi yapılmamalıdır.' Önerisinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kurban-eti-tuketirken-acele-etmeyin-U1KpO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban eti tüketirken acele etmeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kurban-eti-tuketirken-acele-etmeyin-U1KpO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklardaki alerji nezle ile karıştırılıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/cocuklardaki-alerji-nezle-ile-karistiriliyor/434637/</link>
            <description><![CDATA[Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, alerjilerin mevsim geçişlerinde özellikle okul çağındaki çocuklarda sık görüldüğünü belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/cocuklardaki-alerji-nezle-ile-karistiriliyor/434637/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 26 May 2025 16:06:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Doğanın canlandığı, havada polen yoğunluğunun arttığı zaman dilimlerinde, çocuklarda alerjik reaksiyonların da artış gösterdiğini ifade eden Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü&#39;nden Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, çoğu zaman bu durumun nezle ile karıştırıldığını vurguladı.</p><p>Alerjik çocuklar sık hastalanıyor</p><p>Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde açık havada geçirilen zamanın da artmasıyla çocuklarda sık burun akıntısı, gözlerde kaşıntı, öksürük ve hapşırık gibi belirtiler görülebiliyor. Bu tablonun çoğu zaman nezle sanılsa da aslında alerjik kökenli olabildiğini, bu durumun; artan toz miktarı ve değişen hava şartları nedeniyle hassas bünyeli çocuklarda çeşitli belirtilere neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, 'Çocuklarda alerji burun tıkanıklığı, sık hapşırma, öksürük, nefes darlığı, gözlerde sulanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Bu dönemlerde en sık karşılaşılan alerji türü, halk arasında &#39;saman nezlesi&#39; olarak bilinen alerjik rinit olmaktadır. Alerjik rinitin dışında alerjik astım ve konjunktivit gibi alerji çeşitleri de bulunmaktadır' dedi.</p><p>Mevsim geçişleri başarıyı da etkileyebilir</p><p>Alerjilerin genellikle şikayetlerin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve fizik muayene bulgularıyla teşhis edilebildiğini belirten Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, şunları söyledi: 'Muayenede alerjik çocukların burun mukozası ödemli, soluk ve şiş olur. Gözaltlarında mor halkalar görülebilir. Burnun sürekli yukarı kaldırılması sonucu burun sırtında buruşukluk oluşur ki buna &#39;alerjik selam&#39; denir. Bu durum sıklıkla nezle ile karıştırılır. Ancak nezlede genellikle ateş olur, alerjik reaksiyonlarda ise uzun süren ama ateşsiz bir süreç yaşanır.'</p><p>Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, bu tür alerjik belirtilerin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel etkiler de doğurabileceğini ifade ederek, 'Özellikle okul çağındaki çocuklarda dikkat dağınıklığı, uyku bozukluğu ve buna bağlı olarak okul başarısında düşüş görülebilir' şeklinde konuştu.</p><p>Alerjiden korunmak için alınması gereken önlemler</p><p>Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, çocukların bu dönemde korunması için önerilerde bulunarak, 'Polenlerin yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havaya çıkmaktan kaçınılmalı; kapalı alanlar daha geç saatlerde havalandırılmalıdır. El hijyenine özen gösterilmeli, dışarıdan gelen ebeveynler, çocuklarla temas kurmadan önce ellerini ve yüzlerini yıkamalıdır. Doğa yürüyüşleri öğle saatlerinde, güneşli ve havadar ortamlarda yapılmalı, açık hava etkinliklerinde şapka ve gözlük kullanılmalı, dışarıda giyilen kıyafetler eve gelince hemen değiştirilmelidir. Ortam havasını filtreleyen özel klimalar tercih edilmeli ve bu cihazlarda polen filtresi kullanılmalıdır. Halı, kilim gibi toz toplayıcı eşyalar mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Çocuklar sigara dumanına maruz bırakılmamalıdır. Bağışıklık sisteminin güçlü kalması için dengeli beslenme ve düzenli uyku alışkanlığı önemlidir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cocuklardaki-alerji-nezle-ile-karistiril-2ttbi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklardaki alerji nezle ile karıştırılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cocuklardaki-alerji-nezle-ile-karistiril-2ttbi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[9 yaşındaki çocuğun midesinden saç yumağı çıktı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/9-yasindaki-cocugun-midesinden-sac-yumagi-cikti/434607/</link>
            <description><![CDATA[Eskişehir'de mide ağrısı, bulantı ve iştahsızlık şikayetiyle hastaneye götürülen B.G.'nin (9) midesinden, uzun süreli saç ve yabancı madde yeme alışkanlığı sonucu birikerek oluşan ve tıp literatüründe 'bezoar' olarak bilinen saç yumağı çıkarıldı.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/9-yasindaki-cocugun-midesinden-sac-yumagi-cikti/434607/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 26 May 2025 14:55:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>B.G. ailesi tarafından mide ağrısı, bulantı ve iştahsızlık şikayetleriyle Eskişehir Şehir Hastanesi&#39;ne götürüldü. Çocuk Cerrahi Servisi&#39;nde yapılan endoskopik ve radyolojik incelemede B.G.&#39;nin midesinde büyük bir kitle olduğu belirlendi. Eskişehir Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi uzmanı Op. Dr. Berkay Tekkanat ile Op. Dr. İbrahim Yıldırım tarafından ameliyata alınan M.G.&#39;nin midesinden, büyük bir saç yumağı çıkarıldı. Kısa sürede servise alınan M.G., hastaneden taburcu edildi.</p><p>&#39;MİDEYİ TAMAMEN DOLDURDUĞUNU GÖRDÜK&#39;</p><p>Ameliyatı gerçekleştiren Op. Dr. Berkay Tekkanat, küçük kızın midesindeki saç yumağının uzun süreli saç yutma alışkanlığından oluştuğunu söyledi. Op. Dr. Tekkanat, 'Bu saçlar sindirilemediği için zamanla mide içerisinde birikmiş ve devasa bir kitle halini almış. Bu durum hem fiziksel hem psikolojik açıdan önemli bir sorun. Kitle o kadar büyümüş ki mideyi tamamen doldurduğunu gördük. Bu tür durumlar zamanında fark edilmediğinde, bağırsak tıkanıklığı, mide delinmesi gibi ciddi ve hayati tehlike arz eden komplikasyonlara yol açabiliyor. Neyse ki zamanında müdahale ettik ve başarılı bir ameliyatla bu kitleyi çıkardık' dedi.</p><p>&#39;BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÖNEMLİ&#39;</p><p>Op. Dr. İbrahim Yıldırım da tıp literatüründe &#39;bezoar&#39; olarak bilinen saç yumağının çocuk yaş gruplarında oldukça nadir görüldüğünü söyledi. Son yıllarda, çeşitli faktörlere bağlı olarak saç yeme alışkanlığının (trikofaji) daha sık karşılaştıklarını ifade eden Op, Dr. Yıldırım, 'Ailelerin bu tür davranışları fark etmesi ve zamanında bir uzmana başvurması hayati önem taşıyor. Bu vaka, bize hem tıbbi hem de psikolojik açıdan bütüncül yaklaşımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/9-yasindaki-cocugun-midesinden-sac-yumag-OHuEx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 9 yaşındaki çocuğun midesinden saç yumağı çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/9-yasindaki-cocugun-midesinden-sac-yumag-OHuEx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeni diyabet türü resmi olarak tanındı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/yeni-diyabet-turu-resmi-olarak-tanindi/432731/</link>
            <description><![CDATA[ Yetersiz beslenmeyle bağlantılı bir diyabet türü olan 'Tip 5 diyabet' Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından resmen tanındı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/yeni-diyabet-turu-resmi-olarak-tanindi/432731/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 19 May 2025 14:29:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzmanlar, tip 5 diyabetin çocukluk döneminde yaşanan beslenme bozuklukları nedeniyle pankreasın yeterince gelişmemesi sonucu ortaya çıktığını belirtti.</p><p>Bu durum, vücudun yeterli miktarda insülin üretememesine neden oluyor. Uzmanlar, bu diyabet türünün daha önce sıklıkla yanlış teşhis edildiğini ve genellikle tip 1 ya da tip 2 diyabet olarak değerlendirildiğini ifade ediyor.</p><p>Ancak tip 5 diyabet, klasik diyabet türlerinden farklı olarak düşük doz insülin veya ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilebiliyor. Yüksek doz insülin uygulamalarının bu hastalarda ciddi kan şekeri düşüklüğüne yol açabileceği vurgulanıyor.</p><p>Daha önce 1955&#39;te tanımlanan ve 1985&#39;te Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçici olarak kabul edilen bu hastalık, 1999&#39;da sınıflandırmadan çıkarılmıştı. Ancak son araştırmalarla birlikte hastalığın farklı bir diyabet türü olduğu netleşti.</p><p>Yeni tanımın, dünya genelinde 20 ila 25 milyon kişiyi etkileyen bu hastalığın daha doğru şekilde teşhis edilmesine ve uygun tedavi yöntemlerinin uygulanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yeni-diyabet-turu-resmi-olarak-tanindi-VzsCx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeni diyabet türü resmi olarak tanındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yeni-diyabet-turu-resmi-olarak-tanindi-VzsCx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SGK'nin geri ödeme listesine 95 ilaç daha alındı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/sgknin-geri-odeme-listesine-95-ilac-daha-alindi/432351/</link>
            <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) yapılan düzenlemeyle 88'i yerli üretim olmak üzere 95 ilacın daha geri ödeme listesine dahil edildiğini bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/sgknin-geri-odeme-listesine-95-ilac-daha-alindi/432351/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 18 May 2025 12:23:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabındaki paylaşımda, SGK&#39;nin geri ödeme listesine alınan ilaçlara ilişkin bilgileri paylaştı.</p><p>Yapılan düzenlemeyle 88&#39;i yerli üretim olmak üzere 95 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını belirten Işıkhan, ilaçların hastalara şifa olması temennisinde bulunarak, vatandaşlara sağlıklı ömür diledi.</p><p>Işıkhan, geri ödeme listesine alınan 95 ilaçtan 6&#39;sının diyabet, 5&#39;er tanesinin ise 'kanser', 'immün trombositopeni', 'talasemi' (demir bağlayıcı) ile 'astım ve KOAH' tedavilerinde kullanılan ilaçlar olduğunu duyurdu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sgknin-geri-odeme-listesine-95-ilac-daha-ARX9x.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SGK'nin geri ödeme listesine 95 ilaç daha alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sgknin-geri-odeme-listesine-95-ilac-daha-ARX9x.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ter kokmasın diye kullanılan kozmetik ürünlerinde kanser riski]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/ter-kokmasin-diye-kullanilan-kozmetik-urunlerinde-kanser-riski/432126/</link>
            <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte ter kokusu sorunu yaşayanlar çözümü deodorant ve farklı kozmetik ürünlerinde arıyor. Uzmanlar, bazı kozmetik ürünlerinde kullanılan belirli kimyasal maddelerin sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabileceği, hassas cilt yapısına sahip bireylerde bu risklerin daha yüksek olduğu konusunda uyarıyor.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/ter-kokmasin-diye-kullanilan-kozmetik-urunlerinde-kanser-riski/432126/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 17 May 2025 12:39:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Deodorant ve roll-on gibi ter kokusu kontrolü için tercih edilen ürünlerdeki içerikler, cilt problemlerinden kansere kadar uzanan çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, roll-on ve deodorantlarda bulunan bazı kimyasal maddelerin, ciltte alerjik ve irritan kontakt dermatit gibi reaksiyonlara, kıl kökü iltihaplanmalarına ve uzun vadede kansere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Koku vermesi için kullanılan ftalatlar, antibakteriyel etkisinden dolayı kullanılan triklosanlar, paraben, alüminyum, toluen gibi maddelerin insan sağlığına zarar verebildiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nursel Dilek, 'Alerjik kontak dermatite neden olabilir, irritan kontakt dermatite neden olabilir. O bölgede kaşıntı, kızarıklık, tahrişe neden olabilir. Sık kullanıldığı zaman özellikle roll-onlarda bilhassa kıl kökü iltihaplanmalarına neden olabilir' dedi.</p><p>'Toluen ve paraben içeren deodorantların kansere neden olabildiği ile ilgili çalışmalar elimizde mevcut'</p><p>Hassas olan kişilerde irritan kontakt dermatit ya da alerjik kontakt dermatit, kıl köklerinde iltihaplanmaların daha fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Nursel Dilek, 'Bu kişiler roll-on kullanırlarsa, deodorant kullanırlarsa bu şikayetleri daha fazla karşımıza çıkıyor ve bu kişiler daha fazla egzama geliştirebiliyorlar. Ne yazık ki son dönemlerde yapılan çalışmalarda özellikle toluen ve paraben içeren deodorantlarda kansere neden olabildiği ile ilgili çalışmalar elimizde mevcut. Şimdi biz sadece paraben ve toluenlerin kanser yapabildiğini, alüminyumun kanser yapabildiğini tespit ettik. Diğer maddelere karşı da belki vücutta kanser gelişebiliyor ama bunlarla ilgili elimizde henüz veri olmadığı için kansere neden oluyor diye hepsini söyleyemiyoruz. Ama paraben, toluen, alüminyumun artık özellikle kadınlarda meme kanserine neden olabildiği ile ilgili elimizde çalışmalar bulunmakta' ifadelerini kullandı.</p><p>Çok terleyenlerde, ter kokusu olanlarda bazen de çoğu kişinin hassas olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Nursel Dilek, 'Çok fazla terleme ya da koku olmadığı halde günlük hayatlarında roll-on ve deodorant kullanmayı tercih ediyor kişiler. Ama bunların içerisindeki bazı maddeler birtakım hastalıklara, egzamalara, ne yazık ki kadınlarda meme kanserine kadar gidebilen problemlere neden olabiliyor. Kişilerde ter kokusu ya da fazla terleme gibi bir durum varsa roll-on veya deodorant alternatifi olarak çok terleyenlerde botoks öneriyoruz, botoks yapılabilir. Botoks yapılmasının herhangi bir zararı yok. Eğer ehil ellerde yapılırsa, uygun dozlarda, uygun yerlere yapılırsa koltuk altı terlemesinde kişilerin deodorant, parfüm ya da roll-on gibi ürünleri kullanmasına gerek kalmaz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ter-kokmasin-diye-kullanilan-kozmetik-ur-KqSOK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ter kokmasın diye kullanılan kozmetik ürünlerinde kanser riski ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ter-kokmasin-diye-kullanilan-kozmetik-ur-KqSOK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hızlı tükenen ilişkiler duygusal tükenmişliğe yol açıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/hizli-tukenen-iliskiler-duygusal-tukenmislige-yol-aciyor/431909/</link>
            <description><![CDATA[Günümüzde birçok ilişki, başladığı hızla sonlanıyor. İlişkilerin eskiye nazaran daha hızlı bir şekilde yaşanıp bittiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Bölümü'nden Klinik Psk. Kübra Adam, modern dünyanın "hız" odaklı yaşam biçiminin duygusal bağları da şekillendirdiğini söyledi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/hizli-tukenen-iliskiler-duygusal-tukenmislige-yol-aciyor/431909/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 16 May 2025 10:06:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sosyal medya, beklenti baskısı ve yüzeysel iletişim tarzı, ilişkilerin kalıcılığını tehdit ederken, bireylerde duygusal tükenmişlik ve yalnızlık hissi giderek artıyor. Değişen değer yargıları, kişisel sınırlar, özgürlükler, karşımızdaki kişiden beklentiler, istekler, yoğun tempolu iş hayatı, gelecekten beklentiler gibi birçok faktör ilişkileri etkiliyor. Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Bölümü&#39;nden Klinik Psk. Kübra Adam, hızlı tükenen ilişkiler üzerinde açıklamalarda bulundu.</p><p>Günümüz ilişkilerinde fark edilen en dikkat çekici eğilimlerden birinin de hızlı başlayıp hızla tükenmeleri olduğunu, yeni neslin ilişkileri çoğu zaman romantik bir bağdan daha çok tüketilebilir bir deneyim gibi yaşadığını vurgulayan Klinik Psk. Kübra Adam, ilişkilerdeki bu hızlı kopuşların arkasında, bireysel farkındalık eksikliği, sabırsızlık ve duygusal olgunluk sorunlarının yattığını ifade etti. İlişkilerin gidişatında toplumsal dönüşümün büyük payı olduğunu söyleyen Kübra Adam, 'Günümüz dünyasında bireyler hız ve doyum odaklı yaşamaya alıştı. Bu durum, ilişkilerde de kendini gösteriyor. Artık birçok kişi, ilişkiye emek vermek yerine, beklentilerinin hemen karşılanmasını istiyor. Oysaki bir ilişki, zamanla inşa edilir' dedi.</p><p>'Tanışma süreci yaşanmadan olan ilişki dağılabilir'</p><p>Her hızlı başlayan ilişkinin yüzeysel olmayacağını ancak aynı hızla derinleşmeden bitmesinin tehlikeli olduğunu vurgulayan Psk. Kübra Adam, 'Tanışma süreci yaşanmadan, karşılıklı değerler ve hedefler sorgulanmadan kurulan ilişkiler, küçük bir krizde dağılabilir. Bu da hem bireyde özgüven kaybına hem de gelecekteki ilişkilerinde bağ kurma zorluklarına yol açabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>Duygusal olgunluk önemli</p><p>İlişkilerin sağlıklı ilerlemesi için bireylerin duygusal olgunluğa ulaşmasının şart olduğunu vurgulayan Klinik Psk. Kübra Adam, şöyle devam etti:</p><p>'Kendini tanıyan, kendi sınırlarını çizebilen, geleceğe dair beklentilerinin ne olduğunu bilen bireyler, hayatına kabul edeceği kişide de hangi özellikler olması gerektiğini bilerek seçim yapar. İlişki yürütmek sadece anlaşmak değil, anlamak ve sabretmektir. Duygusal olarak olgunlaşmamış bireyler, ilişki içinde sorumluluk almaktan kaçınabilir. En küçük anlaşmazlıkta geri çekilme, sessizlik ya da terk etme gibi yollar tercih edilebilir. Bu da bağ kurmayı zorlaştırabilir. Partnerine değer veren, ilişkideki beklentilere cevap veren, karşılıklı birbirine zaman ayıran ve en önemlisi başka ilişkilerle kıyaslanmayan bir ilişki daha sağlıklı olacaktır. Bu sebeplerle bireysel terapiyle kendini tanımak ve bağ kurma becerilerini geliştirmek uzun vadede daha sağlıklı birliktelikler kurulmasına katkı sağlar.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hizli-tukenen-iliskiler-duygusal-tukenmi-oIiSj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hızlı tükenen ilişkiler duygusal tükenmişliğe yol açıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hizli-tukenen-iliskiler-duygusal-tukenmi-oIiSj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çölyak hastalarına ‘gluten’ uyarısı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/colyak-hastalarina-gluten-uyarisi/431663/</link>
            <description><![CDATA[ 9-16 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ‘Çölyak Hastalığı Farkındalık Haftası’ kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi poliklinik girişinde Çölyak hastalığı farkındalığı oluşturmak için bilgilendirme standı açıldı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/colyak-hastalarina-gluten-uyarisi/431663/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 15 May 2025 10:58:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gastaroenteroloji uzmanı Prof. Dr. Burak Özşeker, Doç. Dr. Mehmet Suat Yalçın ve Gastroenteroloji ekibi tarafından kurulan standı hastane yönetim ekibi ziyaret etti. Stantta hastaneye gelen vatandaşlara broşürler dağıtılarak hastalık hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.</p><p>Gastaroenteroloji uzmanı Prof. Dr. Burak Özşeker, 'Çölyak hastalığı, genetik yatkınlığı olan bireylerde, buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten adlı proteine karşı vücudun verdiği alerjik tepki ile ince bağırsak başlangıç bölge yapısının değişmesiyle emilim bozukluğuna neden olan otoimmün bir hastalıktır. Çölyak hastaları gluten içerikli besinler tükettiğinde, kronik ishal veya kabızlık, kilo kaybı, midede şişkinlik ve gaz, karın ağrısı, kansızlık ve buna bağlı yorgunluk yanı sıra göz kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar' dedi.</p><p>Prof. Dr. Özşekir, hastaların öncelikle gastroenteroloji bölümüne başvurmaları gerektiğini belirtirken, Çölyak hastalığı teşhisini koymak için laboratuvar testleri ve Endoskopi ile ince bağırsaktan biyopsi alınması gerekebileceği, Çölyak hastalığında etkin olduğu bilinen tek tedavinin, glutenin ömür boyu diyetten çıkarılması olduğunu açıkladı.</p><p>Çölyak hastalığını nasıl önlenir?</p><p>Çölyak hastalığı olan kişiler glutensiz diyet uygulayarak, buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi gluten içeren gıdalardan uzak bir beslenme alışkanlığı kazanarak, hastalığın var olan semptomlarını kontrol altına alabilir, yaşam kalitelerini arttırabilir ve hastalıkları ile ilgili komplikasyonların oluşmasını önleyebilirler.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/colyak-hastalarina-gluten-uyarisi-kAKdi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çölyak hastalarına ‘gluten’ uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/colyak-hastalarina-gluten-uyarisi-kAKdi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığının sözleşmeli sağlık personeli yerleştirme sonuçları açıklandı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanliginin-sozlesmeli-saglik-personeli-yerlestirme-sonuclari-aciklandi/431614/</link>
            <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) KPSS-2025/4 Sağlık Bakanlığının sözleşmeli sağlık personeli yerleştirme sonuçları açıklandı.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanliginin-sozlesmeli-saglik-personeli-yerlestirme-sonuclari-aciklandi/431614/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 15 May 2025 09:43:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>ÖSYM&#39;den yapılan açıklamaya göre, 2-8 Mayıs arasında tercihleri alınan KPSS-2025/4 Sağlık Bakanlığının sözleşmeli sağlık personeli pozisyonlarına yerleştirme işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, yerleştirme sonuçlarına, ÖSYM&#39;nin '</p><p>https://sonuc.osym.gov.tr</p><p>' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifreleriyle erişebilecek.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanliginin-sozlesmeli-saglik-pe-muyqO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığının sözleşmeli sağlık personeli yerleştirme sonuçları açıklandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanliginin-sozlesmeli-saglik-pe-muyqO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Etleri kömür, sağlığınızı riske etmeyin]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uzmani-uyardi-etleri-komur-sagliginizi-riske-etmeyin/431086/</link>
            <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte mangal sezonu da açıldı. Uzmanlar, özellikle sıcak havada uygun şartlarda saklanmayan etlerde bakteri üremesine karşı dikkatli olunmasını, etlerin çok yüksek ateşte aşırı yanacak, kömürleşecek şekilde pişirilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uzmani-uyardi-etleri-komur-sagliginizi-riske-etmeyin/431086/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 13 May 2025 10:18:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kömürleşmiş etlerin sık tüketimi mide ve bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilirken, sadece protein ağırlıklı beslenmek karaciğeri zorlayabiliyor. Yüksek sıcaklık, tavuk eti gibi protein açısından zengin gıdalarda salmonella gibi zararlı bakterilerin hızla çoğalmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, etlerin iyi pişirilmesi, sebzelerin iyice yıkanması ve dengeli bir menü oluşturulmasının sağlıklı bir mangal keyfi için önemli olduğunu vurguluyor.</p><p>'Tavuk etinde salmonella gibi bazı bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşabiliyor'</p><p>Yaz aylarında herkesin parklarda, bahçelerde mangal yapmayı sevdiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, dikkat edilmesi gereken konularda uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Bilal Toka, 'Özellikle yüksek proteinli et türü gıdalar, daha özellikle de tavuk etinde bakterilerin üremesi için sıcak hava oldukça uygun bir ortam oluşturabilir. Bu yüzden etleri uygun şartlarda saklamak, marinesini yaptıktan sonra uygun şartlarda çok uzun süre sıcak havada kalmayacak şekilde saklamak önemli. Buna dikkat etmediğimiz takdirde özellikle tavuk etinde salmonella gibi bazı bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşacağından gastroenterit vakalarıyla besin zehirlenmesi dediğimiz durumlara yol açan başka bakterilerin çoğalmasıyla çeşitli enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Buna dikkat etmemiz mangal sezonunda üzücü günler yaşamamamız için bize yardımcı olur' dedi.</p><p>Doç. Dr. Bilal Toka, şöyle devam etti: 'Aşırı pişmiş, ateşle temas ederek pişmiş, üzerinde kömürleşme olmuş etlerin beraberinde tükettiğimiz turşu, sucuk gibi salamura besinlerin çok sık tüketilmesi, mide ve bağırsak hastalıklarına, mide mukozasının bozulmasına, bağırsaklarda polip gelişimine, zamanla tabii ki bu bir kere yemekle değil, sürekli bu şekilde beslenmekle, özellikle Uzak Doğu ülkelerinde sık gördüğümüz atrofik gastrit dediğimiz mide yüzeyinin incelerek tümör gelişimine yatkınlık oluşmasına sebep olabilir. Yine sebze türü besinlerin az tüketilmesi, özellikle mangalda pişmiş aşırı yanmış protein içeren gıdaların tüketilmesi kabızlık gibi çeşitli bağırsak problemlerine de yol açabilmektedir.'</p><p>'Etleri uygun şartlarda saklamak ve sebzeleri de mutlaka iyi yıkamak gerekiyor'</p><p>Mangal yaparken öncelikle etlerin veya mangalda kullanılacak diğer sebzelerin iyi yıkanması, etlerin de uygun şartlarda saklanmasının önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Bilal Toka, 'Çünkü sıcak hava bakterilerin birçoğu için enfeksiyon bakterilerinin çoğalması için uygun ortam oluşturur. Bunun yanında etteki yüksek protein de özellikle tekrar söylemek istiyorum tavuk etine bağlı bu tür enfeksiyöz hastalıkları görebiliyoruz. Mangal yapmaya giderken etleri uygun şartlarda saklamak ve sebzeleri de mutlaka iyi yıkamak gerekiyor. Tabii ki hepimiz mangal yapacağız, arada gideceğiz parklara piknik yapmaya, biz de gidiyoruz. Ama etlerin özellikle çok yüksek ateşte aşırı yanacak, kömürleşecek şekilde pişirilmemesine dikkat etmek mide bağırsak sisteminin sağlığı için iyi olacaktır' şeklinde konuştu.</p><p>'Mangal veya piknik esnasında sadece proteinli gıdaları almak aslında beraberinde düşük düzeyde de olsa karbonhidrat ve sebze tüketmekten daha kötü' diyen Doç. Dr. Bilal Toka, 'Sadece protein içeren bir beslenme karaciğerimizi biraz yorar. Beynin çalışması ve diğer organların glukoz yani kan şekerini yeterli seviyeye taşımak, glikoz ihtiyacını sağlamak için bu kez karaciğer proteinleri parçalayarak onlardan şeker elde etmeye yönelecektir. Uygun miktarda, çok aşırıya kaçmadan beslenmek de yine önemli. Çünkü özellikle hızlı yiyorsak yeterince çiğnemeden bu gıdalar midede sindirilmesi, içerisine asitin nüfuz etmesi daha zor olacağından mide gıdaları sindirmek için çok daha fazla asit salgılamaya yönelecektir. Bu da tabii fazla asit, mide ülserleri, gastrit gibi durumların mide mukozasının tahrişine sebep olacaktır. Beraberinde mutlaka bir miktar sebze ve tatlılarla birlikte, gerekirse tüketmek sağlığımızı korumak için daha faydalı olacaktır' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-etleri-komur-sagliginizi-r-UE1p9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı uyardı: Etleri kömür, sağlığınızı riske etmeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-etleri-komur-sagliginizi-r-UE1p9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 81 ilde vatandaşların vücut kitle indeksini ölçecek]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-81-ilde-vatandaslarin-vucut-kitle-indeksini-olcecek/430763/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, 81 ilde eş zamanlı başlatılan program ile sağlık personelinin vatandaşların yoğun olduğu meydanlarda, kamusal alanlarda ve etkinlik noktalarında boy, kilo ve vücut kitle indeksi (VKİ) ölçümleri gerçekleştireceğini duyurdu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-81-ilde-vatandaslarin-vucut-kitle-indeksini-olcecek/430763/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 May 2025 09:43:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakan Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, vatandaşların sağlığı için 10 milyon kişiye ulaşma hedefiyle yeni bir uygulamayı hayata geçirdiklerini belirtti.</p><p>81 ilde eş zamanlı başlatılan program ile sağlık personelinin, vatandaşların yoğun olduğu meydanlarda, kamusal alanlarda ve etkinlik noktalarında boy, kilo ve vücut kitle indeksi ölçümleri gerçekleştireceğini bildiren Memişoğlu, fazla kilolu kişilerin tespit edilerek Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerine yönlendirileceğini, bu sayede kişilere diyetisyenlerce beslenme danışmanlığı ve takip hizmeti sunulacağını vurguladı.</p><p>Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Süreç, İl Sağlık Müdürlüklerimiz, ilgili kamu kurumlarımız ile Kızılay, Yeşilay ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içinde yürütülecek. Hedefimiz, 10 Mayıs-10 Temmuz 2025 arasında 10 milyon vatandaşımıza ulaşmak. Fazla kilonun zararları konusunda farkındalık oluşturmak ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak. Gerek sağlık okuryazarlığı düzeyini artırmaya yönelik eğitim programlarımız gerek sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik edecek saha uygulamalarımızla &#39;hastalanmadan sağlığını koruyan bir toplum&#39; hedefi için çalışmaya devam edeceğiz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-81-ilde-vatandaslarin-v-EXZOy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı 81 ilde vatandaşların vücut kitle indeksini ölçecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-81-ilde-vatandaslarin-v-EXZOy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Makyaj yaparken göz sağlığınızdan olmayın]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin/430654/</link>
            <description><![CDATA[Yanlış ve bilinçsiz kozmetik ürün kullanmak ve makyajda hijyene dikkat etmemek, göz sağlığı açısından büyük risk oluşturuyor.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin/430654/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 11 May 2025 15:38:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bilinçsiz göz makyajının alerji, göz enfeksiyonları ve tahrişe bağlı cilt hastalıkları gibi pek çok soruna yol açabildiğini ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, 'Makyaj malzemeleri kişiye özel olmalıdır. Makyaj ürünleri açıldıktan sonra genellikle 3-4 ay içinde tüketilmelidir, aksi halde bakteriler oluşabilir. Göz makyajı yapılırken, eyeliner ve göz kalemi gibi ürünler gözün iç kısmına sürülmemelidir' dedi.</p><p>Kozmetik ürün kullanımında pek çok hata yapıldığını ve bunlardan birinin de makyaj malzemelerinin başkalarıyla paylaşılması olduğunu söyleyen Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin İpçioğlu, 'Göz enfeksiyonu geçirmekte olan bir kişiye makyaj malzemenizi verirseniz, gözünüz enfeksiyon kapabilir. Mağazalarda veya ortak kullanım alanlarında bulunan deneme ürünleri de göz sağlığınızı tehdit edebilir. Her kozmetik ürünü gibi makyaj malzemelerinin de belirli bir kullanım süresi olduğuna dikkat edilmeli. Makyaj malzemeleri açıldıktan sonra belli bir süre içinde kullanılmalıdır. Bu süre genel olarak 3 ya da 4 ay olarak kabul edilmekle birlikte, makyaj malzemesinin özelliğine göre süre değişebilir. Kullanım süresi dolan malzeme bitmese bile atılmalıdır. Çünkü süresinden daha fazla kullanılan makyaj malzemelerinin hemen hemen hepsinde bakteri ürediği kanıtlanmıştır' diye konuştu.</p><p>Gözdeki yağ bezleri tıkanabilir</p><p>Makyaj malzemelerinde bulunan etkin ve koruyucu maddelerin alerjik bünyesi olan kişilerde göz alerjisine neden olabileceğini vurgulayan Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, şu bilgileri verdi;</p><p>'Alerjik bir bünyeniz varsa ve birden çok kozmetik ürünü aldıysanız, bunları sırayla denemeli ve alerji yapmadığına emin olduğunuz ürünleri kullanmaya devam etmelisiniz. Kirpik diplerinde göz sınırlarını belirgin hale getirmek için eyeliner veya göz kalemi kullanırken, kirpiklerin göze yakın olan iç kısmına değil, dışına sürmeye dikkat etmelisiniz. Çünkü kirpiklerin göze yakın olan iç kenarlarında gözyaşına katkıda bulunan meibomian yağ bezleri bulunur. Bu bezler, makyaj yapılırken tıkanırsa gözyaşı kalitesizleşir ve gözde batma, yanma, kızarma gibi rahatsızlıklara sebep olabilir. Hatta göz kapağında arpacık gibi enfeksiyonlar gelişebilir. Rimel, kalem, far gibi göz makyajı ürünlerini uygularken, uygulama yönü gözden dışarıya (uzağa) doğru olmalıdır. Böylece ürünleri sürmek için kullandığınız fırça, kalem gibi araçların saydam tabakaya (kornea) batma inhtimali azalır. Makyaj yaparken bir ürün gözünüze batarsa önce bol suyla yıkamalı, gözde rahatsızlık devam ederse göz hekimine danışılmalıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayi-Gqw60.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Makyaj yaparken göz sağlığınızdan olmayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayi-Gqw60.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[3 yaşındaki çocuğun bağırsağından 7 tane mıknatıs çıktı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/3-yasindaki-cocugun-bagirsagindan-7-tane-miknatis-cikti/430355/</link>
            <description><![CDATA[ Ankara'da 7 adet boncuk mıknatıs yutan 3 yaşında Aybars Akkoç, Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/3-yasindaki-cocugun-bagirsagindan-7-tane-miknatis-cikti/430355/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 10 May 2025 12:17:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ankara&#39;da yaşayan 3 yaşındaki Aybars, oyuncaklarının içerisinde bulunan mıknatısları çıkartarak farklı zaman dilimlerinde 7 adet boncuk mıknatıs yuttu. Son mıknatısı yuttuğunu fark eden ebeveynleri, tereddüt etmeden Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniğine başvurdu. Burada yapılan tetkik sonucu 5 adet mıknatıs yuttuğu tespit edilen Aybars, hemen ameliyata alındı. Ameliyat esnasında ise mıknatıs sayısının 7 olduğu fark edildi. Oniki parmak bağırsağı ile ince ve kalın bağırsağı birbirine kenetleyen 7 adet mıknatısın başarılı bir operasyonla çıkartılmasının ardından Aybars, yeniden sağlığına kavuştu.</p><p>'Röntgende 5 tane gözüküyordu ama 7 adet mıknatıs çıkardık'</p><p>Prof. Dr. Müjdem Nur Azılı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarda yabancı cisim yutma durumunun çok sık meydana geldiğine dikkati çekerek, '5 yaş altı çocuklarda daha sık ama bu son 1 hafta içerisinde 3 tane çocuğumuz boncuklu mıknatısları yutarak, kusma ya da tesadüfen bulunma şikayetiyle geldi. Art arda yutulan boncuk mıknatıslar içeride birbirine kenetleniyor. O yüzden de farklı bağırsakları birbirine birleştirerek bağırsak tıkanıklığı, bağırsakta yön değiştirme gibi durumlar olabiliyor. Aybars da olduğu gibi oniki parmak bağırsağı, ince bağırsak ve kalın bağırsak birbirine kenetlenmişti. Röntgende 5 tane gözüküyordu ama biz 7 tane çıkardık. İnce bağırsak ve kalın bağırsak onarıldı ancak oniki parmak bağırsağı safranın çok yoğun olduğu bir yer olduğu için oraya bir dren (vücutta biriken sıvıyı atmak için kullanılan tüp) yerleştirdik. Dren&#39;i 3-4 haftada çekmeyi planladık, şu anda da o aşamaya geldi. Çok şükür her şey yolunda gitti' ifadelerini kullandı.</p><p>'Enfeksiyonun kana karışmasıyla hayati risk oluşabilir'</p><p>Boncuk mıknatısı yutmanın kusma, karın ağrısı, karında şişlik gibi belirtiler gösterebileceğine değinen Azılı, 'Bağırsak içerisine sızdığı zaman ateş ve akut karın bulgularıyla da başvurabilirler. Enfeksiyon kana karışırsa hayati risk tablosu da oluşabilir. Mümkünse çocukları böyle yabancı cisimlerden uzak tutmak gerekir. Bunun yanı sıra olası kusma ve karın ağrısını önemsemeyip hastaneye getirmemek yerine hızla bir sağlık kuruluşuna ulaşmak en uygun olanıdır' dedi.</p><p>'Tereddüt etmeden hastaneye başvurduk'</p><p>Oğlu Aybars&#39;ın boncuk yuttuğundan eşinin söylemesiyle haberdar olduğunu belirten baba Muhammet Akkoç, 'Tereddüt etmeden evime gidip, oğlumu alıp, Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği&#39;ne başvuru yaptık. Girişte de yardımcı oldular. Röntgen çekileceği söylendi. Röntgeni çektirdik, baktıklarında bağırsağında 5 tane mıknatıs olduğu söylendi. Onun için de yatışı sağlandı. O akşam yatışı yapıldı. Sabah vakitlerinde ameliyat oldu. Ameliyatta 5 yerine 7 mıknatıs olduğu fark edildi. Oniki parmak bağırsağına zarar verdiği söylendi. 28 günlük bir süreçten geçtik' diye konuştu.</p><p>'Doktorlarımız da gereken ilgiyi gösterdi'</p><p>Akkoç, Aybars&#39;ın oyuncakların içerisinde bulunan mıknatısları çıkarttığını ve bu mıknatısları yuttuğunu söyleyerek, 'Daha önce de yutmuş ama biz bir tanesini gördük. O bir taneye rağmen acile başvuru yaptık. Acil Servis&#39;te de gerekenler yapıldı, doktorlar ameliyatla çıkardılar. Sürecimiz biraz ağır oldu, ağır bir ameliyat geçirdi. Doktorlarımız da gereken ilgi ve alakayı gösterdi. Çok şükür şu anda iyi, hiçbir sıkıntısı yok' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/3-yasindaki-cocugun-bagirsagindan-7-tane-mSHlU.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 3 yaşındaki çocuğun bağırsağından 7 tane mıknatıs çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/3-yasindaki-cocugun-bagirsagindan-7-tane-mSHlU.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yenidoğan sarılığı nedir? Nasıl anlaşılır? Anne sütü sarılığı önler mi?]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/yenidogan-sariligi-nedir-nasil-anlasilir-anne-sutu-sariligi-onler-mi/430057/</link>
            <description><![CDATA[ÇOĞUNLUKLA fizyolojik nedenlerle ortaya çıkan yenidoğan sarılığının bilirubinin vücutta normalden daha fazla üretilmesi ve yeterince atılamaması sonucu oluştuğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Şahin Kalkan, “Yenidoğanların yaklaşık üçte ikisinde hayatın ilk haftasında sarılık görülür ve genellikle normal, geçici bir durumdur. Yenidoğanların günde en az 8-12 kez anne sütü ile beslenmesi teşvik edilmelidir. Su veya şekerli su verilmesinden kaçınılmalıdır" dedi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/yenidogan-sariligi-nedir-nasil-anlasilir-anne-sutu-sariligi-onler-mi/430057/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 09 May 2025 09:49:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi&#39;nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Şahin Kalkan, yenidoğan sarılığı hakkında açıklamalarda bulundu. Yenidoğan sarılığının tanımını yapan Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, 'Yenidoğan sarılığı, yenidoğan bebeklerde cilt ve göz aklarında sarı renk oluşması durumudur. Bu renklenmenin sebebi, bilirubin adı verilen maddenin vücutta artmasıdır. Total serum bilirubin (TSB) seviyesi 5 mg/dL&#39;yi geçtiğinde ciltte belirgin sarılık ortaya çıkar. Yenidoğanların yaklaşık üçte ikisinde hayatın ilk haftasında görülür ve genellikle normal, geçici bir durumdur' diye konuştu.</p><p>YENİDOĞAN SARILIĞININ NEDENLERİ</p><p>Yenidoğan sarılığının nedenlerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, 'Yenidoğan sarılığı çoğunlukla fizyolojik nedenlerle ortaya çıkar ve bilirubinin vücutta normalden daha fazla üretilmesi ve henüz yeterince atılamaması sonucu oluşur' dedi.</p><p>Sarılığın çoğunlukla fizyolojik olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, patolojik sebeplerini şöyle sıraladı:</p><p>'Kan grubu uyuşmazlıkları (ABO veya Rh uyuşmazlığı).</p><p>Glukoz-6-fosfat dehidrojenaz (G6PD) enzim eksikliği gibi kalıtsal hastalıklar.</p><p>Doğum travmaları (sefal hematom).</p><p>Enfeksiyonlar.</p><p>Tiroid hormon eksikliği (hipotiroidi).</p><p>Anne sütü ile ilgili durumlar (yetersiz beslenme, anne sütü sarılığı).'</p><p>&#39;YENİDOĞANLARIN YÜZDE 60-80&#39;İNDE İLK BİR HAFTADA GÖRÜLEBİLİR&#39;</p><p>Yenidoğanların yaklaşık yüzde 60-80&#39;inde ilk hafta içinde sarılık görüldüğünü söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, 'Türkiye&#39;de yakın tarihli bir çalışmada yenidoğanların yüzde 6,4&#39;ünde bilirubin düzeyi kritik seviye olan 25 mg/dL&#39;nin üzerine çıkmıştır. Dünyada ise ciddi yenidoğan sarılığının gelişmiş ülkelerdeki sıklığı 0.4-2.7/100.000 arasında iken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran yaklaşık 100 kat daha fazladır' açıklamasında bulundu.</p><p>&#39;CİLT VE GÖZLERDE SARARMA OLABİLİR&#39;</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, görülebilecek bazı belirtileri şu şekilde paylaştı:</p><p>'Cilt ve gözlerin sararması (önce yüzde, sonra vücudun alt kısımlarına doğru yayılır),</p><p>Bebekte uykuya eğilim (letarji),</p><p>Emmede azalma ve zayıf beslenme,</p><p>Aşırı durumlarda tiz sesle ağlama, kaslarda sertlik veya gevşeklik gibi nörolojik belirtiler olabilir.'</p><p>TEŞHİS SÜRECİ</p><p>Tanı konma sürecinden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, şunları söyledi:</p><p>'Sarılığın teşhisi için bilirubin düzeyi ölçülür. Bu ölçüm, kan örneğinden yapılan total serum bilirubin (TSB) testi veya cilt üzerinden yapılan transkutan bilirubin (TcB) ölçümleri ile yapılabilir. Ayrıca sarılığın nedeni araştırılırken bebeğin ve annenin kan gruplarına bakılması, Coombs testi, tam kan sayımı, periferik yayma gibi tetkikler de yapılır. Fizyolojik sarılık genellikle doğumdan sonraki 3-4 gün içinde başlar ve 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden düzelir. Bebek yeterli beslendiğinde ve gerekiyorsa fototerapi uygulandığında sarılık hızlıca kontrol altına alınabilir. Fototerapi, cilde uygulanan özel ışıklarla bilirubinin atılımını hızlandırarak etki gösterir.'</p><p>TEHLİKELİ DURUMLAR</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, yenidoğan sarılığının hangi durumlarda tehlikeli hale geldiğini şöyle anlattı:</p><p>'İlk 24 saatte görülüyorsa,</p><p>Bilirubin seviyesi hızlı yükseliyorsa (özellikle saatte 0,2 mg/dL&#39;den hızlı artış varsa),</p><p>Bebekte letarji, zayıf emme, tiz sesle ağlama gibi akut bilirubin ensefalopatisi belirtileri ortaya çıkarsa zamanında müdahale edilmediğinde kernikterus adı verilen ciddi nörolojik hasar riski söz konusu olabilir.'</p><p>&#39;YENİDOĞANLARIN SIK SIK ANNE SÜTÜ İLE BESLENMESİ TEŞVİK EDİLMELİDİR&#39;</p><p>Yenidoğan sarılığında önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, 'Yenidoğanların sık sık anne sütü ile beslenmesi teşvik edilmelidir (günde en az 8-12 kez). Su veya şekerli su verilmesinden kaçınılmalıdır. Bebek düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirilmeli, bilirubin düzeyi ölçülmelidir. Bebek fototerapi alıyorsa yeterli sıvı alımı ve ısısı düzenli kontrol edilmelidir' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;SARILIĞIN TEMEL TEDAVİSİ FOTOTERAPİDİR&#39;</p><p>Tedavi yollarından bahseden Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, 'Sarılığın temel tedavisi fototerapidir. Işık, cildin bilirubini parçalayarak idrar ve dışkı ile atılımını kolaylaştırır. Ciddi vakalarda ise kan değişimi yapılabilir. Bu işlem bebeğin kanının bilirubini yüksek kısmının değiştirilmesini içerir. Nadir durumlarda intravenöz immünoglobulin (IVIG) gibi ilaçlar da kullanılabilir' dedi.</p><p>YANLIŞ BİLİNENLER</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Kalkan, son olarak yanlış bilinen durumlarla ilgili bilgi vererek açıklamalarını sonlandırdı:</p><p>'Sarılık olan bebeğe şekerli su verilmesi gerektiği yanlıştır. Bu yöntem sarılığı azaltmaz.</p><p>Anne sütünü kesmenin sarılığı azaltacağı düşüncesi yanlıştır. Anne sütü sarılığı zararsızdır ve anne sütünün kesilmesi önerilmez.</p><p>Sarılığı gözle kontrol etmek yeterlidir düşüncesi yanlıştır. Mutlaka bilirubin ölçümü yapılmalıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yenidogan-sariligi-nedir-nasil-anlasilir-o1NOp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yenidoğan sarılığı nedir? Nasıl anlaşılır? Anne sütü sarılığı önler mi? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yenidogan-sariligi-nedir-nasil-anlasilir-o1NOp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dikkat: Aniden çift görmeye başlamak hastalık belirtisi olabilir]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/dikkat-aniden-cift-gormeye-baslamak-hastalik-belirtisi-olabilir/429799/</link>
            <description><![CDATA[Kaslarda güçsüzlük, çift görme ve yutma zorluğu gibi belirtilerle ortaya çıkan myasthenia gravis hastalığının her yaşta görülebildiğini söyleyen Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Güngör Tunçer, erken tanıda tedavideki başarıyı anlattı. Prof. Dr. Güngör Tunçer, “Tüm hastalıklarda olduğu gibi erken tanı, miyastenide de büyük önem taşıyor. Çünkü bu hastalık otoimmün bir yapı gösteriyor ve kas-sinir kavşağındaki sorunları erken evrede yakalayabilirsek, tedavi süreci çok daha başarılı olabiliyor. Bu nedenle erken tanının altını özellikle çiziyoruz” dedi
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/dikkat-aniden-cift-gormeye-baslamak-hastalik-belirtisi-olabilir/429799/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 08 May 2025 09:50:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Myasthenia Gravis (MG), toplumda nadir görülen, erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir kas hastalığıdır. Kas güçsüzlüğü, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Her yaşta görülebilmekle birlikte, kadınlara daha sık tanı konulmaktadır. Nörolojik muayene, görüntüleme ve laboratuvar testleri ile teşhis edilen miyasteni hastalığının, yakın takip ile tedavisi mümkündür.</p><p>Memorial Şişli Hastanesi&#39;nin ev sahipliği yaptığı 'Myasthenia Gravis Sempozyumu 2025: Güncel Tanı ve Tedavide Multidisipliner Yaklaşım' konulu bilimsel toplantıda myasthenia gravis tanısından tedavisine, kriz yönetiminden rehabilitasyona kadar geniş yelpazede ele alındı.</p><p>Hastalığa dair güncel tedavi yaklaşımları programda hekimler tarafından ele alındı. Toplumda nadir görülse de yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen kas hastalığı için yapılan bilimsel sempozyumda; nöroloji uzmanları, yoğun bakım hekimleri, fizyoterapistler ve cerrahlar bir araya geldi.</p><p>Uzmanlar, hastalığın tanı, tedavi ve destek süreçlerine dair güncel gelişmeleri paylaşarak, erken tanının önemine dikkat çekti.</p><p>'GELECEK VADEDEN TEDAVİLERİ KONUŞACAĞIMIZ KAPSAMLI BİR TOPLANTI&#39;</p><p>Bilimsel sempozyumu organize eden Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü&#39;nden Prof. Dr. Özlem Güngör Tunçer, 'Bugün burada myasthenia gravis konulu bilimsel bir sempozyum düzenledik. Alanında uzman hekimler, akademisyenler, yoğun bakım uzmanları, fizyoterapistler ve pek çok farklı disiplinden katılımcılarla birlikte myasthenia gravis hastalığını farklı yönleriyle ele alıyoruz. Tanıdan tedaviye, hastalığın solunum sistemi üzerindeki etkilerinden yoğun bakım desteğine, fizik tedavi süreçlerinden güncel ve gelecek vadeden tedavilere kadar geniş bir yelpazede konuları konuşacağımız kapsamlı bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Myasthenia gravis, toplumda çok bilinen bir hastalık değil. Bu nedenle farkındalığı artırmak amacıyla daha önce 'Myasthenia Gravis Hasta Okulu' adlı bir proje başlatmıştık. Bu projeyle, hastalarımızla bir araya gelerek hastalık hakkında bilgilendirme yapmıştık. Bugün gerçekleştirdiğimiz sempozyum ise bu projenin bilimsel ayağını oluşturuyor. Uzman hocalarımızla birlikte hastalığın farklı yönlerini değerlendireceğimiz, bilgi paylaşımda bulunacağımız verimli bir toplantı olacağına inanıyoruz' dedi.</p><p>KLİNİK TEDAVİLERİN YANI SIRA CERRAHİ SEÇENEKLER DE ELE ALINDI</p><p>Myasthenia gravis konusunda doğru bilgiye ulaşmanın oldukça önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Güngör Tunçer, 'Bu yüzden hem hastalarımız hem de toplum için anlaşılır dilde bilgiler sunmayı amaçlayan etkinlikler planlıyoruz. İlk Hasta Okulu toplantısını şubat ayında gerçekleştirdik. Bundan sonra da düzenli aralıklarla bu tür etkinliklere devam edeceğiz. Bugünkü toplantının ilk oturumu tanı konusuna ayrıldı. Hastalığın immünolojik temelleri ve patogenezi konuşuldu. Ardından hastalığın farklı alt tiplerine ve bu tiplere özgü klinik özelliklere değinildi. Tanıda kullanılan elektrofizyolojik testler ve ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulan hastalıklar da gündemimizdeydi. İlerleyen oturumlarda tedavi yöntemlerine geçeceğiz. Klinik tedavilerin yanı sıra cerrahi seçenekler de ele alınacak. Aramızda cerrahlarımız da bulunuyor ve onlar, timus bezi operasyonları gibi kendi alanlarındaki uygulamaları paylaşacaklar. Bunun yanında, hastalara sağlanabilecek destekleyici tedaviler, özellikle solunum ve fizik tedavi desteği konusunda da değerli hocalarımız katkıda bulunacaklar' diye konuştu.</p><p>Prof. Dr. Güngör Tunçer, 'Tüm hastalıklarda olduğu gibi erken tanı, Myasthenia Gravis&#39;te de büyük önem taşıyor. Çünkü bu hastalık otoimmün bir yapı gösteriyor ve sinir-kas kavşağındaki sorunları erken evrede yakalayabilirsek, tedavi süreci çok daha başarılı olabiliyor. Bu nedenle erken tanının altını özellikle çiziyoruz' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dikkat-aniden-cift-gormeye-baslamak-hast-m7Ts4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dikkat: Aniden çift görmeye başlamak hastalık belirtisi olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dikkat-aniden-cift-gormeye-baslamak-hast-m7Ts4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İhmal edilen prostat büyümesi yaşam kalitesini düşürüyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/ihmal-edilen-prostat-buyumesi-yasam-kalitesini-dusuruyor/429179/</link>
            <description><![CDATA[ İyi huylu prostat büyümesi, erkeklerin büyük bir kısmında görülen yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Erkeklerde sık görülen prostat hastalığının genellikle ‘iyi huylu prostat büyümesi’ olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Umut Gönülalan, ihmal edilen prostat büyümesinin yaşam kalitesini düşürdüğüne dikkat çekti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/ihmal-edilen-prostat-buyumesi-yasam-kalitesini-dusuruyor/429179/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 06 May 2025 11:00:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İyi huylu prostat büyümesinin, prostatın erkeklerde yaşa bağlı olarak ortaya çıkan bir tablo olduğunu söyleyen Medicana Konya Hastanesi Üroloji Bölümü&#39;nden Prof. Dr. Umut Gönülalan, her prostat büyümesinin kanserle ilişkisi olmadığını ama benzer semptomlar görüldüğü için mutlaka üroloji uzmanına danışılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Tüm prostat büyümeleri, kanseri göstermez</p><p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre prostat kanseri erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olarak biliniyor. Cinsiyetin bile bu konuda tek başına bir etken olduğunu belirten Prof. Dr. Umut Gönülalan, 'Erkeklerde üremeyi sağlayan hücrelere destek niteliğinde sıvı üreten prostat, aynı zamanda erkeklerde en sık görülen kanserlerden birine de yol açıyor. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde, 20&#39;li yaşlardan itibaren büyümeye başlayan prostatın neden olduğu sorunlar, ameliyata gerek kalmadan tedavi ediliyor. Prostat büyümesi sonucu olarak ortaya çıkabilen; idrar yapmada zorlanma, idrar akışında zayıflık ya da sıklıkla idrara çıkma, ani sıkışma gibi şikayetler yeni yöntemlerle tedavi ediliyor' dedi.</p><p>'En önemli risk aile öyküsünde gizli'</p><p>Kötü huylu olan büyümenin ise her 6 erkekten birinde görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Umut Gönülalan, bu kanser türünün daha yavaş seyretmesi dolayısıyla &#39;daha iyimser&#39; bir kanser olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Umut Gönülalan, prostat kanserinin tetikleyici olduğu özelliklerle ilgili ise şunları söyledi: 'Erkek olmak başlı başına bir faktör; erkeklik hormonu yani testosteron salgılandığı sürece bir risk vardır. Bunun dışında en büyük tetikleyicilerden birisi de obezite. Erkeklerde göbek yağ dokusu, hormonal dengeyi bozar ve bu bozulma, kanser riskini artırır. Diğer bir faktör ise özellikle yağlı beslenmenin yoğun olduğu yağlı diyetlerdir. Ancak en önemli risk aile öyküsünde gizli. Özellikle ailede birinci derece erkek akrabalarda kötü huylu öyküye sahip kişiler varsa, kişinin de prostat kanseri riski çok yüksektir. Bunun için aile öyküsünde böyle bir geçmiş olan kişilerin hiçbir şikayeti olmasa dahi 40 yaşından itibaren rutin kontrol yaptırması gerekir.'</p><p>'Sinsi olduğu için tehlikeli: Tarama şart'</p><p>Her ne kadar yavaş ilerleyen bir kanser türü olsa da sinsi olması, dolayısıyla kendini belli etmeyen bir kanser olan prostat kanserine karşı uyaran Prof. Dr. Umut Gönülalan, bir sorun üzerine gelen hastaların çoğunda iyi huylu prostat büyümesi görüldüğünün; kanser olan büyümede ise çoğu kez şikayet olmadan ve belirti göstermeden rastlanıldığının altını çizdi. Bu nedenle aile öyküsünde prostat ameliyatı ya da prostat kanseri bulunmayan erkek hastalara da 45-50 yaşlarından itibaren tarama önerisini yineleyen Prof. Dr. Umut Gönülalan, 'Kanser ve iyi huylu büyüme arasındaki fark vardır. Prostat kanserlerinin yüzde 70&#39;inde hiçbir şikayet olmaz. Yani uzmana başvuran hastaların prostatlarında genellikle iyi huylu bir büyüme olur. Kanser sadece taramalarla ya da çok ileri evreye geldiyse o şekilde kendini belli eder' şeklinde konuştu.</p><p>Yeni yöntemlerle günlük hayata daha kolay adaptasyon</p><p>50 yaşın üstündeki erkeklerde en sık görülen prostat hastalığının, &#39;iyi huylu prostat büyümesi&#39; olduğunu belirten Prof. Dr. Umut Gönülalan, ilaçla tedavi yönteminden fayda göremeyen hastalar için ameliyat planladıklarını söyledi. Prof. Dr. Umut Gönülalan, iyi huylu prostat büyümesinde var olan operasyonlara, teknolojideki gelişmelerle birlikte &#39;kapalı ameliyat&#39; tekniklerinin de eklendiğini ifade ederek, 'Uzun yıllardır yapılan açık prostat ameliyatı ve kamera eşliğinde TUR-P ameliyatları olumlu sonuçlar veren ameliyatlardır. Üroloji branşı teknolojik gelişmelere çok açık bir branş ve prostatta son dönemlerde iki farklı kapalı ameliyat tipi daha gelişti. Kamera eşliğinde lazerle prostatın çıkarılması ve yüksek ısıda su buharı enjeksiyonuyla yapılan rezum tedavisi de yöntemler arasında yer almaktadır' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ihmal-edilen-prostat-buyumesi-yasam-kali-O0514.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İhmal edilen prostat büyümesi yaşam kalitesini düşürüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ihmal-edilen-prostat-buyumesi-yasam-kali-O0514.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklar bile kullanıyor, elektronik sigara tehlikesi büyüyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/cocuklar-bile-kullaniyor-elektronik-sigara-tehlikesi-buyuyor/428897/</link>
            <description><![CDATA[Elektronik sigarayı gençlerin dışında ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukların bile kullanmaya başladığına vurgu yaparak tehlikeye dikkat çeken Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, elektronik sigaraların sanıldığı kadar masum olmadığını, ’patlamış mısır akciğeri’ olarak isimlendirilen hastalığa neden olduğunu söyledi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/cocuklar-bile-kullaniyor-elektronik-sigara-tehlikesi-buyuyor/428897/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 05 May 2025 10:44:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kullanımı yaygınlaşan elektronik sigaralar giderek daha popüler hale geliyor. Başta gençler olmak üzere artık birçok kişi, sağlığa daha az zararlı olduğunu düşünerek elektronik sigara içmeyi tercih ediyor. Oysaki elektronik sigaralar, nikotin bağımlılığını devam ettirdiği gibi akciğer hasarı, kalp hastalıkları ve gençlerde beyin gelişimini olumsuz etkileme gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor. Bu sigaralar üzerine yapılan birçok araştırma da vücut üzerinde başka olumsuz etkileri olduğunu gösteriyor.</p><p>'Sigara değil ama sigara kadar zararlı'</p><p>Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi&#39;nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, İhlas Haber Ajansı&#39;na açıklamalarda bulundu. Farklı tatları ve sigara gibi kokusunun olmaması nedeniyle zararsız bir ürün gibi algılanan elektronik sigaraların masum olmadığını anlatan Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, 'Yapay meyve aromaları nedeniyle zararsız bir ürün gibi sunuluyor. Ancak bu konuda dikkatli olmak lazım. Sigara değil ama sigara kadar zararlı. 10-15 yaş civarındaki çocuklar çok rahat kullanabildiği için ciddi çok genç yaşta olmalarına rağmen akciğer, kalp damar ve birçok hastalığın görülmesi mümkün' dedi.</p><p>'İlkokul, ortaokul çağındaki çocuklar bile içebiliyor'</p><p>Uyarılarına devam eden Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, 'Elektronik sigaralar aslında normal tütün mamulü sigaradan farklı bir şey değil. Maalesef ki, farklı bir ürün veya daha az zararlı gibi lanse ediliyor. İnsanlar da buna inanıyor. Son 10-15 yıldır giderek daha çok kullanılmaya başladığını görüyoruz. Toplumsal olarak ciddi bir sağlık problemi oluşturabilecek yeni bir alışkanlık ortaya çıkıyor. Tüketiciler için duman kokusunun olmaması çekici hale getiriyor. Sigara birçok yerde yasak ya da özel bir alanda içilebilirken elektronik sigaraların kokusunun olmaması nedeniyle her yerde içilebiliniyor. Bu da içme oranını da artıyor. Üzülerek görüyüz ki, bırakın gençleri, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar bile kullanıyor. Böylece çok kişi genç yaşta, zararlarına maruz kalıyorlar. Bu yüzden çok genç yaşlarda ciddi akciğer hastalıklarıyla karşılaşmaları mümkün' ifadelerini kullandı.</p><p>'Patlamış mısır akciğeri hastalığı, KOAH&#39;a benzer semptomlarla kendini belli ediyor'</p><p>Elektronik sigaraların birçok batı ülkesinde &#39;patlamış mısır akciğeri&#39; olarak bilinen hastalığına sebep olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, 'Patlamış mısır akciğeri ismi, Amerika&#39;da ilk olarak patlamış mısır fabrikası işçilerinde görülmüş. Mısıra tereyağı tadı vermesi için kullanılan tatlandırıcılı bir kimyasal olarak deacety&#39;i solumaları sonucunda akciğerlerinde bu hastalık tespit edilmiş. Günümüzde kullanılan elektronik sigaralarda veya buharlaştırıcı sıvılarında aromalar için yine bu tehlikeli madde diacetyl kullanılıyor. Elektronik sigaraların içerisine vanilya, Hindistan cevizi, akçaağaç gibi aromaları sigaranın sıvısına ekliyorlar. Böylece daha çekici hale getiriyorlar. Bunlar tehlikeli kimyasallar aslında. İçicilerin buhar yoluyla doğrudan akciğerlerine çektikleri bu kimyasallar ciddi zarar veriyor ve yol açtığı hastalık, &#39;patlamış mısır akciğeri&#39; ismiyle biliniyor. Akciğerde Kronik Obstrütif Akciğer Hastalığının (KOAH) semptomlarına benzeyen bir şekilde, hırıltılı nefes darlığı, öksürük gibi şikayetleri olan önemli bir akciğer hastalığı oluşuyor. Başta Amerika olmak üzere elektronik sigaraların yaygınlaşmaya başlamasıyla birçok ülkede bu hastalık görülüyor. Yaygınlaşması, çok ciddi bir toplumsal sağlık sorunu oluşturabileceğinin de işareti. Öncelikle şunu vurgulamak gerekir, elektronik sigaranın, normal sigaradan farkı yok. Bir başka sorun da, sigarayı bırakmak isteyenler, elektronik sigarayı, sanki sigarayı bırakmak için bir geçiş yolu gibi görüyorlar. Bu da yanlış bir inanış. Ne zararından kaçabiliyorlar, ne de sigaraya duydukları bağımlılıktan kurtulabiliyorlar' diyerek sözlerini tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cocuklar-bile-kullaniyor-elektronik-siga-mp38F.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklar bile kullanıyor, elektronik sigara tehlikesi büyüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cocuklar-bile-kullaniyor-elektronik-siga-mp38F.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 15 bin 342 sözleşmeli personel ve 3 bin 658 sürekli işçi alacak]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-15-bin-342-sozlesmeli-personel-ve-3-bin-658-surekli-isci-alacak/428189/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 15 bin 342 sözleşmeli personel ve 3 bin 658 sürekli işçi alınacağını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-15-bin-342-sozlesmeli-personel-ve-3-bin-658-surekli-isci-alacak/428189/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 May 2025 09:48:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Resmi Gazete&#39;nin bugünkü yayımlanan sayısında yer alan Sağlık Bakanlığının ilanına göre, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 15 bin 342 sözleşmeli personel, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirmeyle alınacak.</p><p>Adaylar başvurularını, 2-8 Mayıs tarihlerinde, tercih kılavuzunda belirtilen kurallara göre, ÖSYM&#39;nin internet sitesi üzerinden TC kimlik numarası ve şifresini girerek yapılabilecek. ÖSYM veya Sağlık Bakanlığına posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak.</p><p>Sözleşmeli sağlık personeli pozisyonlarının unvan, branş, sayı ve öğrenim düzeylerine göre dağılımlarına ilişkin detaylara Resmi Gazete&#39;de yer alan ilandan ulaşılabiliyor.</p><p>Sürekli işçi alımı</p><p>Sağlık Bakanlığı, merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 3 bin 658 sürekli işçi alımı gerçekleştirecek. Buna göre, 3 bin 170 temizlik görevlisi, 240 güvenlik görevlisi (silahsız), 242 klinik destek elemanı (hastane) ve 6 aşçı istihdam edilecek.</p><p>Adaylar, ilanlara Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) 'esube.iskur.gov.tr', Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü 'yhgm.saglik.gov.tr' ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 'kamuilan.sbb.gov.tr' adreslerinden ulaşabilecek.</p><p>Başvurular, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) 'esube.iskur.gov.tr' adresi üzerinden 5 – 9 Mayıs tarihleri arasında online olarak gerçekleştirilecek.</p><p>Bakanlığın ihtiyaç duyduğu hizmet türü ve mesleklerdeki alımların il düzeyinde karşılanması yoluna gidilecek. Bu nedenle başvurularda kişilerin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi&#39;nde kayıtlı olan adresleri dikkate alınacak.</p><p>Başvurular, ilgili mevzuat hükümlerine göre İŞKUR tarafından alınacak. Her aday, ilan edilen kadrolardan yalnızca bir işyeri (çalıştırılacağı il) ve bir mesleğe başvuru yapacak.</p><p>Bakanı Memişoğlu&#39;ndan alıma ilişkin paylaşım</p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sözleşmeli personel ve sürekli işçi alımında ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><p>'Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonuçlarına göre ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirme ile toplam 15 bin 342 sözleşmeli personel alımı gerçekleştirilecektir. Adaylar, tercihlerini 2-8 Mayıs 2025 tarihleri arasında ÖSYM&#39;nin resmi internet sitesi üzerinden yapabileceklerdir.</p><p>Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere toplam 3.658 sürekli işçi alımı da gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda başvurular, 5-9 Mayıs 2025 tarihleri arasında İŞKUR&#39;un</p><p>http://esube.iskur.gov.tr</p><p>adresinden, elektronik ortamda kullanıcı girişi yapılarak alınacaktır. Ülkemize, milletimize ve büyük sağlık ailemize hayırlı olsun.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-15-bin-342-sozlesmeli-p-6tBqG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, 15 bin 342 sözleşmeli personel ve 3 bin 658 sürekli işçi alacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-15-bin-342-sozlesmeli-p-6tBqG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Araştırma: Egzersiz, kanser tedavisinin yan etkilerini azaltabiliyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/arastirma-egzersiz-kanser-tedavisinin-yan-etkilerini-azaltabiliyor/427689/</link>
            <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, fiziksel aktivitenin kalp ve sinir hasarı ile beyin sisi gibi etkileri hafiflettiğini ortaya koydu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/arastirma-egzersiz-kanser-tedavisinin-yan-etkilerini-azaltabiliyor/427689/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 30 Apr 2025 11:35:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çin Tıp Üniversitesi&#39;ne bağlı Shengjing Hastanesi öncülüğünde yürütülen çalışmada, 2012 ile 2024 yılları arasında yayımlanmış rastgele kontrollü deneylerin verileri bir araya getirildi. Araştırma kapsamında 80 bilimsel makaleden elde edilen 485 farklı bulgu analiz edildi.</p><p>Araştırma sonuçlarına göre; aerobik ve direnç antrenmanları, yüksek yoğunluklu aralıklı egzersizler, tai chi ve yoga gibi aktiviteler, kanser tedavisine bağlı olarak gelişen kalp ile sinir hasarı, beyin sisi ve nefes darlığı gibi yan etkileri belirgin şekilde azaltabiliyor.</p><p>Egzersizin yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da hastalara destek sunduğu kaydedildi. Uyku kalitesinde artış, genel vücut fonksiyonlarında iyileşme, sosyal etkileşimde artış ve yaşam kalitesinde gözle görülür bir yükseliş sağlandığı ifade edildi.</p><p>Çalışmada, ameliyat öncesinde düzenli olarak yapılan egzersizin; operasyon sonrası komplikasyon riskini, ağrı düzeyini, hastanede kalış süresini ve ölüm oranını azalttığına dair yüksek düzeyde kanıt bulunduğu bildirildi. Araştırmacılar, ulaştıkları sonuçlarla ilgili, 'Bu çalışma, egzersizin kanser tedavi protokollerine entegre edilmesinin etkinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Orta ila yüksek düzeyde güvenilirliğe sahip bulgular, egzersizin tedaviye bağlı olumsuz etkileri azalttığını, beden yapısını ve biyolojik göstergeleri iyileştirdiğini ve yaşam kalitesini artırdığını göstermektedir' ifadeleri kullanıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/arastirma-egzersiz-kanser-tedavisinin-ya-cY8oZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Araştırma: Egzersiz, kanser tedavisinin yan etkilerini azaltabiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/arastirma-egzersiz-kanser-tedavisinin-ya-cY8oZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[2 yaşındaki çocuğa, yanağından alınan yama ile idrar kanalı oluşturuldu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/2-yasindaki-cocuga-yanagindan-alinan-yama-ile-idrar-kanali-olusturulduozel-haber/427400/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri'de halk arasında 'Peygamber sünneti' olarak bilinen ‘hipospadias’ rahatsızlığıyla dünyaya gelen 2 yaşındaki erkek çocuğu M.A.'ya, yanağından alınan yama ile idrar kanalı oluşturuldu. Ameliyatı gerçekleştiren Çocuk Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erman Dörterler, "Hastanın idrar deliği, neredeyse anüsüyle aynı yerde. Cinsel organı yeterince gelişmemiş, beraberinde yumurtaları yeterince gelişmemiş bir hasta. Hastamıza, 6 ay önce yanağından bir yama kullanarak oraya bir parça koyduk. Çocuğa, yeni bir idrar kanalı oluşturduk. Gayet başarılı ve güzel bir ameliyatımız geçti" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/2-yasindaki-cocuga-yanagindan-alinan-yama-ile-idrar-kanali-olusturulduozel-haber/427400/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 11:21:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri&#39;de yaşayan S.A. ve H.A. çiftinin erkek çocukları, halk arasında &#39;Peygamber sünneti&#39; olarak bilinen hipospadias rahatsızlığıyla dünyaya geldi. Bir süre tedavi yolu arayan aile, 6 ay önce Hüma Hastanesi Çocuk Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erman Dörterler&#39;e ulaştı. Cinsel organı ve yumurtaları gelişmeyen 2 yaşındaki M.A.&#39;ya ameliyatla, yanağından alınan parça ile idrar kanalı oluşturuldu. Bu tür rahatsızlıkların çok nadir olduğunu belirten Doç. Dr. Erman Dörterler, 'Ağır bir &#39;hipospadias&#39; hastası. Halk arasında, &#39;Peygamber sünneti&#39; diye bilinen bir rahatsızlık. Normalde 300 erkek çocuğunun doğumunda bir görülüyor. Yalnız bu hastamız çok özel bir hasta. Bunlar çok nadir görülen rahatsızlıklar. Hastanın idrar deliği, neredeyse anüsüyle aynı yerde. Cinsel organı yeterince gelişmemiş, beraberinde yumurtaları yeterince gelişmemiş bir hasta. Hastamıza, 6 ay önce yanağından bir yama kullanarak oraya bir parça koyduk. Çünkü işemesi için idrar kanalı yoktu. 6 aydan sonra da bugün ameliyatını gerçekleştirdik. Çocuğa, yeni bir idrar kanalı oluşturduk. Yumurtalarını torbasına indirdik. Gayet başarılı ve güzel bir ameliyatımız geçti' diye konuştu.</p><p>&#39;BU RAHATSIZLIKLARI BASİT GÖRMEMEK LAZIM&#39;</p><p>Bu rahatsızlığın ağır formlarının çok ciddi seyrettiğini belirten Doç. Dr. Dörterler, 'Bunlarda muhakkak ek anomalilerin araştırılması lazım. Cinsel kimlik bozuklukları ve hormon bozukluklarına rastlayabiliyoruz. Beraberinde inmemiş testisler, diğer ek anomalilere de oldukça sık rastlamaktayız. Bu tip rahatsızlıklar olduğunda bunları deneyimli ellere ve büyük merkezlerde ameliyat edilmesi lazım. Bu rahatsızlıkları basit görmemek lazım. Bunları kesinlikle bir çocuk cerrahisi veya çocuk üroloğunun ameliyat etmesi deneyimli ellerde tedavi edilmesi lazım. Ciddi, &#39;Hpospadiyas&#39; olan çocukların beraberinde ek anomalileri var mı yok mu? Bunların muhakkak ameliyat öncesi araştırılması ve tedavi sürecinde bunların dikkate alınması lazım' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;EN GEÇ 2 YAŞINA KADAR TEDAVİ EDİLMESİNİ ÖNERİYORUZ&#39;</p><p>Bu tip rahatsızlıkların ailevi yatkınlık gösterebildiğini belirten Doç. Dr. Erman Dörterler, şöyle konuştu:</p><p>'Akraba evliliğinde de sık sık rastladığımız rahatsızlıklar. Annenin gebelik sürecindeki kullandığı ilaçlar vesairelerde bu tip rahatsızlığın oluşması da etken faktörlerden bir tanesi. Annenin gebelik yaşı, geç hamile kalması gibi durumlar da önemli faktörler arasında yer alıyor. Çocuğun yeterince idrar kanalı olmadığı için yanaktan aldığımız bir parçayı oraya yerleştirdik. Belki bir başka ameliyata inşallah ihtiyaç olmaz. Bu tip ciddi rahatsızlıklar birkaç seri ameliyat gerektiriyor. Bu tip rahatsızlıkların en geç 2 yaşına kadar tedavi edilmesini ve ameliyatların sonlandırılmasını öneriyoruz. Bunların tedavilerine 6 aydan sonra başlıyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/2-yasindaki-cocuga-yanagindan-alinan-yam-Ob3Cd.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 2 yaşındaki çocuğa, yanağından alınan yama ile idrar kanalı oluşturuldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/2-yasindaki-cocuga-yanagindan-alinan-yam-Ob3Cd.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Erken yaşlarda demansa neden olan 15 farklı yaşam tarzı belirlendi]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/erken-yaslarda-demansa-neden-olan-15-farkli-yasam-tarzi-belirlendi/426636/</link>
            <description><![CDATA[ İngiltere'de yapılan bir araştırmada, erken yaşlarda demansa neden olan 15 farklı yaşam tarzı belirlendi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/erken-yaslarda-demansa-neden-olan-15-farkli-yasam-tarzi-belirlendi/426636/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 13:55:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Demans (Bunama) nedir? Demansa yol açan etmenler nelerdir?</p><p>2023 yılında yayımlanan kapsamlı bir araştırma, erken yaşlarda başlayan demansın nedenlerine ilişkin veriler sundu. Araştırmada, İngiltere&#39;de yaşayan 65 yaş altı 356 binden fazla kişinin sağlık ve yaşam tarzı verileri analiz edildi.</p><p>Daha önce yapılan çalışmaların çoğu genetik faktörlere odaklanırken, bu çalışma erken yaşlarda başlayan demans riskini artıran 15 farklı yaşam tarzı ve sağlık faktörünü ortaya koydu.</p><p>Çalışmaya göre düşük sosyoekonomik durum, sosyal izolasyon, işitme kaybı, felç, diyabet, kalp hastalığı ve depresyon gibi faktörler, genç yaşta demans riskini artırıyor.</p><p>Ayrıca D vitamini eksikliği ve karaciğerin iltihap yanıtı olarak ürettiği C-reaktif proteinin yüksek seviyeleri de risk faktörleri arasında yer alıyor.</p><p>Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen &#39;ApoE 4&#39; gen varyantlarına sahip kişilerde de genç yaşta demans riski görülebiliyor.</p><p>Hollanda&#39;daki Maastricht Üniversitesi&#39;nden nörobilimci Stevie Hendriks çalışmaya ilişkin, 'Sebebin genellikle genetik olduğu varsayılıyor fakat birçok kişi için sebebin tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Bu nedenle bu çalışmada diğer risk faktörlerini de araştırmak istedik' açıklamasında bulundu.</p><p>Araştırmanın sonuçları, doğrudan neden-sonuç ilişkisi kanıtlamasa da erken yaşlarda başlayan demans hakkında daha net bir tablo sunuyor.</p><p>Uzmanlar, değiştirilebilir risk faktörlerine odaklanılarak demansın sadece yönetilmesi değil, önlenmesi için de umut verici adımlar atılabileceğini öngörüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/erken-yaslarda-demansa-neden-olan-15-far-vbCPn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Erken yaşlarda demansa neden olan 15 farklı yaşam tarzı belirlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/erken-yaslarda-demansa-neden-olan-15-far-vbCPn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir SMA ilacı daha SGK'nin geri ödeme listesine alındı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bir-sma-ilaci-daha-sgknin-geri-odeme-listesine-alindi/426568/</link>
            <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir SMA ilacının daha geri ödeme listesine alındığını, bilgisayarlı tomografi ve MR görüntülemelerinde kullanılan ilaçların hastaneler tarafından temin edileceğini bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bir-sma-ilaci-daha-sgknin-geri-odeme-listesine-alindi/426568/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 11:10:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Işıkhan, Resmi Gazete&#39;de yayımlanan 'Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'e ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p><p>Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla vatandaşların daha iyi hizmet almalarını sağlamak amacıyla sağlıkta erişim, güvence ve dijital takip alanında yeni adımlar attıklarını belirten Işıkhan, yapılan düzenlemelere ilişkin şunları kaydetti:</p><p>'Daha önce müjdesini vermiş olduğumuz, kullanım kolaylığı olan bir SMA ilacı daha geri ödeme listesine alındı. Bilgisayarlı tomografi ve MR görüntülemelerinde kullanılan ilaçların vatandaşlarımızca eczanelerden alınması yerine hastaneler tarafından temin edilmesi sağlandı. Yoğun bakım ünitelerindeki sağlık verilerinin anlık olarak izlenebilmesine yönelik düzenleme hayata geçirildi.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-sma-ilaci-daha-sgknin-geri-odeme-lis-vNULX.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bir SMA ilacı daha SGK'nin geri ödeme listesine alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-sma-ilaci-daha-sgknin-geri-odeme-lis-vNULX.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 12 ilde 105 hastaneyi denetleyecek]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-12-ilde-105-hastaneyi-denetleyecek/424645/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 12 ilde 105 hastaneyi denetim kapsamına alarak, eş zamanlı teftiş süreci için 53 müfettiş görevlendirdi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/saglik-bakanligi-12-ilde-105-hastaneyi-denetleyecek/424645/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 20 Apr 2025 13:29:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Kemal Memişoğlu&#39;nun talimatı doğrultusunda Teftiş Kurulu Başkanlığı, bu yıl devreye alınan denetim seferberliği kapsamında '2. Genel Teftiş' sürecini başlattı.</p><p>Bu kapsamda, 12 ilde 105 hastaneyi denetim kapsamına alan Bakanlık, eş zamanlı teftiş sürecini yürütmek için 53 müfettiş görevlendirdi.</p><p>Riskli ve kritik alanlara öncelik verilen denetimlerde, özellikle acil sağlık, poliklinik ve hasta hakları hizmetleri ile ameliyathane ve merkezi sterilizasyon birimleri, yoğun bakım hizmetleri, nöbet ve mesai sistemleri, sağlık kurulları, tıbbi malzeme ve cihaz yönetimi gibi alanlar kontrol edilecek.</p><p>Denetimlerle, 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık' modeli ile 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' programı kapsamında sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amaçlanıyor.</p><p>Denetim seferberliği çerçevesinde, Teftiş Kurulu Başkanlığı 'denetlerken eğiten ve rehberlik eden' bir yaklaşım benimsiyor.</p><p>Standartlarını güncelleyerek rehberler hazırlayan Başkanlık, denetim tekniklerini geliştirerek rehberlik ve denetim misyonunu da güçlendiriyor.</p><p>İnsan odaklı, nitelikli ve güvenilir sağlık hizmeti</p><p>'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda insan odaklı, nitelikli ve güvenilir sağlık hizmeti sunmaya dönük titiz bir çalışma yürüten Teftiş Kurulu Başkanlığının denetimlerinde halkın sağlık hizmetine erişimi, sunulan hizmetin kalitesi ve hasta güvenliği gibi başlıklar inceleniyor.</p><p>Sağlık Bakanlığınca yürütülen denetimler, 'Rehberlik, Teftiş ve Denetim Faaliyetlerinin Düzenli ve Etkin Bir Şekilde Yerine Getirilmesi' konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda hayata geçirildi.</p><p>Bu çerçevede 'Genel Teftiş Rehberi'ni güncelleyen Bakanlık, 13 Ocak&#39;ta başlatılan '1. Genel Teftiş' sürecinde Antalya, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Muğla ve Uşak&#39;ta 38 müfettiş görevlendirerek, genel teftiş yaptı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-12-ilde-105-hastaneyi-d-Urwkw.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, 12 ilde 105 hastaneyi denetleyecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-12-ilde-105-hastaneyi-d-Urwkw.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gebelikte hipertansiyona dikkat: Anne ve bebeği hayattan koparabilir]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/gebelikte-hipertansiyona-dikkat-anne-ve-bebegi-hayattan-koparabilir/424529/</link>
            <description><![CDATA[ Gebelikte hipertansiyon, tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 4-5 kadarında görülürken, dünya genelinde anne ve bebek ölümlerinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Erken tanı ve tedaviyle bu ölümlerin yüzde 60'ı önlenebilirken, hipertansiyon hem anne hem de bebeğin sağlığı için ciddi riskler taşıyor.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/gebelikte-hipertansiyona-dikkat-anne-ve-bebegi-hayattan-koparabilir/424529/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 20 Apr 2025 11:54:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gebelikte hipertansiyon, tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 4-5 kadarında görülürken, dünya genelinde anne ve bebek ölümlerinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Erken tanı ve tedaviyle bu ölümlerin yüzde 60&#39;ı önlenebilirken, hipertansiyon hem anne hem de bebeğin sağlığı için ciddi riskler taşıyor.</p><p>Hipertansiyon, rahme giden kan akışını azaltarak bebeğin gelişimini durdurabiliyor, erken doğum, ani bebek ölümü ve oksijen yetersizliğine yol açabiliyor. Annede ise karaciğer, böbrek ve beyin gibi organlarda ciddi hasarlar, hatta ölümcül komplikasyonlar gelişebiliyor. Uzmanlar, düzenli kontrol, tansiyon takibinin hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Gebeliğin hipertansif hastalık tanısının istirahat halindeki bir gebede periyodik aralıklarla ölçülen iki tansiyon değerinin 140-90 üzerinde olmasıyla konulduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, 'Tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 4-5 kadarında görülür. Oransal olarak fazla değildir ancak bunun önemi tablo olarak dünyada anne ölümleri olarak ilk 3 sıralamada gebeliğin hipertansif hastalıklarını görüyor olmamızdan kaynaklanıyor. Aslında bu yüzde 60 kadarının önlenebilir olması nedeniyle bizim bu grup hastaları erken tanı ve tedavilerini koyarak süreçlerini yönetmemiz gerekiyor' dedi.</p><p>'En trajik komplikasyon olarak anne ölümünü de bunlar arasında sayabiliriz'</p><p>Anne ve bebekte gebelikteki gibi hipertansif hastalıklar ve gebelik zehirlenmesi preeklampsi denilen tablonun birtakım komplikasyonlara yol açabildiğini ifade eden Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, 'Özellikle uteroplasental akımın azalması yani rahime giden kan akımının azalmasıyla birlikte intrauterin gelişme geriliği dediğimiz bebekte gelişme kısıtlılığı olması bebekle ilgili komplikasyonlar arasında ve kan akımının azalmasına bağlı olarak fetal hipoksi dediğimiz oksijen bulgularının azlığı izleniyor bebekte, aynı zamanda da kolman plasenta dediğimiz bebeğin eşinin ayrılmasına bağlı ani bebek ölümü tabloları görülebiliyor. Yine bu annelerin doğumlarını anne hayatını ön planda tuttuğumuz için erkene almamız sebebiyle bebeği bekleyen prematüre dediğimiz erken doğuma bağlı komplikasyonlar sıkça izleniyor. Burada anne ile ilgili komplikasyonlardan bahsedecek olursak özellikle organ yetmezliği bulguları önemli. Karaciğer yetmezliği, karaciğer enzim yükseklikleri, böbrek yetmezliği, akciğer ödemi, kafa içi basınç artışına, tansiyon yüksekliğine bağlı kafa içi kanamalar, görme bozuklukları, görme problemleri, bilinç durumu değişiklikleri ve en trajik komplikasyon olarak anne ölümünü de bunlar arasında sayabiliriz' ifadelerini kullandı.</p><p>'35 yaş üstü gebelerde gebelikteki hipertansif problemlere daha fazla rastlıyoruz'</p><p>Gebelikteki hipertansif hastalık ve preeklampsi gebelik zehirlenmesi için risk grubunda olan gebelerden bahsedilmesinde fayda olduğunu ifade eden Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, 'Daha önceki gebeliğinde bu rahatsızlığı yaşayanlar ne yazık ki bir sonraki gebeliklerine de topluma göre normal popülasyona göre daha fazla risk altındalar. Onların tanınması ve yakın takibi çok önemli. Obezite önemli, obez gebelerde biz bunu çok daha sık görüyoruz. Diyabet önemli, gestasyonel diyabette aynı şekilde kronik hipertansiyon, çoğul gebelikler, ileri anne yaşı dediğimiz 35 yaş üstü gebelerde gebelikteki hipertansif problemlere daha fazla rastlıyoruz. Ve ilginç olarak hipertansif hastalıkları sedanter yani hareketsiz gebelerde de daha sık görüyoruz' şeklinde konuştu.</p><p>'Her kontrolde tansiyon ölçümü yapılmalı'</p><p>Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun şöyle devam etti: 'Biz önlemede ne yapabiliriz dersek aslında tam olarak önlemek mümkün değil. Ancak kanıta dayalı çalışmalar ışığında yapılabilecek bazı şeyler var. Bir kere her gebenin rutin kontrolüne önem vermesi gerekiyor. Onun dışında her kontrolde tansiyon ölçümü yapılmalı. Özellikle ilk 12 haftadan sonra yüksek riskli gruplarda düşük doz aspirin kullanılmasının preeklampsiye gidişi yüzde 60 oranında önlediği görülmüş. Gebelik öncesinde bir kilo fazlalığı varsa bunların kaydedilmesi, diyabet varsa kontrolünün sağlanması, tansiyon problemi varsa bunun kontrol altına alınması önemli. Yüksek tansiyonu olan gebelerde 160&#39;a 110 ve üzeri gebelerin ayaktan takibi değil de mutlaka yatırılarak hastanede izlenmesi komplikasyonların minimalize olmasını sağlayacaktır. Bunların dışında da özellikle gebe kadın kendisinin de bu konuda bazı noktalarda uyanık olması gerekiyor. Özellikle rutin kontrol tansiyon ölçümlerinin dışında eğer baş ağrısı hissederse, epigastrik ağrı dediğimiz mide ağrısı hissederse, ellerinde ve yüzünde başlayan ödem olursa, ani başlayan kilo artışı olursa veya bilinç durumu değişikleri olursa 140-90 üzerinde tansiyonlarda kendisi de komplikasyonları önlemek adına mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Nadir görülen bir tablo var. Postpartum preeklampsi sendromu dediğimiz bunlarda özellikle gebelik ve doğum sırasında tansiyonlar yüksektir ancak lohusalık döneminde de 140-90 ve üzerinde değerler görüldüğünde mutlaka vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları süreçleri komplike olmadan yönetilmesini sağlayacaktır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gebelikte-hipertansiyona-dikkat-anne-ve--K9Bm0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gebelikte hipertansiyona dikkat: Anne ve bebeği hayattan koparabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/gebelikte-hipertansiyona-dikkat-anne-ve--K9Bm0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sebze ve meyveleri yıkamadan yemeyin]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/sebze-ve-meyveleri-yikamadan-yemeyin/423428/</link>
            <description><![CDATA[Tarım ilaçları tarıma zarar veren etkenleri ortadan kaldırırken, üretilen mahsuller doğru tüketilmediğinde vücuda bazı zararlar verebiliyor. Medicana Konya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Devrim Deniz, tarım ürünlerine zarar veren etkenleri bertaraf etmek üzere üretilmiş olan pestisitlerin mutfakta kullanılan gıdalardan en iyi şekilde temizlenerek tüketilmesi gerektiğini söyledi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/sebze-ve-meyveleri-yikamadan-yemeyin/423428/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 15 Apr 2025 11:13:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya nüfusunun 2050&#39;de 10 milyara ulaşması beklenirken; tüketilen tarım ürünlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Artan nüfus, azalan tarım alanları nedeniyle sebze ve meyvelerin yetmesi için çeşitli yöntemler kullanılıyor. Kullanılan tarım ilaçlarının insan vücudunda çeşitli hastalıklara yol açabileceğini söyleyen Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü&#39;nden Uzm. Dr. Devrim Deniz, tüketicilere sebze ve meyvelerin mutlaka iyi bir şekilde yıkanarak yenmesi konusunda uyarıda bulundu.</p><p>Maruziyet süresi önemli</p><p>Zirai mücadelede, kimyasal bazı yöntemler bitkileri korurken; insanlarda bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Kullanılan tarım ilacının çeşidine, maruz kalınan süreye ve nasıl maruz kalındığına bağlı olarak çeşitli sağlık sorunlarına sebep olabileceğine değinen Uzm. Dr. Devrim Deniz, şu bilgileri verdi: 'Tarım ilacı kalıntısının vücutta birikmesi, sindirim sistemindeki faydalı bakterilerin ölümüne ve bağışıklık sisteminin zarar görmesine yol açabilir. Farklı sistemlerde sorunlara da neden olabilir. Bu nedenle üretilen mahsuller mutfağa girdiğinde tüketicilerin bazı kurallara dikkat etmesi önem taşır.'</p><p>'Meyveleri kabuğuyla yiyecekseniz karbonatlı suda bekletin'</p><p>Pestisitlerin bilinçli kullanılmasının hem yetiştiricilerin hem de tüketicilerin sağlığı için son derece önemli olduğuna değinen Uzm. Dr. Deniz, 'Bu nedenle bilinçli üretici ve bilinçli tüketici olmak gerekir. Bilinçli olurken, organik bile olsa sebze ve meyveler mevsiminde tüketilmelidir. Her ihtimale karşı alınan bir meyve ve sebzenin, dalından taze koparılmış olsa bile yıkanması gerekir. Suda çözünen ve sistemik olmayan bir pestisit kalıntısını, bir bitki kabuğunun içinde yetişen kuru baklagiller için, su ile yıkamak yeterli olabilmektedir. Kabuğuyla yenen meyve ve sebzeleri önce karbonatlı sonra sirkeli suda 15 dakika beklettikten sonra durulamak, kalıntıların büyük oranda arındırılmasını sağlayabilir. Mutfaklarda kullanılan gıdaların yetiştirilme şeklinin yanında tüketilmeden önce hijyen ve pestisitten arındırılmış olması konusunda da dikkati elden bırakmamak çok önemlidir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sebze-ve-meyveleri-yikamadan-yemeyin-fCYZp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sebze ve meyveleri yıkamadan yemeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sebze-ve-meyveleri-yikamadan-yemeyin-fCYZp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[NEÜ Hemşirelik Fakültesi'nden akreditasyon başarısı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/neu-hemsirelik-fakultesinden-akreditasyon-basarisi/423184/</link>
            <description><![CDATA[Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Hemşirelik Fakültesi, Hemşirelik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (HEPDAK) tarafından 3 yıl süre ile akredite edildi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/neu-hemsirelik-fakultesinden-akreditasyon-basarisi/423184/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 14 Apr 2025 11:35:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>2022 yılında yapılan ilk başvuruyla 2 yıl akredite olan Necmettin Erbakan Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi; ara değerlendirme sonrasında, Hemşirelik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından 2028 yılına kadar 3 yıl daha akredite edildi.</p><p>Konuyla ilgili açıklama yapan NEÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emel Ege, 'Akreditasyon sürecinde her türlü desteği sağlayan başta Rektörümüz Prof. Dr. Cem Zorlu olmak üzere rektör yardımcılarına, genel sekreterliğe, tüm daire başkanlıklarına ve rektörlük çalışanlarına teşekkür ederiz' dedi.</p><p>Başarıya giden süreçte ekip ruhuyla çalıştıklarının altına çizen Dekan Ege, 'NEÜ Hemşirelik Fakültesine, üniversitemizde akredite olan ilk fakülte olma gururunu yaşatan, ardından üç yıl daha akredite edilme sürecinde özveri ile çalışan fakülte öğretim elemanlarına, idari personellerine ve öğrencilerine teşekkürlerimi iletiyor, fakültemizin başarılarının tüm ulusal ve uluslararası platformlarda artarak devam etmesini temenni ediyorum' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/neu-hemsirelik-fakultesinden-akreditasyo-gI6Ta.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ NEÜ Hemşirelik Fakültesi'nden akreditasyon başarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/neu-hemsirelik-fakultesinden-akreditasyo-gI6Ta.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocukluk dönemi için "altı bileşenli karma aşı" uygulaması bugün başlıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/cocukluk-donemi-icin-alti-bilesenli-karma-asi-uygulamasi-bugun-basliyor/423152/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, çocukluk dönemi aşı takviminde yeni döneme geçildiğini, "altı bileşenli karma aşı" uygulamasının bugün başlayacağını bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/cocukluk-donemi-icin-alti-bilesenli-karma-asi-uygulamasi-bugun-basliyor/423152/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 14 Apr 2025 10:20:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Türkiye&#39;de 1998&#39;den itibaren uygulanan hepatit B aşısı ile 2008&#39;den bugüne uygulanan 'beş bileşenli karma aşıyı' bir araya getiren 'altı bileşenli karma aşı' uygulamasına bugün itibarıyla başlanacağı belirtildi.</p><p>Açıklamadaki görsellerde, şu bilgilere yer verildi:</p><p>'Difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci (polio), hemofilus influenza Tip B, hepatit B&#39;yi içeren &#39;altı bileşenli karma aşı&#39; uygulaması sayesinde tek bir enjeksiyonla 6 hastalığa karşı bağışıklama sağlanacak. Sağlık Bakanlığınca temin edilen yeni aşılar, Türkiye genelindeki tüm aile sağlığı merkezlerinde ve ilgili sağlık kuruluşlarında ücretsiz uygulanacak. Geçen dönemde beş bileşenli karma aşı ile aşılanmaya başlanan çocukların devam dozları, &#39;altı bileşenli karma aşı&#39; ile tamamlanacak.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cocukluk-donemi-icin-alti-bilesenli-karm-Mc1LF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocukluk dönemi için "altı bileşenli karma aşı" uygulaması bugün başlıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cocukluk-donemi-icin-alti-bilesenli-karm-Mc1LF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Araştırma: Düzenli Omega-3 vitamini almak yaşlanmayı yavaşlatıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/arastirma-duzenli-omega-3-vitamini-almak-yaslanmayi-yavaslatiyor/422855/</link>
            <description><![CDATA[BİLİM insanları, düzenli olarak Omega-3 vitamini almanın biyolojik yaşlanmayı yavaşlattığını tespit etti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/arastirma-duzenli-omega-3-vitamini-almak-yaslanmayi-yavaslatiyor/422855/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 13 Apr 2025 13:21:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Harvard Üniversitesi ve Zürih Üniversitesi&#39;nden araştırmacıların da aralarında bulunduğu uluslararası bilim ekibi, hücre ve organlarda yaşa bağlı gerilemeye ilişkin yapılan 3 yıllık bir çalışmada, 777 yaşlı İsviçrelinin klinik deney sonuçlarını inceledi.</p><p>Araştırmada, günde bir gram Omega-3 vitamini alan söz konusu kişilerde biyolojik olarak yaşlanmanın, almayan kişilere göre 4 aya kadar azaldığı görüldü. Bilim insanları, D vitamini takviyesi yapan ve haftada en az 3 kez 30 dakika boyunca egzersiz yapan kişilerde, daha büyük fayda sağladığına işaret etti.</p><p>Araştırmacılar, Omega-3 içeren beslenme tiplerinin, iltihaplanmanın azalması, daha iyi eklem sağlığı, daha düşük kalp hastalığı, kanser ve bunama riski ile ilişkili olduğuna dikkati çekti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/arastirma-duzenli-omega-3-vitamini-almak-9j1aD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Araştırma: Düzenli Omega-3 vitamini almak yaşlanmayı yavaşlatıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/arastirma-duzenli-omega-3-vitamini-almak-9j1aD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kalp krizi anında hayat kurtaracak 7 adım]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kalp-krizi-aninda-hayat-kurtaracak-7-adim/422750/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye'de her yıl ortalama 300 bin kişi kalp krizi geçiriyor. Bu sessiz ama ölümcül tehlike, her yaş grubundan insanı etkisi altına alıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Nuri Cömert, alınması gereken önlemler ve kalp krizi anında yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kalp-krizi-aninda-hayat-kurtaracak-7-adim/422750/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 13 Apr 2025 11:53:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün son verilerine göre Avrupa&#39;nın en genç nüfusa sahip ülkelerinden biri olan Türkiye&#39;de kalp krizlerinin beşte biri erken yaşta gerçekleşiyor. Sağlık sorunları arasında yüzde 42&#39;lik oranla kalp krizi ilk sırada yer alıyor. Türkiye&#39;de bir numaralı ölüm sebebi olan hastalıklar söz konusu olduğunda; şu anda herhangi bir kalp ve damar hastalığı olsun ya da olmasın riskin, herkes için geçerli olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, '14-20 Nisan Kalp Sağlığı Haftası' nedeniyle; kalp krizlerine yol açan risk faktörlerine karşı alınması gereken önlemler ve kalp krizi anında yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p><p>Cömert, kalp damar hastalıklarının herkes için gündem olması gerektiğini ve önlenebilir hastalıklar arasında olduğunu, düzenli kontroller sayesinde kalp krizi ve ölüm oranlarının düşürülebileceğini söyledi. Türkiye&#39;de modern yaşamın insanları aktif bir yaşam sürdürmekten alıkoyduğunu ve bu yaşamın getirdiği hareketsizliğin kalbi doğrudan etkilediğinin altını çizen Cömert, '20 yıl önce sadece 60 yaş üstü hastalarda kalp krizi görülürken; düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve bilgisayar, akıllı telefon gibi elektronik cihazların kullanımının artması nedeniyle artık 45 yaş altı kişiler de kalp krizi geçirebilmektedir. Modern yaşam artık insanları aktif bir yaşam sürmekten alıkoymakta ve bu yaşamın getirdiği hareketsizlik doğrudan kalbi etkilemektedir' dedi.</p><p>'Sigaradan uzak durun, kalp krizi riskini yüzde 50 azaltın'</p><p>Kalp damar sağlığı konusunda yapılan en büyük yanlışların başında ise hiç kalp hastası olunmayacağının düşünülmesi geldiğini vurgulayan Cömert, 'Genetik risk faktörlerinin farkında olmamak ve sigara kullanmak da diğer yanlışların başında gelmektedir. Sadece sigarayı bırakmak bile kalp krizi riski yüzde 50 azaltılabilir. Aktif bir yaşam benimsemek, düzenli ve dengeli beslenmek, sağlık kontrollerini aksatmamak ve iyileştirilmiş bir yaşam tarzını benimsemek ile kalp krizinin sizden uzak durmasını sağlayabilirsiniz. Kalp damar hastalığı riskinizi öğrenmek için şu sorulara cevap verin; &#39;kötü huylu kolesterol ve kan şekeri seviyeniz nasıl&#39; ve &#39;tansiyon değerlerinizi biliyor musunuz?&#39; Bu sorulardan herhangi birine yanıtınız &#39;hayır&#39; ise öncelikle sadece bu değerleri öğrenmek için bir uzmana başvurun' şeklinde konuştu.</p><p>'Kalp krizi geliyorum der'</p><p>Kalp hastalıklarının önlenebilir hastalıklar grubunda olduğunu söyleyen Uz. Dr. Nuri Cömert, 'Temel testler sonrası bulunduğunuz risk grubuna göre doktorunuz muayene ve kontrol sıklığını belirleyecektir. Yüksek riskli gruptaki kişilere yıllık kontroller önerilirken, düşük risk grubundaki kişiler için kontrol aralıkları uzun tutulabilir. Kalp hastalıkları önlenebilir hastalıklar grubundadır. Erken teşhis edilen ve kalbinizin korunmuş olduğu durumdaki tedaviler son derece başarılı sonuçlar vermektedir. İstirahat halinde, göğüs orta hattında huzursuzluk, ezici, baskı veya yanma tarzında bazen sol kola, sırt ve omuza yansıyan ağrı hissediyorsanız kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz. Ani gelişen nefes darlığı, soğuk terleme ve ölüm kaygısı da kalp krizi habercisi olabilir. Kimi zaman kalbin alt yüzeyini besleyen damar tıkanıklarında ilk şikayet bulantı, kusma ve baygınlık hissi olabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>'İlk yardım eğitimi alın'</p><p>Kalp krizinin zamana karşı bir yarış olduğunun altını çizen ve ilk 3 dakikanın önemli olduğunu söyleyen Cömert, 'Kalp krizinin belirtilerini bilmek ve farkında olmak erken müdahalenin temel esasıdır. Kalp krizi öncesi hissedilen göğüs ağrısının farkında olmak erken tanı ve tedavi açısından bir şans olabilir. Kalp krizinde en önemli durum kalp ve solunum durmasıdır. Ailesinde kalp hastalığı olan bireylerin ilk yardım eğitimi almaları, kalp masajı ve yaşam desteği durumunda müdahaleyi bilmeleri önemlidir. Kalp hastası olan kişiler ilaç listesi yapmalı ve bunu yanında bulundurmalıdır. Kendinizin veya yakınınızdaki birinin kalp krizi geçirdiğini düşünüyorsanız mutlaka hemen 112 Acil çağrı numarasıyla profesyonel destek istenmelidir. Varsa kişiye hemen aspirin verilmeli ve çiğnemesi sağlanmalıdır. Kişi oturtulmalı veya yatar duruma getirilmelidir. Kıyafetler sıkıysa gevşetilmelidir. Kişinin derin ve yavaş nefes alıp vermesi sağlanmalıdır. Kişiyi öksürtmek nabız farklılığı hissedildiğinde faydalı olabilir. Kalp krizi geçiren kişi yalnız bırakılmamalı, aralıklı olarak bilinç ve solunum durumu kontrol edilmelidir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kalp-krizi-aninda-hayat-kurtaracak-7-adi-Boz8n.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kalp krizi anında hayat kurtaracak 7 adım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kalp-krizi-aninda-hayat-kurtaracak-7-adi-Boz8n.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aile hekimleri, hastalarına hastane randevusu oluşturabilecek]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/aile-hekimleri-hastalarina-hastane-randevusu-olusturabilecek/421121/</link>
            <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile aile hekimleri artık hastalara hastane randevusu oluşturabiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/aile-hekimleri-hastalarina-hastane-randevusu-olusturabilecek/421121/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 10 Apr 2025 15:06:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, önceki hafta Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğ ile aile hekimleri tarafından reçete edilebilen ve geri ödeme listesinde yer alan ilaçların sayısı arttı. Aile hekimliği ve iç hastalıkları uzmanlarınca düzenlenebilen ilaç raporlarının da kapsamının genişletildiği düzenleme doğrultusunda bazı tansiyon ilaçları, suni gözyaşı ve göz damlaları, cilt hastalıklarında kullanılan şampuan ve kremler belirlenen sürelerde aile hekimlerince raporsuz reçete edilebilecek. Bazı kan sulandırıcıların, çölyak hastalığında kullanılan mama ve gıdaların, mevsimsel veya yıl boyu devam eden alerjik rinit tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, lipid düşürücü ilaçlar, ilgili uzman hekimlerce koyulan ilk tanı sonrasında rapor yenilemeleri aile hekimliği uzmanlarınca yapılabilecek.</p><p>&#39;EN KOLAYLAŞTIRICI ŞEY RANDEVU OLDU&#39;</p><p>Sincan Peçenek Aile Sağlığı Merkezi&#39;nde görevli aile hekimi Şah Hüseyin Söğüt, 'Yönetmelik kapsamında yapılan değişiklikle bizim için asıl önemli olan şey hastalara istediğimiz zaman, istediğimiz anda hastane randevuları oluşturabiliyoruz. Daha önceden kapalı polikliniklerimiz vardı. Hasta orayı 1 ay, 1,5 ay bekliyordu randevu için. Ama artık hastaya 1 gün sonraya, aynı güne bile randevu oluşturabiliyoruz. Hastalarımız açısından en kolaylaştırıcı şey bu nedenle randevu oldu. Rutin olarak gelmeyen gitmeyen hastalar için yeni sistemde Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) dediğimiz bir genel kontrolümüz var. Tüm hastaları çağırıp, şeker kontrollerini hem tiroid kontrollerini hem de aynı zamanda kolesterol takiplere başladık. Ekstra olarak şimdi bu son yönetmelik ile eklenen özellikle yaşlı hastalarımızın veya kalp hastalarının kullandığı damar açıcı, daha doğrusu kan sulandırıcı ilaçlarımız vardı. Bunları almak için kardiyoloji raporu gerekiyordu. Kardiyoloji raporuna istinaden yine kardiyoloji doktoru yazabiliyordu; ama artık onları biz de yazabiliyoruz. Harici olarak cildiyenin yine kullandığı özellikle akne tedavisinde kullanılan kremler vardı. Bunları da artık yazabileceğiz. Yine cildiyede kullandığımız özellikle vücut mantarında kullandığımız şampuanlarımız vardı. Onların da ödemesi şu an için artık biz yazınca kabul oluyor' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;ARTIK HERKES AİLE HEKİMİNİ TANIYOR&#39;</p><p>Yönetmenliğin avantajlarını anlatan Söğüt, 'Artık hastalar sürekli bir polikliniğe, sonra diğer polikliniğe, diğer yere gidip gelmek yerine kendilerine en yakın aile hekimliklerine gidip, oradan tüm ilaçlarını yazdırıp alacaklar. Önceden bunun için randevu almaları gerekiyordu, gitmeleri gerekiyordu. Doktora, hastanedeki hekim arkadaşa yazdırıp sonra tekrar gelip bizden yazdırabiliyorlardı. Ama şimdi direkt hasta bunu biz yazınca alabiliyor ve mağduriyet ortadan kalkıyor. Yani hasta yılda bir defa veya 6 ayda bir gerekli uzman kontrolüne istinaden süreklilik arz ederek bize gelirse hem daha rahat, hem daha konforlu bir hayat sürmüş olacak. Çünkü birçok kişi aile hekimlerini tanımıyordu, bilmiyordu. Artık herkes aile hekimini biliyor. Aile hekimine gitmek zorunda olduklarını biliyor. Gittikleri zaman da tüm işlerin görüldüğünü, yani kan tahlilleri olsun gerek ilaçların temini olsun sorun yaşamıyorlar. Ek olarak şu an kronik hastalarımızda, suni gözyaşı dediğimiz özellikle 40 yaş üstü göz kuruluğu çok yoğun görülüyor, yeni neslin de ekrana çok maruz kalmasından dolayı göz kuruluğu başlıyor. Randevu bulamamak böyle durumlarda biraz sıkıntılıydı, şimdi direkt gelip aile hekimi ile konuşup, gerekli tedaviyi yapabilecekler. Kronik hastalık olarak tansiyon hastalarımıza ARB grubu dediğimiz tansiyon ilaçları da yazılabilecek artık. Hastaların tansiyon takibinin kontrol altına alınacağını düşünüyoruz. Bizim açımızdan, aile hekimlikleri açısından, hastalığın takibi ve hastalığın tedavisi daha kolay olacak' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aile-hekimleri-hastalarina-hastane-rande-WL1P0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aile hekimleri, hastalarına hastane randevusu oluşturabilecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/aile-hekimleri-hastalarina-hastane-rande-WL1P0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Böbrek hastalıkları sessizce ilerliyor: Erken teşhis için düzenli kontrol hayat kurtarıyor’]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bobrek-hastaliklari-sessizce-ilerliyor-erken-teshis-icin-duzenli-kontrol-hayat-kurtariyor/420601/</link>
            <description><![CDATA[HER yıl mart ayının ikinci perşembe günü kutlanan Dünya Böbrek Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulunan, İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, böbrek sağlığının vücudun genel işleyişi için kritik bir öneme sahip olmasına karşın yeterli özenin gösterilmediğini söyledi. Her yaşın sorunu olan böbrek hastalıklarının, obezite, diyabet gibi hastalıkların artışına paralel olarak daha da önem kazandığına işaret eden Prof. Dr. Kantarcı, “Böbrek hastalıkları genellikle belirti vermeden ilerler. Bu nedenle düzenli kontroller hayati önem taşır” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bobrek-hastaliklari-sessizce-ilerliyor-erken-teshis-icin-duzenli-kontrol-hayat-kurtariyor/420601/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 06:30:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Toplumlara göre değişmekle birlikte, her 10 kişiden 1&#39;inde böbrek hastalığının görüldüğünü söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri, İç Hastalıkları, Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, Türkiye&#39;de de diyabetteki artışa paralel olarak böbrek hastalıklarının yaygınlaştığını söyledi. &#39;Dünya Böbrek Günü&#39;nün bu yılki sloganının da toplumu böbreklerini kontrol etmeye yönlendirebilmek amacıyla &#39;Böbrekleriniz iyi mi?&#39; olduğunu belirten Prof. Dr. Kantarcı, Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.</p><p>&#39;SIVI TÜKETİMİ BÖBREK SAĞLIĞI İÇİN ŞART&#39;</p><p>Böbrek sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin yeterli sıvı tüketmek olduğunu belirten Prof. Dr. Kantarcı, 'Vücudumuzdaki toksinleri atabilmek ve obeziteyi engellemek için sıvı tüketmemiz gerekir. Obezite, böbrek sağlığını olumsuz etkileyen önemli bir faktördür. Ayrıca, ilaç kullanan kişilerde ilacın atılması gereken atıklarının vücuttan atılması için sıvı tüketmek gereklidir. Günde en az yarım litre su içmek böbreklerin toksinleri atması ve düzgün çalışması için gereklidir. İdeal olarak, kilo başına 30 ml su tüketilmesi önerilir' diye konuştu.</p><p>&#39;HER YAŞIN HASTALIĞI&#39;</p><p>Böbrek hastalıklarının her yaşta ortaya çıkabileceğini ancak yaş ilerledikçe riskin arttığını belirten Prof. Dr. Kantarcı, hastalıkla ilgili risk faktörleriyle ilgili şu bilgileri verdi:</p><p>'İnsülin direnci ve fazla kilo ile yakın ilişki içinde olan tip 2 diyabet en yaygın sebeplerden. Ayrıca, böbrek yetmezliğine yol açan bazı genetik hastalıklar da risk oluşturabiliyor. Özellikle genetik kaynaklı hastalıklar, yeni doğan döneminden itibaren ortaya çıkabilir. Sigara kullanımı ise bu faktörlerle birleşerek böbrek hastalığını tetikler ve idrarla protein kaybına neden olur. Ayrıca zamanında fark edilmemiş veya yeterince tedavi edilmemiş böbrek taşları da hastalığın önemli nedenlerinden biridir. Böbreklerin süzme gücü yaşla birlikte azaldığı için böbrek yetmezliği riski de artar.'</p><p>TESADÜFEN FARK EDİLİYOR</p><p>Böbrek hastalıklarının genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve ileri evreye gelene kadar fark edilmediğini belirten Prof. Dr. Kantarcı, 'Diğer organ yetmezliklerinden farklı olarak, böbrek yetmezliği genellikle ileri evreye gelene kadar fark edilmez. Böbrek hastalığı genellikle başka bir sağlık sorunu araştırılırken tesadüfen tespit edilir' ifadelerini kullandı.</p><p>DÜZENLİ KONTROL EDİLMELİ</p><p>Belirtilerin geç ortaya çıkmasının özellikle kronik hastalıkları olan kişilerin yıllık takiplerini daha da önem kazandığını hatırlatan Prof. Dr. Kantarcı, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Ayrıca, uzun süren enfeksiyonlar ve bu enfeksiyonlar için kullanılan tedaviler de böbrekleri etkileyebilir. Tomografi, anjiyografi gibi ilaçlı görüntüleme yöntemleri sonrası böbrek yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle düzenli kontrol şart. Diyabet, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği veya kanser tedavisi gören kişilerin yılda en az bir kez böbrek taraması yaptırması gerekir. Tam idrar tahlili ve serum kreatinin ölçümü gibi basit testlerle böbrek sağlığı takip edilebilir. Bu testler, aile sağlığı merkezlerinde kolayca yapılabilir.'</p><p>&#39;İLERİ EVRE BÖBREK YETMEZLİĞİNDE EN İDEAL TEDAVİ ORGAN NAKLİ&#39;</p><p>İleri evre böbrek yetmezliği tedavisinde diyaliz ve böbrek naklinin başlıca seçenekler olduğunu belirten Prof. Dr. Kantarcı, tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi: 'Hemodiyaliz ve periton diyalizi, böbrek fonksiyonlarının bir kısmını yerine getirirken, böbrek nakli tüm fonksiyonları geri kazandırır. Hemodiyalizde, kan, bir cihaz aracılığıyla vücuttan alınır, temizlenir ve tekrar hastaya geri verilir. Periton diyalizde ise hastanın karın boşluğuna özel bir sıvı verilir, bu sıvı bir süre bekletildikten sonra atıklarla birlikte geri alınır. Karın yapısına ve vücut hacmine göre sıvı miktarı ayarlanır. En ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir, ancak uygun donör bulunana kadar diyaliz hayat kurtarıcı bir rol oynar.'</p><p>ORGAN BAĞIŞI ORANLARI ARTIRILMALI</p><p>Türkiye&#39;de kadavra bağışının artırılması gerektiğine dikkat çeken Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Kantarcı, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Nakil için canlı donörlerden veya kadavra bağışından alınan böbrekler kullanılabilir. Ülkemizde de kadavra bağışı artırılmalı. Herkesin bir gün organa ihtiyacı olabilir. Bu nedenle organ bağışı konusunda toplumsal bilinçlenmeye daha fazla önem verilmelidir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bobrek-hastaliklari-sessizce-ilerliyor-e-aKaTs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ‘Böbrek hastalıkları sessizce ilerliyor: Erken teşhis için düzenli kontrol hayat kurtarıyor’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bobrek-hastaliklari-sessizce-ilerliyor-e-aKaTs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Meme kanserinde gizli tehditler: Semptom beklemeden tarama yaptırın
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/meme-kanserinde-gizli-tehditler-semptom-beklemeden-tarama-yaptirin-553257/414708/</link>
            <description><![CDATA[Meme kanseri, ilk aşamalarda belirti göstermeden ilerleyebiliyor. Çakmak Erdem Hastanesi’nin uzman cerrahlarından Op. Dr. Mustafa Arısoy, meme kanserinin gizli tehditleri ve erken tanının hayat kurtarıcı rolü hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/meme-kanserinde-gizli-tehditler-semptom-beklemeden-tarama-yaptirin-553257/414708/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 20:43:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olarak kabul edilmekte ve erken teşhisi, tedavi sürecinin başarısı açısından kritik bir öneme sahip. Çakmak Erdem Hastanesi&#39;nin uzman cerrahlarından Op. Dr. Mustafa Arısoy, meme kanserinin genellikle erken evrelerde belirgin semptomlar göstermediğini belirtti. Bu durumun hastalığın erken teşhis edilmesini zorlaştırdığını ifade eden Arısoy, şunları söyledi:</p><p>'Meme kanseri sinsi bir şekilde ilerleyebilir ve ilk aşamalarda çoğu zaman belirgin bir kitle oluşturmaz. Bu nedenle, hastalar çoğu zaman belirgin bir semptom ortaya çıkmadan sağlık kuruluşlarına başvurmazlar. Bu durum, hastalığın daha ileri evrelere gelmesine ve tedavi seçeneklerinin azalmasına yol açar.'</p><p>Meme kanserinin gizli tehditleri arasında genetik faktörler, hormonal değişiklikler ve mikrokalsifikasyonlar yer almaktadır. Op. Dr. Arısoy, genetik yatkınlığın önemine dikkat çekerek, 'BRCA1 ve BRCA2 genlerinde meydana gelen mutasyonlar, meme kanseri riskini önemli ölçüde artırır. Aile öyküsünde meme kanseri bulunan bireylerin, genetik testler ve düzenli tarama programları konusunda bilinçli olmaları gerekmektedir' dedi.</p><p>Erken tanının hayat kurtaran rolü</p><p>Meme kanserinin erken aşamalarda teşhis edilmesinin tedavi başarısını artırdığını vurgulayan Op. Dr. Arısoy, erken tanı yöntemlerinin önemini şöyle açıkladı:</p><p>'Erken teşhis, meme kanserinin daha az agresif bir şekilde yakalanarak tedavi edilmesine ve hastanın yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olabilir. Mamografi, ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi tarama yöntemleri, hastalığın erken aşamada tespit edilmesini sağlar. Özellikle 40 yaşından itibaren düzenli mamografi taramaları yapılması, hastalığın erken evrede yakalanmasını ve tedavi sürecinin daha başarılı olmasını sağlar.'</p><p>Hormonal faktörlerin ve yaşam tarzı seçimlerinin de meme kanseri riskini etkileyebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Arısoy, 'Östrojen ve progesteron hormonları, meme kanseri gelişiminde rol oynayabilir. Ayrıca, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, risk faktörlerini azaltabilir' diye konuştu.</p><p>Meme kanserinin erken teşhisi, hastalığın etkilerini en aza indirmede büyük rol oynuyor. Op. Dr. Mustafa Arısoy, kadınların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri ve düzenli tarama programlarına katılmaları gerektiğini belirterek, 'Erken tanı, hem yaşam kalitesini artırır hem de hayatta kalma oranlarını yükseltir. Tüm kadınların, özellikle risk grubunda olanların, düzenli olarak tarama ve kontrollerini yaptırmaları önemlidir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/meme-kanserinde-gizli-tehditler-semptom--EQItx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Meme kanserinde gizli tehditler: Semptom beklemeden tarama yaptırın
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/meme-kanserinde-gizli-tehditler-semptom--EQItx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Maymun çiçeği vakasının ülkemizde görülmemesi, rahatlamaya yol açmamalı
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/maymun-cicegi-vakasinin-ulkemizde-gorulmemesi-rahatlamaya-yol-acmamali-550557/409044/</link>
            <description><![CDATA[Halk arasında maymun çiçeği olarak bilinen M-virüsünün ülkemizde görülmemesi nedeniyle rahatlamamak gerektiğini ifade eden uzmanlar, paniğe gerek olmadığını ama tedbirlere de uymak gerektiğini ifade etti.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/maymun-cicegi-vakasinin-ulkemizde-gorulmemesi-rahatlamaya-yol-acmamali-550557/409044/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 18:28:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yıllar önce Batı ve Orta Afrika&#39;da ortaya çıkan halk arasında maymun çiçeği olarak bilinen M-virüsü ile ilgili geçtiğimiz aylarda Dünya Sağlık Örgütü tarafından ülkelere pandemi riski konusunda uyarılar gönderildi. Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Uğurcan, ülkemizde hali hazırda M-virüsüne rastlanmazken, tedbirin elden bırakılmaması konusunda uyarıda bulundu.</p><p>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Uğurcan, maymun çiçeği virüsüyle ilgili bilgi vererek, 'Maymun çiçeği virüsü özellikle Batı ve Orta Afrika&#39;da yıllardır beri değişik formlarda görülen bir virüstür. Bunun varlığını aslında bütün dünya biliyordu. Özellikle çiçek hastalığına karşı aşılama ile 1980&#39;lerden itibaren çok az görülen bir hastalıktı. Ancak özellikle 2020 başta olmak üzere maymun çiçeği virüsü ile ilgili son dönemlerde Afrika&#39;da başlayan vakalar Avrupa&#39;nın değişik ülkelerinde de görülmeye başlayınca Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi riski olduğu konusunda tüm dünyaya uyarılar geldi. Tabii bu ülkeler arasında Türkiye de bulunmakta. Bu durumun en büyük sebeplerinden biri; seyahatlerin, ulaşımın kolaylaşması, insanların çok rahat bir ülkeden bir ülkeye gidebilmesi nedeniyle oluştu. Bu durumu Covid&#39;de de yaşamıştık. Çok rahat ülkeler arası hastalıklar dolaşabiliyor. Maymun çiçeği virüsü hayvanlardan kaynaklanan bir virüs normalde. Ancak diğer memelilere de sıcak kanlı memelilere de geçebiliyor. Dolayısıyla hayvanlardan insanlara, insanlardan diğer insanlara da bulaş söz konusu olabiliyor' dedi.</p><p>'Yüzde başlayıp vücudun tüm bölgesine yayılabiliyor'</p><p>Maymun çiçeği virüsünün yakın temasla bulaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Uğurcan, 'İnsanlar, Covid-19 deneyiminden ötürü çok endişeli. Bulaş konusunda da yakın temas bizim için önemli. Yakın temas da kucaklaşma, öpüşme, el sıkışma gibi de olabilir. Aynı evde kapalı bir ortamda uzun süre birlikte beraber olmada bulaş söz konusu olabilir ve cinsel temas söz konusu ise bu durum olabilir. Dolasıyla biraz dikkatli olmamız gerekiyor. Burada bizi rahatlatan şeylerden biri mutlaka hastaların bir şekilde çeşitli şikayetleri oluyor. Ateş yüksekliği, boğaz ağrısı, eklem ağrıları ile başlayıp 2-3 içerisinde fotoğraflarda görülen değişik püstül şeklinde, siğil şeklinde lezyonlar başlıyor. Yüzde başlayıp vücudun tüm bölgesine yayılabiliyor. Bu lezyonlar çıkmaya başladığında &#39;burada değişik bir hastalık var, maymun çiçeği olabilir miyim?&#39; diye insanlar korkarak hemen bir sağlık kuruluşuna başvuruyorlar' şeklinde konuştu.</p><p>'Hastalık ortalama 2 veya 4 hafta sürüyor'</p><p>Hastalığın özellikle çocuk yaş grubu için tehlikeli olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Uğurcan, 'Yeni doğanlar için riskli, ağır seyir ediyor. Yaşlı hastalar ve bağışıklık sistemi zayıf hastalar için biraz daha ağır gidebiliyor. Bu hastalığın süreci ortalama 2 veya 4 hafta kadar sürüyor. Eğer değişik komplikasyonlar olmazsa 4 hafta sonunda iyileşiyor. Ancak yayılım hızlı olduğu için biraz dikkatli olunması gerekiyor' diye konuştu.</p><p>'Henüz vaka görülmedi diye görülmeyeceği anlamına gelmiyor'</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Uğurcan, ülkemizde, Sağlık Bakanlığının bildirdiği bir net vakanın olmadığını hatırlatarak, 'Yayınlanan güncel rehberler doğrultusunda şüpheli hastalardan mutlaka örnek gönderilmesi, tanının kesinleştirilmesi gerekiyor. Ülkemizde en çok hangi hastalıklarla karıştırılabilir? Özellikle de sonbahar dönemine giriyoruz, suçiçeği gibi döküntülü hastalıklarda ayrıcı tanısının yine uzman doktorlar tarafından yapılmasında fayda var. Bu hastalık için çok büyük bir paniğe neden yok ama hiçbir zaman tedbiri elden bırakmamak gerekir. Henüz vaka görülmedi diye de ileride görülmeyeceği anlamına gelmiyor' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/maymun-cicegi-vakasinin-ulkemizde-gorulm-30PVj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Maymun çiçeği vakasının ülkemizde görülmemesi, rahatlamaya yol açmamalı
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/maymun-cicegi-vakasinin-ulkemizde-gorulm-30PVj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>