<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Yeni Meram - Konya Haber - Son Dakika Konya Haberleri</title>
      <link>https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Konya'nın en köklü haber markası Yeni Meram ile konya haber ve son dakika gelişmelerini, Konya gündeminden köşe yazılarını ve Konya politika ve ekonomi haberlerini takip edin.</description>
      <category>Newspaper - Kültür Sanat</category>
      <lastBuildDate>Mon, 18 May 2026 16:05:02 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.yenimeram.com.tr/rss/haberler/kultur-sanat/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Çumra Kültür Sanat Topluluğu etkinliği gönülleri ısıttı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/cumra-kultur-sanat-toplulugu-etkinligi-gonulleri-isitti/513497/</link>
            <description><![CDATA[Çumra Kültür Sanat Topluluğu bir etkinliği daha geride bıraktı. Geçen hafta Çumra Çatalhöyük Kültür Merkezi’nde yapılan etkinlikte şiirin yanı sıra halkoyunları, müzik, tiyatro bu gecenin özel geçmesini sağladı.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/cumra-kultur-sanat-toplulugu-etkinligi-gonulleri-isitti/513497/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 23:58:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Selçukya Kültür Sanat Derneğinin üyelerinin de destek verdiği etkinliği Elife Mısral hazırladı.</p><p>Çumra Kültür Sanat Topluluğu programında duygularını dile getiren Mısral, 'Bugün bizi bir araya getiren şey sadece sanat değil, binlerce yıllık geçmişe sahip bu toprakların hafızası. Bu topraklarla haşır neşir olmuş insanların duygusu ve zaman içinde süzülerek gelen ortak hikyesini ifade etme isteğidir. Programımızda okunacak şiirlerle içimizde kalanları fısıldayacak, halk oyunlarıyla toprağın sesini adımlarla anlatacak, tiyatro gösterimizle gençler hayatın tam ortasından bir aynayı yüzümüze yansıtacak, halk müziğimizle sözle söyleyemeyeni ezgiye dökeceğiz' dedi.</p><p>Programın açılış konuşmasını yapan Çumra Kültür ve Sanat Topluluğun Başkanı Sadık Gökce ise, programa duyulan ilgiden memnun olduğunu belirtti. Gökce, 'Biz bu topluluğu kurarken en büyük hayalim gençlere el uzatmak, onları kültür ve sanatın içine çekmekti. Salonda gençlerin sayısının arttığını görmek beni çok mutlu etti. İnşallah bu salonun tamamının da gençlerle dolduğunu görürüz.' Dedi. Program halk oyunları, şiirler ve türküler ile devam etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumra-kultur-sanat-toplulugu-etkinligi-g-84Zaf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çumra Kültür Sanat Topluluğu etkinliği gönülleri ısıttı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumra-kultur-sanat-toplulugu-etkinligi-g-84Zaf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Ersoy, Akdeniz’in 2 bin yıllık su altı hazinesine dalış yaptı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bakan-ersoy-akdenizin-2-bin-yillik-su-alti-hazinesine-dalis-yapti/442731/</link>
            <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Adrasan açıklarında 40 metre derinlikte bulunan Seramik Batığı’nda yürütülen kazı çalışmalarını dalış yaparak yerinde inceledi
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bakan-ersoy-akdenizin-2-bin-yillik-su-alti-hazinesine-dalis-yapti/442731/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 28 Jun 2025 18:40:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya&#39;nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında yaklaşık 40 metre derinlikte tespit edilen ve Geç Hellenistik–Erken Roma Dönemi&#39;ne ait olduğu değerlendirilen 2 bin yıllık Seramik Batığı&#39;na dalış yaptı. Bakan Ersoy, dalış sonrası yürütülen kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu değerlendirilen batıkta yer alan çanak, tabak ve amforaların büyük ölçüde bozulmadan günümüze ulaştığını ifade eden Ersoy, keşfin Türkiye ve dünya kültürel mirası açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.</p><p>Kemer, su altı arkeolojisinin yeni merkezi olacak</p><p>Bakan Ersoy, 'Geleceğe Miras' projesi kapsamında yürütülen bu bilimsel kazılarla Türkiye&#39;nin artık su altı arkeolojisinde izleyen değil, yön veren ülke konumuna geldiğini ifade etti. Kazıdan çıkarılan eserlerin sergileneceği Akdeniz Sualtı Arkeoloji Müzesi&#39;nin Kemer Idyros&#39;ta inşa edileceğini belirten Ersoy, Kemer&#39;in su altı arkeolojisinin merkezi olacağını kaydetti. Kazı çalışmaları ve müze projesiyle Türkiye&#39;nin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bakan-ersoy-akdenizin-2-bin-yillik-su-al-AQt1V.gif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Ersoy, Akdeniz’in 2 bin yıllık su altı hazinesine dalış yaptı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bakan-ersoy-akdenizin-2-bin-yillik-su-al-AQt1V.gif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hz. İsa’nın olduğu değerlendirilen figür ilk kez sergide]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/hz-isanin-oldugu-degerlendirilen-figur-ilk-kez-sergide/432333/</link>
            <description><![CDATA[ UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Ani Ören Yeri'nde 1892 yılında Rus Dil Bilimler Akademisi'nde görevli Nicholas Marr tarafından yapılan kazı çalışmasında çıkarılan Hz. İsa'nın figürünün olabileceği değerlendirilen taş rölyef, Kars Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde ilk kez sergiye çıkarıldı. Arkeoloji ve Etnografya Müze Müdürü Hakim Aslan, 133 yıl önce çıkarılan taş rölyefte figürün Hz. İsa olarak değerlendirildiğini söyledi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/hz-isanin-oldugu-degerlendirilen-figur-ilk-kez-sergide/432333/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 18 May 2025 12:11:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından &#39;102&#39;nci Yılda 102 Sergi: Cumhuriyet&#39;in Işığında Anadolu&#39;nun Kültürel Mirasına Yolculuk Projesi&#39; kapsamında Türkiye - Ermenistan sınırındaki UNESCO&#39;nun Dünya Miras Listesi&#39;nde bulunan Ani Ören Yeri&#39;nin hikayesinin ele alındığı sergi açıldı. Kars Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#39;nde, Ani&#39;de çıkarılan 244 arkeolojik ve etnografik eser sergilendi. 196 eserin ilk kez vitrinlerde yer aldığı sergide 133 yıl önce Rus Dil Bilimler Akademisi&#39;nde görevli Nicholas Marr tarafından gerçekleştirilen kazıda çıkarılan Hz. İsa&#39;nın figürünün olabileceği değerlendirilen taş rölyef dikkat çekti.</p><p>130 YILLIK ESERLER SERGİDE</p><p>Kars Arkeoloji ve Etnografya Müze Müdürü Hakim Aslan, Ani&#39;nin hikayesinin anlatıldığı sergide 1892 yılında başlayan yaklaşık 130 yılı aşan kazı çalışmalarında bulunan eserlerin yer aldığını söyleyerek, 'Bunlardan bir tanesi taş rölyef. Mimaride kullanılan bu taş üzerinde alt merkezde bir din görevlisinin portresi kabartma tekniğiyle rölyef olarak tasarlanmış. Hemen üzerinde iki tarafında sunak tutan askerler ve üst merkezde ise &#39;İmparator&#39; ya da &#39;Hz. İsa&#39;nın olabileceği değerlendirilen figür yer alıyor. Bu eser sergilenenler arasında dikkat çekiyor' dedi.</p><p>Ani Ören Yeri&#39;nde 2021 yılında yapılan kazılarda elde edilen Selçuklu konutlarında bulunan kemik objenin de ilk defa sanatseverlerle buluştuğunu ifade eden Aslan, eseri şöyle anlattı:</p><p>'Figüratif ve bitkisel bezemelerin hakim olduğu eserde; merkezde ejder, kuş ve farklı toynaklı hayvanların bileşiminden oluşan gerçeküstü bir figür yer alıyor. Ağzı açık şekilde betimlenen bu figürün üst çenesi, yukarı doğru çift dönüşlü bir volüte sahip. Ejder betimlemelerinde ise karakteristik özellik olarak sivri kulak, badem göz, çenenin altından yukarıya doğru uzanan volütlü kıvrılma, çene altından başlayıp boynun belirli bir kısmını çevreleyen ve yukarı doğru yönelen kanat biçimli sakal görülüyor. Eserdeki diğer figür olan balık, yer ejderi figürünün toynakları altında bedeni basınçla kıvrılmış, yüzgeçleri derin çentikler ile vurgulanmış, iri bir göz ve açık bir ağızla tasvir edilmiş. Balık figürünün hemen altında bir adet askı yuvası bulunuyor.'</p><p>Hakim Aslan, ilk kez sergilenen eserlerden birinin de 2002 yılı kazılarında çıkarılan Selçuklu Çarşısı&#39;ndaki bir küpün içinde bulunan sekiz köşeli yıldız formundaki lüster tekniğinde yapılmış çini tabak olduğunu ifade etti. Aslan, 'Ortasında saraylı aşıklar, hayatağacı yer alan çini tabakta Farsça olarak, &#39;Ey sevdiğim, zulüm görmüş iki gözüm niçin yaşla dolu olduğunu bilir misin? Çünkü göz bebeğim senin dudağından su alır / Bu yolculuk aklıma gelince benim gönlüm hep hoş olur / Su gibi akmakta olan gül renkli gözyaşım, onun yüzünden cömertliğiyle akmaktadır&#39; yazısı yer almaktadır' diye konuştu.</p><p>Hakim Aslan, 11-12&#39;nci yüzyıllara tarihlenen ve Orta Çağ döneminde &#39;cenneti&#39; simgeleyen tavus kuşu figürlü sırlı kase parçasının 2024 yılında yapılan kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarıldığını ve bu kasenin de sergide ilk kez sanatseverlerle buluştuğunu sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hz-isanin-oldugu-degerlendirilen-figur-i-visJh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hz. İsa’nın olduğu değerlendirilen figür ilk kez sergide ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hz-isanin-oldugu-degerlendirilen-figur-i-visJh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karabük'te tarihi içme suyu kanalı bulundu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/karabukte-tarihi-icme-suyu-kanali-bulundu/427875/</link>
            <description><![CDATA[Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, bir okul inşaatının temel kazısı sırasında 17’nci yüzyıla ait olduğu değerlendirilen içme suyu kanalına rastlanıldı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/karabukte-tarihi-icme-suyu-kanali-bulundu/427875/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 01 May 2025 09:36:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Karabük&#39;ün Safranbolu ilçesi Yenimahalle&#39;de depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Zati Ağar İlkokulu&#39;nun yeniden inşaatına başlandı.</p><p>İnşaatın temel kazısı sırasında işçiler, tarihi olduğu düşünülen bir yapıya rastladı. Durum, Safranbolu Müze Müdürlüğü&#39;ne bildirildi.</p><p>Temel kazısı durduruldu. Yapılan incelemede bulunan tarihi yapının 17&#39;nci yüzyıla ait bir içme suyu kanalı olduğu belirlendi.</p><p>Kanalın, o dönem Safranbolu&#39;nun tarihi konak, han ve hamamlarının su ihtiyacını karşılamak için yapıldığı öğrenildi.</p><p>Harçsız taşla yapılan ve kemerli duvar olduğu ifade edilen içme suyu kanalının 1 metre 60 santimetre genişliğinde, 1 metre 80 santimetre yüksekliğinde olduğu belirtildi.</p><p>İçinde az miktarda su bulunan kanalın 34 metre uzunluğunda olduğu ve 4 metrelik bölümünün ise göçük olduğu öğrenildi.</p><p>Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü ekipleri, içme suyu kanalı için tescil çalışması başlattı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/karabukte-tarihi-icme-suyu-kanali-bulund-U8xIK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karabük'te tarihi içme suyu kanalı bulundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/karabukte-tarihi-icme-suyu-kanali-bulund-U8xIK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aydın'da kremasyon küplerin bulunduğu alanın 'oda mezar' olduğu ortaya çıktı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/aydinda-kremasyon-kuplerin-bulundugu-alanin-oda-mezar-oldugu-ortaya-cikti/427324/</link>
            <description><![CDATA[Aydın'ın Efeler ilçesinde, Büyükşehir Belediyesi’nin yol yenileme çalışması sırasında bulanan kremasyon küplere ilişkin yapılan kazılarda Roma dönemine ait 'oda mezar' ortaya çıkarıldı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/aydinda-kremasyon-kuplerin-bulundugu-alanin-oda-mezar-oldugu-ortaya-cikti/427324/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 09:11:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Kemer Mahallesi&#39;nde 25 Nisan&#39;da yol yenileme çalışması yaptı. Bölgenin arkeolojik SİT alanı olması nedeniyle Aydın Müze Müdürlüğü görevlileri de çalışmayı yerinde takip etti.</p><p>Tralleis Antik Kenti&#39;ne yaklaşık 2 kilometre mesafedeki kazı çalışmasında, büyük boyuttaki taşların arasından ölen kişilerin yakıldığı kremasyon küpler çıktı. Ekipler, bugüne kadar yaklaşık 2 metre kadar derine indi.</p><p>Küplerin içerisinde 3 insana ait olduğu değerlendirilen kemik ve küller tespit edildi.</p><p>Çalışmalar devam ederken kremasyon küplerin bulunduğu alandaki &#39;oda mezar&#39; ortaya çıkarıldı.</p><p>Kazı çalışmalarının süreceği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aydinda-kremasyon-kuplerin-bulundugu-ala-QhDW3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aydın'da kremasyon küplerin bulunduğu alanın 'oda mezar' olduğu ortaya çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/aydinda-kremasyon-kuplerin-bulundugu-ala-QhDW3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aydın’da yol çalışmasında, Roma dönemine ait insan kemikleri bulundu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/aydinda-yol-calismasinda-roma-donemine-ait-insan-kemikleri-bulundu/426545/</link>
            <description><![CDATA[Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Kemer Mahallesi’nde yol yenileme çalışması yaptı.Bölgenin arkeolojik sit alanı olması nedeniyle Aydın Müze Müdürlüğü görevlileri de çalışmayı yerinde takip etti.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/aydinda-yol-calismasinda-roma-donemine-ait-insan-kemikleri-bulundu/426545/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 10:14:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Kemer Mahallesi&#39;nde yol yenileme çalışması yaptı. Bölgenin arkeolojik sit alanı olması nedeniyle Aydın Müze Müdürlüğü görevlileri de çalışmayı yerinde takip etti.</p><p>Tralleis Antik Kenti&#39;nde yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta yer alan kazı çalışmasında, büyük boyuttaki taşların arasından ölen kişilerin yakıldığı kremasyon küpler çıktı. Küpleri inceleyen görevliler, çok sayıda kemik buldu. Bölgede çalışma durdurularak, güvenlik şeridiyle önlem alındı. Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen küp ve kemikler, ilk incelemelerin ardından Müze Müdürlüğüne götürüldü.</p><p>Kemer Mahallesi&#39;nde 46 yıldır yaşayan Özer Aksoy (67) gazetecilere yaptığı açıklamada, mahallede daha önceki yıllarda yapılan yol çalışmalarında da benzer buluntuların çıktığını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aydinda-yol-calismasinda-roma-donemine-a-68FEl.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aydın’da yol çalışmasında, Roma dönemine ait insan kemikleri bulundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/aydinda-yol-calismasinda-roma-donemine-a-68FEl.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Eskişehir'de yeni arkeolojik keşif: Yapılar 5 bin 200 yıl önce bilinçli şekilde gömülmüş
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/eskisehir-de-yeni-arkeolojik-kesif-yapilar-5-bin-200-yil-once-bilincli-sekilde-gomulmus-550897/409789/</link>
            <description><![CDATA[Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde yapılan kazılarda, genel olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rastlanan Neolitik Dönem ile özdeşleşen yapı gömme uygulamasına ait bulgulara ulaşıldı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/eskisehir-de-yeni-arkeolojik-kesif-yapilar-5-bin-200-yil-once-bilincli-sekilde-gomulmus-550897/409789/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 18:45:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Seyitgazi ilçesi Küllüoba Höyüğü&#39;nde yapılan arkeolojik kazılarda yeni bulgulara rastlandı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki&#39;nin başkanlığını yürüttüğü kazılarda, höyüğün batısında İlk Tunç Çağı&#39;na ait 5 bin 200 yıllık yapılarda evlerin ve içlerindeki ocak, kül çukuru, silo gibi öğelerin tamamen boşaltılıp temizlendikten sonra kaliş adı verilen kırmızı renkli steril toprakla gömülmüş olduğu belirlendi. Ayrıca kolaylıkla parçalanabilecek olan çamurdan yapılmış silonun bile tahrip olmadan korunacak biçimde özellikle toprak altında bırakıldığı tespit edildi.</p><p>'Küllüoba&#39;daki bu örnek literatürde bu döneme ait bugüne kadar tespit edilen ilk örnektir'</p><p>Yapılan arkeolojik keşfin döneme ait literatürdeki ilk örnek olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Türkteki, 'Bu alandaki yapıların hepsinin şimdilik en azından arka odalarının özellikle gömüldüğünü tespit ettik. Çevrede bulunan kırmızı renkli steril toprak, yapıların içine tamamen doldurulmuş ve bu sayede aslında bir taraftan kullananlar için, belki farklı anlamı var ama, yapıların duvarları da 2,5-3 metre yüksekliğe kadar korunmuş vaziyette. Normal şartlarda bir höyükte sadece yapıların temelleriyle karşılaşırken burada yapıların duvarlarının neredeyse çatıya kadar korunduğunu görüyoruz. Bu işlem yapılmadan önce kapılar veya havalandırma alanları taşla örülmüş, daha sonra bu doldurma işlemi gerçekleşmiş. Doldurma işlemi sırasında belli ki bir tören, bir ritüel var. Örülen kapı ve pencere boşluklarının içine kurban edilen hayvanların parçaları bırakılmış. Yine o törende kullanılan kaplardan biri yapının içine atılmış. Küllüoba&#39;daki bu örnek literatürde bu döneme ait bugüne kadar tespit edilen ilk örnektir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eskisehir-de-yeni-arkeolojik-kesif-yapil-OrRya.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Eskişehir'de yeni arkeolojik keşif: Yapılar 5 bin 200 yıl önce bilinçli şekilde gömülmüş
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/eskisehir-de-yeni-arkeolojik-kesif-yapil-OrRya.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karaman'daki Canhasan 3 Höyüğü, Çatalhöyük’ten 750 yıl öncesine tarihlendi]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/karaman-daki-canhasan-3-hoyugu-catalhoyukten-750-yil-oncesine-tarihlendi-550155/408214/</link>
            <description><![CDATA[Karaman’da bulunan Canhasan 3 Höyüğü, 9 bin yıllık Çatalhöyük’ten 750 yıl öncesine tarihlendi. Kazı Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal, “Çanak çömleksiz Canhasan 3, 750 yıl daha erkene tarihlenen bir yer. Canhasan 3’ün duvarlarındaki ve tabanlardaki boyaların belki de Çatalhöyük kültürünü hazırlayan yerleşmelerden biri olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/karaman-daki-canhasan-3-hoyugu-catalhoyukten-750-yil-oncesine-tarihlendi-550155/408214/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 18:08:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Merkeze bağlı Alaçatı köyündeki Canhasan Höyükleri (I, II ve III) 1950&#39;li yılların başında Dr. David French başkanlığında yapılan yüzey çalışmaları sonucunda arkeoloji dünyasına kazandırıldı. 1960&#39;lı yıllarda başlayan kazılar 10 yıl sürdü. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2022 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Baysal başkanlığında kazı çalışmaları yeniden başladı.</p><p>TÜRKİYE ARKEOLOJİSİNİN KRONOLOJİSİNİ ÇIKARTAN KAZI</p><p>Doç. Dr. Adnan Baysal, kazı çalışmalarının halen devam ettiğini belirterek, 'Bu çalışmaları sırasında da özellikle Canhasan 1&#39;in kalkolitik ve neolitik tabakalara sahip olduğunu Canhasan 3&#39;ün de çanak çömleksiz kültüre ait olduğunu ortaya koydu. Özellikle Çatalhöyük&#39;le birlikte birleştirerek düşündüğümüzde en doğudan en batıya doğru Türkiye arkeolojisinin kronolojisini çıkartırcasına bir çalışma niteliğini gösteriyor. 50 yıl sonra tekrardan bu çalışmaları başlatmamış olmamız, birçok meslektaşımız için de memnun edici bir haber olduğunu düşünüyorum' diye konuştu.</p><p>SULAR ÇEKİLİNCE KURULAN YERLEŞİM YERİ</p><p>Canhasan Höyüğü&#39;nde yaşayan inşaların, sular çekilince bölgeyi yerleşim yeri haline getirdiklerini söyleyen Doç. Dr. Baysal, 'Canhasan tipik karakteristik havasıyla normal sıradan bir höyük gibi görünmekle birlikte aslında Canhasan&#39;ı Canhasan yapan yerlerden bir tanesi Konya Ovası&#39;nın paleoekolojisidir. Karadağ&#39;ın doğusuna baktığımız zaman veya Konya Ovası&#39;nın geneline baktığımız zaman 14 bin yıl öncesinde tamamen suyla kaplı olduğunu biliyoruz. Bunu da yapılan paleoekolojik araştırmalardan biliyoruz ama neticede bu çalışmaların sonucunda su seviyelerinin de sürekli olarak alçalıp, yükseldiğini görüyoruz. Bu bölgede suların daha çabuk çekildiğini, yaptığımız incelemelerde de sahil kumlarının üzerine kurulmuş gibi olduğunu görüyoruz. Canhasan 3 ile başlayan bir yerleşim var. Arkasından da yine kalkolitik yerleşiminin altında olan neolitik var' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;CANHASAN 3, ÇATALHÖYÜK KÜLTÜRÜNÜ HAZIRLAYAN YERLEŞİMLERDEN BİRİ&#39;</p><p>Elde edilen bulgular sonucunda Canhasan 3&#39;ün, Çatalhöyük&#39;ten 750 yıl öncesinde kurulduğunu açıklayan Baysal, 'Anadolu&#39;da genelde üst üste kurulan bir höyükleşme sistemi varken, burada yatay höyükleşme sistemini de görüyoruz ki, bu Canhasan için büyük bir durum. Bu da Canhasan&#39;ı özel kılıyor. Burada yaşamış olan insanlar, göl kenarındalar ve hemen yanlarında da akan taze bir su var. Bu da onlar için son derece uygun bir ortam oluşturuyor. Canhasan, çanak çömleksiz neolitiğinin şu anda yapmış olduğumuz çalışmalar sayesinde ortaya çıkarmış olduğumuz dörtgen planlı evler, içindeki alan kullanımı ve bu alan kullanımı içinde ocakların yerleri, evlerde yiyecek depolamak için kullanılan yerler, bu mekanlardaki düzenlemeler, Çatalhöyük&#39;ü andırır durumda ama şunu söyleyelim ki, çanak çömleksiz Canhasan 3, 750 yıl daha erkene tarihlenen bir yer. Canhasan 3&#39;ün duvarlarındaki ve tabanlardaki boyaların belki de Çatalhöyük kültürünü hazırlayan yerleşmelerden bir tanesi olduğunu söyleyebiliriz' dedi.</p><p>AVCILIKTAN, HAYVAN EVCİLLEŞTİRMEYE GEÇEN SÜRECİ YANSITIYOR</p><p>Canhasan 3&#39;ün, tarih öncesi insanların hayati süreçlerine de ışık tuttuğunu belirten Doç. Dr. Adnan Baysal, 'Materyal kültüre baktığımız zaman çanak çömleksiz neolitikte tamamen taş aletler ve obsidiyen aletlerden, ok uçları ve kemik aletler var. Bu da daha çok avcılığa yönelik ekonomi modelinin izlendiğini, bununla birlikte yavaş yavaş hem bitkilerle olsun, hem hayvanlarla uğraşarak evcilleştirme süreçlerine çalıştıklarını görüyoruz' diye konuştu.</p><p>&#39;KENDİLERİNE RENKLİ BİR DÜNYA KURMUŞLAR&#39;</p><p>Kazılarda bulunan evlerin boyalı olduğunu tespit ettiklerini kaydeden Baysal, şunları söyledi:</p><p>'Evlerin içinde boyamalar var. Kırmızı boyalar, demir oksit olarak tanımlayabileceğimiz boya türleri, portakal rengi gibi renkleri elde edebilmek için mangan oksitleri kullanıyorlar. Bunların da elde edilebilmesi için en yakın gidebilecekleri yer aslında Toros Dağları. Bu malzemeyi de oradan alıyorlar. Bu insanlar sadece bir mekan üzerinde yaşamıyorlar. Nereden hangi malzemeyi alabilecekleri bilgiye ve teknolojiye sahip olduklarını gösteriyor. Tabii bu renklerle dünyalarını renklendiriyorlar. O ortamı canlandırmak istersek önlerinden geçen bir dere var. Canhasan 3 ile Karadağ arasında bir göl var. Böyle yeşillik, sazların yetişmiş olduğu bir ortam. Beyaz kil tabanlarıyla bir evi düşünün veya kırmızı boyalı evleri düşünün. Beyaz kerpiçleri göl tabanından alıyorlar, son derece güzel parlayan bir ortam. Bir taraftan yeşillik, bir taraftan içeride kırmızı, tabanda siyah kaplama, renkli bir dünya kuruyorlar kendilerine. Bunu romantikleştirmek istemem aslında ama yani son derece uygun bir ortamda yaşıyor olmaları herhalde doğru yeri seçmiş olmalarının da farkındalar.'</p><p>TARİH ÖNCESİ İNSANLAR, EVLERİNE YALITIM YAPMIŞ</p><p>Akarsu ve göllerin olduğu bölgedeki evlerini nemden korumak için kireçle yalıtım yaptıklarını belirlediklerini anlatan Doç. Dr. Baysal, 'Evlerinin tabanlarında alçı sertliğinde veya daha da sert malzeme kullanıyorlar. Bunu şu andaki izlenimlerimiz doğrultusunda söylemek gerekirse, kireç yakarak yapılmış bir tabandan söz etmek gerekiyor ve bunlar gerçekten 1,5 santimetre kalınlığında tabanlar ve üzeri siyah boyalı. Kireci de bu şekilde kullanabilmek için yakmanız gerekiyor o dönemde. Pyro teknoloji dediğimiz bir sistemden, kireç yakmaktan bahsediyorum. Bunu da hazırlayarak tabanlara yaymışlar ve sertleştirdikten sonra da kullanmışlar. Yani bu da ayrı bir teknoloji ve Anadolu için o dönemlerde ilk kullanılan yerlerden biridir, diyebiliriz. Büyük bir ihtimalle göle yakınlar, su seviyesi çok yüksek. Alttan veya sağdan soldan gelebilecek olan nem oranını minimize etmek olabilir diye düşünüyoruz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/karaman-daki-canhasan-3-hoyugu-catalhoyu-nKicI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karaman'daki Canhasan 3 Höyüğü, Çatalhöyük’ten 750 yıl öncesine tarihlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/karaman-daki-canhasan-3-hoyugu-catalhoyu-nKicI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş'ın 11'inci ölüm yıl dönümü 
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bozkirin-tezenesi-neset-ertas-in-11-inci-olum-yil-donumu-522642/349016/</link>
            <description><![CDATA[Kansere yenik düşerek hayatını kaybeden Türk Halk Müziği'nin usta sanatçısı Neşet Ertaş, ölümünün 11'inci yıl dönümünde anılıyor.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bozkirin-tezenesi-neset-ertas-in-11-inci-olum-yil-donumu-522642/349016/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 30 Dec 2024 17:45:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk Halk Müziği&#39;nin büyük ismi Neşet Ertaş, ölümünün 11&#39;inci yılında da unutulmadı.</p><p>74 yaşında prostat kanserine yenik düşen usta sanatçı, sevenlerini büyük bir hüzne boğmuştu.</p><p>25 Eylül 2012 yılında hayatını kaybeden Ertaş, 1950&#39;li yıllardan itibaren yaptığı plaklarla, babası Muharrem Ertaş&#39;tan öğrendiği türkü ve bozlakların yanı sıra Orta Anadolu türkülerini, oyun havalarını da kaydetti.</p><p>Aynı zamanda Ertaş, 1960&#39;lı yıllardan sonra da kendi yazdığı şiirleri seslendirdi.</p><p>Neşet Ertaş&#39;ın hayatı</p><p>Bozkırın Tezenesi olarak anılan Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir&#39;de dünyaya geldi.</p><p>Babası ile müziğe adım atan Ertaş, İstanbul&#39;a gelerek ilk plağını 1957&#39;de babasının yazdığı 'Neden Garip Garip Ötersin Bülbül' türküsüyle çıkardı.</p><p>Bu projesi geniş bir alanda ses getiren Ertaş, kısa bir süre içerisinde Anadolu&#39;nun tamamında tanınarak halk ozanı oldu.</p><p>Giderek daha geniş bir kitleye sahip olan Ertaş, 'Türkülerin Babası, Anadolu Efsanesi, Abdal Müzisyen' olarak da anıldı.</p><p>Yaşamının bir bölümünde evlenen Ertaş&#39;ın 3 çocuğu dünyaya geldi.</p><p>Tedavi için Almanya&#39;ya yerleşti</p><p>Sağlık problemleri nedeniyle enstrüman çalamaz hale gelen Ertaş, tedavi için Almanya&#39;ya yerleşti.</p><p>Çocukları ile bu ülkede uzun süre kalan Ertaş, 2000 yılında yeniden İstanbul&#39;a gelerek sevenlerinin karşısına çıktı.</p><p>'Yaşayan İnsan Hazinesi'</p><p>Neşet Ertaş, hayatta olduğu dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığınca 'Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi' bağlamında, 'Yaşayan İnsan Hazinesi' olarak ilan edildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bozkirin-tezenesi-neset-ertas-in-11-inci-0AhPk.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş'ın 11'inci ölüm yıl dönümü 
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bozkirin-tezenesi-neset-ertas-in-11-inci-0AhPk.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fatma Girik hayatını kaybetti
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/fatma-girik-hayatini-kaybetti-494406/288451/</link>
            <description><![CDATA[Yeşilçam'ın usta oyuncusu Fatma Girik 79 yaşında hayatını kaybetti.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/fatma-girik-hayatini-kaybetti-494406/288451/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 29 Dec 2024 18:16:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yeşilçam&#39;ın usta oyuncusu Fatma Girik 79 yaşında hayatını kaybetti. Girik, bir süredir İdtanbul&#39;da hastanede tedavi görüyordu.</p><p>Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin sosyal medya hesabından paylaşım yaparak haberi duyurdu.</p><p>Eski Şişli Belediye Başkanı olan Girik için Keskin şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Yeşilçam&#39;ın ve Şişlimizin büyük değeri, ilçe başkanlığı yaptığım dönemde birlikte çalışmaktan onur duyduğum eski Şişli Belediye Başkanımız sevgili Fatma Girik&#39;i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim.'</p><p>Muğla&#39;nın Bodrum ilçesinde yaşayan sanatçı, yazın göğüs hastalıkları enfeksiyonu teşhisi konularak tedaviye alınmış, beş gün hastanede kalmıştı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/fatma-girik-hayatini-kaybetti-494406-QBDSg.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fatma Girik hayatını kaybetti
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/fatma-girik-hayatini-kaybetti-494406-QBDSg.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[54. Konya Aşıklar Bayramı “Karabağ Aşkıyla” yapıldı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/54-konya-asiklar-bayrami-karabag-askiyla-yapildi-455848/249244/</link>
            <description><![CDATA[54. Konya Aşıklar Bayramı bu yıl, Ermenistan işgalindeki Azerbaycan topraklarının kurtarılması dolayısıyla “Karabağ Aşkıyla” temasında gerçekleştirildi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/54-konya-asiklar-bayrami-karabag-askiyla-yapildi-455848/249244/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 29 Dec 2024 03:58:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Koronavirüs salgını nedeniyle seyircisiz ortamda interaktif yapılan Aşıklar Bayramına 4&#39;ü Konya&#39;dan olmak üzere Azerbaycan ve Gürcistan&#39;dan toplam 10 aşık katıldı. Programda aşıklar ve halk ozanları, şiir, türkü, koçaklama ve güzellemeleri seslendirerek hünerlerini sergilediler. Aşıklar arasındaki atışmaların yanı sıra Konya&#39;dan Yağız Ozan mahlaslı şık Arif İnan Yıldırım ve Aşık Zikri Aliyar arasındaki dudak değmez gösterisi ilgiyle takip edildi.</p><p>Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için mutlu olduklarını söyledi.</p><p>Aşıklık geleneğinin asırlardır medeniyetimizde ve kültürümüzde önemli bir yer tuttuğunun altını çizen Başkan Hasan Kılca, Ermenistan işgalindeki Azerbaycan topraklarının kurtarılması dolayısıyla bu yılki temalarını 'Karabağ Aşkıyla' olarak belirlediklerini ifade etti. Kılca sözlerini şöyle tamamladı; 'Bu yıl 54&#39;üncüsünü düzenlediğimiz Konya Aşıklar Bayramımızı kardeş ülke Azerbaycan&#39;ın büyük zaferine armağan ettik. Onların sevinci bizim sevincimiz, hüzünleri bizim hüznümüz diyoruz. Hem kendi topraklarını savunmak hem de işgal altındaki Karabağ&#39;ı kurtarmak için harekat başlatarak büyük bir zafer kazanan Azerbaycan&#39;ın yanında olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyorum. Gönül coğrafyamızın barışına ve refahına yönelik yaptıkları katkıları dolayısıyla kardeş ülke Azerbaycan&#39;ı kutluyor, kendilerine Karatay&#39;ımızdan selam ve sevgilerimizi iletiyorum. Bizler de Karatay Belediyesi olarak, gönül coğrafyamızın bu ortak kültürünü daha da geliştirmeye, düşünce hayatımızı zenginleştirmeye ve Aşıklık gibi oldukça kıymetli olan daha birçok değerimizi gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz. Şehrimizdeki sanatsal, sosyal ve kültürel faaliyetlerin, sanatçılarımızın, münevverlerimizin ve ilim adamlarımızın her daim destekçisi olacağız.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/54-konya-asiklar-bayrami-karabag-askiyla-JqA9I.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 54. Konya Aşıklar Bayramı “Karabağ Aşkıyla” yapıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/54-konya-asiklar-bayrami-karabag-askiyla-JqA9I.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[17. Uluslararası Mistik Müzik Festivali'ni 802 binden fazla kişi izledi]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/17-uluslararasi-mistik-muzik-festivali-ni-802-binden-fazla-kisi-izledi-442241/242004/</link>
            <description><![CDATA[Hazreti Mevlana'nın doğum yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ve ilk defa dijital ortamda yapılan 17. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali'ni 9 gün boyunca 802 binden fazla kişinin izlediği bildirildi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/17-uluslararasi-mistik-muzik-festivali-ni-802-binden-fazla-kisi-izledi-442241/242004/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 29 Dec 2024 01:30:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Konya İl Müdürü Abdüssettar Yarar, yaptığı yazılı açıklamada, 2004&#39;ten bu yana düzenlenen Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali&#39;nin, Avrupa merkezli festivalleri değerlendiren kaynaklarda kendi alanında dünyanın en iyi 5 festivali arasında gösterildiği belirtti.</p><p>Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla bu yıl online olarak düzenlenen festivalin Türkiye&#39;de bir ilk olduğunu söyleyen Yarar, şunları belirtti:</p><p>'17. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali&#39;nde dünyanın farklı coğrafyalarının mistik ve etnik müzikleri ile Türkiye içinden farklı tasavvufi geleneklerin zikir ve ayinlerinin yanı sıra, atölye çalışmalarıyla zenginleştirilen geniş bir program hazırlanmıştı. Ancak salgın dolayısıyla Mistik Müzik Festivali bu yıl 22-30 Eylül tarihlerinde dijital ortamdaki platformlarda gerçekleştirilmiştir.'</p><p>- 'Online yayınlarımız 9 gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçilerden büyük ilgi gördü'</p><p>Festivale, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan, Bolivya, İspanya, Afganistan, ABD, Fransa, Mali, Gine, Özbekistan, Kırgızistan, Yunanistan, Ürdün, Tunus, Mısır, Fas ve Lübnan&#39;dan katılan sanatçıların, daha önceki performanslarına yeni performanslar ve eserler eklendiğini kaydeden Yarar, şu bilgilere yer verdi:</p><p>'Kültür ve Turizm Bakanlığı&#39;nın Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizasyonu ve Konya Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen çevrimiçi festival, www.mistikmuzik.com.tr sayfasından bütün dünyada izlendi. Youtuber Emre Yücelen&#39;in sunumu, sanatçılar, iş insanları ve ziyaretçilerin röportajları ile renklendirdiğimiz online yayınlarımız 9 gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. 20 Eylül&#39;de başlattığımız ve 30 Eylül&#39;e kadar devam eden tanıtım çalışmalarımız ile 22-30 Eylül tarihlerinde yayımlanan konser videolarımıza dünya genelinde Google GDN&#39;de 69,7 milyon, Facebook+İnstagram&#39;da 29,2 milyon, Youtube&#39;da 5,4 milyon, Twitter&#39;da 2,6 milyon olmak üzere toplam 107 milyon görüntülenme elde ettik.'</p><p>- 'Festivalimiz boyunca ulaştığımız toplam izlenme rakamı ise 802 binin üzerindedir'</p><p>Yarar, internet sitesi trafik analizlerine göre, mistikmuzik.com.tr adresinden 22-30 Eylül&#39;de 120 ülkede 1849 şehirden 71 bin kişinin online yayını takip ettiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Her akşam mistikmuzik.com.tr sitemizdeki yayından hemen sonra aktif ettiğimiz günlük içeriklerimize Youtube kanalımızdan ulaşan ziyaretçilerimiz, 2020 Festival içeriklerimizi yaklaşık 329 bin kez izlediler. Sitemiz, Youtube kanalımız ve Twitter, Facebook, İnstagram gibi diğer sosyal mecralarla birlikte festivalimizde 9 gün boyunca günlük ortalama 89 bin izlenme rakamına ulaştık. Festivalimiz boyunca ulaştığımız toplam izlenme rakamı ise 802 binin üzerindedir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/17-uluslararasi-mistik-muzik-festivali-n-aMLW0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 17. Uluslararası Mistik Müzik Festivali'ni 802 binden fazla kişi izledi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/17-uluslararasi-mistik-muzik-festivali-n-aMLW0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karamanoğlu Mehmet Bey'in köyü Balkusan, bu yıl Türk Dil Bayramı'nı sessiz kutlayacak]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/karamanoglu-mehmet-bey-in-koyu-balkusan-bu-yil-turk-dil-bayrami-ni-sessiz-kutlayacak-411431/225720/</link>
            <description><![CDATA[ 743 yıl önce ünlü Türk Dil Fermanı'nı yayımlayarak Türkçeyi resmi dil ilan eden Karamanoğlu Mehmet Bey'in türbesinin bulunduğu Karaman'ın Ermenek ilçesine bağlı Balkusan köyü, bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Türk Dil Bayramı'nı sessiz kutlayacak.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/karamanoglu-mehmet-bey-in-koyu-balkusan-bu-yil-turk-dil-bayrami-ni-sessiz-kutlayacak-411431/225720/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 28 Dec 2024 20:00:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Geçmişi binlerce yıl önceye dayanan, dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan tarafından konuşulan Türkçe, 13. yüzyılda halk arasında konuşulmasına karşın devlet yazışmalarında kullanılmamaya başlandı.</p><p>Unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Türkçenin kaderi, Konya çevresinde kurulan Karamanoğulları Beyliği hükümdarı Mehmet Bey&#39;in 13 Mayıs 1277&#39;de yayımladığı bir fermanla değişti. Türkçe, Mehmet Bey&#39;in; 'Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya.' fermanıyla resmiyet ve itibar kazandı.</p><p>Türk kültürünün korunması, gelecek nesillere aktarılması ve millet bilincinin sağlanmasında en temel miras olan Türkçenin öneminin vurgulandığı bu fermanla, Türkçe ilk defa resmi dil kabul edildi. Bu adımla yeniden hayat bulan Türkçe, devlet dilinde ağırlığı bulunan Arapça ve Farsçaya karşı önemli bir ağırlık kazanmış oldu.</p><p>Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;in mezarı Karaman&#39;ın Ermenek ilçesine bağlı Balkusan köyünde bulunuyor. Balkusan köyü Orta Torosların 1700 metresinde 100 haneli ve yaklaşık 500 nüfuslu bir Türkmen köyü.</p><p>Türk Dil  Bayramı kapsamında her yıl organize edilen etkinliklerin bir kısmı köyde gerçekleştiriliyor.</p><p>Ermenek Belediye Başkanı Atila Zorlu, yaptığı açıklamada, Karamanoğlu Mehmet Bey ile ailelerinin mezarlarının Balkusan köyündeki Karamanoğulları Külliyesi içerisinde bulunduğunu söyledi.</p><p>Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;in 13 Mayıs 1277&#39;de ünlü Türk Dil Fermanı&#39;nı yayımlayarak Farsçanın yerine Türkçeyi devlet dili ilan ettiğini anımsatan Zorlu, bu nedenle 13 Mayıs&#39;ta her yıl 'Türk Dil Bayramı' adı altında birçok etkinlik gerçekleştirildiğini belirtti.</p><p>- 'Balkusan köyü, Türk dünyası için bir çekim merkezi konumundadır'</p><p>Zorlu, bu tarihi fermanla Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;in sadece Türkçeyi Anadolu&#39;da devlet dili yapmadığını, aynı zamanda Oğuz Türkçesinin yazı dili olmasını da sağladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Bu tarihi olayın anlamı, önemi ve etkileri çok büyük olduğu için 1998 yılından itibaren Balkusan köyünde, her yıl &#39;Türk Dil Bayramı Bayramı ve Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;i Anma Etkinlikleri' düzenlenmeye başlandı. Bu tarih Türkçenin yeniden devlet dili oluşunun tarihidir. Bu yüzden Balkusan köyü, sahip olduğu bu tarihi kültürel mirastan dolayı, sadece Ermenek-Karaman insanı için değil tüm Türk dünyası için bir çekim merkezi konumundadır.'</p><p>Geçen yıl 742. Türk Dil Bayramı&#39;nın, Karaman Valisi ve beraberindeki protokol üyelerinin, köydeki Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;in türbesini ziyaret edip, dua etmesiyle başladığını, ardından çeşitli programlar icra edildiğini dile getiren Zorlu, bu yıl yeni tip koronavirüs nedeniyle kutlamaların sessiz geçeceğini bildirdi.</p><p>- 'Az katılımlı, sessiz bir kutlama yapılacak'</p><p>Salgına karşı alınan tedbirler kapsamında sınırlı katılımlı bir program planlandığını belirten Zorlu, şöyle devam etti:</p><p>'Daha önce köyde, her yıl türbe ziyaretinin ardından Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;in yayımladığı fermanın okunduğu açılış töreni gerçekleştiriliyordu. Tiyatro grupları tarafından temsili olarak dil ile ilgili fermanın yayımlanması canlandırılıyordu. Yine halk oyunları gösterileri oluyordu. Bu yılı sosyal mesafe kurallarına uygun olarak az katılımlı, sessiz bir kutlama yapılacak. Karamanoğlu Mehmet Bey&#39;in türbesine, Ermenek Kaymakamlığı ve Belediyesinin çelenkleri sunulacak. Bunun dışında bir program olmayacak. İlk defa yöre halkı bu heyecandan mahrum kalacak çünkü köyde Dil Bayramı beklenen bir tarihti. Yapacak bir şey yok.'</p><p>Zorlu, salgın sona erdikten sonra 743. Türk Dil Bayramı etkinliklerinin yıl içinde yapılabileceğini sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/karamanoglu-mehmet-bey-in-koyu-balkusan--cqgfk.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karamanoğlu Mehmet Bey'in köyü Balkusan, bu yıl Türk Dil Bayramı'nı sessiz kutlayacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/karamanoglu-mehmet-bey-in-koyu-balkusan--cqgfk.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Konyalı tarihçi Prof. Dr. Salim Koca vefat etti, Salim Koca kimdir?]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/konyali-tarihci-prof-dr-salim-koca-vefat-etti-salim-koca-kimdir-386325/212895/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye’nin yetiştirdiği önemli tarihçilerden olan Prof Dr. Salim Koca vefat etti.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/konyali-tarihci-prof-dr-salim-koca-vefat-etti-salim-koca-kimdir-386325/212895/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 28 Dec 2024 15:36:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Salim Koca için 7 Ocak&#39;ta Ankara Hacıbayram Veli Ünivesitesi Edebiyat Fakültesi A Blok girişinde, saat 11&#39;de anma töreni düzenlendi.</p><p>Koca, yarın öğle namazına müteakiben ise doğduğu yer olan Salur/Konya&#39;da defnedilecek.</p><p>Salim Koca Kimdir?</p><p>Türkiye&#39;nin yetiştirdiği önde gelen Ortaçağ Tarihçilerindendir.</p><p>1952&#39;de Konya Beyşehir&#39;e bağlı Salur&#39;da doğdu.</p><p>İhtisas alanı ağırlıklı olarak Türk Kültür Tarihi ve Selçuklu Tarihi&#39;dir.</p><p>KARİYERİ</p><p>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Genel Türk Tarihi Kürsüsü&#39;nde lisans, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü&#39;nde yüksek lisans, Sosyal Bilimler Enstitüsü&#39;nde doktorasını tamamladı.</p><p>1975-1988 seneleri arasında MEB bünyesinde tarih öğretmeni olarak çalıştı.</p><p>1989&#39;da Gazi Üniversitesi&#39;nde Yrd.Doç., 1990-1996 arasında Doçent olarak görev yapan Koca, 1996&#39;da Profesör oldu.</p><p>KTÜ Giresun Eğitim Fakültesi Dekanlığı da yapan Koca aynı zamanda Giresun&#39;daki tarih bölümünün kuruluşunda öncü isim oldu.</p><p>2001&#39;den itibaren yeniden Gazi Üniversitesi&#39;ne dönen Salim Koca, 2018&#39;den itibaren de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi&#39;nde görev yapmıştı.</p><p>Salim Koca 6 Ocak 2020 tarihinde vefat etti.</p><p>KİTAPLARI</p><p>Türkiye Selçukluları Tarihi, (Miryokefalon&#39;dan Kösedağ&#39;a) III.</p><p>Mustafa Kemal Paşanın Anadolu&#39;ya Geçişi. Berikan, Ankara.</p><p>Türkiye Selçukluları Tarihi , (Malazgirt&#39;ten Miryokefalon&#39;a). Karam.</p><p>Selçuklu Devri Türk Tarihinin Temel Meseleleri. Berikan, Ankara.</p><p>Selçuklular&#39;da Ordu ve Askerî Kültür. Berikan.</p><p>Dandanakan&#39;dan Malazgirt&#39;e, . İleri Matbaası.</p><p>Türk Kültürünün Temelleri, (Hunlar, Göktürkler, Uygurlar), I, . Türkiye. Damla Neşriyat.</p><p>Anadolu Beylikleri . KTÜ-Giresun Fen-Edebiyat Fakültesi , Trabzon.</p><p>Türk Kültürünün Temelleri, II. Türkiye. KTÜ-Giresun Fen-Edebiyat Fakültesi, Trabzon.</p><p>Sultan I. İzzeddîn Keykvus. Türkiye. Türk Tarihi Kurumu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/konyali-tarihci-prof-dr-salim-koca-vefat-aFtvm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Konyalı tarihçi Prof. Dr. Salim Koca vefat etti, Salim Koca kimdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/konyali-tarihci-prof-dr-salim-koca-vefat-aFtvm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[“Selçuklu’dan İzler” Plastik Sanatlar Sergisi açıldı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/-selcuklu-dan-izler-plastik-sanatlar-sergisi-acildi-379047/209210/</link>
            <description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi (SÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından “Selçuklu’dan İzler” Plastik Sanatlar Sergisinin açılışı gerçekleştirildi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/-selcuklu-dan-izler-plastik-sanatlar-sergisi-acildi-379047/209210/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 28 Dec 2024 14:21:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>SÜ Güzel Sanatlar Fakültesi sergi salonunda düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren SÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Dalkıran, 'Bugün burada &#39;Kültür Varlıklarının Geleceğe Taşınmasında Kent Vizyonu&#39; ana temalı bir panelimiz olacak. Ve bu panele; Selçuk Üniversitesinden, Hacettepe Üniversitesinden, Başkent Üniversitesinden çok değerli hocalarımız katılacaktır. Tabii Selçuklu ve Konya konulu olduğu için sergimizde &#39;Selçukludan İzler&#39; başlığı adı altında açıldı. Bu konuda proje koordinatörü Siret Uyanık&#39;ın bize çok büyük destekleri oldu. Düzenleme Kurulu adına Siret Uyanık&#39;a teşekkür ederim. Sergimizin açılışının hayırlı olmasını diler, bütün katılımcılara geldikleri için teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><p>Ardından Küratörlüğünü Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Dalkıran ve Siret Uyanık&#39;ın yaptığı 'Selçukludan İzler' Plastik Sanatlar Sergisi, kurdele kesimiyle ziyaretçilere açıldı. 'Selçukludan İzler' Plastik Sanatlar Sergisi, 29 Kasım-6 Aralık tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak.</p><p>Güzel Sanatlar Fakültesi sergi salonunda gerçekleştirilen programa; Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Dalkıran, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zühal Türktaş, İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Sağlık Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Hasan Hüseyin Dönmez, panelistler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/-selcuklu-dan-izler-plastik-sanatlar-ser-bM4m4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ “Selçuklu’dan İzler” Plastik Sanatlar Sergisi açıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/-selcuklu-dan-izler-plastik-sanatlar-ser-bM4m4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uluslararası Atın Safran Belgesel Film Festivali başladı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/uluslararasi-atin-safran-belgesel-film-festivali-basladi-364080/200959/</link>
            <description><![CDATA[- Uluslararası Atın Safran Belgesel Film Festivali başladı]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/uluslararasi-atin-safran-belgesel-film-festivali-basladi-364080/200959/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 28 Dec 2024 11:33:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>UNESCO Düya Miras Listesi&#39;nde yer alan ve 'en iyi korunan 20 kent' arasında bulunan Karabük&#39;ün Safranbolu ilçesinde 'Kültürel Miras ve Korumacılık' temasıyla düzenlenen 20. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kortej yürüyüşüyle başladı.</p><p>Aslanlar mevkisinden başlayan ve Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı&#39;nda tamamlanan yürüyüşe CHP Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, CHP İl Başkanı Abdullah Çakır ve vatandaşlar katıldı. Yürüyüşün ardından Karabük Valisi Fuat Gürel, CHP Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, Karabük Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, Safranbolu Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ile diğer protokol üyelerinin katılımıyla festival meşalesi yakıldı. Vali Gürel, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali&#39;nin Türkiye&#39;deki nadir festivallerden biri olduğunu söyledi.</p><p>Ülkede genelde festivallerin veya etkinliklerin başladığını ama araya başka sebeplerden dolayı yapılmamaların girdiğini aktaran Gürel, 'Daha sonra yine başlanır. Safranbolu film festivali gerçekten çok değerli. Neredeyse Antalya&#39;daki festivallerle yarışacak duruma gelmiş. Safranbolu hem ülkemizin hem de dünyanın sayılı kentlerinden bir tanesi. Böyle bir kentin Osmanlı&#39;dan günümüze korunarak taşınması ve geleceğe bu şekilde çocuklarımıza, torunlarımıza bırakıyor olmamız bizler için de gurur meselesi, gurur kaynağı' dedi.</p><p>Kentin turizme açık olmasının önemli olduğunu aktaran Gürel, 'Ama turizmi açarken oraların iyi korunması, ranta alet edilmemesi gerekir. Bu noktada önümüzdeki süreçte değerlendireceğimiz konulardan bir tanesi. Çünkü yılda 1 milyonun üzerinde insan Safranbolu&#39;yu ve bölgemizi ziyaret etmekte. Çok önemli bir değer. Bu bölgede böyle bir büyük misafir gelen bir kent yoktur diye düşünüyorum. Onun ötesinde Safranbolu&#39;nun mevcut kültür yapısını korurken bölgemizin başka kaynaklarını da buna entegre etmek gerekir. Bu manada valiliğimiz, bir takım kurumlarımızla faaliyetler içerisindeyiz. Bölgemizin diğer doğal güzelliklerini turizm altyapısını da Safranbolu&#39;nun bilinen alt yapısıyla buluşturabilirsek bölgemize gelen misafirlerin daha fazla kalmasını sağlamak adına faaliyetler içerisindeyiz. Buraya gelen günübirlik misafirlerin konaklama sürelerini arttırarak konaklama sayısını arttırmış oluruz' diye konuştu.</p><p>Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse de 45 yıl önce eski Safranbolu Belediye Başkanı Ulukavak&#39;ın tarihi ve kültürel değerleri Türk ve dünya kamuoyuna taşımak üzere başlattığı çalışmalar ve usta belgeselci Suha Arın&#39;ın 'Safranbolu&#39;da Zaman' belgeselinin açtığı yollarla şehrin kaderinin değişmeye başladığını belirtti. Bu çabaların en önemli ödülünün ise Safranbolu&#39;nun 17 Aralık 1994&#39;te UNESCO Dünya Mirası Listesi&#39;ndeki yerini almak olduğunu kaydeden Köse, '25 yıldır dünyaya, gelecek nesillere kalıcı bir miras, kültürümüze bir ayna, tarihe yaşayan bir an olarak eşlik ediyoruz.</p><p>Altını çizerek ifade etmeliyim ki Safranbolulu olmak, Safranbolu&#39;da yaşamak bizler için büyük bir gurur. Şimdi Altın Safran Belgesel Film Festivali&#39;nin 20. yılına ulaştık. İlk gününden bu yana, koşullar ne olursa olsun ara verilmeden devam eden, literatüre girmiş bu kıymetli festivalin 20. yılını sizlerle kavuşturma şansını bulmak bizim için bir onurdur. Bu süreçte bize verdiğiniz tüm destek için teşekkürü borç biliyorum' dedi.</p><p>Dünya kültür sahnesine adını bir belgeselle duyuran miras kentini en iyi anlatan yine belgesellerin olduğunu vurgulayan Köse, şunları kaydetti:</p><p>'Bu yıl, bildiğiniz üzere belgesel yarışması kategorilerimize rekor sayıda başvuru yapıldı. 100&#39;den fazla ülkeden bin 527 belgeselci değerlendirilmesi için çalışmalarını iletti. Diğer taraftan fotoğraf kategorileri için de 604 eser elimize ulaştı. Jürilerimiz titizlikle ve gerçekten haftalar süren yoğun bir çalışmanın ardından sonuçları açıkladı. 28 Eylül akşamı birbirinden değerli bu eserlerin sahipleri ödülleriyle buluşacak, sizleri ödül törenimizde de görmekten büyük mutluluk duyacağız.</p><p>Festivaller yoğun çaba ve planlama gerektirir. Hele bizimki gibi kültür temelli, film gösterimleri ve jürilerin fazlaca emek harcamasını gerektiren festival etkinliklerinde bu süreç daha zor ve uzun geçer. Bildiğiniz gibi 20. Altın Safran Film Festivali&#39;nin hazırlığı geçirdiğimiz seçim, görev devir teslimleri gibi nedenlerle 1 yıl evvel değil, sadece ve sadece son birkaç ay içinde başlayarak bugüne geldi.'</p><p>Konuşmanın ardından yönetmenliğini Nuh Bağcı&#39;nın yaptığı 'Emanetim Safranbolu' belgeselinin gösterimi yapıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uluslararasi-atin-safran-belgesel-film-f-w9Add.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uluslararası Atın Safran Belgesel Film Festivali başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uluslararasi-atin-safran-belgesel-film-f-w9Add.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karatay Belediyesinden Konya turizmine önemli katkı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/karatay-belediyesinden-konya-turizmine-onemli-katki-351446/194483/</link>
            <description><![CDATA[ Selçuklu Dönemi Kervansarayı Obruk Hanı ile Kızören Obruğu, Konya'nın Karatay Belediyesinin gerçekleştireceği restorasyon ve çevre düzenlemelerinin ardından ülke turizmine kazandırılacak. ]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/karatay-belediyesinden-konya-turizmine-onemli-katki-351446/194483/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 28 Dec 2024 09:18:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Selçuklu döneminden kalma Obruk Hanı Kervansarayı ve Kızören Obruğu, Karatay Belediyesinin gerçekleştireceği restorasyon ve çevre düzenlemelerinin ardından ülke turizmine kazandırılacak. Bu kapsamda, Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Karatay Kaymakamı Abdullah Selim Parlar ve Konya Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç ile yetkililer, Obruk Hanı ve Kızören Obruğu&#39;nda incelemelerde bulundu.</p><p>Vali Toprak, Karatay sınırları içerisinde yer alan Obruk Hanı ve Kızören Obruğu&#39;nun aslına uygun hale getirilmesi, korunması gelecek kuşaklara aktarılmasının yanı sıra Konya turizmine katkı sağlayacak hale getirilmesinin çok önemli olduğuna vurgu yaparak, bu konuda önemli bir adım atan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca&#39;ya teşekkür etti. Vali Toprak, 'Büyük Selçuklu Devletine başkentlik yapan Konyamızın her köşesinde birbirinden kıymetli eserler mevcut. Obruk Hanı da bu önemli eserlerimizden birisi. Karatay Belediyemiz, yarıda kalan restorasyonu tamamlamak için çalışmalara başlayacak. Buranın restorasyonunun belirlenen en kısa sürede tamamlanıp turizme kazandırılması için gayret gösterilecek. Burayı hem turistlerin gezeceği hem de içerisindeki kafelerde dinleneceği ve turistik eşyalar ile yerel üretimlerin satılabileceği güzel bir yer haline getirmek istiyoruz. Bu vesileyle ecdat yadigarı eserlerimize olan vefalarından dolayı Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ve Çevre Bakanlığımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><p>Vali Toprak, Obruk Hanı&#39;nın hemen arkasında bulunan Kızören Obruğu&#39;nun da dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem bir doğa harikası olduğuna vurgu yaparak bölgenin restorasyon çalışmaları sonrasında gözde bir turizm merkezi haline geleceğini sözlerine ekledi.</p><p>Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, belediye olarak sadece fiziki çalışmalarla kalmadıklarını, bunun yanında sosyal, kültürel ve turizm alanlarında da önemli projelere de imza attıklarını belirterek Konya&#39;nın tarihi ve doğal güzelliklerinin turizme kazandırılması için yoğun gayreti içinde olduklarını aktardı. Başkan Kılca, 'Bu kapsamda da Obruk Hanı&#39;nı restore edeceğiz. Bunun yanı sıra Kızören Obruğu etrafında da çevre düzenlemesi yaparak bölgeyi turizme kazandıracağız. Obruk Hanı, Selçuklular döneminde yani 13&#39;üncü yüzyılda 1. Alaeddin Keykubat döneminde yapılmış. Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz Obruk Han&#39;ın restorasyonunu belli bir seviyeye getirmiş ama belli sebeplerle tamamlanamamış. Bu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ve Konya Valiliğimizin de desteğiyle restorasyon çalışmalarımıza en kısa sürede başlayacağız. Tabii ki sadece Obruk Hanı değil, hemen hanın arkasında bulunan Kızören Obruğu&#39;nun çevre düzenleme çalışmasını da gerçekleştireceğiz. Bizlerde bu elimizdeki tarihi ve doğal zenginliklerin kıymetini bilerek, Obruk Mahallemizi turizm bölgesi haline getireceğiz. Çalışmalarımızın tamamlanmasıyla Kızören Obruğu ve Obruk Hanı&#39;nın olduğu bu bölge, yerli ve yabancı turistlerin yeni uğrak noktası haline gelecek' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/karatay-belediyesinden-konya-turizmine-o-QmYol.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karatay Belediyesinden Konya turizmine önemli katkı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/karatay-belediyesinden-konya-turizmine-o-QmYol.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[43 yıllık efsane geri dönüyor!]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/43-yillik-efsane-geri-donuyor-302639/160334/</link>
            <description><![CDATA['Aynı' adlı eserden sinemaya uyarlanan ve 1975 yılında beyaz perdeye yansıyan 'Hababam Sınıfı' yeniden çekilecek. Çekimleri 6 hafta sürecek film için oyuncu seçmeleri başladı.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/43-yillik-efsane-geri-donuyor-302639/160334/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 22:44:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>&#39;Aynı&#39; adlı eserden sinemaya uyarlanan ve 1975 yılında beyaz perdeye yansıyan &#39;Hababam Sınıfı&#39; yeniden çekilecek. Çekimleri 6 hafta sürecek film için oyuncu seçmeleri başladı.</p><p>Rıfat Ilgaz&#39;ın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan ve 1975 yılında Ertem Eğilmez&#39;in yönetmenliğinde beyaz perdeye yansıyan 'Hababam Sınıfı' yeniden çekilecek.</p><p>2019&#39;DA VİZYONA GİRECEK</p><p>Çekimleri 6 haftada tamamlanması ve 2019&#39;da vizyona girmesi planlanan yeni uyarlamanın öğrenci kadrosu, ilk filmde olduğu gibi yine ilanla bulunacak.</p><p>YÜKSEK BÜTÇE AYRILACAK</p><p>Senaryosu Evren Erdoğan ve Ayşe Balıbey tarafından kaleme alınan yeni 'Hababam'ın yönetmen koltuğunda Doğa Can Anafarta oturacak. Hann Media&#39;nın yapımcılığında ön hazırlık süreci tamamlanan 'Hababam Sınıfı' sınıfı için yüksek bir bütçe ayrılacak.</p><p>2004 YILINDA VİZYONA GİRMİŞTİ</p><p>6 filmlik orijinal serinin ardından Hababam Sınıfı, son olarak Ertem Eğilmez&#39;in oğlu Ferdi Eğilmez&#39;in önderliğinde bir kez daha hayat bulmuş ve yeni serinin ilk filmi 2004&#39;te vizyona girmişti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/43-yillik-efsane-geri-donuyor-302639-siS2m.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 43 yıllık efsane geri dönüyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/43-yillik-efsane-geri-donuyor-302639-siS2m.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bu hafta 11 film vizyona girecek]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/bu-hafta-11-film-vizyona-girecek-287148/147517/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 11 film vizyona girecek.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/bu-hafta-11-film-vizyona-girecek-287148/147517/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 18:52:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;deki sinema salonlarında bu hafta 11 film vizyona girecek.</p><p>Türkiye&#39;deki sinema salonlarında bu hafta 11 film vizyona girecek.</p><p>Steven Spielberg&#39;in yönetmenliğini üstlendiği; Tye Sheridan, Olivia Cooke, Hannah John-Kamen, Ben Mendelsohn, Mark Rylance, Simon Pegg, Lena Waithe, Win Morisaki ve Philip Zhao&#39;nun oynadığı 'Ready Player One' izleyici ile buluşacak.</p><p>Ernest Cline&#39;ın aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan bilim kurgu türündeki film, yakın gelecekte revaçta olan sanal gerçeklik evreni 'OASIS'teki büyük yarışmaya katılan bir gencin hikayesini odağına alıyor.</p><p>'Kickboxer: Misilleme'</p><p>Dimitri Logothetis&#39;in yönettiği 'Kickboxer: Misilleme' adlı filmin oyuncu kadrosunda Jean-Claude Van Damme, Mike Tyson, Christopher Lambert, Alain Moussi ve Sara Malakul Lane gibi isimler rol aldı.</p><p>Yönetmen Dimitri Logothetis&#39;in senaryosunu Jim McGrath ile kaleme aldığı film, özgürlüğüne kavuşabilmek için kazanması zor bir dövüşe çıkması gereken adamın mücadelesini ele alıyor.</p><p>'12 Savaşçı'</p><p>Chris Hemsworth&#39;un başrolünde yer aldığı '12 Savaşçı', 11 Eylül saldırılarının hemen ertesinde Afganistan&#39;a gönderilen ilk Amerikan Özel Kuvvetler biriminin hikayesini odağına alıyor.</p><p>Chris Hemsworth&#39;un yanı sıra Michael Shannon, Michael Pena, William Fichtner, Elsa Pataky ve Taylor Sheridan gibi isimlerin de rol aldığı filmin yönetmenliğini Nicolai Fuglsig yaptı.</p><p>'Thelma'</p><p>'Reprise', 'Oslo' ve '31. august' gibi yapımlarıyla tanınan Norveçli sinemacı Joachim Trier&#39;in yönettiği 'Thelma', muhafazakar ailesinin yanından biyoloji okumak için ayrılan genç bir kızın, üniversitede tanıştığı birine aşık olduktan sonra yaşadıklarını, geçmişten parçalar eşliğinde anlatıyor.</p><p>Dram ve gizem karışımı filmin başrollerinde Eili Harboe, Kaya Wilkins, Henrik Rafaelsen, Ellen Dorrit Petersen ve Grethe Eltervag gibi isimler oynuyor.</p><p>'Ruhlar Evi'</p><p>Carl Medland&#39;ın yönettiği, Petra Bryant, Judson Vaughan, Jasmyn Banks, Arron Blake, Carl Medland ve Ross William Wild&#39;in oynadığı 'Ruhlar Evi', annesinin hayaletini görmeye başlayan genç bir kız ve arkadaşlarının düzenlediği ruh çağırma seansından sonra gelişen olayları konu ediniyor.</p><p>'</p><p>Kelebekler'</p><p>Sundance Film Festivali&#39;nin Dünya Sineması bölümünde Jüri Büyük Ödülü&#39;nü kazanan, Tolga Karaçelik&#39;in yazıp yönettiği 'Kelebekler' izleyiciyle buluşacak.</p><p>Tolga Tekin, Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola ve Ercan Kesal&#39;ın rol aldığı film, babalarının kendilerini çağırmasıyla otuz yıl sonra köylerinde bir araya gelen üç kardeşin hikayesini ele alıyor.</p><p>'Bizim Köyün Şarkısı'</p><p>Tuğçe Soysop&#39;un yönetmenliğini üstlendiği 'Bizim Köyün Şarkısı', babalarının doğduğu köye geri dönme kararıyla şehir yaşamından köy hayatına adapte olmaya çalışan ve okulda yeni arkadaşlar edinmeye çalışan iki çocuğun hikayesini anlatıyor.</p><p>Dram ve komedi karışımı filmde, Berat Efe Parlar, Esat Polat Güler, Dora Dalgıç, Tansel Öngel, Güneş Sayın, Sezai Aydın, Aslı Omağ ve Eda Döğer rol aldı.</p><p>'Arapsaçı'</p><p>Hakan Meriçliler, Açelya Topaloğlu, Şinasi Yurtsever, Ayhan Taş, Burak Satıbol ve Köksal Engür&#39;ün oynadığı 'Arapsaçı' adlı filmi Ömer Faruk Yardımcı yaptı.</p><p>Komedi türündeki film, eski bir aktörün şöhretli zamanlarından kalan deri ceketin, tesadüfi olaylar sonucunda kesiştirdiği farklı insanların hayatlarını anlatıyor.</p><p>'Zor Bir Karar'</p><p>Şükran Aktı, Kemal Seven, Feyyaz Duman ve Berivan Biral gibi isimlerin rol aldığı, Ender Özkahraman&#39;ın yazıp yönettiği 'Zor Bir Karar', babası ve kardeşleriyle Hakkari&#39;de yaşayan ve bir kilim atölyesinde çalışan Eylem&#39;in hikayesini beyaz perdeye taşıyor.</p><p>'Kabus'</p><p>Tuncer Gürbüz&#39;ün yönettiği yerli korku filmi 'Kabus', annesinin ölümünden sonra psikolojik olarak gelgitler yaşayan genç bir kızın hikayesini anlatıyor.</p><p>'Sagu & Pagu'</p><p>Engin Baştürk&#39;ün yönettiği haftanın animasyon filmi 'Sagu & Pagu', su kaynakları, soyu tükenen hayvanlar ve kuraklık gibi olgulara dikkati çekmeyi amaçlıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bu-hafta-11-film-vizyona-girecek-287148-a7JxK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bu hafta 11 film vizyona girecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bu-hafta-11-film-vizyona-girecek-287148-a7JxK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türk dizileri Fransa'da görücüye çıkıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/turk-dizileri-fransa-da-gorucuye-cikiyor-267835/131839/</link>
            <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle, Türk dizileri, Fransa'da yapılacak MIPCOM 2017'de sektörün uluslararası temsilcilerinin beğenisine sunulacak.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/turk-dizileri-fransa-da-gorucuye-cikiyor-267835/131839/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 14:08:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle, Türk dizileri, Fransa&#39;da yapılacak MIPCOM 2017&#39;de sektörün uluslararası temsilcilerinin beğenisine sunulacak.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle, Türk dizileri, Fransa&#39;da yapılacak alanının en önemli fuarlarından MIPCOM 2017&#39;de sektörün uluslararası temsilcilerinin beğenisine sunulacak.</p><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türk dizi sektörü, bu yıl 33&#39;üncüsü düzenlenecek 'MIPCOM 2017 Dizi, Film, İçerik, TV ve Yapım Fuarı'nda yer alacak.</p><p>Fransa&#39;nın Cannes şehrinde farklı formatların tanıtımlarının yapıldığı fuara, 4 bin 700&#39;ü aşkın firmayla 15 bin sektör temsilcisinin katılması bekleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İstanbul Ticaret Odası iş birliğinde sektörün önde gelen temsilcilerinin oluşturacağı ticaret heyeti bu yıl MIPCOM 2017&#39;de dünya profesyonelleri ile buluşacak. Kurulacak 136,5 metrekarelik ülke standında 25 firma, yapımlarını uluslararası sektörün beğenisine sunacak.</p><p>Başrolünde Kenan İmirzalıoğlu&#39;nun yer alacağı 'Fatih', izleyici tarafından büyük beğeniyle takip edilen 'Diriliş Ertuğrul', 'Payitaht: Abdülhamid' ve 'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz' gibi yapımlar da fuar boyunca sektör profesyonelleriyle buluşturulacak. MIPCOM 2017&#39;de dizi film sektörümüzün değişen dinamiklere başarılı entegrasyonunun uluslararası kamuoyuyla paylaşılacağı 'Türkiye&#39;de İçerik ve Ortaklıklar' temalı panel de gerçekleştirilecek.</p><p>Türkiye&#39;nin dizi sektörü, son dönemde yakaladığı başarılı ivmeyle 140&#39;dan fazla ülkeye ihraç edilip, 350 milyon dolarlık bir sektör hacmine ulaşarak bu alanda ABD&#39;den sonra dünya ikinciliğine yükseldi. MIPCOM 2017 16-19 Ekim tarihleri arasında kapılarını ziyaretçilere açacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turk-dizileri-fransa-da-gorucuye-cikiyor-tBtti.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türk dizileri Fransa'da görücüye çıkıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/turk-dizileri-fransa-da-gorucuye-cikiyor-tBtti.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[2016'nın en çok izlenen filmi 'Dağ 2' oldu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/2016-nin-en-cok-izlenen-filmi-dag-2-oldu-229427/102227/</link>
            <description><![CDATA[Özel Kuvvetler'in Irak'ta katıldığı sınır ötesi bir operasyonu anlatan "Dağ 2" filmi, 2 milyon 794 bin 288 kişi tarafından seyredildi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/2016-nin-en-cok-izlenen-filmi-dag-2-oldu-229427/102227/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 03:55:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Özel Kuvvetler</p><p>&#39;in Irak&#39;ta terör örgütü DAEŞ&#39;e yönelik katıldığı sınır ötesi bir operasyonu anlatan '</p><p>Dağ 2</p><p>' filmi, 2 milyon 794 bin 288 kişi tarafından seyredildi.</p><p>Box Office Türkiye&#39;den alınan bilgilere göre,</p><p>Alper Çağlar</p><p>&#39;ın senaryosunu yazıp yönettiği film, vizyona girdiği 4 Kasım&#39;dan itibaren sinemaseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak, 2016&#39;nın en çok izlenen yapımı oldu.</p><p>Filmin kazandığı başarıya ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Çağlar, 3 milyon biletli seyirci rakamını görecek olmanın büyük bir mutluluk ve onur olduğunu belirterek, 'Çünkü bu film için engebeli yollara çıkmamızdan bu yana ekip olarak çok büyük emek ve özveriyle çalıştık. Hikayenin seyircide, işini ciddiye alan eleştirmenlerde ve göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri personelinde beğeni ve talep olarak karşılık bulması bizim için büyük mutluluk.' ifadelerini kullandı.</p><p>Alper Çağlar, bu başarının ileride yapacaklarının da teminatı olduğunu dile getirerek, 'Bu filmi halkımız ve bir uzantısı olan 2 bin 200 yıllık tarihi fedakarlıklarla dolu Türk askeri için yaptık.' dedi.</p><p>Dağ filmleri serisini üçüncü film ile bitireceğine dikkati çeken Çağlar, şunları kaydetti:</p><p>'Ancak yazdığım öykünün hırsı ve benim yeniden bu tarz bir filme enerji toplamam açısından, çekimlerinin başlangıcına en az 5 sene var. İlk iki filme yakışır, seyircilerimizin bize dair sadakatine ve sevgisine ve en önemlisi Türk Silahlı Kuvvetlerimize layık bir film olabilmeli. Bu devam filminden önce iki farklı projem daha olacak, o yüzden onca zaman boşa da geçmeyecek tabii ki. Filmlerin tutkusuna yakışan bir biçimde galasını 29 Ekim 2023&#39;de yapmak istiyorum.'</p><p>&#39;İlk defa Türkiye&#39;de askeriyenin tam manasıyla desteklediği bir film oldu'</p><p>Filmin başrol oyuncularından Ufuk Bayraktar da izleyici sayısının 3 milyona dayandığına vurgu yaparak, 'Hakikaten çok emek harcanarak, çok meşakkatle çekilmiş bir film oldu. Ayrıca ilk defa Türkiye&#39;de askeriyenin tam manasıyla desteklediği bir film oldu.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sinemaseverlerin zirveye taşıdığı filmde, Bayraktar&#39;ın yanı sıra başrolleri Çağlar Ertuğrul, Ahu Türkpençe, Murat Serezli, Atılgan Gümüş, Murat Arkın, Ahmet Pınar, Armağan Oğuz, Emir Benderlioğlu, Açelya Özcan ve Bedii Akın paylaştı.</p><p>Görüntü yönetmenliğini Mehmet Başbaran&#39;ın üstlendiği filmin konusu özetle şöyle:</p><p>'Oğuz ve Bekir&#39;in askerde yaşadıklarının üzerinden 6 sene geçmiştir. İlk filmde teröristlerin elinden kurtulmayı başaran iki arkadaş, yıllar sonra özel bir görev için Özel Kuvvetler 8. Muharebe Arama Kurtarma Timi&#39;ne (MAK) katılır. Timin özel görevi ise Kuzey Irak&#39;ta bir terör örgütü tarafından kaçırılan gazeteci Ceyda Balaban&#39;ı kurtarmaktır ama bu sefer düşman geçmişteki gibi bir tane değildir. MAK&#39;ın karşısında bu acımasız coğrafyada birbiriyle çatışan birden fazla kuvvet vardır ve işler bu sefer hiç olmadığı kadar zordur.'</p><p>Filmin Facebook üzerinden yayımlanan ilk beş dakikasına ait görüntüler, 2 haftada yaklaşık 7 milyon kez görüntülenirken, 21 bin kişi tarafından paylaşıldı ve 164 bin kişi tarafından beğenildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/2016-nin-en-cok-izlenen-filmi-dag-2-oldu-Oi5Wl.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 2016'nın en çok izlenen filmi 'Dağ 2' oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/2016-nin-en-cok-izlenen-filmi-dag-2-oldu-Oi5Wl.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Coşkun Aral, Kuala Lumpur'da savaş muhabirliği anılarını paylaştı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/coskun-aral-kuala-lumpur-da-savas-muhabirligi-anilarini-paylasti-184357/69591/</link>
            <description><![CDATA[Usta belgeselci ve foto muhabiri Coşkun Aral, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da düzenlenen bir etkinlikte savaş muhabirliği ve mültecilerle ilgili anılarını paylaştı.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/coskun-aral-kuala-lumpur-da-savas-muhabirligi-anilarini-paylasti-184357/69591/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 26 Dec 2024 15:49:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Usta belgeselci ve foto muhabiri Coşkun Aral, Malezya&#39;nın başkenti Kuala Lumpur&#39;da düzenlenen bir etkinlikte savaş muhabirliği ve mültecilerle ilgili anılarını paylaştı.</p><p>Galeri Valette&#39;de 'An Evening Talk With Coşkun Aral' başlığıyla düzenlenen programın açılışını Türkiye&#39;nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Başak Türkoğlu yaptı.</p><p>Coşkun Aral&#39;ın mültecilerle ilgili deneyimleri ve savaş muhabirliği anıları güncel bir konu olması nedeniyle ilgi çekti.</p><p>'İkinci Dünya Savaşı&#39;ndan sonraki en büyük kriz'</p><p>AA muhabirine açıklama yapan Aral, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu&#39;da meydana gelen savaşlar nedeniyle çok önemli mülteci sorunlarının yaşandığını söyledi.</p><p>Aral, '1970&#39;lerde Vietnam&#39;da yaşanan savaş önemli bir mülteci krizi yaşattı. Buna ilave olarak Filipinler&#39;de bir mülteci sorunu ortaya çıktı. Ayrıca geçmişten bu yana bölgedeki çeşitli adalarda ve özellikle Endonezya&#39;da buna benzer durumlar meydana geldi' dedi.</p><p>'Bugün ise, Irak&#39;ta ve Suriye&#39;de yaşanan ve Afganistan&#39;da geçmişten beri süregelen savaş çok sayıda insanın göçüne ve mağdur olmasına yol açtı' diyen Aral, bu durumun hem Türkiye için hem de dünya için önemli bir sorun teşkil ettiğini belirtti.</p><p>Aral, mülteci hareketleri hakkında, 'İkinci Dünya Savaşı&#39;ndan sonra yaşanan en büyük mülteci krizini görüyoruz. Türkiye&#39;ye sığınanların durumu diğer ülkelere göç edenlere göre daha iyi. Fakat savaş devam ederse mülteci sayısı artacak. Bunun için savaşın bir an önce durması gerek' dedi.</p><p>Fotoğraf, savaşların durmasında çok önemli</p><p>Aral, bu süreçte yaptığı çalışmalara dikkati çekerek, 'Biz fotoğrafla, kitapla, sergiyle bu dramı dünyaya duyurmak istiyoruz. Bu şekilde duyurulur mu? Duyurulur. Aylan bebeğin fotoğrafına kadar Avrupa bu olayı ciddiye almıyordu. Fakat bir fotoğraf her şeyi değiştirdi. Yine Vietnam Savaşı&#39;nda da Amerikan toplumunun bunu durdurması için fotoğraflar rol aldı. Foto muhabirliği tarihin akışını değiştirebilecek belgeyi ortaya çıkarmak için insanların canını ortaya koyduğu bir meslektir. Foto muhabiri olmaktan ötürü gurur duyuyorum' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/coskun-aral-kuala-lumpur-da-savas-muhabi-MEW4u.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Coşkun Aral, Kuala Lumpur'da savaş muhabirliği anılarını paylaştı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/coskun-aral-kuala-lumpur-da-savas-muhabi-MEW4u.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sinemanın usta ismi Türkan Şoray, Antalya Kültür Yolu Festivali'nde sevenleriyle buluştu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/sinemanin-usta-ismi-turkan-soray-antalya-kultur-yolu-festivali-nde-sevenleriyle-bulustu-555727/419959/</link>
            <description><![CDATA[Yeşilçam'ın yıldız oyuncusu Türkan Şoray, Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin son durağı Antalya'da, sevenleriyle bir araya geldi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/sinemanin-usta-ismi-turkan-soray-antalya-kultur-yolu-festivali-nde-sevenleriyle-bulustu-555727/419959/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 11:53:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Şoray, Muratpaşa ilçesindeki Türkan Şoray Kültür Merkezi&#39;nde düzenlenen söyleşi programında anılarını paylaştı.</p><p>Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ve kamu kurum müdürleri ile vatandaşlar katıldı.</p><p>Moderatörlüğünü Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven&#39;in üstlendiği söyleşide sanatçı, sevenlerinin sorularını yanıtladı. Şoray&#39;a söyleşide Tan Sağtürk ve Tamer Karadağlı da eşlik etti.</p><p>'En ücra köşelere bile sanat ve kültür ulaştırılıyor'</p><p>Şoray, salondaki yoğun katılımın kendisini mutlu ettiğini belirterek, katılımcılara teşekkür etti.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ve ekibinin başarılarını mutlulukla takip ettiğini söyleyen Şoray, 'Kültür Yolu Festivali kültür ve sanatı, halkın ayağına götürüyor, en ücra köşelere bile sanat ve kültür ulaştırılıyor. Festivalde ben de 3-4 etkinliğe katıldım ve bu festivalin çok kitlelere ulaştığını gördüm. Bu sanat adına çok güzel, sevindirici bir şey. Festivali gerçekleştirenleri kutluyorum.' dedi.</p><p>Acı Hayat filmiyle ilgili anılarını paylaşan Şoray, film çekildiğinde 15-16 yaşlarında olduğunu ve sinemayı, sinemanın ne kadar önemli bir sanat olduğunu bilmediğini anlattı.</p><p>Film yönetmeni Metin Erksan&#39;ın kendisine 'Nermin' rolünü teklif ettiğini anlatan Şoray, 'Tamamen iç güdülerimle oynadığım bir filmdi. Bana sadece &#39;çok hüzünlü, mutsuz hayatta hiçbir umudu olmayan bir kızı oynayacaksın&#39; dedi. Tam da benim hayatımla çok örtüşüyordu. Bazı ailevi dramlar yaşamıştım. Kendiliğinden doğal olarak, çok hissederek o mutsuz Nermin&#39;i oynamıştım. O film ile Antalya Altın Portakal Film Festivali&#39;nde &#39;En İyi Kadın Oyuncu&#39; ödülü aldım. Muhteşem bir şeydi benim için.' diye konuştu.</p><p>Bir seyircinin '20 yaşındaki Türkan Şoray karşınızda olsaydı ne tavsiye verirdiniz?' sorusuna Şoray, 'Türkan, sinema diye bir meslek var. &#39;Sinema oyuncusu ol, tahlisini yarım bırakma okumaya devam et&#39; derdim.' şeklinde yanıtladı.</p><p>Sanat hayatında çok sayıda filmde oynadığını aktaran Şoray, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Yıllar önce halkın tek eğlencesi sinemaydı. Seyirciler, bizleri o filmlerle, karakterlerle çok sevdi. Filmler için sinemaların önünde kuyruklar oluyordu. Çok mutlu oluyorduk. O şevk ve mutlulukla film üstüne film çeviriyorduk. 220 filmde oynamışım. 220 film rekor, hiç dinlenmeden ve tatil yapmadan. Daha sonra televizyon geldi, seyirci biraz azalmaya başladı. Bu çok acı bir dönemdi, içimi acıtmıştı. Yavaş yavaş o gerçeği kabul etmeye başladık. O dönem sinema seyircisi azalmaya başladı ama şimdi tekrar çoğaldı. Çünkü yeni bir sinemacılar dönemi başladı. Halkın ilgisi ve teveccühü ile Türk sinemasında o kadar film çevirdi. Ama şu an görüyorum, bizleri o kadar bağrınıza basmışsınız ki hala vefa ve sevgiyle buradasınız.'</p><p>Tan Sağtürk ise herkes için Türkan Şoray&#39;ın anlamının çok büyük olduğunu belirtti.</p><p>Geçmiş yıllarda Şoray ile bir projede birlikte çalıştıklarını anımsatan Sağtürk, o dönemlerde sanatçının kendisine büyük destek verdiğini ifade etti.</p><p>Tamer Karadağlı ise bir dönem aynı projede olduğu Şoray karşısında oynarken oldukça heyecanlandığını söyledi.</p><p>Birol Güven de Şoray&#39;ın sanat hayatı boyunca yaptığı işlerle sevenlerine çok güzel duygular yaşattığını ifade etti.</p><p>Türkiye Kültür Yolu Festivali&#39;nin eşi benzeri olmayan bir festival olduğunu dile getiren Güven, festivalle sanatsever ve sanatçı bir neslin yetişeceğini vurguladı.</p><p>Söyleşinin sonunda Şoray&#39;a teşekkür çiçeği veren Bakan Ersoy, 'Türkan Hanım&#39;a teşekkür etmek istiyoruz, festivale en başından beri çok büyük katkıları var, değer katıyorlar. Böyle marka isimlerin festivalimizde yer alması markalaşması açısından da çok önemli. İyi ki varsınız Türkan Hanım.' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sinemanin-usta-ismi-turkan-soray-antalya-XCb8x.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sinemanın usta ismi Türkan Şoray, Antalya Kültür Yolu Festivali'nde sevenleriyle buluştu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sinemanin-usta-ismi-turkan-soray-antalya-XCb8x.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[
"6. Humanitarian Film Festival" ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/6-humanitarian-film-festival-odulleri-sahiplerini-buldu-555684/419817/</link>
            <description><![CDATA[TRT World Citizen tarafından bu yıl 6. kez düzenlenen "Humanitarian Film Festival"in (İnsani Film Festivali) ödülleri verildi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/6-humanitarian-film-festival-odulleri-sahiplerini-buldu-555684/419817/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 22:48:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ödül töreni, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile sinema ve sanat dünyasından çok sayıda davetlinin katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi&#39;nde gerçekleştirildi.</p><p>Festivalde, katılımcılar gün boyunca ödüllü filmleri izleme ve dünyanın dört bir yanından gelen önemli isimlerle panel ve atölyelere katılma imkanı buldu.</p><p>TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, törende yaptığı konuşmada, festivalin dünya genelinde krizlerden etkilenen insanların hikayelerini paylaşmak ve anlatılarını görünür kılmak için yaşama geçirilen bir platform olduğunu söyledi.</p><p>'Dünya, sinemanın derinlikli anlatısına belki de en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerden birini yaşıyor'</p><p>Her yıl festivalde kadrajını adalet terazisinin şaştığı konu ve coğrafyalara yönelten sinemacıları ödüllendirdiklerin belirten Sobacı, 'Ana akımın dayatmalarla daralttığı çerçeveyi genişletiyor, insanlığın savaş, çatışma, zorunlu göç, açlık, kıtlık, evsizlik gibi gerçek sorularını merkezine alan filmleri izleyiciyle buluşturuyoruz. Bu filmlerde birçok küresel mesele sinemanın görsel ve işitsel gücüyle ele alınıyor. İşte bu filmleri bir araya getiren Humanitarian Film Festivali, belki de hiçbir zaman yolumuzun kesişmeyeceği insanlarla tanışmak asla karşılaşmayacağımız dertlerle hemhal olma imkanı sunuyor bizlere.' diye konuştu.</p><p>Sobacı, sinemacıların uzun uzadıya üzerine tartışılsa bile anlaşılmayacak bir meseleyi en anlaşılır haliyle ortaya koyduklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'İyi yazılmış diyalog ile derin derin düşünülse de fark edilmeyen bir insanlık halini tüm detaylarıyla görünür kılıyorsunuz. Bazen sadece birkaç saniyelik bir plan ile daha evvel hiç düşünmeyeceğimiz bir fikrin doğmasına vesile oluyor, hiç duymadığımız bir hissi uyandırabiliyorsunuz. Biz bu festivalin ev sahibi olarak, alın terini sinemanın gücüne katarak dünyaya nefes olma yolunda kullanan siz değerli sinemacı şükranlarımızı sunuyoruz. Bugün savaşlar, katliamlar, zorunlu göçler ve türlü felaketlerin gölgesinde dönen dünya, sinemanın derinlikli anlatısına belki de en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerden birini yaşıyor.'</p><p>'Görmezden gelinenlerin hikayesini kadrajın tam merkezine yerleştirmek zorundayız'</p><p>Konuşmasında Gazze&#39;ye de değinen Sobacı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'İşte Gazze tüm gerçek acıları ve ıstıraplarıyla yanı başımızda duruyor. İsrail bir yılı aşkın süredir sürdürdüğü soykırım ile 42 binden fazla Gazelliyi hayattan kopardı. 100 bine yakın yaralı, soykırımın sonucunda hayatını kaybedenlerin 17 binden fazlası çocuk, 2 binden fazlası bebekti. Yaşanılanları uzaktan gözlemleyenlerin, soykırım kurbanlarının sadece rakamlardan ibaret olmadığını algılaması gerekiyor. Bir kurşunla, bir şarapnel parçasıyla, bir fosfor bombasının zehirli gazıyla sürüp giden hayatlar gerçek insanların hayatları. Bu insanlar hepimizle aynı gök kubbe altında, sıradan bir hayat sürmeye çalışan aynı umutları ve hayalleri paylaşan insanlar. Bunlar rakam değil gerçek insanlar.'</p><p>Sinemayı kültür endüstrisinin bir bileşeni olarak değil, küresel meselelere dikkat çekmek için kuvvetli bir anlatı aracı olarak değerlendirmek gerektiğinin altını çizen Mehmet Zahid Sobacı, 'Bizler sahip olduğumuz imkanları bu haklı ama güçsüz çoğunluğun istifadesini sunmak zorundayız. Görmezden gelinenlerin hikayesini kadrajın tam merkezine yerleştirmek zorundayız. Türkiye&#39;nin kamu yayıncısı TRT olarak bizler de yayınlarımız, yapımlarımız ve tüm etkinliklerimizde olduğu gibi, sinemada da yok sayılanların sesi olmayı ve görünmeyenleri göstermeyi bir sorumluluk olarak omuzlarımızda taşıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Sobacı, ​​​​​​​Filistinlilerin kendi hikayelerini anlatmasına dahi tahammül edilemediğine işaret ederek, 'Ne mutlu ki insanlığın, zulüm karşısında kıyam etmek için bu platformlara ihtiyacı yok. Çünkü bizler tam da böylesi zamanlar için, uluslararası dijital platformumuz tabii&#39;yi kurduk. Bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede 6 milyondan fazla üye sayısına ulaştık. tabii&#39;de &#39;Filistinlilerin Öyküleri&#39; adlı bir kategori oluşturduk. Filistin&#39;e dair tüm içeriklerimizi, bu kategori altında topladık.' dedi.</p><p>Bu yıl 'En İyi Film' The Strange Case Of The Human Cannonball</p><p>Ödül töreninde sahne alan İngiliz müzisyen The Undercover Hippy grubunun solisti Billy Rowan, Filistin için yazdığı 'We Are Not Numbers' isimli eserini seslendirdi.</p><p>İlk üçe giren filmlerin ekiplerine ödülleri İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve TRT Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Veysel Kurt takdim etti.</p><p>Bu yıl 'En İyi Film' kategorisinde birinciliğe 'The Strange Case Of The Human Cannonball' adlı filmle Ekvador&#39;dan Roberto Valencia, ikinciliğe 'Murder Tongue' adlı yapımla Pakistan&#39;dan Ali Sohail Jaura ve üçüncülüğe 'Talk To Me' filmiyle Japonya&#39;dan Jimmy Ming Shum değer görüldü.</p><p>Ödül töreni, kazananların ve katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.</p><p>Festival hakkında</p><p>Festivalde, finale kalan 10 filmin gösteriminin yanı sıra festivalin jüri başkanı Aida Begic, jüri üyelerinden Abdülhamid Güler, Faysal Soysal ve Darin Sallam&#39;ın katılımıyla 'İnsani Film Yapımcılığı Paneli', Büşra Bülbül ve Sina Salimi&#39;nin katılımıyla 'Perde Arkası: Film Okuma Atölyesi' ve oyuncu Olgun Şimek&#39;in katılımıyla 'Oyunculuk Atölyesi' düzenlendi.</p><p>Dünyanın dört bir yanından orijinal filmlerin yarıştığı festivalin jüri başkanlığını, Saraybosnalı yönetmen ve senarist Aida Begic üstlendi.</p><p>Küresel insani sorunlara ışık tutmayı hedefleyen TRT World Citizen Humanitarian Film Festival, film yapımcılarına insani meseleleri kendilerine has bir bakış açısıyla ele almaları için imkan sağlıyor.</p><p>Merkezine insanı alan festival, savaş, çatışma, salgın, kadın hakları, göçmen krizi, iklim değişikliği, çevre kirliliği, açlık, kıtlık, evsizlik ve yoksulluk gibi farklı konulara odaklanıyor.</p><p>Festivale bu yıl başta İran, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve Türkiye olmak üzere birçok ülkeden toplam 301 film başvuru yaptı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/6-humanitarian-film-festival-odulleri-sa-BiYOz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 
"6. Humanitarian Film Festival" ödülleri sahiplerini buldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/6-humanitarian-film-festival-odulleri-sa-BiYOz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hatay'da çıkan orman yangını söndürülmeye çalışılıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/hatay-da-cikan-orman-yangini-sondurulmeye-calisiliyor-555659/419761/</link>
            <description><![CDATA[Hatay'ın Arsuz ilçesinde çıkan orman yangını havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/hatay-da-cikan-orman-yangini-sondurulmeye-calisiliyor-555659/419761/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 19:47:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kozaklı Mahallesi&#39;ndeki ormanlık alanda, sabah saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile söndürme helikopteri ve arazözler yönlendirildi.</p><p>Ekiplerin yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalesi sürdü.</p><p>Diğer ekiplerin de destek verdiği çalışmalarda havanın kararması nedeniyle havadan müdahaleye ara verildi.</p><p>'Şu ana kadar herhangi bir can kaybı yaşanmamıştır'</p><p>Hatay Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, yangının Harlısu Mahallesi&#39;ndeki bazı evlere sıçradığı belirtildi.</p><p>Yangının söndürülmesi için çalışmaların sürdüğü alanda tahliye tedbirlerinin alınmaya devam edildiği kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi:</p><p>'Jandarma ve emniyet birimlerine bağlı TOMA&#39;lar da yangına müdahale etmektedir. Ayrıca çevre illerimiz Adana, Osmaniye, Kilis ve Gaziantep&#39;ten yangına müdahale amacıyla araç ve personel görevlendirmesi talep edilmiştir. Harlısu mevkisinde yangının sıçradığı 4 eve müdahale edilerek yangın söndürülmüş olup aileler güvenli alana tahliye edilmiştir. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı yaşanmamıştır. Yangına havadan ve karadan 152 araç ve 479 personel ile söndürme çalışmaları devam etmektedir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hatay-da-cikan-orman-yangini-sondurulmey-nf9fD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hatay'da çıkan orman yangını söndürülmeye çalışılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hatay-da-cikan-orman-yangini-sondurulmey-nf9fD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA["26. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali" başladı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/26-uluslararasi-istanbul-kukla-festivali-basladi-555444/419218/</link>
            <description><![CDATA[Bu yıl 6 ülkeden 11 farklı oyunun yer aldığı "26. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali"nin açılışı, Turşucuzade Konağı Sıbyan Mektebi'nde gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/26-uluslararasi-istanbul-kukla-festivali-basladi-555444/419218/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 31 Oct 2024 10:17:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Festivalin sanat yönetmenliğini üstlenen Cengiz Özek, AA muhabirine, daha önce katıldıkları uluslararası Karagöz gösterimlerinde gördükleri yoğun ilginin bir sonucunda festivalin ortaya çıktığını söyledi.</p><p>Karagöz&#39;ün dünya çapındaki bilinirliliğin Türkiye&#39;dekinden çok daha fazla olduğunu belirten Özek, 'Festivallerde insanların Karagöz&#39;e büyük ilgi gösterdiklerini gördük. Kukla sanatçıları, Karagöz&#39;ü biliyor ama daha önce bir örneğine denk gelmemişler. Biz alaylıyız, onlar ise bu işin eğitimini alıyor. Karagöz, sadece Türkiye&#39;nin değil Balkanlar&#39;dan Kuzey Afrika&#39;ya kadar Osmanlı coğrafyasının tamamında çok iyi bilinen bir karakterdi. Bu kadar geniş bir coğrafyayı etkileyen bir sanat, onlar için de bir merak uyandırıyor. Biz de bu ilgiyi görünce Türkiye&#39;de de bir festival yapmaya karar verdik ve 1998 yılında festivalimizin ilkini gerçekleştirdik.' dedi.</p><p>Özek, festival için her sene bir tema belirlediklerini, fakat bu yıl hem maddi koşullar hem de yaşanılan savaş gibi olumsuz gelişmelerden dolayı daha sade bir festival gerçekleştirdiklerini anlattı.</p><p>Geçen yıl Kudüs&#39;te bir oyun sahneleyeceğini fakat gidemediğini aktaran Özek, şöyle devam etti:</p><p>'&#39;Savaş biter&#39; dedik ama hala bitmedi. Ne yazık ki bu savaşlar, Karagöz&#39;ün halkla buluştuğu topraklarda vuku buluyor. Savaşla Karagözümüz de Karagöz&#39;ü bilenler de yok oluyor. Bu kültürü aktaracak eski ve bilgili insanlar ortadan kalkıyor. Şu anda savaşın hüküm sürdüğü Lübnan&#39;da 21. yüzyılın sonuna kadar Karagöz sahnelenmeye devam ediyordu. Şimdi orada bu kültür ve birikim tarih olacak.'</p><p>'Karagöz formunu gelenekten, içeriğini ise şimdiki zamandan alır'</p><p>Cengiz Özek, Türkiye&#39;de 'ipli kukla' alanının çok fazla gelişmediğinin altını çizerek, 'Burada hala altı iple kukla oynatılıyor. Ülkemize gelen kukla ustalarıysa en az 25 iple kukla oynatıyorlar. Bu durum, hem bu sanata verilen ilgiyi hem de kukla sanatının o kültürün bir parçası olduğunu bize anlatıyor. Cumhuriyet ilan edilince halk evleri Karagöz&#39;e sahip çıktı ama burada Karagöz, devrimi anlatmak için kullanıldı. Bu durum didaktik oyunların oluşmasına yol açtı. Didaktik oyunlar ise seyirciyi Karagöz&#39;den uzaklaştırdı.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Karagöz ve gölge oyununun kendi zamanının bir ürünü olduğunu dile getiren Özek, 'Karagözcülerimizin yanılgısı, Karagöz&#39;ün bugünden ve şimdiden bahsettiğini anlamamalarıdır. Karagöz formunu gelenekten, içeriğini ise şimdiki zamandan alır. Onun geçmişteki içerikleriyle ilgili olarak da elimizde birkaç derleme metin haricinde çok fazla bir bilgimizin olmadığını söyleyebilirim. Yapmamız gereken, Karagöz&#39;ü bugünün insanının anlayacağı ve benimseyeceği bir formla ve içerikle ortaya koymaktır.' şeklinde konuştu.</p><p>stivale dünyanın dört bir yanından kukla sanatçıları katılıyor</p><p>Festivalde bu yıl Hong Kong&#39;dan Cheung Chun Fai&#39;nin geleneksel Çin kültürü kukla gösterisi, İspanya&#39;dan Hilarilar Marionetas grubunun sergileyeceği 'The Bellhop', İtalya&#39;dan Teatro Verde&#39;nin 'Cep Sirki', Meksika&#39;dan Compania Banyan de Marionetas tiyatrosunun 'Kaplan' ve 'Kathputli', Peru&#39;dan Jose Navarro&#39;nun 'Deniz ve Dünya' oyunları sanatseverlerle buluşacak.</p><p>Türkiye&#39;den ise festivalin kurucusu Cengiz Özek&#39;in 'Eşek Karagöz', Ercan Sönmez&#39;in 'Ulu Çınar' ve Murat Karahüseyinoğlu&#39;nun Shakespeare&#39;in ünlü eseri 'Venedik Taciri' oyunundan hareketle oluşturduğu Karagöz gösterileri ile Emre Tandoğan&#39;ın 'Yara' oyunu sahnelenecek.</p><p>Sekiz yaş üstü çocuklar için 'Gölge Kuklası' ve yetişkinlere yönelik Karagöz figürünün yapımın anlatılacağı 'Karagöz' atölyeleri de festival kapsamında seyircilerin beğenisine sunulacak.</p><p>Turşucuzade Konağı Sıbyan Mektebi&#39;nin yanı sıra Akbank Sanat, Beyoğlu Belediyesi Bilim İstanbul, Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi ve Mall of İstanbul&#39;da gösterimlerin gerçekleştirileceği festival 3 Kasım&#39;a kadar devam edecek.​​​​​​​</p><p>Festivalle ilgili detaylı bilgiye ve programa 'www.istanbulkuklafestivali.com' adresinden ulaşılabilir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/26-uluslararasi-istanbul-kukla-festivali-8VDmc.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ "26. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali" başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/26-uluslararasi-istanbul-kukla-festivali-8VDmc.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çanakkale Savaşları'nda batırılan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu bulundu
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/canakkale-savaslari-nda-batirilan-hms-triumph-zirhlisina-ait-ahsap-kapi-kolu-bulundu-554870/418009/</link>
            <description><![CDATA[Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından 2022 yılında dalışa açık hale getirilen Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı'nda yapılan çalışmalar sırasında 1’inci Dünya Savaşı'nın izlerini taşıyan HMS Triumph'a ait ahşap kapı kolu ve bir alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Bu yıl 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç, Gelibolu Sualtı Parkı'na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı'na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk yapmak değil, aynı zaman içerisinde bir tarihi yolculuk yapmak, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. Hedefimiz, burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/canakkale-savaslari-nda-batirilan-hms-triumph-zirhlisina-ait-ahsap-kapi-kolu-bulundu-554870/418009/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 25 Oct 2024 10:54:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarihi Gelibolu Yarımadası&#39;nın derinliklerinde bulunan savaş gemileri, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı olarak 2022 yılında dalış turizmine açıldı. Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale&#39;nin savaş batıkları, 1&#39;inci Dünya Savaşı temalı ilk sualtı parkı özelliğini taşıyor. 109 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Donanması&#39;na ait &#39;HMS Majestic&#39;in de aralarında bulunduğu 14 batık gemi dalış meraklılarını ilgisini çekiyor. 14 dalış noktası ve 150 kilometrelik alanda dalışa imkan veren Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı dalış noktaları; &#39;HMS Majestic&#39;, &#39;Ertuğrul Koyu Massena ve Saghalien gemi kalıntıları&#39;, &#39;Helles Barçları&#39;, &#39;Tekke Koyu (W Beach) batıkları&#39;, &#39;Arıburnu Barç&#39;, &#39;Küçükkemikli Barçları&#39;, &#39;Arıburnu Layter&#39;, &#39;Lundy&#39;, &#39;HMS Louıs&#39;, &#39;S.S. Milo&#39;, &#39;Tuzla&#39;, &#39;Denizaltı Mania Ağı&#39;, &#39;Bebek Kayalıkları&#39; ve HMS Triumph&#39;tan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Gelibolu Sualtı Parkı&#39;nda yapılan çalışmalar sırasında savaşın izlerini taşıyan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu ve bir adet alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı.</p><p>&#39;BU YIL GELİBOLU SUALTI PARKI&#39;NA 5 BİN CİVARINDA YERLİ VE YABANCI DALIŞ YAPTI&#39;</p><p>Gelibolu Sualtı Parkı&#39;nın hem Türkiye&#39;de hem de dünyanın çeşitli yerlerinden çok önemli ziyaretçilerini ağırlamaya devam ettiğini belirten Kaşdemir, 'Gelibolu Sualtı Parkı&#39;nı oluşturduğumuzda bir hayalimiz vardı. Burayı dünyanın en önemli dalış merkezlerinden ve su altı parklarından birisi yapmaktı. Çok kısa bir zaman içerisinde hem Türkiye&#39;de hem de dünyanın değişik yerlerinden su altı meraklıları, dalgıçlar, Gelibolu Sualtı Parkı&#39;na gelmeye başladı. Bu yıl yaklaşık 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç Gelibolu Sualtı Parkı&#39;na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı&#39;na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk değil aynı zaman içerisinde bir tarihe, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. O da ilgiyi ve merakı arttırıyor. Çünkü Çanakkale&#39;deki suyun altındaki batıkların hem tarihi hem de kültürel miras anlamında farklı bir hikayesi var. Bu hikayeler insanların dikkatini çekiyor. O nedenle Gelibolu Sualtı Parkı&#39;na şu anda bir yöneliş var. Umudumuz çok kısa bir zaman içerisinde burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak. Dalış dendiği zaman akla Gelibolu&#39;yu, Çanakkale&#39;yi, Türkiye&#39;yi getirmek var' dedi.</p><p>&#39;HMS TRİUMPH ZIRHLISI&#39;NIN BİRTAKIM PARÇALARINI KEŞFETMİŞ OLDUK&#39;</p><p>Gelibolu Sualtı Parkı&#39;nda devam eden çalışmaları anlatan Alan Başkanı Kaşdemir, 'Gelibolu Sualtı Parkı&#39;ndaki faaliyetlerimiz esnasında Çanakkale Deniz Savaşı&#39;nın önemli figürlerinden HMS Triumph Zırhlısı&#39;nın birtakım parçalarını keşfetmiş olduk. Yapılan dalışlar sonrasında Triumph Zırhlısı&#39;na ait parçalar bulundu ve envantere kaydedildi, müzemize kaldırıldı. Biz halen Gelibolu&#39;da, Çanakkale&#39;de suyun altını keşfetmeye devam ediyoruz. Suyun altındaki o bizi bekleyen mirası keşfetmeye, korumaya ve kollamaya devam ediyoruz. Gerçekten Çanakkale&#39;de suyun altında büyük bir servet, hazine, bir kültürel miras yatıyor. Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu suyun altındaki kültürel mirasları, batıkları hem koruyacağız hem de gelecek kuşaklara aktaracağız. Burayı da bir dalış merkezi, bütün dalış meraklarının uğradığı bir durak haline getireceğiz. Bütün dalış meraklılarını Çanakkale&#39;ye, Gelibolu Sualtı Parkı&#39;na zaman tünelinde bir yolculuk yapmaya, bir tarihi yolculuk yapmaya davet ediyoruz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/canakkale-savaslari-nda-batirilan-hms-tr-4Ntpq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çanakkale Savaşları'nda batırılan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu bulundu
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/canakkale-savaslari-nda-batirilan-hms-tr-4Ntpq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA["Kültürel Mirasın İzinde Müze Eğitimleri" başladı]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kulturel-mirasin-izinde-muze-egitimleri-basladi-554744/417757/</link>
            <description><![CDATA[İstanbul İl Kültür Turizm Müdürlüğü ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün düzenlediği "Kültürel Mirasın İzinde Müze Eğitimleri" başladı.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kulturel-mirasin-izinde-muze-egitimleri-basladi-554744/417757/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 24 Oct 2024 09:44:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesinde gerçekleştirilen açılış etkinliğinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Gökhan Yazgı, müzelerin gerçek anlamda bir eğitim yuvası, özellikle çocukların ve gençlerin hayatında yaşayan, öğreten yerler olmak zorunda olduğunu söyledi.</p><p>Müzelerin ziyaretçi sayılarının son yıllarda giderek arttığını ve rekorlar kırılmaya başladığını aktaran Yazgı, şunları kaydetti:</p><p>'Kültürü yaşamaktan, okumaktan hiçbir zaman vazgeçmedik. Müzelerimiz o günden sonra hızlı bir şekilde ziyaretçi sayılarıyla rekorlar kırmaya başladı. Tabii gelen ziyaretçinin taleplerini de doğru bir şekilde karşılamakla ancak başarı mümkün olabiliyor. Gerek dijital müzecilik gerek yeni teşhir modellerinin uygulanması bunların hepsi birbirini tamamlayan müzecilik anlayışları. Şimdi müze ve eğitim arasındaki bu ilişkiyi sizler de öğretmenlerimiz çocuklarımızla kuracaksınız. Biz çocuklarımıza müzeleri sevdirmek istiyoruz. Çünkü bu mekanlar onların okullarının bir parçası.'</p><p>Çocukların okul dışındaki mekanlarda gerçekleştirilen etkinliklerden daha çok etkilendiğine işaret eden Yazgı, 'Çünkü çocuklarımız ilgiye aç ama günümüz dünyasında özellikle sosyal medya, doğru bilginin ulaşmasındaki en büyük engellerden biri. Siz öğretmenlerimizin burada çocukların doğru bilgiye ulaşmasındaki en güvenilir kaynak olduğunu düşünüyoruz.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>'Çocukların merakını artırırsak araştırma ruhu da gelişir'</p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli eğitim felsefesinde dijital okuryazarlık, sosyal medya okuryazarlığı, kültür sanat okuryazarlığı gibi konuların öne çıktığını anlattı.</p><p>Çok yönlü bakabilmenin, perspektifi genişletmenin ve bu bakış açısıyla gençlere bütün branşlarda multidisipliner bir yaklaşım göstermenin önemine dikkati çeken Yentür, 'Çocukların meraklarını ne kadar çok artırırsak, araştırma ruhu öğrenme merakı da o kadar gelişir.' dedi.</p><p>Yentür, okul dışı öğrenme imkanlarını önemsediklerini, İstanbul&#39;un pek çok mekanını sınıf olarak gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Sosyal medyanın bu kadar yaygın olduğu ortamda ders saatlerinde odaklanma ve dikkat süresinde ciddi bir azalma var. Çocuklar mekanın içine girdiği, o ruhu hissettiği zaman öğrenmesi hem kalıcı olacak hem de ilgiyle sizleri takip edecek. Bunu yeni eğitim paradigmasında kullanmak adına mekanları değerlendireceğiz. Çocuklarımızın İstanbul&#39;un kültürüyle, sanatıyla, tarihiyle buluşması, onlara hayat boyu kalıcı öğrenme modeli noktasında katkı sunacak bir husus.'</p><p>'İstanbul&#39;un kendisi bir müze şehir'</p><p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TYEK) Başkanı ve İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, programın açılış dersini verdi.</p><p>Yılmaz, İstanbul Arkeoloji Müzesi&#39;nin Sultan İkinci Abdülhamid&#39;in kurduğu bir yer olduğunu belirterek, 'İnsan insanla yetişiyor ama insan mekanda yetişiyor.' dedi.</p><p>Müzede eğitimin çok önemli olduğunu, bu eğitimlerin planlarken öğrencilerin psikolojilerinin de iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, 'Öğrencilerimden en iyi verim aldığım sonuç, müzeler başta olmak üzere gezi programlarıydı. Zaten İstanbul&#39;un kendisi bir müze şehir. Çocuklarımıza bir arada yaşama kültürünü, bizzat görerek ve göstererek insanlık tarihini ortaya koymak mümkün.' ifadesini kullandı.</p><p>İstanbul&#39;daki müzelere ilişkin bilgi veren ve talepler doğrultusunda eğitimlere destek vermeye devam edeceklerini vurgulayan Yılmaz, 'Onlarca müze sizi bekliyor, sizin gönüllü olmanız çok önemli. İnsan insanla kaim, insan insanla daimdir. Müzeler de bunun şahidi. Allah şahitliğimizi varlığımızı hayırla, iyilikle, güzellikle muammer kılsın.' diye konuştu.</p><p>Açılış etkinliğinin ardından protokol üyeleri, eğitimciler ve katılımcılar, İstanbul Arkeoloji Müzesi önünde toplu fotoğraf çektirdi.</p><p>'Kültürel Mirasın İzinde Müze Eğitimleri', 24 Ekim, 31 Ekim, 7 Kasım, 28 Kasım ve 5 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek ve 2024-2025 eğitim öğretim yılı boyunca devam edecek.</p><p>'İstanbul Öğretmen Akademileri' projesi hocalarının katılacağı 25&#39;er kişilik eğitimler sonrasında öğrencilerle birlikte müzelerde çeşitli dersler yapılacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kulturel-mirasin-izinde-muze-egitimleri--klOf3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ "Kültürel Mirasın İzinde Müze Eğitimleri" başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kulturel-mirasin-izinde-muze-egitimleri--klOf3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Diyarbakır’daki Amida Höyük’te 5 bin yıllık mühür bulundu 
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/diyarbakirdaki-amida-hoyuk-te-5-bin-yillik-muhur-bulundu-554567/417400/</link>
            <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki 10 bin yıllık Amida Höyük'teki Artuklu Sarayı'nda yapılan kazı çalışmalarında 5 bin yıllık mühür bulundu. Kazı Başkanı ve Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız, “Tarih olarak Geç Uruk Döneminde milattan önce 3 bin 400 ile 3 bin 100 yılları arasında tarihlendirebileceğimiz bir mühür. Bu tür mühürler genelde belgelere, çuvalların ve çömleklerin ağızlarını kapatmak için kullanılmaktadır. Tabi Mührün bulunuşu aynı zamanda bu bölgede o dönem güçlü bir ticaret ağının olduğunun da göstergesidir” dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/diyarbakirdaki-amida-hoyuk-te-5-bin-yillik-muhur-bulundu-554567/417400/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 22 Oct 2024 14:27:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hurri-Mitanniler, Urartular, Persler, Romalılar, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular ve Artukluların da aralarında yer aldığı birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır&#39;ın tarihi Sur ilçesindeki 10 bin yıllık Amida Höyük&#39;teki arkeolojik kazılar devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Amida Höyük&#39;te bulunan Artuklu Sarayı&#39;nın ve onlarca medeniyete ait izlerin ortaya çıkarılması için yapılan kazılar, Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız ve beraberindeki arkeologlarla yürütülüyor.</p><p>&#39;KAZIMIZDA BULUNAN İLK SİLİNDİRİK MÜHÜR&#39;</p><p>Yeniden başlatılan kazı çalışmalarında silindirik mühür bulunduğunu ifade eden Kazı Başkanı ve Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız, 'Amida Höyük Artuklu Sarayı kapsamında yaptığımız çalışmalarda hem Kral Yolu kısmında hem de sarayın bulunduğu kısımda çalışmalar devam ediyor. Bu yıl çalışmalarda silindirik mühür bulundu. Bu mühür bizim için önemli çünkü kazımızda bulunan ilk silindirik mühür. Çalışmalar kapsamında 2018 yılından beri yaptığımız çalışmalarda yaklaşık 1800 yıllık gizli geçit, su kanalları bulunmuştu. 1700 yıllık Kral Yolu ve mezar odaları, 800 yıllık mermer parçaları Milattan önce 5 bin 7 bin yıllarına ait yani yaklaşık 7 bin 9 bin yıllık yangın tabakaları gelmişti. Yaptığımız çalışmalarda 10 bin yıldır kesintisiz olarak yaşamına devam etmiş olduğu kesinleşti. Bu özelliğiyle kesintisiz yaşamın olması bakımında Amida Höyük şu anda ikinci kent konumundadır. Filistin&#39;in Eriha kenti 11 bin yıllık tarihi ile birinci sırada yer alıyor. Tabii Amida Höyük kazıldıkça çok sürpriz buluntularla karşılaşmaya devam edeceğiz' dedi.</p><p>&#39;MİLATTAN ÖNCE 3 BİN 400 İLE 3 BİN 100 YILLARI ARASINDA TARİHLENDİREBİLECEĞİMİZ BİR MÜHÜR&#39;</p><p>Bulunan mührün genelde belgelere, çuvalların ve çömleklerin ağızlarını kapatmak için kullanıldığını söyleyen Yıldız, 'Mühre baktığımız zaman, tarih olarak Geç Uruk Dönemi&#39;nde milattan önce 3 bin 400 ile 3 bin 100 yılları arasında tarihlendirebileceğimiz bir mühür. Bu mührün benzeri daha önce Bismil Müslümantepe kazılarında da çıkmıştı. Orada tam çıkmıştı. Bizde kırık olarak geldi. Mührün üzerinde baklava dilimi şeklinde geometrik süslemeler bulunmaktadır. Mühür hem yapıldığı dönem özelliği bakımından hem de üzerindeki süslemelerle eşsiz bir mühür konumundadır. Bu tür mühürler genelde belgelerde, çuvalların ve çömleklerin ağızlarını kapatmak için kullanılmaktadır. Tabi mührün bulunuşu aynı zamanda bu bölgede o dönem güçlü bir ticaret ağının olduğunun da göstergesidir. Daha önce de Amida Höyük kazısında bir mühür bulunmuştu. Kalkolitik döneme ait bir mühürdü. Hem o mühür hem de bu mühür içerisinden ip geçirilerek boyuna asılan mühürlerdendir. Kazımızda bulunan ilk silindirik mühürdür, ancak kazıdaki ikinci mühür buluntusudur. İlk başladığımızda ortalama 5 bin yıllık bir tarih vardı. Akabinde gelen verilerle 6, 7, 8 bin en son 9 bin yıl özellikle şehrin milattan önce 5 ila 7 bin yılları arasında yakılmasından dolayı meydana gelen yangın tabakalarından dolayı tahmin etmiştik. Bu yıl Saray Kapı kısmında Kral Yolu devamında açtığımız açmada daha önce netleşmiş yanık izlerinden sonra tabakalardaki gerek obsidiyen parçaları gerekse çanak çömlek parçalarından buradaki yerleşimin 10 bin yıla kadar çıktığı netleşmiş oldu. Bunlar TÜBİTAK&#39;a gönderilecek, biz tahmini söylüyoruz. Analizden sonra netleşmiş olacak. İlerleyen çalışmalarda belki bu tarih daha da ileriye gidecektir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/diyarbakirdaki-amida-hoyuk-te-5-bin-yill-YXTa4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Diyarbakır’daki Amida Höyük’te 5 bin yıllık mühür bulundu 
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/diyarbakirdaki-amida-hoyuk-te-5-bin-yill-YXTa4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zeki Oğuz Fotoğraf Yarışması'nda ödül kazanan isimler belli oldu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/zeki-oguz-fotograf-yarismasi-nda-odul-kazanan-isimler-belli-oldu-553901/416021/</link>
            <description><![CDATA[Antalya’ da 1994 yılından beri varlığını sürdüren ve bu yıl 30. kuruluş yılını kutlayan “Yörükler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği” tarafından geleneksel Yörük Türkmen kültürünü tanıtmak ve bu kültürün zenginliğini yansıtmak amacıyla “Zeki Oğuz Fotoğraf Yarışması” düzenlendi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/zeki-oguz-fotograf-yarismasi-nda-odul-kazanan-isimler-belli-oldu-553901/416021/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 15 Oct 2024 10:14:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocukluğundan gelen gezme tutkusunu fotoğraf ve yazılarıyla birleştiren hem gazeteci hem fotoğrafçı hem de yazar kimliğiyle özellikle Yörük kültürüne ilişkin fotoğraflara ve birçok esere imza atan Zeki Oğuz adına gerçekleştirildi.</p><p>Yarışma, yüzyıllardır devam eden Yörük Türkmen yaşam biçiminin ve kültürünün eşsiz unsurlarını sanat yoluyla toplumla buluşturmayı ve kültürel değerleri görseller üzerinden saptamayı ve gelecek kuşaklara kazandırmayı hedeflemiştir. Yarışmaya Türkiye&#39;nin dört bir yanından fotoğrafçılar katılım sağladı. Yarışmada 53 fotoğrafçı tarafından gönderilen 154 fotoğraf yer aldı.</p><p>Yörüklerin özgün yaşam tarzını, doğayla olan ilişkilerini, misafirperverliklerini, giyim kuşamlarını ve geleneksel yaşam pratiklerini estetik bir gözle yakalayan fotoğraflar yer aldı. Yörük Türkmen göç ve çadırlarda yayla hayatına, keçi sürülerinden dokuma halılarına kadar pek çok öğe fotoğraflarda hayat buldu. Yarışma ile Yörük Türkmen kültürünü gelecek nesillere aktarmak, toplumda bu kültüre olan farkındalığı artırmak ve Yörük Türkmen yaşamının görsel mirasını arşivlemek hedefleniyor.  Aynı zamanda bu kültürel mirasın turizm potansiyeli bakımından da önemli olduğundan hareketle ülkemizin kültürel zenginliğini ve çeşitliliğini tanıtmak bakımından da önemli bir görev üstleniliyor.</p><p>Yarışmaya katılan 53 fotoğrafçı tarafından gönderilen 154 fotoğraf, 04 Ekim 2024 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toplantı Salonunda toplanan jüri tarafından değerlendirildi.</p><p>Yarışmada ilk üç sırada yer alan katılımcılara ve mansiyon alan üç yarışmacıya ödülleri Derneğin kuruluşunun 30 Yılı Kutlama Etkinliği kapsamında konferansların da yer aldığı törende 30 Ekim 2024 tarihinde Muratpaşa Belediyesi ASSİM Merkezinde (Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi) sunulacak.</p><p>Aynı törende dereceye giren 6 fotoğtaf ve sergilenmeye değer görülen 20 fotoğraf, açılacak sergi ile sanatseverlerin beğenisine sunulmak üzere sergilenecek.</p><p>30 Ekim 2024 tarihinde 17.30&#39;da ASSİM (Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi)nde yapılacak yarışma ödül törenine  30 Yıl Kutlama Etkinliği kapsamında Sanatçı Sümer Ezgü, Dr. Öğr. Üyesi Nafia Özdemir Hanyaloğlu ve Prof.Dr. Ahmet Göğercin de katılacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/zeki-oguz-fotograf-yarismasi-nda-odul-ka-H8aaH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zeki Oğuz Fotoğraf Yarışması'nda ödül kazanan isimler belli oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/zeki-oguz-fotograf-yarismasi-nda-odul-ka-H8aaH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeşilova Höyüğü'nde Ege'nin ilk sakinlerinin 'çalışan' bir topluluk olduğu gösteren buluntular
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/yesilova-hoyugu-nde-ege-nin-ilk-sakinlerinin-calisan-bir-topluluk-oldugu-gosteren-buluntular-553814/415835/</link>
            <description><![CDATA[İzmir'in Bornova ilçesindeki Yeşilova Höyüğü'ndeki kazılarda, 8 bin 200 yıllık balta başı, kesici ve havan bulundu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, "Bütün bu aletler, günlük yaşam içinde yoğun bir üretimin varlığını gösteriyor. Çalışan bir topluluğun göstergesi. Egeli ilk toplumun bu özelliğini ortaya koyuyor" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/yesilova-hoyugu-nde-ege-nin-ilk-sakinlerinin-calisan-bir-topluluk-oldugu-gosteren-buluntular-553814/415835/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 14 Oct 2024 10:27:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi ve Ege Üniversitesi&#39;nin desteğiyle Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki yürütülen kazılarda yeni sezon çalışmaları sürüyor. Geçmiş kazılarda üst üste 9 köyün gün yüzüne çıkarıldığı, tarihi 8 bin 500 yıl öncesine kadar uzanan kentteki binlerce yıl öncesine ait çipura, öldürücü tür olan zehirli vatoz, deniz kestanesi, istiridye ve midye gibi birçok kalıntıdan ilk İzmirlilerin de bugünün kentlileri gibi başta midye olmak üzere deniz ürünlerini tükettiği tespit edildi. Aralıksız sürdürülen bu yılki kazılarda, 8 bin 200 yıllık balta başı, kesici ve havan bulundu.</p><p>Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, 'Yeşilova Höyüğü kazıları, günümüzden 8 bin 500 yıl önceki üretim, teknoloji gibi konularda yeni bulguları bize kazandırıyor. Geçen yıldan itibaren bir atölye kazısına başladık. Bu atölyede taş ve kemik alet üretiliyordu. O dönemin en önemli aletlerini serpantin taşları kullanarak yapıyorlardı. Farklı boyutlarda baltalar ve kesiciler yaparak, günlük yaşam içindeki ihtiyacı gideriyorlardı. Belki dışarıdaki başka topluluklara da bu malzemeleri takas yoluyla veriyorlardı' diye konuştu.</p><p>Serpantin taşının Ege Bölgesi&#39;ne özgü olduğunu belirten Doç. Dr. Derin, 'Çok sert bir taştır. Birçok aleti, bu taşları kullanarak yapabiliyorlar. Balta başı, kesici ve havan gibi buluntularımız, günümüzden 8 bin 200 yıl öncesine ait. Bütün bu aletler, günlük yaşam içinde yoğun bir üretimin varlığını gösteriyor. Çalışan bir topluluk. Egeli ilk toplumun bu özelliğini ortaya koyuyor' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yesilova-hoyugu-nde-ege-nin-ilk-sakinler-3tW7F.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeşilova Höyüğü'nde Ege'nin ilk sakinlerinin 'çalışan' bir topluluk olduğu gösteren buluntular
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yesilova-hoyugu-nde-ege-nin-ilk-sakinler-3tW7F.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Midas Kale'de Friglere ait ocak ve fırınlar bulundu
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/midas-kale-de-friglere-ait-ocak-ve-firinlar-bulundu-553410/415023/</link>
            <description><![CDATA[Eskişehir'deki Midas Kale'de yürütülen arkeolojik kazıda, Friglere ait fırın ve ocaklara ulaşıldı.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/midas-kale-de-friglere-ait-ocak-ve-firinlar-bulundu-553410/415023/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 09 Oct 2024 11:20:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Han ile Seyitgazi ilçeleri arasında 3 kilometre uzunluğundaki Midas Vadisi&#39;nde, ünlü Yazılıkaya Anıtı&#39;nın da bulunduğu Midas Kale&#39;deki kazı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi işbirliğinde 2022 yılında başlatıldı.</p><p>Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Polat&#39;ın başkanlığında yürütülen kazıda bu sene 26 hektar alana sahip Midas Kale&#39;de önemli buluntular açığa çıkarıldı.</p><p>Frig kaya altarı (sunak) önünde yapılan çalışmalarda milattan önce 7&#39;nci yüzyıla ait ocak ve fırınlara rastlandı.</p><p>Gün ışığına çıkarılan ocak ve fırınların, Frigler tarafından dini ritüelleri için kurban edilen büyükbaş ve küçükbaşların etleri ile ekmek pişirilmesinde kullanıldığı belirlendi.</p><p>Kazı Başkanı Doç. Dr. Polat, AA muhabirine, kazıda bu sene ağırlıklı olarak kayalık platonun üst kesiminde 'Agdistis kutsal alanı' olarak adlandırılan bölgede çalıştıklarını söyledi.</p><p>Frig dönemine tarihlenen kaya altarı çevresindeki çalışmada önemli sonuçlar elde ettiklerini anlatan Polat, şu bilgileri verdi:</p><p>'İlk kez bir Frig altarı önünde yapılan kapsamlı kazılar sayesinde altar önünde yapılan ritüellerin hazırlıklarının gerçekleştirildiği, ocakların bulunduğu, basit düzende taş temel ve ahşap konstrüksiyona sahip mekanların varlığını saptadık. Yaptığımız ilk tespitlere göre milattan önce 8-7&#39;nci yüzyıla yani Orta Frig Dönemi&#39;ne tarihlenen kutsal alanda, aynı zamanda yine milattan önce 7-6&#39;ncı yüzyıl Lidya seramikleri ile üst tabakalarda 1&#39;inci ve 2&#39;nci yüzyıla tarihlenen Roma Dönemi&#39;ne ait seramikler ve buluntular tespit edildi.'</p><p>- Ana tanrıça Matar&#39;ın soyut betimlerinden bir kaya idolü tespit edildi</p><p>Polat, kazı alanında kayalık platform üzerinde açılmış, birbiri ardına sıralanmış 4 kaya çanağı ve bunların hemen yakınında ana tanrıça Matar&#39;ın soyut betimlerinden olan bir kaya idolü tespit ettiklerini bildirdi.</p><p>Bir platform üzerinde yan yana yapılmış kaya çanakları ile dörtgen planlı, üstten yakılmaya uygun ocakları bulduklarını anlatan Polat, 'Kaya çanakları ve hemen çanakların yakınında bulunan idolün varlığı, bu alanın ana tanrıça tarafından bolluk ve bereket ritüellerinin kutsandığının somut bir kanıtı oldu.' dedi.</p><p>Doç. Dr. Polat, kazıda buldukları ocak ve fırınların, ritüellerin nasıl organize edildiğine dair önemli bilgiler verdiğini ifade etti.</p><p>Bölgede yaşamın 250 bin yıl öncesinden bugüne kadar devam ettiğini de belirlediklerini vurgulayan Polat, 'Yaptığımız yüzey araştırmalarında Alt Paleolitik döneme ait taş aletler bulduk. Daha sonra gelen medeniyetlerin hemen hemen hepsi bu coğrafyada yaşamış çünkü bu derin vadiler hem savunmaya uygun hem de çok bereketli. Aynı zamanda sulak alanları olduğundan yerleşim için tercih edilmiş.' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/midas-kale-de-friglere-ait-ocak-ve-firin-iDyzY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Midas Kale'de Friglere ait ocak ve fırınlar bulundu
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/midas-kale-de-friglere-ait-ocak-ve-firin-iDyzY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Haçlı ordusunun bozguna uğradığı tarihi zaferin izleri gün yüzüne çıkarılacak
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/hacli-ordusunun-bozguna-ugradigi-tarihi-zaferin-izleri-gun-yuzune-cikarilacak-553196/414584/</link>
            <description><![CDATA[Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan komutasındaki Türk İslam ordusunun 1101'de Amasya, Konya ve Ereğli üçgeninde karşılaştığı 300 bin kişilik Haçlı ordusunu bir ay içinde 3 defa bozguna uğrattığı tarihi zaferin izleri başlayan bilimsel çalışmayla gün yüzüne çıkarılacak.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/hacli-ordusunun-bozguna-ugradigi-tarihi-zaferin-izleri-gun-yuzune-cikarilacak-553196/414584/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 06 Oct 2024 11:51:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Şehit Selçuklu askerlerinin mezarları araştırılacak</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı&#39;nın izniyle çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının katıldığı yüzey araştırmaları Amasya ve Konya&#39;da gerçekleştirildi. Malazgirt&#39;ten sonraki en önemli zafer olarak değerlendirilen savaşın izlerinin sürüldüğü projenin devamında şehit Selçuklu askerlerinin mezarlarının ortaya çıkarılması ve savaş aletlerinin bulunması planlanıyor.</p><p>Türklere Anadolu&#39;nun kapılarını açan 1071 Malazgirt Savaşı&#39;ndan sonra &#39;1101 yılı Haçlı Seferleri&#39;nde kazanılan zaferin Anadolu&#39;nun Türk yurdu olmasındaki önemine işaret eden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Usta, 'Haçlı Seferleri yaklaşık 200 sene sürmüş. Ama Sultan Kılıçarslan burada kazandığı zaferlerle aslında bütün seferleri bitiriyor. Son nokta burada koyulmuş' dedi.</p><p>'Türk şehitliğini arıyoruz'</p><p>Konya ve Ereğli&#39;nin ardından geldikleri Amasya&#39;da Merzifon, Gümüşhacıköy ile Hamamözü ilçelerinde yapılan yüzey araştırmalarına değinen Prof. Dr. Usta, 'Savaş alanı ve çevresinden bulabileceğimiz ok ve mızrak uçlarının yanı sıra çok önemli bir husus olan Türk ordusunun şehitliğini bulabildiğimiz takdirde savaş yerini kesin olarak ortaya koyacağımızı söyleyebiliriz' diye konuştu.</p><p>Zaferden sonra bu topraklara ilk defa &#39;Türkiye&#39; denilmeye başlanıyor</p><p>Türk İslam varlığının devamı için Haçlıların karşısına çıkan ordunun başında bulunan Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan&#39;ın bu zaferle tarihe geçerken ayrıca Orta Doğu&#39;nun İslam kimliğinde kalmasının sağlanmasının yanı sıra Anadolu topraklarına ilk defa &#39;Türkiye&#39; denilmeye başlandığına vurgu yapan Usta, 'Dünyada bir ay içinde 3 büyük zafer kazanan başka bir sultan yoktur. 22, 23 yaşlarında bu zaferi kazanıyor. Bununla birlikte bu coğrafyadan ilk defa &#39;Türkiye&#39; diye bahsedilmeye başlanıyor' şeklinde konuştu.</p><p>Batılılar unutturmak istiyor</p><p>5 Ağustos ve 5 Eylül arasında süren 1101 Yılı Haçlı Seferleri Savaşı&#39;nın Batılılar tarafından unutturulmak istendiğine dikkat çeken Selçuk Üniversitesinden Doç. Dr. Sefer Solmaz, 'Özellikle Batı&#39;da tamamen yenilgiyle sonuçlandığından dolayı 1101 Yılı Haçlı Seferleri ile ilgili yapılan çalışma neredeyse yok. Batılılar bunu unutturmak istiyor. Ama Malazgirt, Miryokefelon kadar önemli olan bu zaferi bütün ayrıntılarıyla ortaya koymak boynumuzun borcudur' ifadelerini kullandı.</p><p>Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, projede emeği geçen alanında uzman akademisyenlere ve destek olan kurumlara teşekkür etti. Projeyle bulunacak her türlü savaş aleti, toplu mezar veya farklı mezarlarla karşılaşılması durumunda bölgede yeni adımlar atılacağını anlatan Rektör Turabi, oluşturulacak müzenin önemli ölçüde ziyaretçi çekeceğine inandığını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hacli-ordusunun-bozguna-ugradigi-tarihi--m78px.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Haçlı ordusunun bozguna uğradığı tarihi zaferin izleri gün yüzüne çıkarılacak
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hacli-ordusunun-bozguna-ugradigi-tarihi--m78px.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Burdur'daki Hacılar Höyüğü'nde 5 bin yıllık iskelet bulundu
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/burdur-daki-hacilar-hoyugu-nde-5-bin-yillik-iskelet-bulundu-553186/414564/</link>
            <description><![CDATA[Burdur'da tarihi milattan önce 3 bin yılına dayanan Hacılar Büyük Höyük'teki kazı çalışması sırasında, yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen iskelet bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülsün Umurtak, "İlk Tunç Çağı dediğimiz milattan önce üçüncü bin yılın ölü gömme geleneklerine son derece uygun bir buluntu bu" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/burdur-daki-hacilar-hoyugu-nde-5-bin-yillik-iskelet-bulundu-553186/414564/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 06 Oct 2024 11:16:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Merkeze bağlı Hacılar köyündeki Hacılar Büyük Höyük&#39;te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülsün Umurtak başkanlığındaki kazıların, bu yılki bölümü sona erdi. 2 ay süren kazılarda höyüğün batı bölümünde küp içerisinde 5 bin yıllık olduğu belirlenen insan iskeleti bulundu. İskelet incelenmek üzere korumaya alındı.</p><p>&#39;SADECE BU YERLEŞMEYE AİT BİR DURUM DEĞİL&#39;</p><p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülsün Umurtak, 'Bu iskelet hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıktı ve ne yazık ki kazılan yerdeki kesitten akmaya başladı. Daha önce de içinde bulunduğu küp kırılmış, hasar almış ve biz de hızla kurtarmak için kemikleri topladık. Daha önceki yıllarda da güney kesimdeki binaların yanında bu tür küp mezar bulduk. İlk Tunç Çağı dediğimiz milattan önce üçüncü bin yılın ölü gömme geleneklerine son derece uygun bir buluntu bu. Sadece bu yerleşmeye ait bir durum değil. Aslında daha önceki dönemlerde de küp veya çömleklerin içine ölülerin defnedilmesi bir gelenek' dedi.</p><p>&#39;BU İSKELETİN GİZEMİNİ ANTROPOLOGLAR CEVAPLAYACAK&#39;</p><p>Bulunan iskeletin &#39;hoker/hocker&#39; denilen bebeğin anne karnındaki yatış ve duruş şekli olan &#39;fetüs&#39; gibi küplere konulduğunu anlatan Prof. Dr. Umurtak, 'Dizler çeneye çekik vaziyette. Kesitten akıp çok tahrip olan bir küpün içinde olmasına rağmen temizleyip, toplarken bu duruşu fark edebildik. Kafatası, kırılan parçaların yanındaydı, bütün olarak ele geçmedi ama parçalarını topladık. Dişleri yerindeydi ve pek çoğu sağlam durumdaydı ama çok aşınmıştı. Bundan sonrasını bu iskeletin gizemini antropologlar cevaplayacak. Ayrıca iskeletin yanına bazı mezar hediyelerinin konduğunu biliyoruz. Bu durum sadece bu bölgeye ya da bu çağa özgü bir durum değil. Hemen hemen bütün coğrafyalarda, çağlarda görülen bir şey. Hemen iskeleti temizledikten sonra bronz delici bir bız bulduk. Onun da iskelete bir ölü hediyesi olarak bırakılmış olduğu düşünülebilir. Çok net kemiklerin arasında bulmadık, toprağın içinde gördük ama sanıyorum o iskeletin belki hayattayken kullandığı bir aletti. Onu da yanına bırakmış olabilirler' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/burdur-daki-hacilar-hoyugu-nde-5-bin-yil-foVVP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Burdur'daki Hacılar Höyüğü'nde 5 bin yıllık iskelet bulundu
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/burdur-daki-hacilar-hoyugu-nde-5-bin-yil-foVVP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tyana Antik Kenti'nden elde edilen eserler döneme ışık tutuyor
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/tyana-antik-kenti-nden-elde-edilen-eserler-doneme-isik-tutuyor-552969/414119/</link>
            <description><![CDATA[Jeopolitik öneminden dolayı günümüze kadar kesintisiz olarak iskan gören Tyana Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında çıkan eserlerle müzeler zenginleşiyor.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/tyana-antik-kenti-nden-elde-edilen-eserler-doneme-isik-tutuyor-552969/414119/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 02 Oct 2024 13:53:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Niğde&#39;nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor.</p><p>Antik dünyanın günümüze kadar gelmiş tek sekizgen kilisesinin de gün yüzüne çıkarıldığı Tyana Antik Kenti&#39;nde yapılan kazı çalışmaları ile MÖ 2 bin 500&#39;lerde yerleşimin var olduğu ispatlandı.</p><p>2016 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle antik kentte yapılan arkeolojik kazı, araştırma ve restorasyon çalışmaları ile ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay, bölgenin İç Anadolu&#39;nun parlayan yıldızı olabilecek turizm potansiyeline sahip olduğunu belirtti.</p><p>Geçmişte Tuwanuva, Tyana, Semiramis Tepeleri gibi birçok isme sahip olan Cumhuriyet döneminde ise Kemerhisar adını alan bölgenin kesintisiz olarak iskan gören ender kentlerden birisi olduğunu ifade eden Doğanay, erken Tunç Çağı&#39;ndan itibaren bölgenin hiçbir zaman terk edilmediğini ifade etti.</p><p>Doğanay, '2016 yılından itibaren burada 3. dönem kazı çalışmalarını yürütüyoruz. Çok heyecan verici bir yer ve İç Anadolu&#39;nun parlayan yıldızı olacağından eminiz. Kazılardan elde ettiğimiz eserlerle Niğde Müzesine çok sayıda eser kazandırdık ve bu da kentin erken Tunç Çağı&#39;nda önemli bir iskana sahip olduğunun belgesi oluyor' dedi.</p><p>Kazılarda döneme ışık tutan tarihi eserler çıkıyor</p><p>Kazılarda elde edilen deniz kabuklularına ait fosillerinin o dönemde önemli ölçüde kullanıldığını ifade eden Doğanay, bu fosillerin ödeme aracı olarak kullanılmış olabileceğini belirtti.</p><p>Doğanay, 'Sikkenin ve paranın ilk kullanıldığı dönemleri Tyana&#39;da biraz daha geriye götürmemiz mümkün. Burada Ören Yeri Müzesi yapabilecek potansiyele sahip eser yoğunluğu var ve hala döneme ışık tutacak önemli eserler de çıkmaya devam ediyor. Yaptığımız kazılar neticesinde müzelerimizi zenginleştiriyoruz' dedi.</p><p>'Antik dünyanın günümüze kadar korunarak gelen tek sekizgen kilisesi'</p><p>Tyana&#39;nın Hristiyanlığın önemli bir merkezi olduğunu belirten Doğanay, 'Hristiyanlığın en erken ve en korunan kilisesinin restorasyon çalışmalarına da devam ediyoruz. Kilisenin en önemli özelliği, antik dünyanın günümüze kadar gelmiş sekizgen tek kilisesi ve Hristiyanlığın en erken kilisesi olması. Ortaya çıkan buluntularla bunu ispatlamış durumdayız. Burada bulunan sekizgen planlı kiliseyi gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyoruz, restorasyonun bitiminde burayı da ziyarete açacağız' ifadelerine yer verdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tyana-antik-kenti-nden-elde-edilen-eserl-w6MI2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tyana Antik Kenti'nden elde edilen eserler döneme ışık tutuyor
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/tyana-antik-kenti-nden-elde-edilen-eserl-w6MI2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Erken Tunç Çağı'na tarihlenen sarayda 20'ye yakın oda ortaya çıkarıldı
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/erken-tunc-cagi-na-tarihlenen-sarayda-20-ye-yakin-oda-ortaya-cikarildi-552570/413300/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri'de 6 bin yıllık Kültepe Kaniş Karum Ören Yeri'nde 4 bin 200 yıl önce çıkan yangında yok olan Erken Tunç Çağı'na tarihlenen sarayın 20'ye yakın odası ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Hemen hemen hepsi az, orta ya da şiddetli bir şekilde yangına maruz kalmış ve aslına bakarsanız maruz kaldıktan sonra bu yapılar terk edilmiş. Fakat anladığımız kadarıyla daha sonra tekrar kullanılmış. Bu kalın duvarlı yapıların üstüne daha ince duvarlı başka yapılar eklenerek, belki depo niteliğinde tekrar kullanılmaya devam etmiş" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/erken-tunc-cagi-na-tarihlenen-sarayda-20-ye-yakin-oda-ortaya-cikarildi-552570/413300/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 26 Sep 2024 15:14:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Anadolu&#39;nun ilk yazılı tabletlerinin bulunduğu 6 bin yıllık Kültepe Kaniş Karum Ören Yeri, kent merkezine 24 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Höyük ve onu saran karumdan oluşan Kültepe&#39;de, yönetim binaları, saray, dini yapılar, ev ve dükkan ile atölye kalıntıları yer alıyor. 1948 yılından bu yana ören yerinde devam eden kazı, restorasyon ve envanter çalışmaları, Kültepe&#39;yi Türkiye&#39;nin önemli turizm merkezlerin biri haline getiriyor. Bu kapsamda Erken Tunç Çağı&#39;na tarihlenen sarayda kazı ekibinin çalışmaları sürüyor. Sarayın bugüne kadar 20&#39;ye yakın odası ortaya çıkarıldı.</p><p>&#39;PLANI TESPİT ETMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ&#39;</p><p>Çalışmalarla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, 'Bizim bu alanda çalışmamızın sebebi, Asurlu tüccarlar gelmeden önce Anadolu&#39;nun halini araştırmak. Şimdiye kadar aslında bilinen genel geçerli kavram olarak Asurlu tüccarlardan önce Anadolu&#39;da büyük bir merkezi krallık ya da bir otorite yoktu. Daha küçük şehir beylikleri vardı. Daha küçük ordulara sahip ya da kuvvete sahip beylikler, kendi bölgelerini kontrol ederlerdi. Şimdi bizim 2010 yılında ağırlıklı olarak başladığımız bu tepe çalışmaları sırasında açığa çıkardığımız çok büyük bir bina var. Arkada bulunan binanın bir kısmını şu anda görebilirsiniz. Bu yapının şimdilik daha 4&#39;te 1&#39;ini ancak açığa çıkarabildik. Daha 4&#39;te 3&#39;lük kısmı toprak altında ve çalışmalarda o plana bağlı olarak yürüyor. Planı tespit etmek için çalışıyoruz' dedi.</p><p>&#39;BİR KRALLIK KURALAMAMIŞ&#39;</p><p>Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, 'Bütün dünyadaki medeniyetler, uygarlıklar nasıl sona erer? Bir yangın, bir afet, bir deprem ya da bir başka felaketle sona erer. Bizim bu yapılar yaklaşık olarak günümüzden 4 bin 200 yıl önce büyük bir yangınla sona ermiş. Bu yangın neticesinde yapının duvarları ki aşağı yukarı şimdiye kadar 20 odasını tespit ettik. Neredeyse cam haline gelecek kadar yüksek ısıda yanmış. Kerpiçler ve taşlar erimiş. Bu derecede yüksek bir ısıya maruz kalmış. Bunun sebebi, muhakkak ki bu yapının inşaatında kullanılan çok sayıdaki ağaç ve özellikle de bizim reçineli ağaç dediğimiz çam, ardıç gibi sağlam ağaçların burada bol olarak bulunması ve gerçekten de bütün alan içinde bu yangının tespit etmek mümkün. Bu yangınla, 4 bin 200 yıl öncesinde, bu Kültepe&#39;deki bütün binalar sona eriyor. Neredeyse o krallık sona ermiş. Onun üstüne de son derece aslında ilkel diyebileceğimiz zayıf duvarlı, eğri-büğrü diye şekillendirebileceğimiz kadar düzensiz duvarlara sahip küçük yapılar yapılmış. Burada bir otorite değişikliği olmuş. Daha doğrusu otorite yıkılmış, yerine doğru dürüst bir otorite kurulamamış. Bir krallık kurulamamış. İnsanlar, burada kendi hallerinde kendi ihtiyaçlarına yetecek düzeyde evler yapmışlar. Herhangi bir şekilde kamusal bina ile karşılaşmıyoruz. Burada bir otorite kalmamış. Bu bizim için son derece önemli' diye konuştu.</p><p>&#39;YANGINA MARUZ KALMIŞ VE TERK EDİLMİŞ&#39;</p><p>Prof. Dr. Kulakoğlu, şöyle devam etti: 'Yaklaşık 20 kadar odasını açığa çıkardık. Hemen hemen hepsi az, orta ya da şiddetli bir şekilde yangına maruz kalmış ve aslına bakarsanız maruz kaldıktan sonra bu yapılar terk edilmiş. Fakat anladığımız kadarıyla daha sonra tekrar kullanılmış. Bu kalın duvarlı yapıların üstüne daha ince duvarlı başka yapılar eklenerek, belki depo niteliğinde tekrar kullanılmaya devam etmiş. İçlerindeki malzeme olarak hemen hemen hepsi terk edildiği ve yangından önce haberleri olduğu için çekilip, eşyalarını boşaltmışlar. İçlerinde birkaç küp dışında başka bir buluntu ele geçmiyor. Bizim için o buluntulardan ziyade önemlisi aslında içindeki organik maddeler. Kömür, tohum ve kemik olabilir. Bunlarla zaten o dönemleri hem tarihlendiriyoruz hem de bu dönemlerle ilgili olarak iklimsel değişiklikleri özellikle de bazı tohumlar o açıdan önemli. Bunların analiz edilmesi sonrasında bölgedeki yağış miktarına kadar bunlar tespit edilebiliyor. Bunun araştırmasını yapıyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/erken-tunc-cagi-na-tarihlenen-sarayda-20-Dir8u.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Erken Tunç Çağı'na tarihlenen sarayda 20'ye yakın oda ortaya çıkarıldı
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/erken-tunc-cagi-na-tarihlenen-sarayda-20-Dir8u.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tarlasında 84 metrekarelik taban mozaiği buldu; Vali Hatipoğlu'ndan inceleme
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/tarlasinda-84-metrekarelik-taban-mozaigi-buldu-vali-hatipoglu-ndan-inceleme-552463/413071/</link>
            <description><![CDATA[Elazığ'da Mehmet Emin Sualp'in, fidan dikmek isterken mozaik izlerine rastlayınca tarlasında yapılan kazı çalışmalarında 84 metrekarelik tek parça halinde Roma ve Erken Bizans Dönemi'ne ait olduğu düşünülen taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, bölgedeki incelemesinde, "Yaklaşık 84 metrekarelik alana yayılan bu mozaik, bölgedeki hayvan varlıklarını tasvir ediyor. Tek parça halinde ve gerçekten etkileyici bir eser" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/tarlasinda-84-metrekarelik-taban-mozaigi-buldu-vali-hatipoglu-ndan-inceleme-552463/413071/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 25 Sep 2024 11:47:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kent merkezine 14 kilometre mesafedeki Salkaya köyünde yaşayan Mehmet Emin Sualp, 2020 yılında satın aldığı ve fidan dikmek için çukur açtığı tarlasında, geçen yıl ağustos ayında, çeşitli desenlerde mozaik yapısının olduğunu keşfetti. Tarihi bir kalıntı olduğunu düşünen Sualp, durumu Elazığ Müze Müdürlüğü ile jandarma ekiplerine bildirdi. Ekiplerin bölgedeki incelemelerinde, Roma ve Erken Bizans Dönemi&#39;ne ait bir taban mozaiği olduğu belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Elazığ Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı ve kurtarma çalışmalarında, 84 metrekarelik tek parça taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Mozaiğin aslan, dağ keçisi, ördek, tazı, geyik, sülün, domuz, ayı, kaz, Anadolu leoparı gibi hayvan figürleri ile çeşitli ağaç ve bitki türlerinin tasvir ettiği görüldü. Devam eden çalışmalarda bölgede bir kilise ve mahzen de gün yüzüne çıkarıldı.</p><p>&#39;YENİDEN KAZI GEREKEN ALANLAR TESPİT EDERSEK, DEVAM EDECEĞİZ&#39;</p><p>Bugün bölgede incelemelerde bulunan Vali Numan Hatipoğlu, 'Burada bir vatandaşımız, tarlasında fidan dikerken bazı kalıntılara rastladı ve durumu müzeye bildirdi. Kazılar sonucunda bölgede oldukça büyük bir mozaik parçası ortaya çıktı. Yaklaşık 84 metrekarelik alana yayılan bu mozaik, bölgedeki hayvan varlıklarını tasvir ediyor. Tek parça halinde ve gerçekten etkileyici bir eser. Tarla sahibini, bu durumu fark eden vatandaşımızı tebrik ediyorum. Eğer bölgede yeniden kazı yapmamız gereken alanlar tespit edersek, bu konuda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yapacağımız çalışmalar sonucunda bölgede sergi ve teşhire uygun sayıda tarihi eser ortaya çıkarsa, bu konuda farklı stratejiler geliştireceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşmezse, bu tarihi eserleri Elazığ merkezimizde sergilemek için hazırlık yapacağız. Mozaiğin üzerinde Anadolu&#39;ya özgü çeşitli hayvanlar, örneğin ayı, domuz, Anadolu leoparı ve bölgede yaygın olarak bulunan geyik türleri ile av tazıları canlı bir şekilde tasvir edilmiş. Ayrıca, bölgenin ağaç dokusuna dair figürler de yer almakta. Bu eserlerin Roma dönemi ve erken Bizans dönemine ait olduğu düşünülüyor' diye konuştu.</p><p>&#39;FİDAN DİKERKEN FARK ETTİM&#39;</p><p>Arsasını 4 yıl önce 120 bin liraya satın aldığını belirten Mehmet Emin Sualp, '2020 yılında bu arsayı bağ ve bahçe amaçlı satın aldık. Fidan dikmeye başladığımızda bu taban mozaiğini keşfettim. Bunun farkında olarak müzeye başvurduk. O günden beri sahadayım, çalışıyorum ve elimden geleni yapıyorum. Mozaiğin üzerinde 10-15 hayvan figürü ile 4 ağaç tasviri bulunuyor. Bu arsayı o zaman 120 bin TL&#39;ye aldık, ancak şu anki değeri ölçülemez. Elbette bunun en doğru değerini müzemiz bilir; zira burası ve yanındaki 19 parsel tescilli yapıya dahildir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tarlasinda-84-metrekarelik-taban-mozaigi-IFVj7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tarlasında 84 metrekarelik taban mozaiği buldu; Vali Hatipoğlu'ndan inceleme
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/tarlasinda-84-metrekarelik-taban-mozaigi-IFVj7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Assos Antik Kenti'ndeki çalışmalarda çeşme, han ve surlar ortaya çıkarılıyor]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/assos-antik-kenti-ndeki-calismalarda-cesme-han-ve-surlar-ortaya-cikariliyor-552278/412680/</link>
            <description><![CDATA[Çanakkale'nin Ayvacık ilçesindeki 7 bin yıllık Assos Ören Yeri'nde devam eden kazı çalışmalarında Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait yapılar, gün yüzüne çıkarılıyor. ]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/assos-antik-kenti-ndeki-calismalarda-cesme-han-ve-surlar-ortaya-cikariliyor-552278/412680/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 23 Sep 2024 10:04:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, 'Kentin doğusunda bulunan ve bizim agora olarak adlandırdığımız alanda büyük bir yapımız var. Bunun bir nymphaeum, çeşme olduğunu düşünüyoruz. Bu alanda çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında han olarak adlandırabileceğimiz, Bizans Dönemi&#39;ne ait bir başka yapı batı kapısının hemen gerisinde bulunmakta. Burada da bu yapının her yıl bir odasını açarak, işlevinin nasıl olduğu ve kullanım şekli hakkında bilgiler elde etmekteyiz' dedi.</p><p>Aristoteles başta olmak üzere Platon&#39;un öğrencilerinin faaliyette bulunduğu, Yunan şehir devletinin en güzel modelleri arasında gösterilen 7 bin yıllık Assos Ören Yeri&#39;ndeki kazılar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığında, yurt içi ve yurt dışından gelen toplam 25 kişilik ekiple sürdürülüyor. Assos&#39;ta bu yıl devam eden kazı çalışmalarında Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde insanların gündelik yaşantısına ışık tutacak yapılar, gün yüzüne çıkarılıyor.</p><p>AKROPOLİSTEKİ SURLARIN TARİHİ ARAŞTIRILIYOR</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere İÇDAŞ&#39;ın ana sponsorluğunda devam kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, 'Bu yıl kentin farklı noktalarında kazı çalışmalarımız ve onarımlar devam edecek. Kentin doğusunda bulunan ve bizim agora olarak adlandırdığımız alanda büyük bir yapımız var. Bunun bir nymphaeum, çeşme olduğunu düşünüyoruz. Bu alanda çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında han olarak adlandırabileceğimiz, Bizans Dönemi&#39;ne ait bir başka yapı batı kapısının hemen gerisinde bulunmakta. Burada da bu yapının her yıl bir odasını açarak, işlevinin nasıl olduğu ve kullanım şekli hakkında bilgiler elde etmekteyiz. Akropolisteki surların tarihi konusunda araştırmalarımız devam ediyor. Bunların tarihlerini belirlemek için bu alanda da bazı sondajlarımız devam ediyor' dedi.</p><p>&#39;ÇALIŞTIĞIMIZ HER ALAN, FARKLI BİR DÖNEME AİT&#39;</p><p>&#39;Büyük yapı&#39; olarak isimlendirilen ve içinde Helenistik Dönem&#39;e ait mozaiklerin yer aldığı yapıda çalışacaklarına dikkati çeken Prof. Dr. Arslan, 'Daha sonrasında &#39;gymnasion&#39; dediğimiz bir eğitim kurumunda kazılara devam edeceğiz. Aslında Assos&#39;ta çalıştığımız her alan, farklı bir döneme ait. Örneğin çeşme yapısı, nymphaeum, Roma Dönemi&#39;ne ait. O dönemde belki de kamusal alanlar içinde halkın en çok önem verdiği, çünkü su ihtiyacını karşılayan yapılardan biri. Bir başka yapımız gymnasion. Bu ise Helenistik Dönem&#39;e ait bir eğitim kurumu. Bu da kent açısından önemli ve büyük bir yapı. Yine &#39;ksenodokhion&#39; dediğimiz yapı, Bizans Dönemi&#39;nde dışarıdan gelen insanların konakladığı bir yapı. O nedenle de aslında her yapı, kendi dönemi için ayrı bir önem taşıyor' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/assos-antik-kenti-ndeki-calismalarda-ces-lgs4w.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Assos Antik Kenti'ndeki çalışmalarda çeşme, han ve surlar ortaya çıkarılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/assos-antik-kenti-ndeki-calismalarda-ces-lgs4w.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Blaundos'ta Roma dönemine ait kadın heykeli bulundu
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/blaundos-ta-roma-donemine-ait-kadin-heykeli-bulundu-552151/412408/</link>
            <description><![CDATA[Uşak'ın Ulubey ilçesi Sülümenli köyü sınırlarındaki Blaundos Antik Kenti'nde sürdürülen kazı çalışmalarında, Roma Erken İmparatorluk Dönemi’ne ait kadın heykeli bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bu eser, tarihimizin zengin mirasını bir kez daha gözler önüne seriyor" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/blaundos-ta-roma-donemine-ait-kadin-heykeli-bulundu-552151/412408/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 21 Sep 2024 13:23:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Blaundos Antik Kenti&#39;nde 1 Temmuz 2024&#39;te başlatılan kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında özel bir keşif yapıldı. Ceres (Demeter) Tapınağı&#39;nın batı kısmında kadın heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Baş kısmı eksik olan Roma Erken İmparatorluk Dönemine ait heykel, o dönemin sanat anlayışını ve kültürel birikimini yansıtan eşsiz bir örnek olarak değerlendirildi.</p><p>Tapınakları, kamu yapıları ve nekropol alanları ile bölgenin arkeolojik mirasında önemli bir yere sahip Blaundos&#39;ta bulunan eser, Uşak Müze Müdürlüğü tarafından restorasyon çalışmalarına alındı. Roma dönemi sanat anlayışı ve kültürel mirası hakkında ipuçları veren heykelin restorasyonunda titiz bir çalışma yürütüleceği ve kısa sürede müzede ziyarete açılacağı belirtildi.</p><p>&#39;ÖNEMLİ BİR KEŞİF&#39;</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından, &#39;Blaundos Antik Kenti&#39;nde önemli bir keşif&#39; notuyla yaptığı paylaşımda, 'Uşak&#39;ta Blaundos Antik Kenti kazılarında, Roma Erken İmparatorluk Dönemi&#39;ne ait bir kadın heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Bu eser, tarihimizin zengin mirasını bir kez daha gözler önüne seriyor. Önemli ve eşsiz bir keşfi gün ışığına kavuşturan ekiplerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımızı koruma ve gelecek kuşaklara aktarma yolunda durmadan çalışıyoruz. Bu toprakların her karışında, geçmişin izleri bizi bekliyor. Tarihimize sahip çıkıyoruz, geleceğe miras bırakıyoruz' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/blaundos-ta-roma-donemine-ait-kadin-heyk-S3JRg.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Blaundos'ta Roma dönemine ait kadın heykeli bulundu
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/blaundos-ta-roma-donemine-ait-kadin-heyk-S3JRg.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ulucak Höyüğü'nde sapı kemikten, ucu çakmak taşından 7 bin 800 yıllık 'orak' bulundu]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/ulucak-hoyugu-nde-sapi-kemikten-ucu-cakmak-tasindan-7-bin-800-yillik-orak-bulundu-552067/412230/</link>
            <description><![CDATA[İzmir'in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, kemik saplı ve ucu çakmak taşlı 7 bin 800 yıllık 'orak' bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Özlem Çevik, "20 yılı aşkın sürdürdüğümüz kazılarda, ilk kez orak bulduk. Olasılıkla, sığırın muhtemelen kürek kemiğinden yapılmış. Şekillendirilerek içine çakmak taşları yerleştirilmiş. Günümüzden 7 bin 800 yıl öncesine tarihlenen bir evin tabanı üzerinde bulduk" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/ulucak-hoyugu-nde-sapi-kemikten-ucu-cakmak-tasindan-7-bin-800-yillik-orak-bulundu-552067/412230/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 20 Sep 2024 09:56:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, Kemalpaşa Belediyesi ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi&#39;nin desteğiyle İzmir&#39;in en eski yerleşimi olan 8 bin 850 yıllık Ulucak Höyüğü&#39;ndeki kazı çalışmaları sürüyor. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Kazı Başkanı Prof. Dr. Özlem Çevik&#39;in 2009&#39;da kazı başkanlığını devraldığı höyükteki bu yılki çalışmalarda 7 bin 800 yıllık orak bulundu.</p><p>İzmir&#39;in ilk köy yerleşimlerinden birinin Ulucak Höyüğü olduğunu belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Özlem Çevik, 'Ulucak, İzmir&#39;in ve Batı Anadolu&#39;nun en erken köy yerleşimlerinden biri. Günümüzden 8 bin 850 yıl öncesine tarihleniyor. Kesintisiz olarak 1100 yıl boyunca iskan edilmiş bir yer. Dolayısıyla 40-45 kuşak boyunca aynı yerde yerleşimin sürekli iskan gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu yüzden de Batı Anadolu&#39;nun, Neolitikleşme sürecinin anlaşılması için anahtar bir yerleşim' ifadelerini kullandı.</p><p>Kazı çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirten Prof. Dr. Çevik, 'Bu seneki kazılarda çok önemli bir buluntuya ulaşıldı. Nadir bir buluntu. Tabii ki bitkilerin oraklarla kesildiğini biliyorduk. 20 yılı aşkın sürdürdüğümüz kazılarda, ilk kez orak bulduk. Olasılıkla, sığırın muhtemelen kürek kemiğinden yapılmış. Şekillendirilerek içine çakmak taşları yerleştirilmiş. 17 santim uzunluğa sahip. Elle tutup tahılları hasat ediyorlardı. Günümüzden 7 bin 800 yıl öncesine tarihlenen bir evin tabanı üzerinde bulduk. Dolayısıyla 7 bin 800 yıllık olduğunu söyleyebiliriz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ulucak-hoyugu-nde-sapi-kemikten-ucu-cakm-heUc9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ulucak Höyüğü'nde sapı kemikten, ucu çakmak taşından 7 bin 800 yıllık 'orak' bulundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ulucak-hoyugu-nde-sapi-kemikten-ucu-cakm-heUc9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kapadokya'nın giriş kapısı Selime Katedrali ziyaretçilerini ağırlıyor
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kapadokya-nin-giris-kapisi-selime-katedrali-ziyaretcilerini-agirliyor-551654/411349/</link>
            <description><![CDATA[Binlerce yıllık tarihi geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan Aksaray'daki Selime Katedrali, yerli ve yabancı turistlerin gözdesi oldu.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kapadokya-nin-giris-kapisi-selime-katedrali-ziyaretcilerini-agirliyor-551654/411349/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 15 Sep 2024 12:56:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kapadokya&#39;nın giriş kapısı olan Aksaray&#39;da bulunan Selime Katedrali yerli ve yabancı turistlerin ziyaretçi akınına uğruyor. Tarihte Hitit, Asur, Pers, Roma ve Bizans&#39;a ev sahipliği yapan Selime Katedrali oyma peri bacaları ve manastırı ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Uzun yıllar geçmesine rağmen tarihi dokusu bozulmayan Selime Katedrali Ortodoks inancına da ev sahipliği yapıyor. Ziyarete gelen yabancı turistler geçmişte katedralde yaşayan insanların yaşayış biçimini incelerken, yerli turistler ise o dönemlerdeki yaşantılar hakkında bilgi alıyor. O dönemlerde din adamlarının yetiştirildiği manastırı içinde barındıran Selime Katedrali&#39;nde bazı ziyaretçiler Ortodoks inançlarına göre ibadetlerini de yerine getiriyor. Kapadokya&#39;nın en büyük katedrali olma özelliğini taşıyan Selime Katedrali onlarca metre yüksekteki kaya oyma mağaraları ve gizli bölmeleri ile dikkat çekiyor.</p><p>Ailesiyle birlikte katedrali gezmeye gelen Hatice Kasal (49), 'Çok güzel bir yer, tam gezilecek bir yer. İçeride mutfak var, depo var, odalar var' dedi.</p><p>Fatma Yumuşak (48) ise 'Burası çok güzel, biz zaten biliyoruz. Tarihi eserlerimiz gezilip görülecek yerler. Herkesin gelmesini tavsiye ederiz' ifadesini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kapadokya-nin-giris-kapisi-selime-katedr-9oZk3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kapadokya'nın giriş kapısı Selime Katedrali ziyaretçilerini ağırlıyor
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kapadokya-nin-giris-kapisi-selime-katedr-9oZk3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[50 yıl sonra iade; 14 kültür varlığı ana vatanında
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/50-yil-sonra-iade-14-kultur-varligi-ana-vataninda-551506/411037/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan, yaklaşık 50 yıldır iadesi için çalışma yapılan Burdur'daki Boubon Antik Kenti kökenli 2 bronz heykel başı ve anıtsal boyutlarda 1 bronz kadın heykelinin yanı sıra 1 mücevher parçası ve Osmanlı dönemine ait 2 hançerin de aralarında olduğu 14 arkeolojik ve etnografik eseri daha ana vatanına kazandırdı.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/50-yil-sonra-iade-14-kultur-varligi-ana-vataninda-551506/411037/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 11:42:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı ile Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturma Birimi arasındaki iş birliği sonucunda, yıllar önce Türkiye&#39;den kaçırılan eserlerin iadesi için çalışmalar yürütüldü. Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı uzmanlarının yurt dışında ve Türkiye genelinde yaptığı incelemeler, takip ve araştırmalar sonucu sağlanan bilgi, belge ve deliller aracılığıyla iadesi sağlanan eserler, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı&#39;nın katılımıyla New York&#39;taki Türk Evi&#39;nde düzenlenen törenle teslim alınarak Türkiye&#39;ye getirildi.</p><p>SAKALLI ERKEK BAŞI M.S. 3&#39;ÜNCÜ YÜZYILA AİT</p><p>Eserler, yaklaşık 50 yıldır iadesi için çalışmalar süren Burdur&#39;daki Boubon Antik Kenti kökenli 2 bronz heykel başı ve anıtsal boyutlarda 1 bronz kadın heykelinin yanı sıra, çeşitli dönemlere ait seramik eserler, madeni paralar, 1 mücevher parçası ve Osmanlı dönemine ait 2 hançerden oluştu. M.Ö. 1 ve M.S. 1&#39;inci yüzyıllar arasına tarihlenen ve genç bir erkeği tasvir eden bronz heykel başının iadesi, Jean Paul Getty Müzesi tarafından kabul edildi. Santa Barbara Sanat Müzesi&#39;nden iadesi sağlanan sakallı erkek başı ise M.S. 3&#39;üncü yüzyıla tarihlendiriliyor. İnsan boyutunda bir heykele ait olduğu düşünülen ve Roma İmparatoru Gallienus dönemi modasını yansıtan saç ve sakal tipine sahip başın iade sürecinde görgü tanığı ifadeleri ve soruşturmalar sonucu elde edilen yeni bilgiler rol oynadı.</p><p>ADANA KÖKENLİ BİR KEMER</p><p>İade edilen eserler arasında, Miami Üniversitesi&#39;ne bağlı Lowe Sanat Müzesi&#39;nden getirilen çeşitli dönemlere ait pişmiş toprak eserler de bulunuyor. Bunlar arasında, M.Ö. 1&#39;inci bin yıla tarihlenen çift kulplu ve boyalı bir kap, antik döneme ait 1 testi, Bizans dönemine ait 1 kase ve 1 kandil yer alıyor. Ayrıca M.S. 1055-1056 yıllarına tarihlenen ve Histamenon olarak nitelendirilen, M.S. 540 yılına tarihlenen ve Follis olarak nitelendirilen ile M.S. 775-780 yıllarına tarihlenen Solidus olarak nitelendirilen 3 adet Bizans dönemi sikkesi, M.Ö. 40 yılına tarihlenen Denarius olarak nitelendirilen gümüş Roma sikkesi de iade edilen eserler arasında bulunuyor. 10&#39;uncu ve 11&#39;inci yüzyıllara tarihlenen, Anadolu&#39;daki Türkmen işçiliğinin örneği olan, mine ve değerli taşlarla süslenmiş mücevher parçasının Adana kökenli bir kemer olduğu tespit edildi. Osmanlı metal işçiliğinin zerafetini gösteren, 19&#39;uncu yüzyıla ait gümüş kın ve kabzası olan, telkari işlemeli 2 hançer, dönemin metal işçiliğinin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.</p><p>1960&#39;LI YILLARDA KAÇAK KAZILARLA KAÇIRILMIŞ</p><p>Burdur&#39;daki Boubon Antik Kenti kökenli, 1960&#39;lı yıllarda kaçak kazılarla elde edilen ve yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan eserler, ilk olarak Prof. Dr. Jale İnan ve gazeteci-yazar Özgen Acar tarafından gündeme getirilmişti. Manhattan Bölge Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı&#39;nca derinleştirilen araştırmalar sonucunda bugüne kadar Lucius Verus, Septimus Severus, bir imparator heykeli ile 3 bronz heykelin yanı sıra Genç ve Olgun Caracalla başları ile bronz bir kadın büstü başta olmak üzere birçok bronz eserin iadesi sağlanmıştı.</p><p>BAKAN ERSOY: KÜLTÜREL MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMAYA KARARLIYIZ</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Kültürel mirasımızın en nadide parçaları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığının çalışmaları sayesinde ülkemize dönmeye devam ediyor. Boubon Antik Kenti kökenli 2 bronz heykel başı ve anıtsal boyutlarda 1 bronz kadın heykelinin yanı sıra, çeşitli dönemlere ait seramik eserler, madeni paralar, bir mücevher parçası ve Osmanlı dönemine ait 2 hançer gibi 14 arkeolojik ve etnografik eser yıllar süren çabanın ardından yeniden milletimizin kültürel mirasına katıldı. Bu eserler binlerce yıllık geçmişimizin ve köklü mirasımızın sembolleri olarak ait oldukları yerde korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Eserlerin iadesi süresince özveriyle görev yapan tüm çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımıza sahip çıkmaya, onu dünyaya tanıtmaya kararlıyız' dedi</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/50-yil-sonra-iade-14-kultur-varligi-ana--aPFZc.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 50 yıl sonra iade; 14 kültür varlığı ana vatanında
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/50-yil-sonra-iade-14-kultur-varligi-ana--aPFZc.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığından 22 sinema projesine 97 milyon liralık destek
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanligindan-22-sinema-projesine-97-milyon-liralik-destek-550942/409879/</link>
            <description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı "uzun metraj", "ortak yapım" ve "çekim sonrası" türlerindeki 22 projeye toplam 97 milyon 750 bin lira destek sağladı.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanligindan-22-sinema-projesine-97-milyon-liralik-destek-550942/409879/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 06 Sep 2024 10:23:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, sinema sektör temsilcilerinden oluşan Sinema Destekleme Kurulunca belirlenen ve Türk sinemasının gelişiminde önemli rol oynayan bu desteklerden 5&#39;ini 'İlk Uzun Metrajlı Kurgu Film Yapım', 13&#39;ünü 'Uzun Metrajlı Sinema Film Yapım', 3&#39;ünü 'Ortak Yapım' ve 1&#39;ini de 'Çekim Sonrası' türlerinde yer alan projeler oluşturdu.</p><p>Destek alan projeler arasında ödüllü yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun&#39;un 'Ölüleri Yakma Cemiyeti' ile usta yazar Mustafa Kutlu&#39;nun aynı adlı romanından uyarlanan ve yönetmenliğini Ahmet Sönmez&#39;in üstleneceği 'Mavi Kuş' adlı projesi de yer aldı. Sektöre genç ve yetenekli yönetmenlerin kazandırılması amacıyla verilen ilk 'Uzun Metrajlı Kurgu Film Yapım' türünde ise 5 projeye destek sağlandı.</p><p>Görsel-işitsel endüstri içerisinde önemli bir sektör haline gelen animasyon sektörü teknolojik gelişmeler ve Bakanlık destekleri ile son dönemde büyük gelişim gösterirken 'İBİ: Uzay Görevi' ve 'Ajan Simit' adlı projeler de düzenlenen toplantıda desteklenen projeler arasında yer aldı.</p><p>Bakanlığın bu yılki sinema destekleri 284 milyon lirayı aştı</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca belgesel film yapım, senaryo ve diyalog yazım, kısa film yapım, kısa animasyon film yapım, yerli film gösterim, uzun metraj, ortak yapım ve çekim sonrası için 2023 yılında toplam 145 milyon 474 bin lira destek sağlanmıştı. Bakanlığın sinema sektörüne verdiği destekler 2024 yılında yaklaşık iki kat artarak, 284 milyon 241 bin liraya ulaştı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kultur-ve-turizm-bakanligindan-22-sinema-cnj7y.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığından 22 sinema projesine 97 milyon liralık destek
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kultur-ve-turizm-bakanligindan-22-sinema-cnj7y.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kayseri'de bu yılki kazılarda 8 milyon yıllık 'dev domuz' kafatası bulundu
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/kayseri-de-bu-yilki-kazilarda-8-milyon-yillik-dev-domuz-kafatasi-bulundu-550330/408575/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri'de Yamula Barajı kıyısında devam eden kazılarda 7,5-8 milyon yıl öncesine ait olduğu düşünülen domuz kafatası bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Okşan Başoğlu, "İlk kez böyle bütün halde bulduk. Hatta dev domuz olarak da nitelendiriyoruz. Geç Miyosen dönemine ait. 7,5- 8 milyon öncesi diye niteleyebiliriz" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/kayseri-de-bu-yilki-kazilarda-8-milyon-yillik-dev-domuz-kafatasi-bulundu-550330/408575/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 30 Aug 2024 11:10:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kocasinan ilçesinde çobanlık yapan Murat Adıyaman, 2017&#39;de Taşhan Mahallesi&#39;ndeki Yamula Barajı kıyısında kemik parçası buldu. Burada alınan numuneler üzerinde yapılan incelemede, kemik parçalarının 6 ile 7,5 milyon yıl öncesine ait olduğu belirlendi. 2018&#39;de Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü&#39;nün izni ile bölgede kazı çalışması başlatıldı. Bu kapsamda başlatılan kazılar, 6 yıldır sürüyor.</p><p>Bu yıl kazı çalışmaları mayıs ayında başlarken, bölgede 7,5-8 milyon yıl öncesine ait olduğu düşünülen domuz kafatası bulundu. Alçı ceket yöntemi ile toprak altından çıkarılan fosil, Kayseri Bilim Merkezi Laboratuvarı&#39;na getirildi.</p><p>&#39;GÜNÜMÜZ DOMUZLARINA HİÇ BENZEMİYOR&#39;</p><p>Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Okşan Başoğlu, 'İlk kez böyle bütün halde bulduk. Şimdi domuz deyince de böyle basitmiş gibi geliyor. Ama bu canlı günümüz domuzlarına hiç benzemiyor. Hatta dev domuz olarak da nitelendiriyoruz. Boyutları günümüz domuzlarından oldukça farklı ve iri bir canlı. Zaten aynen fili ayaklandırdığımız gibi bir süre sonra bu domuzu da ayaklandıracağız. O zaman daha net bir şekilde nasıl bir canlı olduğunu göreceksiniz. Bu kadar bütünlükte tam kafatasının çıkması, bizim için çok önemli' dedi.</p><p>&#39;BUNLAR DOĞAL MİRASLARIMIZ&#39;</p><p>Kazı çalışmalarında bulunan domuz kafatasının ilk kez bulunduğuna vurgu yapan Başoğlu, 'Bu fosil de Geç Miyosen dönemine ait. 7,5- 8 milyon öncesi diye niteleyebiliriz. Mayıs ayı gibi alanda çalışma yapmaya başladık. Fakat 20-25 gündür bütün halde çıkarabilmek için bu fosil üzerinde çalışıyoruz. Sonunda çıkardık, zaten alçı ceket yöntemiyle çıkardık. Önce etrafını bir açtık, sonra alçıladık. Alçıya alarak kesekle çıkardık, getirdik. Şimdi burada temizlendi ve onarım aşamaları gerçekleştirilecek. Böyle güzel örnekler çıkınca, biz daha çok hevesleniyoruz. Daha böyle şevkle çalışıyoruz. Bunlar, doğal miraslarımız. Bu alana katkıda bulunduğumuz için de ekip olarak gurur duyuyoruz. Bugüne kadar bine yakın çıkan fosilimiz var' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kayseri-de-bu-yilki-kazilarda-8-milyon-y-Iuroz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kayseri'de bu yılki kazılarda 8 milyon yıllık 'dev domuz' kafatası bulundu
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kayseri-de-bu-yilki-kazilarda-8-milyon-y-Iuroz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Su altı kazısında 3 bin 600 yıllık hançer bulundu
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/su-alti-kazisinda-3-bin-600-yillik-hancer-bulundu-550241/408390/</link>
            <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesi açıklarındaki bir batıkta gerçekleştirilen su altı kazısında, Girit-Minos uygarlığına ait olduğu belirlenen, yaklaşık 3 bin 600 yıllık gümüş perçinli tunç hançer bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/su-alti-kazisinda-3-bin-600-yillik-hancer-bulundu-550241/408390/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 29 Aug 2024 11:41:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı&#39;nın izniyle Akdeniz&#39;de 2019&#39;dan beri devam eden su altı arama kazılarında, Anadolu tarihine ilişkin yeni bir buluş yapıldı. Akdeniz Üniversitesi&#39;nden Doç. Dr. Hakan Öniz liderliğinde, Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı tarafından Antalya&#39;nın Kumluca ilçesi açıklarında yapılan kazıda daha önce Trodos Dağları&#39;ndan çıkarıldığı düşünülen bakır yastık külçelerini taşıyan batık gemi, denizin 50 metre derinliğinde bulunmuştu.</p><p>Batıkta devam eden kazılarda bu kez, gümüş perçinli tunç hançer bulundu. Uzmanların yaptığı değerlendirmede, yaklaşık 3 bin 600 yıllık hançerin Girit-Minos uygarlığına ait olduğu, batığın da Girit&#39;e doğru yol aldığı sırada battığına işaret edildi.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, batığın ve hançerin görüntülerini sosyal medya hesabından paylaşarak, 'Akdeniz&#39;in derinliklerinden 3 bin 600 yıllık sır gün ışığına kavuştu. Antalya&#39;nın Kumluca ilçesi açıklarında gerçekleştirilen su altı kazılarında Girit-Minos uygarlığına ait gümüş perçinli bir tunç hançer bulundu. Batık, sadece Türkiye&#39;nin değil, dünya su altı arkeolojisinin de en önemli keşiflerinden biri olmaya aday. Akdeniz&#39;in derinliklerinde saklı kalmış uygarlıkların izlerini gün yüzüne çıkaran esere titiz çalışmalar sonucu ulaşan Akdeniz Üniversitesi ve Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı ekiplerimize teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/su-alti-kazisinda-3-bin-600-yillik-hance-9wouG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Su altı kazısında 3 bin 600 yıllık hançer bulundu
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/su-alti-kazisinda-3-bin-600-yillik-hance-9wouG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pulur Höyük'te 7 bin yıl öncesine ait bulgulara ulaşıldı
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/pulur-hoyuk-te-7-bin-yil-oncesine-ait-bulgulara-ulasildi-550222/408356/</link>
            <description><![CDATA[Erzurum'un Aziziye ilçesindeki Pulur Höyük kazılarında 7 bin yıl öncesine ulaşıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Rabia Akarsu, "Pulur Höyük'te ilk defa Kalkolitik Çağ'dan Erken Demir Çağı sonuna kadar kesintisiz devam eden tabakalanmayı ortaya koymuş durumdayız. 2023 yılı kazıları itibarıyla günümüzden 7 bin yıl önce bu insanların yaşam biçimleri ve geçim kaynaklarının ne olduğuna dair önemli bulgulara ulaştık" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/pulur-hoyuk-te-7-bin-yil-oncesine-ait-bulgulara-ulasildi-550222/408356/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 29 Aug 2024 10:02:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aziziye ilçesinin kırsal Ömertepe Mahallesi&#39;nde, yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki Pulur Höyük&#39;teki kazılar, 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü&#39;nün izniyle Erzurum Müze Müdürlüğü Başkanlığı&#39;nca başladı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rabia Akarsu&#39;nun başkanlık ettiği kazılar, 2024 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnameli kazılara dönüştü. Höyükte, Orta Çağ, Geç Tunç Çağı/Erken Demir Çağı, Erken Tunç Çağı III/Orta Tunç Çağı, Erken Tunç Çağı II, Erken Tunç Çağı I, Geç Kalkolitik Çağ ve Orta Kalkolitik Çağ tabakaları, birer birer ortaya çıkarıldı. Böylece kazılarda 7 bin yıl öncesine ulaşıldı.</p><p>&#39;ŞİMDİLİK 7 TABAKAYI ORTAYA ÇIKARDIK&#39;</p><p>Doç. Dr. Rabia Akarsu, höyükte 4 yıl boyunca devam eden kazılarda çok önemli bulgular elde ettiklerini bildirdi. Höyükten çıkan organik kalıntıları tarihlendirmek için radyokarbon yöntemi uygulandığını belirten Akarsu, 'Yazının olmadığı arkeolojik dönemlere ilişkin höyükten elde edilen yanmış organik kalıntıların TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi&#39;nde (MAM) radyokarbon tarihlendirilmeleriyle kesin tarih sonuçlarının gelmesi, bizim için çok önemli. Radyokarbon sonuçlar ile mimari bulgular, seramik ve küçük buluntular birlikte değerlendirildiğinde, Pulur Höyük&#39;te ilk defa Kalkolitik Çağ&#39;dan Erken Demir Çağı sonuna kadar kesintisiz devam eden tabakalanmayı ortaya koymuş durumdayız. Çalışmaların halen yürütülmekte olduğu Pulur Höyük&#39;te şimdilik 7 tabakayı ortaya çıkardığımız kazılarda; en üstte Orta Çağ tabakası, onun altında Geç Tunç Çağı/Erken Demir Çağı, Erken Tunç Çağı III/Orta Tunç Çağı, Erken Tunç Çağı II, Erken Tunç Çağı I, Geç Kalkolitik Çağ ve Orta Kalkolitik Çağ tabakaları yer almaktadır' dedi.</p><p>&#39;HER TABAKADA HAYVANCILIKLA İLGİLİ İZLER BULDUK&#39;</p><p>Doç. Dr. Rabia Akarsu, '2023 yılı kazıları itibarıyla günümüzden 7 bin yıl önce bu insanların yaşam biçimleri ve geçim kaynaklarının ne olduğuna dair önemli bulgulara ulaştık. Höyükte her tabakada hayvancılıkla ilgili izler bulduk. Bunun yanı sıra Orta Kalkolitik Çağ tabakasında iki farklı tahıl depolama silosunun karbonlaşmış tohumlarla bulunması, yöre halkının o dönemde yerleşik düzene sahip olduğunu ve tarımcılık faaliyetiyle uğraştığını, elde ettiği ürünlerini depoladıklarını göstermesi açısından önemlidir' diye konuştu.</p><p>&#39;KARAZ KÜLTÜRÜ İNSANI HAKKINDA BİLGİLER ARTACAK&#39;</p><p>Karaz kültürü tabakalarında, Anadolu arkeolojisinin metalurjik alanda önemli sonuçlara ulaştığını belirten Akarsu, 'Tunç hançer ve demir malzeme grubunun milattan önce 3&#39;üncü bin yıl sonlarına tarihlendirilen tabakada çıkarılmasının Doğu Anadolu Bölgesi&#39;nde, o dönemde metal üretim teknolojisinin gelişmiş düzeyde olduğunu göstermesi açısından önemlidir' dedi.</p><p>Höyükte ele geçen tunç hançer, üretim ile ilgili seramik fırınları, tahıl depolama alanları, hayvancılık ve dokumacılık bulguları ve çeşitli işlevlere sahip obsidyen, taş ve kemik aletlerle ilgili de Doç. Dr. Rabia Akarsu, yerleşimin sosyal yapılanmasıyla ilgili karmaşık bir sistemin olabileceği, ele geçen eserlerin yüksek teknolojik izler taşımasının bilgi düzeylerinin üst düzeyde olabileceği şeklinde yorumlandığını söyledi. Akarsu, Pulur Höyük kazıları ile Karaz kültürü insanı hakkında bilgilerin artacağını da bildirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/pulur-hoyuk-te-7-bin-yil-oncesine-ait-bu-q84YV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Pulur Höyük'te 7 bin yıl öncesine ait bulgulara ulaşıldı
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/pulur-hoyuk-te-7-bin-yil-oncesine-ait-bu-q84YV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Anadolu'daki 'teleme'nin tarifine 2 bin 750 yıl önce yazılan Homeros'un İlyada Destanı'nda rastlandı
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/anadolu-daki-teleme-nin-tarifine-2-bin-750-yil-once-yazilan-homeros-un-ilyada-destani-nda-rastlandi-550171/408254/</link>
            <description><![CDATA[Troya Müze Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmalarda Anadolu'da incir sütü ile keçi sütünü mayalayarak elde edilen teleme yoğurdunun tarifine 2 bin 750 yıl önce yazılan Homeros'un İlyada Destanı'nda rastlandı. Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, "Anadolu'daki telemenin tarifinin Homeros'ta yer aldığı bugüne kadar bilinmiyordu. Dolayısıyla bu ilk, yeni bir keşif oldu. Araştırmalar sonucunda incirin sütünde bir nevi bir 'lateks' ve 'fisin' denilen bir madde olduğunu, bu maddenin keçi sütünü kestirdiğini gördük" dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/anadolu-daki-teleme-nin-tarifine-2-bin-750-yil-once-yazilan-homeros-un-ilyada-destani-nda-rastlandi-550171/408254/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 28 Aug 2024 14:39:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çanakkale&#39;nin merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında yaşanan ve 10 yıl süren Troya Savaşları&#39;nın anlatıldığı 2 bin 750 yıllık Homeros&#39;un İlyada Destanı&#39;nda Anadolu&#39;daki telemenin tarifine rastlandı. Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, bu tarife Homeros&#39;un İlyada Destanı&#39;nda daha önce rastlanmadığını söyleyerek, bunun destanda yeni bir keşif olduğunu belirtti. Homeros&#39;un İlyada&#39;sında gastronomiye ilişkin araştırmalar yaptıklarını belirten Gölcük, 'Çalışma sırasında aslında hiç beklemediğimiz bir keşif yaşadık. İlyada&#39;da savaş tanrısı Ares yaralanıyor ve yarasının ne kadar hızlı iyileştiğini göstermek için örnek veren Homeros, &#39;Ak sütle incir özü karıştırılır da hani, çarçabuk koyulaşıverir sulu süt, mayalanıverir göz önünde&#39; diyor. Bu satırları okuyunca araştırma başlattık ve Anadolu&#39;da özellikle Yörüklerin Adana, Hatay, Mersin civarlarında yeni sağılmış keçi sütüne incirin sütü damlatarak 5-6 dakika içinde mayalandığını ve yoğurda benzeyen bir ürün ortaya çıktığını, bu ürüne de &#39;teleme&#39; adı verildiğini gördük' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;HOMEROS METNİNİN ANADOLU İLE NASIL KUVVETLİ BİR BAĞI OLDUĞUNU GÖSTERİYOR&#39;</p><p>Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, Anadolu&#39;daki telemenin tarifinin Homeros&#39;ta yer aldığını, bugüne dek bilinmediğini, bunun bir ilk ve yeni bir keşif olduğunu söyleyerek, 'Homeros&#39;un aslında bahsettiği şeyin bugün Anadolu&#39;da &#39;çoban aşı&#39; ya da &#39;teleme&#39; olarak bilinen ürünün tarifi olduğunu gördük ve hemen bunu denemeye başladık. Keçi sütü aldık. Keçi sütüne incir sütü damlatarak ya da incirin dalıyla karıştırarak mayalanıp mayalanmadığını görmeye çalıştık ve neredeyse sadece 5 dakika içinde bir mayalanma gerçekleşti. Destanda bahsedilen 2 bin 750 yıllık tarifle bir &#39;teleme&#39; yaptık. Araştırmalar sonunda incirin sütünde bir nevi bir &#39;lateks&#39; ve &#39;fisin&#39; denilen bir madde olduğunu, bu maddenin keçi sütünü kestirdiğini gördük. Teleme ya da Homeros&#39;taki bu tarif batıda hiç bilinmiyor. Yani incirin sütüyle keçi sütünün mayalanabileceği hiç bilinmiyorken, Homeros destanında yer alan telemenin neredeyse 3 bin yıldır devam ediyor olması, Homeros metninin Anadolu ile nasıl kuvvetli bir bağı olduğunu gösteriyor' diye konuştu.</p><p>&#39;BELKİ DE ANADOLU&#39;DA TELEMENİN İLK YAPILDIĞI YERLERDEN BİRİ, ÇANAKKALE&#39;</p><p>Troya-1 yerleşmesinden itibaren çıkan hayvan buluntularının yüzde 50&#39;sinden fazlasının keçiye ait olduğunu belirten Gölcük, 'Troya&#39;da en fazla bulunan hayvan keçi. Gökçeada&#39;da hayvan buluntularının yüzde 75&#39;i keçi. Dolayısıyla bu bölge keçiyi çok iyi tanıyor. Keçi sütünü çok iyi tanıyor. Belki de Anadolu&#39;da telemenin ilk yapıldığı yerlerden biri, Çanakkale. Şimdiki amacımız Homeros&#39;un bu tarifini Anadolu gastronomisinde iyice tanıtmak. Çünkü bu sihir gibi bir şey. Homeros&#39;un bu tarifini, kahramanların yediği bu teleme tarifini Anadolu gastronomisiyle, Türk gastronomisiyle tanıştırmak istiyoruz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/anadolu-daki-teleme-nin-tarifine-2-bin-7-xcJqL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Anadolu'daki 'teleme'nin tarifine 2 bin 750 yıl önce yazılan Homeros'un İlyada Destanı'nda rastlandı
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/anadolu-daki-teleme-nin-tarifine-2-bin-7-xcJqL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Başkan Dinçer: Selçuklu Külliyesi Aksaray'ın kimliğine katkı sağlayacak
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/baskan-dincer-selcuklu-kulliyesi-aksaray-in-kimligine-katki-saglayacak-549407/406672/</link>
            <description><![CDATA[Aksaray Belediyesi tarafından yaptırılan ve sona gelinen Selçuklu Külliyesi Projesini yerinde inceleyen Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer projenin kısa süre içinde tamamlanacağını belirterek, “Selçuklu Külliyesi Aksaray'ın tarihi ve kültürel kimliğine önemli bir katkı sağlayacak” dedi.
]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/baskan-dincer-selcuklu-kulliyesi-aksaray-in-kimligine-katki-saglayacak-549407/406672/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 19 Aug 2024 15:34:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Selçuklu Külliyesi, Aksaray&#39;ın köklü tarihini ve medeniyet birikimini yansıtan, Selçuklu motifleriyle tasarlanmış bir eser olarak dikkat çekiyor. Atatürk Bulvarı üzerindeki Selçuklu Parkının arkasında, şehrin en merkezi noktalarından birinde hayata geçirilen külliye, Aksaray&#39;ın tarihi ve kültürel dokusunu geleceğe taşıyacak.</p><p>Başkan Dinçer, projenin şehir hayatına sağlayacağı kazançları şu sözlerle ifade etti: 'Selçuklu Külliyesi, Aksaray&#39;ın tarihi geçmişi ve kültürel mirasıyla uyumlu olarak tasarlandı. İçerisinde yer alacak sosyal donatı alanlarıyla, şehir hayatına önemli katkılarda bulunacak. Kapalı otopark, kitap konağı, emekli dinlenme evi, taziye evi, şehir meydanı ve peyzaj alanları gibi sosyal imkanlar, Aksaraylıların yaşam kalitesini artıracak ve sosyal etkileşimi teşvik edecek.'</p><p>Dinçer, projenin tamamlanma aşamasında olduğunu belirterek, 'Bu külliye, Aksaray&#39;ın sadece bugünü değil, yarını için de büyük bir değer taşıyor. Selçuklu Külliyesi, Aksaray&#39;ın tarihi ve kültürel kimliğine önemli bir katkı sağlayacak. Hem şehrimize estetik bir katkı sağlamak hem de sosyal yaşantıyı zenginleştirmek için önemli bir adım attık' dedi.</p><p>Selçuklu Külliyesi, Aksaray&#39;ın tarihi ve kültürel dokusunu gelecek nesillere aktarma misyonunu üstlenirken, aynı zamanda şehrin sosyal ve ekonomik dinamizmini artırmayı hedefliyor. Proje, Aksaray&#39;ın modernleşme sürecine katkı sağlarken, eski ile yeniyi harmanlayan bir köprü vazifesi görecek. Şehrin modernleşme sürecine entegre olarak tarih ve kültürün harmanlandığı bu yapının tamamlanmasıyla, Aksaray&#39;ın kimliği daha da güçlenecek ve şehrin toplumsal yaşamına değerli katkılarda bulunulacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/baskan-dincer-selcuklu-kulliyesi-aksaray-JNNLG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Başkan Dinçer: Selçuklu Külliyesi Aksaray'ın kimliğine katkı sağlayacak
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/baskan-dincer-selcuklu-kulliyesi-aksaray-JNNLG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Köylülerin sandalye niyetine kullandığı yazıttan "kehanet merkezi" detayı çıktı
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/koylulerin-sandalye-niyetine-kullandigi-yazittan-kehanet-merkezi-detayi-cikti-548679/405129/</link>
            <description><![CDATA[Çanakkale'nin Biga ilçesinde 2011'de köy meydanında bulunan 2 bin 600 yıllık mermer yazıtın bölgede kolonizasyon sürecinde yerleşimlerin kurulmasına dair ipuçları verdiği belirlendi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/koylulerin-sandalye-niyetine-kullandigi-yazittan-kehanet-merkezi-detayi-cikti-548679/405129/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 11 Aug 2024 12:27:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İlçeye bağlı Kemer köyünde Marmara Denizi&#39;nin kıyısındaki Parion Antik Kenti&#39;nde 1997 yılındaki yüzey araştırmalarının ardından 2005&#39;te başlayan kazı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş başkanlığında sürüyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca 12 aylık kazı statüsüne alınmasının ardından çalışmaların hızlandığı antik kentte gün ışığına çıkarılan eserler, Anadolu arkeolojisi için önemli bilgiler sunuyor. Uzmanlar yeni bulgulara ulaşmaya çalışırken diğer yandan buldukları eserlerle ilgili araştırma yapıyor.</p><p>Arkeologların, Parion&#39;un yakınındaki Kocagür köyü meydanına vatandaşların dinlenme amaçlı sandalye niyetine kullandığı yazıtı 13 yıl önce bulup kazı envanterine dahil etmesinin ardından bu eserle ilgili çalışma yürütüldü. Yazıtta, bölgedeki yerleşimlerin kuruluşuna dair anlatımların yanı sıra tarihçi, coğrafyacı ve filozof Strabon&#39;un eserinde de olduğu gibi Parion&#39;un yakınında bir dönem kehanet merkezi olabileceğine dair bilgilerin yer aldığı anlaşıldı.</p><p>Anadolu&#39;da birçok antik kentte rastlanan kehanet merkezleri, seçkinlerin 'gelecekten haber almak' amacıyla ziyaret ettiği yerler olarak biliniyor.</p><p>Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve desteği, resmi sponsor İÇDAŞ AŞ&#39;nin sağladığı imkanlarla kazıya devam ettiklerini söyledi.</p><p>Parion&#39;da 20 yıllık kazı sürecinde ülkenin kültürel envanterine binlerce eser kazandırıldığını, her yıl en az iki yayını bilim dünyasına sunduklarını belirten Keleş, 'Parion kazılarında yetişen restoratörler ve arkeologlar bugün ülkemizin çeşitli kazılarında kazı başkanı, kazı başkan yardımcısı ya da restoratör ve konservatör olarak çalışmaya devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada bölge ve ülkemiz arkeolojisine önemli katkılar sağlayan Parion Antik Kenti çalışması adeta bir akademi gibi.' dedi.</p><p>Bu sene saha çalışmasının mayısta başladığını, tiyatro, agora ve Roma hamamının ardından kentin güney nekropolünde kazıyı sürdürdüklerini dile getiren Keleş, sponsor firmanın desteğiyle 23 Ağustos&#39;ta Parion&#39;da etkinlik düzenlemeyi planladıklarını ifade etti.</p><p>'Kuzey Ege&#39;ye ait ünik bir dille yazılmış'</p><p>Kazı ekibi tarafından Parion&#39;un yakın çevresinin araştırılması sırasında, 2011&#39;de Kocagür köyü meydanında kırık bir mermer blok bulunduğunu hatırlatan Keleş, üzerinde 3 satırlık yazıt tespit edilen 2 bin 600 yıllık eserin gizeminin çözüldüğünü bildirdi.</p><p>Prof. Dr. Vedat Keleş, antik kaynaklardan Strabon&#39;un eserinde, Parion&#39;a çok yakın bir bölge olan Adresteia&#39;da Apollon ve Artemis&#39;e ait kehanet merkezi olduğunun, bir süre sonra burası önemini yitirince toplanan mimari parçalarla Parion&#39;da mimar Hermakreon tarafından Antik Çağ&#39;ın Anadolu&#39;daki en büyük sunağının inşa edildiğinin aktarıldığını dile getirdi.</p><p>Bu eserde ayrıca Parion&#39;un kuruluşunda Paros, Milet ya da Erythrai kentlerinin aktif rol oynadığının yazıldığı bilgisini veren Keleş, şunları kaydetti:</p><p>'Bu yazıtta Parion&#39;un adının &#39;Pariake&#39; olarak geçtiğini görüyoruz. Ayrıca yazıtta ismi okunamayan bir şahsın, Parion (Pariake) Artemisi&#39;ne yaptığı bir sunudan bahsettiğini öğreniyoruz. Dolayısıyla bu yazıt bize Strabon&#39;un eserinde ifade edildiği gibi Adresteia&#39;da gerçekten bir Apollon ve Artemis kehanet merkezinin olabileceğini gösteriyor. Daha da önemlisi bu yazıtın dili bizim bildiğimiz Grek alfabesine ait değil, farklı bir dille yazılmış; büyük ihtimalle Kuzey Ege&#39;ye ait ünik bir dil. Bu bölge dışında şimdiye kadar rastlanmayan bir dil. Yazıtın tarihi dikkate alındığında Parion Antik Kenti&#39;nin kuruluş sürecinde Anadolu halklarının da yer almış olabileceğinin yadsınamaz bir göstergesi olarak karşımıza çıktığını ve sonrasında bölgede sentez bir kültürün ortaya çıkmış olabileceğini güçlü bir şekilde bizlere sunuyor. Bu yazıt başta Parion olmak üzere bu bölgede kurulan kentlerin, kolonizasyon sürecinde Anadolulu yerel halkların aktif rol oynadığı ve sonrasında sentez bir kültürün bölgede hakim olabileceğini güçlü şekilde bizlere sunuyor. Yani çevredeki kentlerin kuruluşunda, bu bölgedeki yerel halkların belki daha baskın bir rol oynadığını açıkça gösteriyor.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/koylulerin-sandalye-niyetine-kullandigi--DvMDj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Köylülerin sandalye niyetine kullandığı yazıttan "kehanet merkezi" detayı çıktı
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/koylulerin-sandalye-niyetine-kullandigi--DvMDj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sanatçı Kenan Işık için AKM'de tören düzenlendi
]]></title>
            <link>https://www.yenimeram.com.tr/sanatci-kenan-isik-icin-akm-de-toren-duzenlendi-547649/402997/</link>
            <description><![CDATA[Vefat eden usta tiyatrocu ve sunucu Kenan Işık için Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) tören düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.yenimeram.com.tr/sanatci-kenan-isik-icin-akm-de-toren-duzenlendi-547649/402997/</guid>
            <category domain="https://www.yenimeram.com.tr/haberler/kultur-sanat/">Kültür Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 30 Jul 2024 14:03:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Oyuncu Ali Düşenkalkar&#39;ın sunuculuğunu yaptığı tören, Işık için saygı duruşuyla başladı.</p><p>Törende bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, sanat camiası adına çok acı bir gün yaşandığını, Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının duayen isimlerinden Kenan Işık&#39;ı son yolculuğuna uğurlamak üzere bir araya gelindiğini söyledi.</p><p>Kenan Işık&#39;ın vefatının sadece ailesi ve yakınları için değil sanat camiası ve tüm Türkiye için büyük bir kayıp olduğunu dile getiren Ersoy, 'Kenan Işık sadece sahnede sergilediği eserlerle değil aynı zamanda yönetmenlik, yazarlık ve televizyon programcılığı alanlarında eşsiz katkılarıyla da hepimizin kalbinde çok özel bir yer edinmiştir. Onun sanata olan aşkı her zaman ilham kaynağı olmuştur.' dedi.</p><p>Eserleri kadar kişiliğiyle de yediden yetmişe tüm halkın sevgisini kazanmış bir isim olan Işık&#39;ın geçirdiği kaza sonrasında tüm Türkiye&#39;nin onun için derin bir üzüntü duyduğunu aktaran Ersoy, şu ifadeleri kaydetti:</p><p>'Bugün onun ardından yaşadığımız bu büyük kaybın acısını hep birlikte paylaşıyoruz. Bakanlığımızda da bir süre müşavir olarak görev almış olan Işık, yönetmen olarak da pek çok ödüle layık görülmüş bir isimdi. Onun kültürümüze kattığı değerler, sanat alanında gösterdiği önderlik ve genç sanatçılara sunduğu destekler asla unutulmayacaktır. Kenan Işık&#39;ın hayatı boyunca sergilediği sanatçı duruşu, çalışkanlığı ve azmi bizler için daima bir yol gösterici olacaktır. Onun bıraktığı miras sanat camiamız için bir hazine niteliğindedir ve bu mirası yaşatmak, onun anısına gösterebileceğimiz en önemli vefadır.'</p><p>'Toplumun her kesimi tarafından sevilen biriydi'</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise Işık&#39;ın toplumun her kesimi tarafından sevilen ve saygı gören biri olduğuna dikkati çekerek, 'Gerek sahnede gerekse kamera arkasında birbirinden başarılı bir çok çalışmayla insanların sevgisini kazanmıştı. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenliği, yazarlığı, sanat çalışmalarıyla birlikte bir sunucu olarak sanat camiasında yer almıştı.' diye konuştu.</p><p>Işık&#39;ın sanatçılığının yanı sıra beyefendiliğinin de akıllardan çıkmayacağına vurgu yapan İmamoğlu, 'Onun bir başka yönü de gazeteciliğiydi, ama çok özel bir taraftarı da bu şehre hizmet etmiş olması ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının Genel Sanat Yönetmenliği&#39;ni üstlenerek güzel kentimize hizmetler sunmasıydı. On yıl önce yaşamış olduğu beyin kanaması ve devamındaki süreçte kendisinden iyi bir haber alma dileğinde bulunduk. Eminim milyonlarca insanımızın duası da onunla olmuştur ama ne yazık ki aramızdan ayrıldığı haberini hep beraber aldık. Bugüne kadar hayatımıza kattığı birçok güzellik için kendisine yürekten teşekkür ediyorum.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>'Tiyatro sahnesinde, ekranlardaki başarısıyla özel bir yer edindi'</p><p>Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı da Kenan Işık&#39;ın kıymetli bir tiyatro sanatçısı ve televizyon dünyasının önemli bir ismi olduğunu belirterek, 'Uzun yıllardır hafızalarımıza kazınmış olan duayen sanatçı, oyuncu, yazar ve yönetmen olarak Türk tiyatrosunun en seçkin isimleri arasına giren Kenan Işık, tiyatro sahnesinde ekranlardaki başarısıyla kalplerimize özel bir yer edindi.' dedi.</p><p>Işık&#39;ın sanatını sadece yeteneğiyle değil aynı zamanda insanlığı ve samimiyetiyle de icra ettiğinin altını çizen Karadağlı, şunları söyledi:</p><p>'Yüzlerce makaleye, kitaba ve tiyatro metnine imza atan Kenan Işık, 1996 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları&#39;nda Muhsin Ertuğrul&#39;un mirası olan koltuğa oturarak Genel Sanat Yönetmenliği&#39;ni de üstlenmiştir. Onun yokluğu bizler için büyük bir kayıp. Ancak biliyoruz ki mesleğine adanmış hayatıyla sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda kültürümüzün taşıyıcısı, yönlendiricisi ve ilham kaynaklarından biri olmuştur. Bu nedenle Kenan Işık&#39;ın bıraktığı eserler ve hatıralar onun adını ve mirasını yaşatmaya devam edecek. Her ölüm bir kayıptır. Büyük bir acıdır. Bazı vefatlarda acı, hüzün, ıstırap onurla birlikte gelir ve acıyı hissederken yüreğinizde duyduğunuz geniş sızıyla gönlünüzdeki büyük gururu birleştirirsiniz. Kenan Işık&#39;ın hayatı ve başarıları, özellikle tiyatro camiamız için büyük gururdur. Onun hatırasını yaşatmak da bizlere nasip olacak.'</p><p>'Ülkenin bütün insanları için babalık görevini üstlendi'</p><p>Usta sanatçının ailesi adına konuşan oğlu Mehmet Işık, 'Babam, ömrü boyunca her şeyden çok, iyi, adaletli ve merhametliydi. Memleketinin insanını çok iyi tanımış, bir o kadar da sevmişti. Sanatını da hep memleketi ve insanı için icra etti. Sanatı vasıtası ile dünyayı olduğundan daha iyi bir yer olarak bırakmak için çalıştı. Kime sorarsanız sorun, bence bunu da başardı. Sadece bana değil, ülkenin bütün insanları için babalık görevini üstlendi.' sözleriyle babasını anlattı.</p><p>Mehmet Işık, babasının Anadolu ve Türk kültürünü sanatının merkezine koyduğunu belirterek, 'Sahnelediği oyunlarda, Moliere olsun Sophocles olsun Shakespeare olsun, hepsini Anadolu&#39;nun ruhu ile harmanlayarak insanımıza yol gösterdi. Sanatının ve kişiliğinin zenginliği, samimiyeti ve sahiciliğiyle bütün memleketimizin gönlü oldu. Hayatının en büyük tutkusu olan sanatı ile hem ailesine bakma fırsatı buldu hem de ülkesinin insanına fayda sağladı. Şu an bu sahneden kendisine minnetimi sunarken eminim hepiniz aynı minnet duygusu içerisindesinizdir. Babamın ruhu huzur içindedir. Nur içinde yatsın.' ifadelerini paylaştı.</p><p>Usta oyuncunun naaşı, helallik duasının ardından sevenlerinin omzunda taşındı.</p><p>Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, oyuncu Zafer Algöz ve tiyatrocu Ahmet Yenilmez&#39;in yanı sıra kültür ve sanat dünyasından çok sayıda isim, törende bulundu.</p><p>Kenan Işık&#39;ın cenazesi, yarın Ankara Ahmet Hamdi Akseki Cami&#39;nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı&#39;na defnedilecek.</p><p>Kenan Işık kimdir?</p><p>Tam ismiyle Yusuf Kenan Işık, 1 Ekim 1947&#39;de Malatya&#39;da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini devam ettirdiği yıllarda okul tiyatrosunda oyunculuğa başlayan Işık, lise eğitimi için gittiği Ankara&#39;da Meydan Sahnesi&#39;ne girdi.</p><p>Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&#39;nde okumaya başlayan Işık, öğrencilik yıllarında tiyatrodan hiç kopmadı ve 1972&#39;de Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu.</p><p>Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliği ve senaristlik de yapan usta isim, çeşitli dizilerde de rol aldı.</p><p>Bir dönem gazetecilik de yapan Kenan Işık, 'Kim Milyoner Olmak İster' isimli yarışma programıyla seyircilerin beğenisini kazandı. Işık, 10 yıl önce fenalaşıp dengesini kaybederek kafasını yere çarpması sonucu beyin kanaması geçirmişti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sanatci-kenan-isik-icin-akm-de-toren-duz-qCPiR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sanatçı Kenan Işık için AKM'de tören düzenlendi
 ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.yenimeram.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sanatci-kenan-isik-icin-akm-de-toren-duz-qCPiR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Yeni Meram ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Yeni Meram</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>