Rektörlük Seçimi ve Prof. Dr. Mustafa Şahin

Rektörlük Seçimi ve Prof. Dr. Mustafa Şahin - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Rektörlük Seçimi ve Prof. Dr. Mustafa Şahin
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■.Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. (

Hz. Ali)

***

Rektörlük seçimine beş kala adayların çalışması da yoğunlaştı. Geçen seçimde Prof. Dr. Hakkı Gökbel’den sonra en çok oy toplayan Prof. Dr. Mustafa Şahin’in süreci çok iyi götürdüğünü, oy vesayetinden uzak etik kurallarına saygılı yol izlediğini başarı grafiğini yükselttiğini de gözlemliyorum.

Önceki seçimde çıkan sonuç şöyleydi;

Toplam oy sayısı: 1470

Prof. Dr. Hakkı Gökbel: 512

Prof. Dr. Mustafa Şahin: 409

Prof. Dr. Tahir Yüksek: 390

Prof. Dr. Celal İzci: 73

Prof. Dr. Ahmet Kaan Karabulut: 48

Prof. Dr. Recai Gürbüz: 12

Geçersiz: 21

Boş: 7

---

Geçen dönemde en çok oy alan ve Rektör seçilen Prof. Dr. Hakkı Gökbel bu kez aday değil. Onun da hizmetleri var, teşekkürle uğurlamak gerekir. Bir önceki seçimde aldığı oy dikkate alındığında Mustafa Hoca’nın öğretim üyeleri tarafından sevildiği ortaya çıkıyor. Önce YÖK sonra da Cumhurbaşkanı ne der, onu bilemeyiz? Başbakan sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu da öğretim üyesi kökenlidir. Şimdiye kadar özellikle de oy konusunda kimseye ipotek koyacak üslup ve kişilik sergilememiştir. İzlediği yol - yöntemlerden böyle bir çıkarma da bulunabiliriz.

Geçen dönemin iddialı adayları, şimdi yine Rektörlük görevine talip oldular. Seçimler, kuşkusuz Prof. Dr. Mustafa hoca ile Prof. Dr. Tahir hoca arasında geçecek. Bir kez daha yinelemek isterim ki, bu yarışın içinde Prof. Dr. Ahmet Kağan Hoca da olsaydı. Güçlü, çevresi geniş, sempatizanı çok, insani değerleri yüksek, deneyimli ve donanımlı bir bilim insanıydı.

---

Güçlü bir arşivim vardır. Diğer bilgi ve belgelerin yanında yazdıklarımı da arşivime alırım. Bu bağlamda, Mustafa hoca için yazdıklarımı arşivden çıkarıp tazeleniyorum;

■.Ne geçmiş nede gelecek adına hiçbir kavganın parçası olunmayacak kimseye bedel ödetilmeyecek, kimseye de bedel ödenmeyecektir. Üniversitemizi bir dünya üniversitesi yapmak için eğitim- öğretim kadromuzun katılımı sağlanarak dünya üniversiteleriyle entegrasyon hedefine ulaşılacaktır.

(Prof.Dr.Mustafa Şahin)

---

Potansiyel ve iddialı Rektör adayı Prof. Dr. Mustafa Şahin’le katmerli hemşeriyiz. O, Seydişehir-Yenice köylü, ben ise Beyşehir-Doğanbey’liyim. Seydişehir ile Beyşehir, komşudur. Bizim geleneğimizde komşuluk hakkı önemlidir. Hemşerilik olgusu bundan kaynaklanıyor.  Bizim yöre insanları merttir, tertemizdir, ak ve paktır, doğruluktan ve adaletten sapmaz.  Sayın Prof. Dr. Mustafa Şahin’in vurguladığı gibi, kimseye bedel ödetilmez, kimseye de beden ödemez.

---

Prof. Dr. Mustafa Şahin, Seydişehir ilçesinin Yenice köyünde 1961’de dünyaya geldi. İlköğretimini köyünde, ortaöğretimi Seydişehir ilçesinde, liseyi İstanbul’da tamamladı; 1987’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Şahin, ihtisasını Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında tamamladı; 1997’de yardımcı doçent, 2000’de doçent ve 2005’te profesör unvanlarını aldı. Evli, üç çocuk babası Prof. Dr. Mustafa Şahin,

16 yıldır Selçuk Üniversitesi’nde görev yapıyor.( 4 yıl daha eklendi: 20 yıl oldu)

İşte yapacaklarından satırbaşları;

■ Üniversitemizde alt yapı, kapasite ve birikim var ancak tek eksiği kendine hedef koyamamasıdır. Bu da üniversite içindeki huzursuzluktan kaynaklanmaktadır. Rektör seçildiğim takdirde öncelikle huzursuzluğu ortadan kaldırarak, tüm öğretim üyelerini kucaklayan yönetim biçimi uygulayacağız.

■ Üniversitelerin tek amacı sadece öğrenci yetiştirmek değildir. Bilim, bilgi, teknoloji üretmektir..

■ Üniversitemiz ilişkin projelerimi üç ana eksende toplanmaktadır;

Bir;

Eğitim-öğretim kalitemiz daha da yükseltilmelidir. Başarılı öğrencilerin bizi tercih etmelerini sağlamak gerekir. Bu sonuca ulaşıldığı takdirde üniversiteniz kaliteli eğitim veriyor demektir. Öğretim üyelerinin rahat ortamlarda çalışmaları için gerekenler ortaya konulmalıdır.

İki

; Dünya üniversitesi olmamız için Türki Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Balkan ülkelerinde çalışmalarımızı artırmamız gerekiyor. Şu an birçok öğretim üyesi arkadaşımızın buralardaki üniversitelerle bağlantıları var. Osmanlı Devleti’nin bulunduğu bu yerlerde daha etkin çalışmalıyız. Hem bu yolla ülkemizin çalışmaların sivil yoldan destek vermiş olacağız. Yabancı dil sorunu çözülecek,

Yurt dışında üniversitemizin yurt dışında kimi ofisleri oluşturulacak.

Üç;

Aşı Üretim Merkezi’ kuracağız, rüzgâr tribünleri oluşturarak, üniversitemizin elektriğinin buradan karşılanmasını sağlayacağız. 2 bin 200 kişili salonunun kapasitesi iki misline çıkaracak. Öğretim üyelerinin makale yazacakları Makale Danışma Merkezi kuracak; Eczacılık Fakültesi ile uzaktan eğitim ve açık öğretim fakültelerinin açılmasını sağlayacağız.

İdari gelişmeler de teknik gelişmelere yönetimimiz katılımcı ve demokratik olacak, her öğretim üyemizin düşünce görüş ve beklentileri karşılık bulacaktır. İmkânlar adalet, faydalılık ve liyakat esaslarına göre, eğitim birimlerimiz ve akademisyenlerimiz arasında dağıtılacak, yasa ve yönetmeliklerle kazandıkları hakları başka kriter ve etkenlere bakılmaksızın verilecek ayrıştırılmayacaktır.

(Prof. Dr. Mustafa Şahin)

İşte bütün mesele budur.

...

Ne demek istediğimize açıklık getirelim.

Ünlü yazar Shakespeare’ni 1601 yılında babasının ölümü üzerine yazdığı Hamlet

Oyunun da, perde 3, sahne 1’in 63 satırında geçen cümle. Cümle zaman içinde oyunun tümünden daha çok ünlenmiştir.

Bu ders verici sözün özgün söylemi şöyle;

"To be or not to be; that is the question"

Olayı tekilden çoğula taşırsak;

Dileriz, saygı değer Rektör adaylarımızın üç aşamadan geçip makama oturduklarında seçim sürecindeki sözlerini uygular, Selçuk Üniversitesinde tüm alanlarda yükselme dönemin doğru hızla yol alırız.

İşte bütün mesele budur.

Bakmadan Geçme